klinik hipnoz seansı

Kendi Uçuşunu Yarat.. ( Ego Güçlendirici Telkinler.. )

Kendi Uçuşunu Yarat.. ( Ego Güçlendirici Telkinler.. )

 

Şimdi burada, koltukta, bu kadar sakin ve huzurlu yatarken, bu kadar sakin ve gevşemiş.. senin bir hayal kurmanı istiyorum… eğer uçabilseydin kendini nasıl hissederdin… eğer şöyle gökyüzünde süzülseydin kuşlar gibi… özgür… canlı… kanatların ya da tüylerin varmış gibi düşünmene gerek yok… ya da kendi bedenini terk etmene gerek yok .. ancak… şu anda bu kadar gevşemiş yatarken.. şu anda… hayal et… hayal et ne kadar güzel ve hoş bir hafiflik içinde olduğunu…o kadar hafifsin ki sanki uçma gücün var ve şu anda uçmaya hazırlanırken.. belki ellerini kanat gibi yana açıyorsun… yada ellerini başının arkasına Süpermen gibi koyuyorsun…gerçekte bir önemi yok… sadece kendi zihnini serbestleştir zihninde uçuşunu yarat ve dünyanın üstünde özgürce, canlılıkla, ve tamamen huzur içinde kendini süzülmeye bırak.. süzül… süzül… Ama, henüz havalanmadan önce.. seni sımsıkı tutan zincirleri ve demirleri, bağları her ne ise.. dikkatlice gözden geçir.. evet.. işte böyle… seni sınırlayan tüm inançlarını ve yorgun düşüncelerini, ve eski alışkanlıklarını gözden geçir… seni yere bağlayan bu zincirlerin gerçekten ağırlığını hissedebiliyor musun?.. senin uçmana engel olan bu ağırlıkların farkında mısın? Sana özgür olma hakkı tanımayan ağır bağlar… şu anda kendine bir az zaman ver, ve tüm bu zincirleri fark et.. zincirleri bir incele.. yapısını gözden geçir… pürtüklü mü yoksa düzgün yüzeyli mi?

klinik hipnoz seansı
Kendi Uçuşunu Yarat.. ( Ego Güçlendirici Telkinler.. )

Seni yere mıhlayan bu eski, yorgun bağlantılar neye benziyor?.. eğer konuşabilselerdi neler söyleyecekler di?..belki sana UÇAMAZSIN diyeceklerdi.. uçmak birliktelik ister diyerek sana bizimle yerde kal diyebilirlerdi.. fakat sen dikkatlice seni yere çakan bu bağlantılara umutsuzca ve kızgınca bakarken sanki onlar seni yere bağlıyorlarmış gibi görünürken.. gerçekten çok yakından bakarsan sen bu zincirleri tutuyorsun.. sen, bu eski alışkanlıklara bu seni sınırlayan inançlara, sımsıkı tutunmuşsun…sen kendini yere bağlamışsın.. sanki başkalarının fikirleriyle, ya da yorumlarıyla bu zincirler sahteymiş gibi görünse de…sensin tutan bu zincirleri… ve sen hangi düzeyde yaşamını özgür ve başarılı olmasını istiyorsan…tüm bu zincirlerin senden ayrılmasına izin vereceksin çünkü bunu kendine borçlusun.. bu iyiliği kendine yapmalısın…sen kendi bedeninin bekçisisin.. kendi bedeninden, kendi iyiliğinden, kendi sağlığından sorumlusun…kendi mutluluğundan sorumlusun.. kendi başarılarından sorumlusun.. kendi özgürlüğünden sorumlusun..

Acının arkadaÅŸ araması gibi.. baÅŸarıda baÅŸarıyı davet eder.. eÄŸer yukarıya gökyüzüne bakarsan…uçan baÅŸka insanlar göreceksin onların orada yukarıda ne kadar mutlu ve özgür oldukların görüyor musun?.. burada yerdeki eski alışkanlıklarından kurtulmuÅŸ uçup duruyorlar onların mutluluklarını sen de hissedebilirsin. seslerini iÅŸitebilirsin .gökyüzüne doÄŸru gülmelerinin seslerini.. tüm zincirlerden kurtulmuş… ve sen hangi derecede ne kadar arzuyla serbest ve özgür olmak istiyorsan. fiziksel olarak da zincirleri salmaya baÅŸlayacaksın.. basitçe kendine söz vermen yeterli.. seni sınırlayan inançlarından ayrılma sözünü vermen.. serbest bırak eski alışkanlıkları…serbest bırak zincirleri…serbest bırak seni incitenleri.ve özgür ol. serbest bırak acılar gitsinler…ve uç… serbest bırak diÄŸer insanların acılarını serbest bırak diÄŸer insanların streslerini…sorunların ..özgür ol.. bunu kendine borçlusun. kendine eski düşüncelerin serbestleÅŸmesini, diÄŸer insanların fikirlerinin serbestleÅŸmesini, seni buraya baÄŸlayan tüm eski sana ve diÄŸer insanlara ait fikirleri ve eski alışkanlıkları bırakmayı kendine borçlusun…ve özgürleÅŸ. bunlar seni güçlü olarak yere baÄŸlıyorlar…ve geçmiÅŸi serbest bırakmaya baÅŸladıkça gerçekte kendinin hafiflemeye baÅŸladığını göreceksin…kendini daha hafif hissedeceksin. ve bu deÄŸiÅŸiklikleri gördükçe. daha dik yürüyeceksin…daha uzun görüneceksin. eski alışkanlıkları salıp bıraktıkça. kendine güvenin artacak…kendini daha güçlü hissedeceksin…duruÅŸun senin gururunu yansıtacak…kendini özgür kılmak için verdiÄŸin sözün gururunu yansıtacak…

Böylece kendini sınırlayan inançlardan serbest bırakırken bulup bulamayacağını merak ediyorum.. kendini kucakladıkça ve geçmişinden arındıkça ne kadar iyi hissetmeye başladığına dikkat et.. ve anlamaya başla… hiç kimse sana bir şey söyleyemez veya seni tutmak için bir şey yapamaz. şu anda o kadar özgür ve rahat hissediyorsun ki kendini…o kadar hafifledin ki…gerçekte havada uçmaya başladın…ve yaşamında ilk kez anladın ki…uzun yıllardır.. uzun zamandır…bu kadar serbest bırakılmış…mutlu…havadan daha hafif….gülümsemeye başladın içindeki mutlulukla…içinde inanılmaz derecede iyi hissediyorsun…tam bir huzur içinde…özgür.. ve canlı.. gerçekten canlı…sonunda canlandın…canlı ve özgür….salmak ve uçmak.. gerçekten iyi hissettiriyor…kendin olmak.. kendin için… şimdi ve daima… Ve şimdi o uçabileceğini yerleri düşün…tüm yerleri…güzel yerleri…ve nereye gitmen gerektiğini bilmene gerek yok.. çünkü iyi insanlar iyi insanları çeker. başarılı insanlar başarılı insanları çeker… güvenli insanlar diğer güvenli insanlar çeker…gerçekten tam olarak özgür insanlar birbirlerini çekecektir…güldüğün zaman…diğer gülümseyen insanları çekeceksin…ve geçmişini salmış insanlar. zincirlerini boşaltmış insanlar birbirlerini bulmada özgürleşecek ve uçacaklardır. ve basitçe kendin için farklı bir an yarat…ve bu anın şu mucizevi, mükemmel, şaşırtıcı huzur dolu uçuran hislerin tadını çıkar. ve hisset dünyanın üzerinde uçmak ne kadar hoş bir duygu…zincirlerden uzaklaşmış, geçmişin bağlarını koparmış, eski kötü alışkanlıklarından kurtulmuş,

onları arkanda terk ederek, bırakarak, bırak…diğer insanların kötü alışkanlıklarından uzaklaş, uç, sal onları ve uç, sal bütün acıları, ağrıları, incitmeleri, basitçe uç ve uzaklaş…kendinle bir sözleşme yaptın ve kendine kendin için serbest olma ve uçma sözünü verdin…ve sen uçmaya layıksın ve uçmalı ve diğer senin gibi özgür ve canlı insanların arasına katılmalısın… şimdi ve daima…

 

 

 

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

uzman psikolog

Zayıflama Telkini

Zayıflama Telkini

Tek seans direk telkin ile zayıflatıcı telkin kalıcı

Bildiğin gibi burada bulunmanın nedeni bedenindeki fazla yüklerden kurtulmak… işte bunu nasıl başaracağını söyleyeceğim… yarın sabahtan başlayarak, günde üç öğün yemek yiyeceksin… sabah kahvaltını, öğlen öğle yemeğini,  akşam yemeğini yiyeceksin…

Bu düzenli yemeklerini yedikten sonra, fark edeceksin ki, miden o kadar dolmuş, o kadar dolmuş ki, bu doygunluğun daha fazla ekleme yapılamaz.. Ve yine fark edeceksin ki, bu mükemmel tokluk ve doygunluk bir daha yemek zamanına kadar aynı güçte sürecek.. eğer herhangi bir nedenle yemek aralarında açlık hissedersen tüm yapman gereken, DUR, GÖZLERİNİ KAPA VE DERİN BİR NEFES AL… Bu derin nefesi verirken, bu duygu, bu arzu ERİYECEK VE YOK OLACAK ve miden tekrar O KADAR DOLU VE TOK hissedecek…ve yine bu mükemmel tokluk ve doygunluğa ekleme yapamayacaksın…

Zayıflama Telkini
uzman psikolog

Sen, hayatın ve yiyeceklerin seni kontrol etmesi yerine, kendi yaşamının kontrolünü eline almaya karar verdin.. Günlük düzenli yemeklerinden herhangi birini yemek için sofraya oturduğunda, yemek tam senin önündeyken, yemeğe başlama dışında başka yapacak bir şey kalmamışken, kısa bir an gözlerini kapa ve içinden sessizce ama kuvvetle kendine YARISI diye bağır… YARISI kelimesini söyledikten sonra gözlerini aç yemeğini yemeye başla.. tabağının yarısını bitirdikten sonra, şaşkınlıkla ve hayretle göreceksin ki miden o kadar doyacak, o kadar doyacak ki, artık bir lokma daha yemen mümkün olmayacak.. Mükemmel bir doygunluk ve tokluk bedenini saracak.. tabağını yarısı doluyken tabağını iteceksin ve kendi içinde kendine karşı mükemmel bir gurur geliştiğini göreceksin, kendinle de gurur duyacaksın, çünkü artık yiyecekler seni kontrol edemiyor, sen yiyecekleri kontrol etmeye başladın…

Şu andan itibaren aklının ve senin zaten bildiğin, sağlıklı yaşamak ve kilo vermek için gerekli olan yiyecekleri yemeye başlayacaksın.. Bu sözün gerçek anlatmak istediği, sen yemek aralarındaki atıştırmalardan, böreklerden, simitlerden, dondurmalardan, cipslerden, patates kızartmalarından, hamur işlerinden, ve tüm diğer ıvır zıvır yararsız yiyeceklerden uzak duracaksın… tekrar ediyorum, o güzel aklının yararlı olduğunu bildiği yiyecekleri yiyeceksin… seni sağlıklı, güzel ve zayıf yapacak yiyecekleri….

Korkma, sevdiğin yiyecekleri yine seveceksin… amacım seni sevdiğin yemeklerden uzaklaştırmak değil… İstediğin kiloya ulaştığında, bu güzel, ince, sağlıklı bedeninin korumak için gereken kadar, tekrar ediyorum gereken kadar yiyebilirsin..

Bildiğin gibi kilolarından kurtulmanın tek bir yolu var… Kullandığından daha az enerji almalısın… Bunu sağlamak için sürekli olarak yeme alışkanlığını kontrol etmelisin.. Sürekli kontrol… sürekli kontrol… Sürekli kontrol için iki şey yapman, mutlaka yapman gerekiyor.. Birincisi kendini beğenmelisin…. Kendini sevmek zorundasın… bir çok, ama bir çok insan bilinçaltında kendisini sevmez… gerçek yada
hayali, değişik nedenlerden dolayı… kendini sevmedikleri içinde arzu ettikleri kiloya ulaşmalarına değer bir şey görmezler..

Bir şeyi çok iyi anlayalım… sen çok özel ve eşsiz bir insansın… bu milyarlarca insanın yaşadığı dünyada seninle aynı olan başka birisi yok… bu dünyadaki tüm insanlığın tarihinde de seninle aynı olan başka bir insan yaşamadı… eğer olsaydı, senin şu anda burada bulunmana gerek kalmazdı.. gelecekte de seninle aynı olan başka bir insan yaşamayacak… eğer böyle bir şey gerekli olsa, senin şu anda burada bulunmaman gerekirdi… sen eşsizsin… eşsiz bir insansın.. seni yarattıktan sonra kalıbını toprağa gömdüler.. bu nedenle, sende herkes kadar değerlisin ve iyisin, ve istediğin kiloya ulaşmayı herkes kadar hak ediyorsun…Buna ek olarak, şimdi bedenini fark ediyorsun.. çoğu insan bedeninin nasıl göründüğünü, nasıl yürüdüğünü, nasıl konuştuğunun farkında değildir… şimdi sen, nasıl göründüğünün farkında oluyorsun, ve istediğin hedefe ulaştığında nasıl görüneceğini biliyorsun… Bu iki önemli şeyin, yani kendini sevmenin ve bedeninin farkında olmanın ettiğin kiloya ulaşmak için gerekli olan yeme alışkanlığını sürekli kontrol altında tutmak için sana yardımcı olacağını göreceksin.. İstediğin kiloya ulaşmayı bir numaralı önemli işin yap.. bu öncelik yemek yediğin zaman oluşan yalancı zevkin ve güven duygusunun yerini alsın.. bu yalancı tatmin , anlayacaksın ki, sadece geçicidir… sadece yediğin sürece geçerlidir.. yemek bittikten sonra uçar gider…. İnsanlar neden sürekli yiyorlar… işte bu yüzden… bu yalancı zevkin ve güven duygusunun süresini uzatmak için…. Kendilerini kandırmak için… zevkli olabilir ama senin yok etmen gereken bir alışkanlık… Tekrar söylüyorum… hedef kilona ulaşmayı bir numaralı önceliğin yapıyorsun… şu anda… yalancı zevk ve tatminleri geriye atıyorsun… terk ediyorsun… şu anda, zamanın şu anında, bu bir numaralı öncelik, çok amam çok önemli oluyor senin için…. Tekrar söylüyorum.. istediğin kiloya ulaştığında.. sadece yeterli kadar yiyeceksin… bedeninin ihtiyacı kadar… bu güzel, ince, sağlıklı vücudunun ihtiyacı kadar yiyeceksin… sürekli yeni bedeninin ve yeni kilonun farkında olacaksın… böylece hedeflediğin ağırlıktan 2-3 kilo sapma olursa, beninin sana bu sapmayı hemen söyleyecek… bunu fark eder etmez, yine yeme alışkanlıklarına dikkat edeceksin… böylece arzuladığın ağırlığa, kendiliğinden ve kolaylıkla döneceksin…

Birazdan, 1 den 3 kadar sayacağım… 3 deyince ağzının kurumaya başladığını fark edeceksin… dudakların kurumaya başlayacak… bu hissetmeye başladığın kuruluk bedeninin doğal susamışlığı… temiz, renksiz, berrak, saf taze suya olan özlemi… ve bu susuzluğunu tatmin edecek, giderecek tek şey su… temiz, berrak, saf, renksiz, taze su….
Bu andan itibaren, ağzında bu susuzluğu, kuruluğu, huzursuzluğu, ya da bir şeylerin boğazından geçebilmesi arzusunu duyduğunda, susadığını anlayacaksın… hemen ve duraksamadan… bedeninin taze, renksiz, temiz, berrak, saf suyu arzuladığını anlayacaksın…. Ve tüm gün boyunca bedenini bu arzusunu bol bol, istediğin kadar, tazeleyici, yenileyici, sağlık verici, enerji verici, lezzetli, temiz, renksiz, saf su ile gidereceksin… bol bol su içeceksin… ve su o kadar taze, o kadar tazeleyici ve lezzetli ki….bedeninin her zaman ihtiyaç duyduğu , şiddetle aradığı bir içecek.. ve su o kadar temizleyici ki.. tüm zehirleri, tüm bozulmuş yağları vücudundan alır uzaklaştırır… Gün be gün… sürdürdükçe… bedenine taze , renksiz, saf suyu verdikçe… bedenin çok daha düzgün çalışacak…. Vücudunda sıvı toplanmayacak… bedenindeki birikmiş sular, eski, sular, sıvılar yerini taze, güzel hoş suya bırakacak… kendini harika , sağlıklı, özgür hissetmeni sağlayacak..

hipnoz

Affetme Telkini

Affetme Telkini

Affetmek eÄŸilmektir..

Kırılmadan eğilmektir.. affetmek acıların yükünü, acıların yükü altında güçlü olarak eğilmektir.. kırılmadan.. ama affetmek çok çabuk yaralardan iyileşmektir.. yaralardan ve acılardan kurtulma gücüdür.

Yaşam haksızlıklarla doludur.. ama yaşamın acımasızlıklarına karşı affedici ol..

**

ve kendini affet.. bugüne kadar pişmanlık duyduğun tüm yaptıklarından dolayı kendini affet.. ve yapmak isteyip de yapamadıklarından dolay kendini affet.. bugüne kadar yapamadıklarından dolay kendini affet..

ve.. tam kendin olmak için kendini affet..tüm pişmanlıklardan dolayı kendini

affet..

kendi içine yaptığın her adımda kendini affet..

kendi kendini affettikçe ruhunu temizleyeceksin..

ruhunu temiz pırıl, taze sularla yıkamaya başlıyorsun.. etrafında iyileştirici ışığın parıldadığını göreceksin.. etrafında kutsal bir ışık parıldamaya başlayacak..

kendini affettikçe.. başka insanları affetme gücün ortaya çıkmaya başlayacak.. kendinden utanç duymadığın zaman.. kendini affetmeye başlamışsın demektir.. kendini affetmek kendini sevmektir..

kendini olduÄŸun gibi kabul ettiÄŸin zaman..

ruhun temizleniyor..

o ruhun.. temizlendikçe..

başkalarında o insanları affetme gücünü buluyorsun..

benim sesimi duydukça.. içindeki acıları attıkça.. kendi kendini affetme duygunu ortaya çıkarıyorsun..

bugüne kadar başına gelen şeylerin o kadar kötü olmadığını görüyorsun.. mutsuz olmaya, acı çekmeye, ihanete uğramaya hakkın olduğunu öğreniyorsun.. kızma hakkın olduğunu öğreniyorsun..

başkaları sana haksızlık yaptığı zaman.. kızma hakkın olduğunu öğreniyorsun..

duyguları anlama, söyleme hakkın var.. duygularını gömersen..

kızgınlıklarını, gücenmişliklerini, bedenin altına itmeye kalkarsan.. bil ki bir gün patlarlar.. aynı bir yanardağın patlaması gibi patlarlar.. bir yanardağ gibi.. kızgın lavları fırlatırlar..

bir tüpün patlaması gibi.. sıkışmış gazın patlaması gibi.. patlarlar..

**

seni incitenlerle yüzleş.. acı verenlerle yüzleş.. söyle onlara ne kadar kötü hissettiğini.. sadece.. burada, hayalinde söylemen yeterli.. sözle bütün yaptıklar kötülükleri..

affetmek onları sevmek değildir.. onların yaptıklarını unutmak değildir.. bütün sınırlarını koruyabilirsin.. ilişkilerini istediğin gibi ayarlayabilirsin..

adalet her zaman istediğini gibi olmaz.. tanrının adaleti de senin istediğin gibi olmaz.. ama affetmek adaletinde ötesindendir.. çünkü tek bir sonucu vardır.. senin iyileşmendir..

**

bazen insanlar seni incitirler.. bazen sana acı verirler.. neden biliyor musun.. çünkü onlarda büyüyorlardır.. öğreniyorlardır.. onların yetersizliklerini affet.. onların insan oldukları için affet.. onlar tanrının yarattığı insan olduğu için affet..

affetmeyi reddetmek kendine acı vermeye devam etmektir.. kendini kurban olmaya devam etmektir..

**

affetmedikçe kafese kapanmış bir kurbansın ve bir kurban olarak kalacaksın..

kurbanlık bir koyun olarak kalacaksın..

**

kurbanlığı reddet.. ve affeden bir kişi haline dönmeyi iste..

**

affetmeye nasıl karşı koyduğunu düşün.. içindeki canavarları nasıl korumaya çalıştığını düşün.. bunları içinde tutmak için nasıl enerji harcadığını düşün.. bu enerjiyle hayatı bambaşka bir gözle görebilirsin.. bu kızgınlıklarını korumak için harcadığın enerjiyi mutluluğun için kullan..

**

affet gücü eline al.. kendi kontrolünü eline al.. kurban kalmak için harcadığın

enerjiyi kendi kontrolünü eklinde tutmaya harca..

**

affetmek en imkansız durumlarda bile mümkündür.. en acı durumlarda bile mümkündür.. asla ve asla affedilmeye mümkün olmayan için mümkündür.. affetmek seni yaradanın iyiliklerine saygı duymaktır.. seni yaratanın içine yerleştirdiği o özü hissetmektir..

**

seni yaratan içinde hissetmek istiyorsan affedeceksin..

dünyaya o ilk geldiğin anı hissetmek istiyorsan affedeceksin.. tanrıyla bütünleştiğin ana ulaşmak istiyorsan affedeceksin..

**

affetmek gerçek bir reçetedir..

**

kötülüklerden duyduğun acıları geçirecek tek ilaç affetmektir..

**

tıkanmışlıkları kaldırmak istiyorsan affetmekten başka hiçbir çare yoktur.

bu bir seçim..

affediyorum ve iyileşiyorum.. sağlıklı yaşamak için bir seçim..

o vahşetin içinden.. o kinlerin içinden, bulacağın bir seçim.. o güzel yolu bulabilmek için yapabileceğin tek şey affetmek..

**

büyüklerini affetmekte zorlanırsan.. anne baban gibi.. zorlanırsan..

hatırla onlar da aynı senin gibi yetiştiler.. onlar da aynı kendi anne babalarından aynı senin çektiğin eziyetleri çektiler.. onlar nasıl öğrendilerse.. ne yaşadılarsa.. sana onu aktardılar..

onlarda birer kurban.. onlarda birer kurban. Onlar belki sürekli kurban..

Acıyı unutmak zorunda değilsin.. acıları unutmadan affedebilirsin.. unutma ama acıtmasın.. acıyı hatırla.. acının kendisi değil.. olayı hatırla ama acıyı değil.. ve hatırla ve affet.. acıları sil.. kendi içinde oluşan acıları affet..

**

affetmeye başladığın zaman içinde iyileşmede başlayacak.. yolu akması gereken yöne çevireceksin.. affederek o nehri yoluna sokacaksın.. affederek o yarayı mikroplardan temizleyeceksin.. yaralar temizlenince kendiliğinden iyileşme başlar.. iyileşme enerjisini serbest bırakacaksın..

acısız ilişki yoktur..

her ilişkinin içindeki sevgiyi görebilmen için affetmen lazım.. hiçbir saldırı affedilemez değildir..

aklını kullan.. içindeki bilgeliği hisset..

içindeki affetme gücünü hisset..

affedilmek istediğin zamanları hatırla.. kendin için istediğini başka insanlara

ver..

önce küçük şeyler bul affedecek.. böyle affetmeye alışmaya başla.. basit basit affettikçe.. zamanla büyük sorunları da affetmeye başlayacaksın..

affetmek öğrenmektir.. öğrendikçe affedersin.. affetikçe öğrenirsin.. aynı olayı, aynı kişiyi tekrar tekrar affedebilirsin..

affetmek başta gereksiz bir şey gibi gelebilir.. ama affettikçe, içindeki olumlu değişikliği gördükçe.. daha çok affedeceksin..

hiç kimse sana kendini daha kötü hissetmene neden olamaz.. kurban olmayı seçme hakkında var..

özgür olmayı seçme hakkında var..,kendi duygularını içine tıkma hakkında var.. seçim senin.. tık ya da bırak..

o kini nefreti tuttukça.. başkaları değiştiremezsin.. sadece sadece ve seni değiştirir.. ama sadece hastalıklara doğru götürerek değiştirir..

affedemem deÄŸdin zaman.. sor kendine.. affetmiyeceÄŸim mi demek

istiyorsun..

kalbine dön.. kalbinin sesini duy..

içinin sesini.. içinin gücünü duy.. affedemem mi? Affetmiyeceğim mi?

Affetmek cesarettir.. affetmek büyüklüktür.. affetmek kararlılıktır..

Kazı içini derinlere doğru.. ara.. o gücü bulacaksın.. aradığın gücü bulacaksın..

Affetiğin zaman kalbini iyiliklere açacaksın.. affettiğin zaman bugünün

yabancıları yarının dostlar olacak..

Affettiğin zaman o huzuru bulacaksın..

Acılar.. kırgınlıklar.. senin yaşama arzunu oraya gömüyorlar..

İçine baktıkça sadece kötülükleri görüyorsun..

İçindeki huzurun ortaya çıkmasını istiyorsan.. affedeceksin..

Kendi seçimini yapacaksın.. başka insanların sesini dinlemeyeceksin.. düşünmeden evet demeden yargılamadan.. kurbanın onlar olduğunu bilerek affedeceksin.. kendini kurbanlıktan kurtaracaksın..

Birisi seni affetmezse de bunun cevabı onu affetmemek değildir.. seni affetmediği içinde onu affedeceksin.. eğer sen onu affetmezsen seni bağlamasını kabul etmiş olursun..

AFFET VE HUZURA KAVUÅž.

Affetmek istediğin insanı düşün.. o insanın etrafını tanrının ışığı sarıyor… ve sende aynı ışığın içine doğru yürüyorsun.. ve birlikte o tanrının varlığını hissediyorsun..

Hiçbir özür bulamazsanda affet.. hiçbir neden bulamazsanda affedeceksin.. Affın kendine saklarsan..

Yanlışların kendiliğinden doğru olmasını beklersen.. Kendini ebediyen kafese tıkmış oluyorsun..

Onu beklersen, özrü beklersen..

Kendini ömür boyu hapse mi mahkum ediyorsun.. onlar seni oraya tıktılar ama çıkarmak senin elinde..

Affetmek başkalarının yaptığını sana yapmak değildir. Hayatta kendine vereceğin en iyi hediyedir..

Kendini affetmek kendine verilecek en iyi hediyedir..

Kendine mükemmelliğin hediyesini ver.. Hisset hayatın ne kadar kolay olacağını.. Hisset geçmişinden kurtulmayı..