cinsel isteksizlik nedir?
Cinsel istek bozukluğu, süreğen ve tekrarlayan bir biçimde cinsel eylem için cinsel fantezi ve arzunun olmaması veya zayıf olması durumunda konur.
Herhangi bir cinsel etkinliği başlatmak ya da eşinin başlattığı cinsel etkinliğe katılım konusunda isteksiz ya da az isteklidirler. Cinsel birleşme esnasında cinsel hazzın ortaya çıkma ihtimali çok zayıftır. Orgazm ise çoğunlukla olmaz.
Cinsel isteksizlik erişkinliğin başından beri olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Başlangıçta normal bir cinsel isteğin bulunduğu bir dönemin olması, cinsel isteksizliğin sonradan gelişen bir nedene bağlı olduğunu düşündürür.tedaviye daha iyi yanıt verir. Ergenliğin başından beri olan cinsel isteksizlikte ise çoğunlukla daha ciddi etkenler söz konusudur.
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”DSM ÖLÇÜTLERİ”]A.Sürekli olarak ya da yineleyici bir biçimde, cinsel fantezilerin ve cinsel etkinlikte bulunma isteÄŸinin az olması (ya da hiç olmaması).
Klinisyen, kişinin yaşı ve yaşam koşulları gibi cinsel işlevselliğini etkileyen etkenleri göz önünde bulundurarak cinsel isteğin azaldığı ya da hiç olmadığı yargısına varır.
B.Bu bozukluk, belirgin bir sıkıntıya yada kişiler arası ilişkilerde zorluklara neden olur.
C. Bu cinsel işlev bozukluğu, başka bir bozuklukla daha iyi açıklanamaz ( başka bir Cinsel İşlev Bozukluğu dışında) ve sadece bir maddenin ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”TİPLERİ/ÇEŞİTLERİ”]CİNSEL İSTEKSİZLİK VE TİPLEMELERİ
Primer,seconder ve a tipik olmak üzere üç çeşit tiplemesi mevcuttur.
Primer:Kişinin içsel dünyasıyla ve intrapisişik durumlarla alakalı bir durumdur.
Seconder:.Travmatik cinsel yaşantılar,kronik hastalıklar,yaş faktörü,psikiyatrik problemler,cinsel ilişkinin niteliği ve niceliği gibi durumlara bağlı ortaya cıkan cinsel istekdeki azalmadır.
A tipik :Her hangi bir nedene bağlı olmamaksızın yaşanan cinsel istekdeki azalmadır.
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”SIKLIK VE YAYGINLIK”]SIKLIK VE YAYGINLIK
Kadınlarda;Cinsel istek bozukluÄŸu, uyarılma bozukluÄŸuyla birlikte kadınlarda en sık görülen cinsel iÅŸlev bozukluklarındandır. AraÅŸtırmalar, tedavi için baÅŸvuran her 3 hastadan 1’inde cinsel istek bozukluÄŸu olduÄŸunu göstermektedir.
Erkelerde ise Cinsel istek azlığı erkeklerin %20’sinde görülür. Laumann ve arkadaÅŸlarının 1999’da Amerika’da yaptıkları bir çalışmada; hiç evlenmemiÅŸ erkeklerde, halen evli olan erkeklere göre 3 kat daha sık cinsel istek bozukluÄŸu saptanmıştır.
Mercer’in 2003 yılında, yaÅŸları 16-44 arasında deÄŸiÅŸen 6399 kadın üzerinde yapmış olduÄŸu bir çalışmada ;  1 sene boyunca en az 1 ay cinsel istek bozukluÄŸu gösteren kadınlar %40.6; en az 6 ay boyunca cinsel istek bozukluÄŸu gösteren kadınlar %10.2 bulunmuÅŸtur.
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”BELİRTİLERİ VE NEDENLERİ”]CİNSEL İSTEKSİZLİĞİN NEDENLERİ
Cinsel isteksizlik çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebilir. Nedenleri biyolojik ve psikolojik  olarak ikiye ayırabiliriz.
BİYOLOJİK NEDENLER?
1) Hastalık :Koroner yetmezlik
böbrek üstü bezlerinin fazla ya da az çalışması
cinsellik hormonlarının azlığı
tiroid hormonlarının azlığı ya da artışı
epilepsi
beyin kanamaları gibi rahatsızlıklar cinsel ilgiyi azaltabilirler. Ancak cinsel hormonların az olması cinsel isteği azaltabilirken, fazla olması isteği artırmaz.
2) İlaçlar:Depresyon ilaçları, lityum, bazı tansiyon ilaçları, psikoz tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar cinsel isteği azaltabilmektedir.
Cinsel isteğin azalmasına ya da ortadan kalkmasına neden olan etken bir hastalık ya da ilaç ise bu durumda cinsel istek bozukluğu tanısı konmaz.
Tedavide de cinsel istek bozukluğuna neden olan hastalığın tedavi edilmesi ya da ilacın kesilmesi ya da değiştirilmesi temel yaklaşımı oluşturur.
PSİKOLOJİK NEDENLER.
1) Kişilik sorunları,
2) Cinsel kimlik veya yönelim sorunları,
3) Cinsel fobiler veya kaçınmalar,
4) MaskelenmiÅŸ parafililer,
5) Gebelik korkusu,
6) Psikiyatrik rahatsızlıklar,
7) Stres ve üzüntü kaynağı olan yaşam olayları,
8) Yaşla veya çekicilikle ilgili endişeler,
9) Eşe ilgi kaybı,
10) Yakınlık sorunları,
11) Evlilik çatışmaları,
12) EÅŸin cinsel beceri eksikliÄŸi,
13) EÅŸ rollerindeki dengesizlikler ve edilgenlik,
14) Katı dini ve ahlaki inançlar,
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”CİNSEL İSTEĞİ ARTIRAN VE AZALTAN ETMENLER”]Artırıcı Etkiler
Eş çekicidir.
Eş cinsel fanteziye denk düşer.
Eş baştan çıkarıcıdır.
Eş yanıt vericidir.
Ortam yardımcıdır.
Cinsel fanteziler.
AÅŸk.
Yenilik, yeni teknikler
Yeterli cinsel uyarı.
Huzur, gerginliklerin olmaması.
Güven.
Azaltıcı etki
Eş çekici değildir.
Eş cinsel fanteziye denk düşmez.
Eş yanıtsızdır.
Eş kızgın ve düşmancadır.
Ortam yardımcı değildir.
Olumsuz fanteziler.
Başkasına yönelik aşk.
Monotonluk.
Yetersiz cinsel uyarı.
Depresyon, anksiyete, öfke
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”AYIRICI TANI VE EKTANILAR”] Tab 3 content place [/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”KOMPLİKASYONLAR-İNTİHAR”] Tab 2 content place [/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”TEDAVİ”]CİNSEL TERAPİDE CİNSEL İSTEKSİZLİK SEANSLARI YOL HARİTASI
Nereye gideceğini bilenin dünya bile önünden çekilir demişler her işte olduğu gibi sağlam bir planlama her zaman işimizi kolaylaştıran amillerden bir tanesidir. Cinsel isteksizlik,cinsel işlev bozuklukları arasında sağaltımı en zor konulardan bir tanesidir.vajinismus,erken boşalma ve diger bazı sorunlar gibi yapılandırlmış bir terapi süreci litaratürde mevcud degildir.Mesleki tecrübelerime dayanarak ve danışanlar üzerinde faydasını gördüğüm nevi bilinen yöntemlerin bir nevi derlemesini yaparak bir yol haritası çizmeye çalışacagım.
- İlk görüşme ve öykü alma:İyi bir öykü gerek psikoterapinin gerekse cinsel terapinin temel ilkelerinden biridir. Cinsel terapi diğer terapi türlerine göre danışan terapist ilişkisinin farklı temellerde inşa edildiği terapi türlerinden birisidir.Danışanlar özellikle size gelmeden önce bazı konularda çekincelere sahiptirler.bunlardan en önemlileri sizlerin bu konuda yeterli birikime sahip olup olmadığı,terapi ortamının ve terapistin güvenilirliğidir.Bu noktada yapılması gereken danışanlarla terapi ilişkisinin başladığı ilk görüşmeden itibaren onların zihnindeki bazı soruların cevabını aradan kaldırmanızdır.İlk görüşmede ilk mesaj doğru yere geldiniz olmalıdır.Görüşmenin başladığı ilk andan itibaren danışanlar üzerinde konunun cinsellik olması hasebiyle çekingen ve gergin bir ruh hali söz konusu olacagından ortamı biraz daha rahatlatmak adına konuya direk temasdan ziyade farklı konularla ilgili konuşmalar başlatmayı tercih etmek doğru bir yaklaşım olacaktır. İlk görüşme genellikle sorunu anlama,algılama ve terapiye başlama kararının verilmesi üzerine kurulu bir görüşme niteliğindedir.Bu yüzden ilk görüşmenin formatı sorular eşliğinde danışandan sürekli veriler toparlayıp danışanı ve sorunu formüle etmek olmalıdır.Bunun için yapılması gereken bireysel ve cinsel yaşantıya dair iyi bir öykü alma formatı oluşturmaktır.Kitabımızda öykü almaya yönelik konuyu incelemeniz size bu konuda yardımcı olacaktır.İlk görüşmenin formatı yukarıdada dediğimiz gibi öykü olma ve sorunu anlama üzerine kurulu olduğu için sonrasında ilk görüşme sonlandırılır.
- Terapotik mutabakat: Ülkemizde psikoterapi kültürünün çok fazla oturmamış olması ve medikal tedavilere oranla daha fazla maliyetli bir sağaltım şekli olması sebebiyle çoğunlukla seanslar yarıda kesilmekte ve sabırsız davranılmaktadır.İnsanımız bu aceleci yapısından dolayı kısa sürede mucizevi arayışlar içine girmektedir.Oysa değişim ve sağaltım zamana yayıldığı taktirde daha faydalı ve kalıcı olmaktadır.Danışanlara ilk görüşmeden itibaren terapotik kuralları aşılamalı ve bu kurallara riayet edildiği taktirde başarının ve çözümün mümkün olduğu anlatılmalıdır.Bunun için yapılması gereken Sınırları iyi çizilmiş iyi bir terapotik sözleşme yapılmalıdır.(Cinsel terapinin niteliği,içeriği,seans saatleri,ücret,birlikte iştirak etme,erteleme vb durumlar konuşulmalı ve netleştirilmelidir.
- Temel Stratejiyi oluşturma :Terapide temel strateji danışanın partneriyle ilişkisinin dinamiklerini gözden geçirip var ise sorunlar noktasında farkındalık kazandırıp çiftleri cinsel terapiye hazır hale getirmektir.Unutulmamalıdırki cinsel isteksizliğin altında en sık görülen nedenler ilişkisel sorunlara dayalı nedenlerdir. Ülkemizde evlilik sorunlarının altında yatan nedenlere bakıldığında cinsellik hep ikinci plana itilmiş ve evlilik birlikteliğini etkileyecek bir sorun gibi algılamaktan kaçınılmıştır.Oysa gerek bizzat yaptığım görüşmeler gerekse mesleki paylaşımlar neticesinde edindiğim tecrübeler bunun tam tersine evlilikde cinselliğin ve cinsel yaşantının çok önemli olduğunu burada yaşanılan bir sorunun dolayli bir şekilde evlilik içi ilişkilere sirayet ettiğini defaatle müşahide etmişimdir.Bozulan evlilik dinamiklerine baktığınızda her ne kadar iletişimsel sorunlardan bahsedilsede arka planda cinsel sorunların yattığını birkaç görüşmeden sonra itiraflar halinde karşınıza çıktığınızı çok rahatlıkla görebiliyorsunuz. Bunun için cinsellik kavramı cinsel dürtünün insan yaşamındaki yeri gibi konu başlıklarını ele alarak çiftlere bu konuda doğru bilgilendirme yapmak varsa cinsel hayata dair yanlış inanışları aradan kaldırmak size ve çiftlere bu konuda son derece yol gösterici olacaktır.(bkz.cinsel mitler)
- Sorun birlikte algılama düşüncesini yerleştirme :Çiftlere yaşamış oldukları bu sorunun bireysel yaşantılarından ziyade birlikteliklerine zarar verdiğini bu sorunun birlikte aşılması gerektiği düşüncesi aşılanmalı ve senin sorunun benim sorunun gibi söylemlerden uzak durmaları gerektiğini telkin etmek.
- Cinsel Perhiz:Cinsel perhiz cinsel terapinin altın kurallarından bir tanesidir.Çiftlerle terapotik mutabakat sağlandıkdan sonra en birincil devreye sokulması gereken ödevlerden bir tanesidir.Cinsel perhiz terapiye başlama kararı alındıktan sonra çiftlerin sizin ikinci bir telkininize kadar hiçbir şekilde penis vajina ilişkisini içeren bir yakınlığa girmemeleridir.
- Duygusal bilinç oluşturma : Danışanların İlişkisel sorunlar neticesinde cinsel istek düzeyini manipüle eden bilinç dışının derinliklerinde yer edinmiş olumsuz duygu ve düşüncelerini ( öfke,intikam,hayal kırıklığı,korku ,güvensizlik vb) tanımlar hale getirmek ve bu noktada bu duygu ve düşüncelerin davranımlarına nasıl  yansıdığını fark ettirmeye çalışmalıyız.Bu noktada ruhsal aygıtın ve bilincin temel çalışma prensipleri hakkında danışanı bilgilendirmek duygusal biliç evresinin oluşmasında önemli bir katkı sağlayacaktır.
- İç görü kazandırma:Duygusal bilinç oluşturdukdan sonra cinsel isteksizliğin nedenlerini algılama ve anlamasına yönelik stratejiler geliştirip bu doğrultuda çalışmalar yapmak.Buradaki temel amaç danışanın cinsel isteksizliğinin nedenlerini anlamasını sağlamaktır.Sorunun başlatan nedenler,devam ettiren nedenler ve sonuç olarak danışanın bireysel ve ilişkisel yaşantısına yönelik yansımaları üzerinde durulur.Bu noktada karşımıza çıkan genellikle evlilik yada birliktelik içi çatışmaların çözüme kavuşturulmadan sonlandırılması,partnerin fiziki cazibeden yoksun olması ve bir takım kurallara riayet etmemesi,cinsel beceriksizlik ve eğitimsizlik ve Freud’un tarifiyle aşk hissinin cinsel istek hissi ile karıştırılması ((Freud’un prenses/fahişe sendromu yakınlık korkusu, aldatma ve diğer güven sarsan davranışlar,kendisine ait bir alan yaratma kaygıları ve duygularını dışa vurma farklılıkları )şeklinde karşımıza çıkmaktadır.bu ve yukarıda saymış olduğumuz nedenlerin üzerinde yoğunlaşarak iç görü kazanmaya yönelik stratejiler geliştirmek gerekmektedir.
- Doğru bilgilendirme ve bilişsel yeniden yapılandırma:Terapi kavramı tek kelime ile özdeşleştirilmeye kalkışılırsa bunun adının ‘Doğru bilgilendirme’olması hiç şüphesiz bir gerçektir.Kişinin hayatı ve yaşamsal koşulları algılamaya yönelik düşünüş ve eylemlerindeki bozulmaları rehabilite eden düzenleyen bunuda bilinen  yaygın ve bilimsel bilglerle yapan metodun adıda diyebiliriz.Bu noktada doğru bilgilendirme derken yapmamız gereken Danışanın cinsellik ve cinsel ilişki hakkındaki olumsuz duygu ve düşüncelerini yöneten inanışlarının listesini yapmak.Sonrasında bu olumsuzluklarla başa çıkabilmesi için bir davranış listesi geliştirmektir.
- Davranışsal müdahaleler:Cinsel istek düzeyini çiftler arasında artıracak stratejiler geliştirilir ve metotlar araştırılır.
- Uygun ideal ortamın oluşturulması,Çiftlerin vermiş olduğumuz ev ödevlerini kendilerini hazır hissettikleri bir zaman diliminde ve ortamda yapmaları telkin edilir.geniş bir aile söz konusuysa sorun çözülene kadar yalnız kalabilecekleri bir mekanda ikamet etmeleri maddi imkanları varsa otele yerleşmeleri yok ise evde başka bireylerin olmadığı zaman dilimlerinde ödevleri yapmaları söylenir.
- Çiftlerin daha fazla keyif alacakları cinsel aktiviteyi ve yakınlaşmayı artıracak sarılmalar,elle şakalaşmalar,kol kola yürüyüş yapmak,birlikde kucak kucağa film seyretmek vb ilişkiye sıcaklık katacak ödevler verilmelidir.
- Danışanlardan birbirilerinin cinsel ip uçlarını görmeye başlamaları ve bir cinsel istek günlüğü tutmaları istenir.
- Cinsel aktivite için birbirlerine özel zaman ayırmaları.
- Güzel sevişme sanatını öğretici görsel ve yazılı materyaller kullanmalarını tavsiye etmek.
- Gevşeme ve imajinasyon teknikleri: Ödevlere geçmeden önce bedenen ve ruhen gerginliği azaltmak adına bir takım gevşeme egzersizleri verilir.kişi yapmakta zorlanıyorsa seans esnasında neler yapılacağı anlatılır yada yardımcı yazılı ve görsel materyaller verilir
- Sensetif fokus (Okşama egzersizleri ) :Bu egzersiz tamamen cinsellik anlayışının penis vajina birleşmesinden ibaret olduğu mitiniyada hurafesini değiştirmek anlamıyla verilmektedir.Çiftlerin genital bölgelere dokunmadan tamamen çıplak şekilde birbirlerine masaj yapmalarıdır.Çiftlere dokunan dokunmanın vermiş olduğu hazza dokunulan ise dokunulmanın verdiği hazza odaklanması söylenir.
