ANOREKSİYA NERVOZA

Anoreksiya nervoza nedir?

Kelime anlamı: tedirginliğin ortaya çıkardığı iştahsızlık!!!

Tanım : genel olarak 12- 18 yaşları arasında başlayan ve kilo alma korkusu yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile giden bir bozukluktur

 

Modern anoreksiya nervoza kavramının kökenleri

  • Orta çaÄŸlarda azizelerin diyet yaparak kendilerini geri dönüşümsüz açlık durumuna getirdikleri bildirilmiÅŸtir.
  • Anoreksiya nervozanın bilinen ilk tıbbi kaydı 1869’da Richard morton tarafından yayımlanmıştır. Morton, beden dokusu kaybına neden olan «tedirgin beslenme» özellikleri sergileyen 2 hastadan bahseder
  • 1873 yılında Charles lasegue paris’te ve Sir William Gull Londra’da birbirinden bağımsız bir ÅŸekilde klinik sendromu günümüzde kullandığımız adını tanımlamışlardır.
  • yüzyılda Paris’ten Dr.Louise-Victor Marce birkaç anoreksiya nervoza olgusu bildirmiÅŸtir.
  • yüzyılın baÅŸlarında pituiter yetersizlik ve anoreksiya nervoza arasında iliÅŸki olabileceÄŸi görüşü önem kazanmıştır.
    ANOREKSİYA NERVOZA

Anoreksiya Nervoza  DSM-IV-TR Tanı Ölçütleri

  • 1- Yaşı ve boy uzunluÄŸu için olaÄŸan sayılan en az kiloda ya da bunun üzerinde bir vücut ağırlığına sahip olmayı kabul etmeme (beklenenin % 85’inin altında vücut ağırlığına sahip olmaya yol açan kilo kaybı).
  • 2- Beklenenin altında vücut ağırlığına sahip olmasına karşın kilo almaktan ya da ÅŸiÅŸman biri olmaktan aşırı korkma.
  • 3- Vücut ağırlığı ya da biçimini algılamada bozukluk olması, kendini deÄŸerlendirmede vücut ağırlığı ya da biçiminin anlamsız bir etkisinin olması ya da o sırada vücut ağırlığının düşük olmasının önemini inkar etme.
  • 4- MenarÅŸ sonrası amenore, yani en az üç ardışık menstruel siklusun olmaması (hormon verildikten sonra mensturasyon dönemleri oluyorsa, o kadının amenoresi olduÄŸu düşünülür).

Anoreksiya Nervoza  DSM-5’e göre tanı kriterleri

  • A- Gereksinimlere göre enerji alımını kısıtlama tutumu, kiÅŸinin yaşı, cinsiyeti, geliÅŸimsel olarak izlediÄŸi yol ve beden saÄŸlığı baÄŸlamında belirgin bir biçimde düşük bir vücut ağırlığının olmasına yol açar. Belirgin bir biçimde düşük vücut ağırlığı, olaÄŸan en düşüğün altında ya da çocuklar ve gençler için beklenen en düşüğün altında olarak tanımlanır.
  • B- Kilo almaktan ya da ÅŸiÅŸmanlamaktan çok korkma ya da belirgin bir biçimde düşük vücut ağırlığında olmasına karşın kilo almayı güçleÅŸtiren sürekli davranışlarda bulunma.
  • C- KiÅŸinin vücut ağırlığını ya da biçimini nasıl algıladığıyla ilgili bir bozukluk vardır, kiÅŸi, kendini deÄŸerlendirirken, vücut ağırlığı ve biçimine yersiz bir önem yükler ya da o sıradaki düşük vücut ağırlığının önemini hiçbir zaman kavrayamaz.

 

Anoreksiya nervozanın alt tipleri

  • Kısıtkayıcı tip: aşırı kısıtlanmış

rejim uygulanır

  • Bulimik tip: kısıtlanmış tiple birlikte

aşırı yeme yada çıkarma davranışları

görülür. Yeme kontrolü kaybolmuştur.

 

Anoreksiya  ile diğer  yeme bozuklukları arasında geçiş

  • Anoreksiya nervozadan bulimia nervoza ya geçiÅŸ (%33 )
  • bulimia nervozadan Anoreksiya nervoza(%14)

Anoreksiya nervoza ile tıkanırcasına yeme bozukluğu arasında  araştırmalarda hiç görülmemiştir

Not : Kısıtlayıcı alt türünden, bulimia nervozaya doğrudan geçiş olmamaktadı

 

Anoreksiya Nervoza  Sıklık ve yaygınlık

  • Görülme sıklığı yaşı 15-19 yaÅŸ aralığıdır.
  • Ergen kızlarda Görülme sıklığı %0,5-1 arasındadır. Ergenlik öncesi kayda deÄŸer bir oran yoktur.
  • Çok daha büyük sıklıkla kadınlarda görülür. (10-20:1).
  • Orta ve yüksek sosyo-kültürel düzeyde daha sık görülür
  • Yaygın ülkeler: İngiltere, ABD, kanada ve avrupa ülkeleri
  • Son 20-30 yılda oran anoreksiya nervoza tanısı alan hasta sayısı artmıştır.

Anoreksiya nervozanın oluş nedenleri

  • Psikodinamik açıdan: anorksiya nervoza tanısı alan kiÅŸi ağır cinsel çocuksuluk, cinsel iliÅŸki kurma ve gebe kalmaya karşı aşırı korku, büyümeye anneden ayrılmaya, bireyselleÅŸmeye karşı aşırı korku gibi çekirdek çatışmalar tanımlanmıştır.
  • Bu hastalar ergenlik çağında göğüsleri, kalçaları, normal olarak  geliÅŸen cinsel istekleri bulunan genç bir kız olmaya ve böyle görünmeye, yani cinsel kimlik ve çekicilik  kazanmaya karşı aşırı bir direnç gösterme olrak deÄŸerlendirilir
  • Psikodinamik kuramcılar, pubertedeki cinsel ve sosyal geliÅŸim sonucu, yemeÄŸe karşı fobik kaçınma tepkisi oluÅŸturmaktadır. Oral gebe kalma fantezileri, pasif ve sıcak baba ile bağımlı, baÅŸtan çıkarıcı iliÅŸkiler ve ambivalan duygular hissedilen anneye yönelik saldırganlık nedeniyle ortaya çıkan suçluluk üzerinde odaklanmaktadır
  • Genetik yatkınlık : anoreksiya nervoza görülen insanların biyolojik akarabaların da bu hastalıkların görülme oranları da yüksektir.
  • Çift yumurta ikizler, tek yumurtaya göre daha fazla yatkınlık gösterir.
  • Sosyokültürel etkenler: Batılı kültürlerde incelik, çekiciliÄŸin dışa vurumu olarak önemle vurgulanır. Yani zayıf olma baskısı(ör:FİJİ li kadınları araÅŸtırması)isteyerek diyet yapanların çoÄŸunluÄŸu, daha çekici olma amacındadır. İsteyerek diyet yapanların bir diÄŸer grubu dansçılar, balerinler, sporcular, jokeyler gibi iÅŸ yaÅŸamlarında rekabetin önemli olduÄŸu kiÅŸilerdir
  • Ailenin etkileri: anoreksiya nervoza hastalarının 1/3 ün den fazlası hastalığın geliÅŸiminde ailede ki iÅŸlev bozuklukları (katı aile, anne baba geçimsizlikleri, aşırı denetim). Anoreksiya nervoza hastalarının birçoÄŸunun Anne babanın zayıflık ve diyet endiÅŸesi içinde olduÄŸu tespit edilmiÅŸtir
  • Cinsiyet: erkeklere oranla daha fazla kadınlarda görülmektedir.
  • Mükemmeliyetçilik: mükemmel beden endiÅŸesi içinde olma davranımı
  • Olumsuz duygusallık: olumsuz benlik algılaması, ve acımasız öz-eleÅŸtri görülür. Ek olarak biliÅŸsel çarpıtmalar görülür
  • Aşırı ve kontrolsüz diyet
  • Cinsel taciz ve travmatik yaÅŸantılar: cinsel tacize uÄŸrayan kiÅŸilerde ergenlik ve yetiÅŸkinlik dönemlerinde anoreksiya ve diÄŸer yeme sorunları yüksek görülmektedir

 

Anoreksiya nervozanın belirtileri

  • Mükemmeliyetçi olma , okul ve iÅŸ hayatlarında yüksek baÅŸarı
  • Normal veya saÄŸlıklıdan daha zayıftır
  • Kilo almaktan çok korkarlar normal kiloda kalmayı reddederler
  • Çok zayıf bile olsalar kilolu olduklarını düşünürler
  • Kadınlarda adet görememe yada adetten kesilme, erkeklerde cinsel güç ve ilgide azalma
  • Yemek, kilo ve diyet saplantıları vardır
  • Yiyecekleri miktarı aşırı sınırlarlar
  • Hasta bile olsalar çok fazla egzersiz yaparlar
  • Kilo alımını engellemek için kusarlar, laksatif kullanırlar veya idrar söktürücü kullanırlar
  • Direnç, Anoreksiya sorununun olduÄŸunu kabul etmeme,
  • Depresyon ve anksiyete

Anoreksiya Nervoza  Gidişat ve sonlanım

  • Ruhsal bozuklar içinde en ölümcül olanıdır
  • Az sayıda kendinden düzelir, 10 yıl içinde iyileÅŸme oranı %50 den azdır.
  • Hastaların %40’ı tamamen, %30’u kısmen, %30’u ise kronikleÅŸmektedir. Mortalite oranı %22 dir
  • Özellikle hastalık süresinin 15 yılın üzerine çıktığı olgularda ölüm oranı artmakta, hastanın düzelme ÅŸansı düşer.
  • EÄŸer kiÅŸinin kilosu 35 kg’dan daha düşük ise mortalite riski 15 kat kadar artar.
  • Kronik vakalarda intihar riski % 2,5’tir

Anoreksiya Nervoza  Ektanılar

  • Bunaltı/anksiyete bozukluÄŸu : yeme bozukluklarına zemin hazırladığı öne sürülmüştür. Genel toplamda %12-30 dir. . Anorektik olan hastalar toplum içinde yemek yerken aÅŸağılanacak veya aÅŸağılanıyor gibi hissedebilirler.
  • OKB ve Sosyal fobi anoreksiya nervoza ektanısı ile sıklıkla görülmekte. baÅŸkaları tarafından negatif deÄŸerlendirileceklerine iliÅŸkin korkuları, yemek ve yiyeceklerle ilgili birtakım obsesyonları, kompulsiyonları ve ritüelleri olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken obsesif kompulsif bozukluk veya sosyal fobide kiÅŸinin uÄŸraÅŸları/korkuları/ritüellerinin yeme ile sınırlı olmamasıdır. Yapılan bir çalışmada AN Lİ hastaların % 26’sınde  OKB olduÄŸu görülmüştür
  • Ayrıca AN tanısı almış hastaların %60 da çekingen kiÅŸilik özellikleri tespit edilmiÅŸtir.
  • Depresyon: kiÅŸi de aşırı diyetle beraber olumsuz duygulanım, iÅŸtahın azalması ve olumsuz deÄŸerlendirmeler ve çarpık düşünceler  söz konudur

Anoreksiya Nervoza  Ayırıcı tanı

1.Aşama : Bedensel hastalıklar dışlanmalı(çölyak gibi mide bağırsak hastalıkları,lenfoma gibi kanser  tüberküloz gibi kronik enfeksiyon hastalıkları, kilo kaybına neden olan Crohn hastalığı, hipertiroidi, Addison hastalığı ve diabetes mellitus)

2.Aşama: Diğer psikolojik patolojilerinden ayırt etmek

  • Beden Disformik BozukluÄŸu
  • Depresyon
  • Bulimia Nervoza
  • Åžizofreni
  • OKB
  • Anoriktikler genel vücut imajı ile ilgili bir bozukluk söz konusudur. Anorektikler genel olarak aşırı kilolu olduklarını düşünürler
  • Beden disformik boznukluÄŸu ise genel beden imajı ile ilgili bir bozukluk yoktur. Burada beden parçaları veya iÅŸlevleri ile ilgili kaygı ve uÄŸraşılar temel klinik patolojidir.
  • Bulimi nervoza ile arasındaki en temel fark , anoreksiya hastalarında kilolarının sınırın altında olması, bulimiklerde ise normal/normal üstü kiloya sahip olmaslarıdır
  • Åžizofrenide garip yeme davranışları, gıda ile ilgili hezeyanlar, kalori içeriÄŸi ile nadiren iliÅŸkilidir. ŞiÅŸmanlama korkusu ve AN deki hiperaktivite görülmez
  • OKB de törensel yeme davranışı ve kilo kayıpları olabilse de beden algısında bozulma yoktur.
  • Depresyon :Depresyonda iÅŸtah azalır.Gıdaların kalori içeriÄŸi ile aşırı ilgilenme, yemek tarifi toplama, baÅŸkaları için yemek hazırlama, ÅŸiÅŸmanlama korkusu, beden imajı bozukluÄŸu depresif hastada gözükmez. Anoreksiya nervoza,İştahın varlığını inkar eder. Anoreksiya nervoza’nın ileri safhalarında iÅŸtah azalır. Anoreksiya nervoza’daki hiperaktivite planlı ve ritüelistik özelliÄŸi ile depresyondan ayrılır

Beden imgesi ve medya ilişkisi :Medya imgelerinin gerçek ideal olarak görülmesi ve kendi ya da arkadaşlarının bedenlerini medya imajları ile karşılaştırma, zayıflığın ideal olarak benimsenmesiyle ilişkili araştırmalarda desteklenmektedir

Ayrıca diyet yapma, aşırı yeme, yemekten önce ve sonra suçluluk duyma gibi yeme tutum ve davranışıyla ilgili kimi bozukluklarında medya imgelerinin gerçek ideal olarak görülmesi ve bu imgelerle kendi ya da arkadaşlarının bedenlerini karşılaştırma ile ilişkili olduğu belirlenmiştir

Anoreksiya nervoza ve  Kültürler

  • AN, Afrika kadınlarında ABD li kadınlara oranla daha azdır. Hong Kong da ki AN tanısı almış %58 kadında önemli kilo endiÅŸesi görülmemiÅŸtir
  • Gana lı AN tanısı almış genç kızlarda da önemi kilo endiÅŸesi görülmemiÅŸtir(aç bırakmayı özdenetim ve dinsel fikirlerle açıklamışlardır)
  • Japon kadınlarda, ABD li kadınlara göre zayıflık dürtüsü zayıf bulunmuÅŸ

Anoreksiya nervoza ve intihar

  • Yeme bozukluklarında özkıyım davranışı ile iliÅŸkili etmenler, yeme bozukluÄŸunun alt tipi, ek tanıların varlığı, ilaç metabolizmasının hızlı olması, belli kiÅŸilik özellikleri, çocuklukta istismar öyküsü ve belli aile tutumlarıdır. Bu etmenler dışında depresif bozukluklar, alkol-madde kötüye kullanımı ve kiÅŸilik bozuklukları gibi diÄŸer ruhsal bozuklukların bulunması da yeme bozukluklarında özkıyım riskini artırmaktadır
  • Her 35 anorektik hastadan birisinin intihar ettiÄŸini söyleyebiliriz.

Anoreksiya Nervoza  Komplikasyonlar  ve Riskler

  • Anoreksiyalı kadınların tedavi görmedikleri süre uzadıkça gebe kalma ihtimali daha düşüktür ve hamile kaldıklarında da prematüre veya zayıf bebekler doÄŸurma riskleri yüksektir. Ergenlik çağı öncesinde veya sırasında anoreksiya geçirenlerde, ergenliÄŸin getirdiÄŸi bazı fiziksel deÄŸiÅŸiklikler geç görülebilir ve bu da yetersiz büyümeye neden olabilir. Anoreksiyali hastaların yaÅŸamlarının ileri dönemlerinde osteoporoz yani kemiklerde zayıflık ve kolay kırılma durumu yaÅŸamaları riski yüksektir. Ayrıca anoreksiya kalp kası da dâhil olmak üzere kasların güç kaybetmesine neden olarak ileride kalp krizi geçirme riskini de artırmaktadır

Anoreksiya Nervoza  Tedavi ve başa çıkma yolları

  • Aile terapisi
  • BiliÅŸsel davranışçı te Anoreksiya Nervoza api
  • Psiko-eÄŸitim
  • İlaç tedavisi

Tedavini 3 temel amacı vardır

Hastanın ;

–Beslenme bozukluğunu düzelterek, hastanın vücut ağırlığının düzeltilmesi

–Bireyin yeme davranışları ile ilgili uğraşların azaltılması, güvenin artılrılması, ve bireyselliğin sağlanmasıdır.

—Bozuk yeme-çıkarma davranışlarını düzeltmektir 

  • Aile terapisi: anoreksiya nervoza görülen ergenlerde günümüzde ençok kullanan tedavi yöntemidir. 6-12 ay süren 10-20 seanslık 3 evreden oluÅŸur. Hastaların %75-90 i 5 yıl içinde aile terapisi ile iyileÅŸme saÄŸlanmaktadır.

1.yeniden besleme evresi: yeniden sağlıklı beslenme

2.uzlaşma evresi: aile sorunları ele alınır ve yeni bir aile örüntüsü oluşturarak yeniden  uzlaşma sağlanmaya çalışır,

3.bitirme evresi: hasta ile aile arasında sağlıklı  ilişkiler gelişrirlmesine odaklanır.

  • BiliÅŸsel davranışçı tedavi: kilo ve yemekle ilgili çarpık inançlar ve benlikle ilgili çarpık düşünceleri düzeltmek amaçlı BDT etkili olmaktadır. Tedavi için 1- 2 yıl önerilen süredir.
  • Sorun çözme eÄŸitimi verilmesi , rol yapma çalışmaları çevresi ile karşı karşıya gelme konusunda yararlı olacaktır.
  • Grup terapsi: Haftada iki kere 90 dakikalık hastanın duygularını, heyecanlarını tanımladığı, giriÅŸkenlik, hakkını arama ve öfke kontrolü gibi konularının iÅŸlendiÄŸi grup terapileri yararlı olur
  • PsikoeÄŸitim:hastanın kendisi ve ailesinin hastalık ve tedavisi kapasamkında bilgilendirilmesi ve eÄŸitilmesi kiÅŸinin daha uygun bir bir ÅŸekilde hastalığı atlatmasını saÄŸlamaktadır
  • İlaç tedavisi: ilaç tedavisinde antidepresanlar (sorunlu düşünceleri önleme, bunaltı ve OKB önüne geçme amaçlı) ile birlikte antipsikotikler kullanmaktadır. Ancak etkililiÄŸi gösteren hiçbir çalışma bulunmamaktadır. Anti-serotonin olan sipraktin bazı hastalarda etkililÄŸi görülmüştür. EKT, hormon tedavileri ya da vitaminler bu hasta grubunda denenmiÅŸ ancak olumlu bir sonuç vermemiÅŸ tedaviler arasındadır

Anoreksiya Nervoza  Vaka örneği  1- TİM’İN KİLO TAKINTISI

Tim 8 yaşında. Kilosu konusunda aşırı endişeli ve her gün tartılıyor. Çok şişman olmaktan yakınıyor ve kilo vermediği zaman daha az yiyor. Önceki yıl 4.5 kilo vermiş ve hala çok şişman oluğunu düşünüyor. Oysa normal kilosunun altında olduğu çok açık. Anne babası çaresizce evdeki bütün tartıları kaldırmış, o zamanda Tim her gün yediği kalori miktarını not etmeye başlamış. Bu hesaplara ve yazdıklarının doğruluğunu sürekli kontrol etmeye çok zaman ayırıyor.

Bunlara ek olarak Tim, temizlik ve düzen konusunda obsesif bir çocuk olarak anlatılıyor. Hiç arkadaşı yok, çünkü onların evleri kirli diye onları ziyaret etmeyi reddediyor. Başka bir çocuk ona dokunduğunda sinirleri bozuluyor. Her şeyin yapılması gerektiği gibi olup olmadığını sürekli kontrol ediyor. Genellikle bu onu çok tedirgin ediyor ve kaygılanıyor. Hazırlanmaya yeterli zamanı olsun diye okula gitmeden önce en az 2 saat erken kalkıyor. Son zamanlarda okula hazırlanmak için 1:30’da kalkmaya başlamış.

Anoreksiya Nervoza  Vaka örneği  2- BayanR. Ve Aşırıya Kaçmak

19 yaşında bekar bir bale öğrencisi olan Bayan R. Zayıf olduğundan anne babasının ısrarıyla yeme davranışları ile ilgili olarak bir danışmana başvurmuş. Hayatı boyunca bale ile ilgilenmiş. 5 yaşında derslere gitmeye başlamış ve 8 yaşında etkileyici yeteneği ile öğretmenlerin dikkatini çekmeye başlamış. 14 yaşından bu yana ulusal bale grubunun bir üyesi.

15 yaşında bu yana yeme konusunda güçlükler yaşamaya başlamış. Bu yaşta kendisinin de açıklayamadığı nedenlerle aşırı yediği düşüncesiyle yediklerini kusmaya başlamış. Bu kendi kendine başlattığı kusmayı, bale öğretmeninin yıllar süren katı bir diyet izlemiş. Son üç yıldır her gün bir kez tıkanırcasına yiyor ve daha sonra kendini kusturuyormuş. Tıkarcasına yeme nöbetlerinde düzinelerce pirinç pastası yada bazen daha ender olarak, 2 kiloya yakın dondurma yiyormuş. Bu genellikle anne babası yattıktan sonra gecenin ilerleyen saatlerde gerçekleşiyormuş. Anne babası kızlarının bir yeme sorunu yaşadığından endişeleniyormuş., ancak o bunu, danışmaya başvurmadan bir ay  öncesine dek hep reddetmiş.

Bayan R. Bugün ki boyuna 1.72-15 yaşında ulaşmış. En fazla kilosu 16 yaşındayken 54,4 kg. olmuş ve o bunu şişmanlık olarak tanımlıyor. Son 3 yıldır kilosu 45-47 kilogram arasında oldukça sabit kalmış. Kilosunu denetim altına almak için müshil, diüretik yada diyet hapları kullanmadığını, tıkarcasına yediği durumlar dışında yağ yada şeker oranı yüksek yemeklerden kaçındığını söylüyor.

15yaşından bu yana katı bir vejeteryan hiç ete ya da yumurta yemiyor, çok az peynir yiyor. Son 3-4 yıldır başkalarının önünde yemekten rahatsızlık duyuyormuş ve bu gibi durumlardan kaçınmak için çok çaba harcıyormuş. Bu da sosyal hayatını çok sınırlandırıyor. 16 yaşındayken kilosu 55 kilo dolaylarında olduğundan kendiliğinden 2 kez adet görmüş o gün bu gündür hiç adet görmemiş Anoreksiya Nervoza  Vaka örneği  3- İradesi Dışında Hastaneye Yatırılan M.

29 yaşındaki M 13 yaşından beri kronik hasta bir kadındı. Bir çok kez ülkenin çeşitli hastanelerine yatırılmış ve gerçekten yetenekli terapisler tarafından tedavi edilmiştir. Bir kaç kez ölümün eşiğinden dönmüş ve akademik olarak matematik doktorası yapmayı başarmıştır. Ve yerel yaşlılar merkezinde gönüllü olarak çalışıyordu. Merkezde ki kadın yardımcılarından biri onunla arkadaşlık kurmuştu ancak M. işten sonra bir  şeyler yapmayı hep reddediyordu

Bu yardımcı M’nin sürekli zayıflamasına ve yemeği reddetmesini bir çeşit intihara eğilimli depresyon biçimi olmasından gittikçe daha çok endişeleniyordu ve en sonunda endişesini merkezin yöneticisi ile paylaştı o da M‘yi yerel hastanede tıbbi bir değerlendirmeye gitmeye ikna etti. Durumun ağırlığından endişe duyan hastanedeki doktor M.’yi isteği dışında psikiyatrik tedavi için hastanede alıkoydu. Kısa bir süre sonra psikiyatri bölümü çalışanları anoreksiya nervoza olduğunu kabul etmesine hastalığının normal bakıma direnç göstereceğinin ve zararlı etkiler yaratacağının farkında olmasına karsın M.’nin tıbbi durumu hakkında karar verme ehliyeti olmadığına karar verdi. M kilo almasına yönelik bir girişimde bulunmamaları için personele yalvardı bunun psikolojik durumunu kötüleştirmekten başka bir işe yaramayacağını anlatmaya çalıştı. Ayakta destekleyici tedavi seçeneğini kullanmasını izin verilmesini istedi

M’nin taburcu edilme isteği kısa sürede reddedildi.1 ay boyunca bazende zorlayıcı bir şekilde beceriksizce girişimlerde bulunuldu en sonunda M hukuki yollara başvurdu ve taburcu edilme kararını aldırdı. Sağlık görevlilerinin bir daha karsısına çıkmalarından korkarak yaşadığı 3 ay boyunca hızla kilo kaybetti ve en sonun kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti

Icon-3-1-138x138

Anoreksiya nervoza / Anoreksiya nervoza nedir

Anoreksiya nervoza

Anoreksiya Nervoza, bir kişinin yeterli miktarda yiyecek yemeyi reddettiği veya bir kişinin vücut kitle indeksi (BMI) için minimum ağırlığı sağlayamadığı zaman ortaya çıkan bir yeme bozukluğudur. Anoreksiyaya sahip bireyler genellikle çarpık bir vücut imajına sahip olurlar (kendilerini belirli bölgelerde şişman veya hantal olarak görürler) ve kilo alma ya da yağ alma konusunda yoğun bir korku duyarlar. Bu nedenle, gıda alımını kısıtlamak, arzu edilen ağırlık veya görünüşün korunmasını sağlar. Alternatif olarak, kilo vermek için temizleme davranışlarını (aşırı etkili kullanarak laksatifler kullanarak) çalıştırabilirler.

Amerika BirleÅŸik Devletleri’nde, kadınların yaklaşık yüzde 0,9’u ve erkeklerin yüzde 0,3’ü, 15-19 yaÅŸ arası kızlarda ulusal epidemiyoloji araÅŸtırmalarına dayanarak, yaÅŸamları boyunca anoreksiya nervozadan muzdariptir.

Anoreksiya Nervoza nedir?

Anoreksiya nervoza üç ana beslenme ve yeme bozukluğundan biridir; Diğer kategoriler bulimia nervoza ve binge yeme bozukluğu vardır. Anoreksiya nervoza, kişinin, kişinin yaşı ve boyunu için normal olarak kabul edilen minimum vücut ağırlığında kalmayı reddetmesiyle karakterizedir. Kısıtlayıcı tip bozukluğu veya tıkınırcasına yeme / tasfiye tipi bozukluk olarak ortaya çıkabilir .

Bozukluğun diğer belirtileri arasında çarpık vücut görüntüsü ve yoğun kilo alma korkusu vardır. Yetersiz beslenme veya aşırı egzersiz, ciddi kilo kaybına neden olur. Yemek yedikten ya da yemek yemekten sonra pörçük davranışlarda bulunmak da kiloda bir azalmaya neden olabilir.

Yeme bozuklukları sıklıkla ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde gelişir, ancak bazı raporlar çocukluk döneminde veya daha sonra yetişkinlikte ortaya çıkabileceğini gösterir.

Anoreksi olan kişiler kendilerini fazla kilolu olarak görüyorlar ve kilo alma ya da yağ alma konusunda yoğun bir korku duyuyorlar. Algılayışları, çoğu zaman tehlikeli derecede zayıf olmalarına rağmen kısıtlamaya devam ettikleri için, çoğu zaman gerçeklikle çelişmektedir. Kısıtlama süreci bir meşguliyet haline gelir ve genellikle doğada takıntılıdır. Bireyler vücutlarını, yiyeceklerini ve kilolarını kısıtlama ve kaybetme yollarını düşünmek için çok zaman harcayabilirler. Yüksek kalorili yiyecek ve yemek olarak algıladıkları şeyden kaçınmak, birkaç yiyecek almak ve sadece bunları küçük miktarlarda yemek ya da dikkatle tartmak ve porsiyonlamak gibi alışılmadık beslenme alışkanlıkları geliştirebilirler. Anoreksi olan kişiler vücut ağırlıklarını tekrar tekrar kontrol edebilirler ve çoğu, yoğun ve kompulsif egzersiz veya laksatifler, lavman ve diüretiklerin kötüye kullanımı gibi ağırlıkları kontrol etmek için başka tekniklerle uğraşırlar.

Yeme bozuklukları sıklıkla depresyon, madde kötüye kullanımı, anksiyete bozuklukları ve borderline kişilik bozukluğu gibi diğer psikiyatrik bozukluklarla birlikte görülür. Buna ek olarak, yeme bozukluğu olan kişiler, kemik mineral yoğunluğu kaybı, ciddi kalp rahatsızlıkları ve böbrek yetmezliği dahil olmak üzere anemi gibi ölümlere yol açabilecek çok çeşitli fiziksel sağlık komplikasyonları yaşayabilirler. Bu nedenle yeme bozukluklarının gerçek ve tedavi edilebilir hastalıklar olarak tanınması, kritik öneme sahiptir.

Anoreksiya Nervoza belirtileri

 Anoreksiya nervoza belirtileri şunlardır:

  • KiÅŸinin yaşı ve yüksekliÄŸi için normal kilonun normal kilosunda veya üstünde kalmasını reddetme
  • Kilolu olmanın ya da ÅŸiÅŸman olmanın yoÄŸun korkusu, biri zayıf olsa bile
  • KiÅŸinin vücut ağırlığının veya ÅŸeklinin yaÅŸanması, vücut ağırlığının veya ÅŸeklinin öz-deÄŸerlendirme üzerindeki yetersiz etkisi veya düşük vücut ağırlığının ciddiyetinin reddi

Bir kişi kilo verme birincil yöntem diyet, açlık ve aşırı egzersiz içeren ve en az üç aylık bir süre için herhangi bir bağlama veya tasfiye davranışlarına katılmadığı zaman Kısıtlama Tipi Anoreksiya Nervoza sahiptir  .

Bir kiÅŸi, kiÅŸinin bingeing veya purging davranışı (kendini indükleyen kusma, müshil, diüretik veya lavmanların kötüye kullanımı) atakları geçirdiÄŸinde Binge-yeme / Purging tipi Anoreksiya Nervoza’ya sahiptir.

Anoreksiya Nervoza Nedenleri

Anoreksiya Nervoza ve diÄŸer yeme bozuklukları genellikle kültürlerde ve “zayıf olma” nın arzu edildiÄŸi gibi görüldüğü ortamlarda bulunur. Bunlar arasında, moda trendlerinin, satış kampanyalarının ve medya sunumunun genellikle arzu edilen veya tipik bir özellik olarak inceliÄŸi gösterdiÄŸi endüstrileÅŸmiÅŸ, yüksek gelirli ülkeler sayılabilir. Modelleme, at yarışı ve atletizm gibi bazı faaliyetler ve meslekler, iyi yapabilmek için daha zayıf olma (saÄŸlık için gerekli olan) olma hedefini teÅŸvik edebilir.

Yeme bozukluğunun başlangıcı veya başlangıcı, stresli bir yaşam olayıyla da ilişkilendirilebilir. Genç yetişkinler için bu, üniversite için evden çıkmayı içerebilir. Yaşlı kadınlar için, benzer yaşam geçişleri — bir aileyi yetiştirdikten sonra işe geri dönme, yeni bir iş bulma, boşanma ya da ayrılma gibi bir yeme bozukluğunun semptomlarını yumuşatabilir.

Çocuklukta mükemmeliyetçilik ve obsesyon özellikleri gibi mizaç faktörleri de yeme bozuklukları ile ilişkilidir.

Bozukluğun birinci derece akrabaları arasında ve aynı ikizlerde (çift yumurta ikizlerine göre), Anoreksinin yaygınlığının artması nedeniyle, biyoloji ve kalıtımın hastalık için risk geliştirmede önemli bir rol oynadığı görülmektedir.

İştah kontrolünün temel biyolojisi ve uzun süreli aşırı yeme veya açlık nedeniyle değişmesi üzerine yapılan çalışmalar, muazzam karmaşıklığı ortaya çıkarmıştır; Zamanla, bulguları yeme bozuklukları için yeni farmakolojik tedavilere yol açabilir. Bilim adamları, çoklu genlerin bu hastalıkları geliştirme riskini arttırmak için çevresel ve diğer faktörlerle etkileşime girebileceğinden şüphelenirler.

Tedaviler

Tedavi edilmezse, anoreksi, osteoporoz, kalp problemleri, kısırlık, depresyon, ilişki zorlukları, intihar ve hatta tıbbi komplikasyonlardan ölüme yol açabilir.

Danışmanlık ve tedavi, sağlık ve beslenme gereksinimlerine tıbbi dikkatle birleştirildiğinde, tedavinin önemli bir yönüdür. Karmaşıklıklarından dolayı yeme bozuklukları, tıbbi bakım ve izlemeyi, psikososyal müdahaleleri, beslenme danışmanlığını ve uygun olduğunda ilaç yönetimini içeren kapsamlı bir tedavi planı gerektirir. Bozukluk ne kadar erken teşhis edilir ve teşhis edilirse, tedavi şansı ve başarılı sonuçlar o kadar iyi olur.

Anoreksinin tedavisi üç ana amacı içerir:

  1. Åžiddetli diyete ve tasfiyeye kadar kilo vermek
  2. Vücut imajıyla ilişkili psikolojik rahatsızlıkları tedavi etmek
  3. Uzun süreli remisyon ve rehabilitasyon veya tam iyileşme sağlanması.

Psikoterapi

Terapi, beden imajı, benlik saygısı, kontrol ve mükemmeliyetçilikle ilgili konularda bireysel bir iÅŸe yardım etmek için yeme ve kilo alma konusunda korkuları teÅŸvik eden faktörleri ortaya çıkarmak için anlamlı ve gerekli olabilir. BiliÅŸsel Davranışçı Terapi (CBT), yeme bozuklukları için etkili bir tedavi ÅŸekli olarak kabul edilir. Zamanla sınırlı ve doÄŸaya odaklanır, bireyin düşünceleri, inançları ve davranışları arasındaki baÄŸlantıları görmesine yardım eder. CBT’nin bir yönü, belirli davranışların repertuarını arttırmaya ve gıdayı çevreleyen rahatsızlık ve sıkıntıya karşı bir tolerans oluÅŸturmaya odaklanmayı da içerir. Bu, yeme alışkanlıklarını normalleÅŸtirmeye ve saÄŸlıklı kilo almayı destekleyen davranışlarda bulunmaya yardımcı olur.

Aile terapisi, anoreksiya nervoza ve diÄŸer yeme bozukluklarını tedavi etmenin etkili bir yolu olarak da düşünülmektedir. “Maudsley Yöntemi”, ebeveynlerin çocuklarının iyileÅŸme yolculuÄŸunda olumlu bir rol oynayan aktif ajanlar olarak entegre edildiÄŸi bir aile terapisidir. 1985’te Londra’daki Maudsley Hastanesinde geliÅŸtirilen bu yaklaşım, ebeveynlerin yeme bozukluÄŸu olan çocuk veya ergenin beslenmesinde sakin, destekleyici ve tutarlı olmalarını vurgular.

İlaçlar

Antidepresanlar ya da diğer psikiyatrik ilaçlar, depresyon ya da anksiyete gibi ortaya çıkabilecek diğer eşlik eden rahatsızlıkların tedavisine yardımcı olabilirken, ilaçların rolü yeme bozukluklarının tedavisindeki rolü ile sınırlıdır.

Bir kişinin yeme bozukluğu, hayatı tehdit eden veya ağır psikolojik veya davranışsal sorunlara neden olan fiziksel problemlerle yeterince şiddetli olduğunda, yatarak tedavi ve / veya konut tedavisi önerilebilir.

Anoreksiya nervoza
Anoreksiya nervoza
[psp_full id=all show_business=true show_address=true show_contact=true show_opening_hours=false show_payment=false show_gmap=false]

Anoreksiya Nervoza

[fruitful_tabs type=”vertical” width=”100%” fit=”false”] [fruitful_tab title=”TANIMI VE TARİHSEL KÖKENLERİ”]

Anoreksiya nervoza nedir?

Kelime anlamı: tedirginliğin ortaya çıkardığı iştahsızlık!!!

Tanım : genel olarak 12- 18 yaşları arasında başlayan ve kilo alma korkusu yüzünden bilinçli olarak aşırı zayıf kalma çabaları ile giden bir bozukluktur

 

Modern anoreksiya nervoza kavramının kökenleri

  • Orta çaÄŸlarda azizelerin diyet yaparak kendilerini geri dönüşümsüz açlık durumuna getirdikleri bildirilmiÅŸtir.
  • Anoreksiya nervozanın bilinen ilk tıbbi kaydı 1869’da Richard morton tarafından yayımlanmıştır. Morton, beden dokusu kaybına neden olan «tedirgin beslenme» özellikleri sergileyen 2 hastadan bahseder
  • 1873 yılında Charles lasegue paris’te ve Sir William Gull Londra’da birbirinden bağımsız bir ÅŸekilde klinik sendromu günümüzde kullandığımız adını tanımlamışlardır.
  • yüzyılda Paris’ten Dr.Louise-Victor Marce birkaç anoreksiya nervoza olgusu bildirmiÅŸtir.
  • yüzyılın baÅŸlarında pituiter yetersizlik ve anoreksiya nervoza arasında iliÅŸki olabileceÄŸi görüşü önem kazanmıştır.
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”DSM ÖLÇÜTLERİ”]

Anoreksiya Nervoza  DSM-IV-TR Tanı Ölçütleri

  • 1- Yaşı ve boy uzunluÄŸu için olaÄŸan sayılan en az kiloda ya da bunun üzerinde bir vücut ağırlığına sahip olmayı kabul etmeme (beklenenin % 85’inin altında vücut ağırlığına sahip olmaya yol açan kilo kaybı).
  • 2- Beklenenin altında vücut ağırlığına sahip olmasına karşın kilo almaktan ya da ÅŸiÅŸman biri olmaktan aşırı korkma.
  • 3- Vücut ağırlığı ya da biçimini algılamada bozukluk olması, kendini deÄŸerlendirmede vücut ağırlığı ya da biçiminin anlamsız bir etkisinin olması ya da o sırada vücut ağırlığının düşük olmasının önemini inkar etme.
  • 4- MenarÅŸ sonrası amenore, yani en az üç ardışık menstruel siklusun olmaması (hormon verildikten sonra mensturasyon dönemleri oluyorsa, o kadının amenoresi olduÄŸu düşünülür).

Anoreksiya Nervoza  DSM-5’e göre tanı kriterleri

  • A- Gereksinimlere göre enerji alımını kısıtlama tutumu, kiÅŸinin yaşı, cinsiyeti, geliÅŸimsel olarak izlediÄŸi yol ve beden saÄŸlığı baÄŸlamında belirgin bir biçimde düşük bir vücut ağırlığının olmasına yol açar. Belirgin bir biçimde düşük vücut ağırlığı, olaÄŸan en düşüğün altında ya da çocuklar ve gençler için beklenen en düşüğün altında olarak tanımlanır.
  • B- Kilo almaktan ya da ÅŸiÅŸmanlamaktan çok korkma ya da belirgin bir biçimde düşük vücut ağırlığında olmasına karşın kilo almayı güçleÅŸtiren sürekli davranışlarda bulunma.
  • C- KiÅŸinin vücut ağırlığını ya da biçimini nasıl algıladığıyla ilgili bir bozukluk vardır, kiÅŸi, kendini deÄŸerlendirirken, vücut ağırlığı ve biçimine yersiz bir önem yükler ya da o sıradaki düşük vücut ağırlığının önemini hiçbir zaman kavrayamaz.

 

NOT: Menarş sonrası menstrual döngü şartı terk edilmiş

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”TİPLERİ/ÇEŞİTLERİ”]

Anoreksiya nervozanın alt tipleri

  • Kısıtkayıcı tip: aşırı kısıtlanmış

rejim uygulanır

  • Bulimik tip: kısıtlanmış tiple birlikte

aşırı yeme yada çıkarma davranışları

görülür. Yeme kontrolü kaybolmuştur.

 

Anoreksiya  ile diğer  yeme bozuklukları arasında geçiş

  • Anoreksiya nervozadan bulimia nervoza ya geçiÅŸ (%33 )
  • bulimia nervozadan Anoreksiya nervoza(%14)

Anoreksiya nervoza ile tıkanırcasına yeme bozukluğu arasında  araştırmalarda hiç görülmemiştir

Not : Kısıtlayıcı alt türünden, bulimia nervozaya doğrudan geçiş olmamaktadır

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”SIKLIK VE YAYGINLIK”]

Anoreksiya Nervoza  Sıklık ve yaygınlık

  • Görülme sıklığı yaşı 15-19 yaÅŸ aralığıdır.
  • Ergen kızlarda Görülme sıklığı %0,5-1 arasındadır. Ergenlik öncesi kayda deÄŸer bir oran yoktur.
  • Çok daha büyük sıklıkla kadınlarda görülür. (10-20:1).
  • Orta ve yüksek sosyo-kültürel düzeyde daha sık görülür
  • Yaygın ülkeler: İngiltere, ABD, kanada ve avrupa ülkeleri
  • Son 20-30 yılda oran anoreksiya nervoza tanısı alan hasta sayısı artmıştır.

 

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”BELİRTİLERİ VE NEDENLERİ”]

Anoreksiya nervozanın oluş nedenleri

  • Psikodinamik açıdan: anorksiya nervoza tanısı alan kiÅŸi ağır cinsel çocuksuluk, cinsel iliÅŸki kurma ve gebe kalmaya karşı aşırı korku, büyümeye anneden ayrılmaya, bireyselleÅŸmeye karşı aşırı korku gibi çekirdek çatışmalar tanımlanmıştır.
  • Bu hastalar ergenlik çağında göğüsleri, kalçaları, normal olarak  geliÅŸen cinsel istekleri bulunan genç bir kız olmaya ve böyle görünmeye, yani cinsel kimlik ve çekicilik  kazanmaya karşı aşırı bir direnç gösterme olrak deÄŸerlendirilir
  • Psikodinamik kuramcılar, pubertedeki cinsel ve sosyal geliÅŸim sonucu, yemeÄŸe karşı fobik kaçınma tepkisi oluÅŸturmaktadır. Oral gebe kalma fantezileri, pasif ve sıcak baba ile bağımlı, baÅŸtan çıkarıcı iliÅŸkiler ve ambivalan duygular hissedilen anneye yönelik saldırganlık nedeniyle ortaya çıkan suçluluk üzerinde odaklanmaktadır
  • Genetik yatkınlık : anoreksiya nervoza görülen insanların biyolojik akarabaların da bu hastalıkların görülme oranları da yüksektir.
  • Çift yumurta ikizler, tek yumurtaya göre daha fazla yatkınlık gösterir.
  • Sosyokültürel etkenler: Batılı kültürlerde incelik, çekiciliÄŸin dışa vurumu olarak önemle vurgulanır. Yani zayıf olma baskısı(ör:FİJİ li kadınları araÅŸtırması)isteyerek diyet yapanların çoÄŸunluÄŸu, daha çekici olma amacındadır. İsteyerek diyet yapanların bir diÄŸer grubu dansçılar, balerinler, sporcular, jokeyler gibi iÅŸ yaÅŸamlarında rekabetin önemli olduÄŸu kiÅŸilerdir
  • Ailenin etkileri: anoreksiya nervoza hastalarının 1/3 ün den fazlası hastalığın geliÅŸiminde ailede ki iÅŸlev bozuklukları (katı aile, anne baba geçimsizlikleri, aşırı denetim). Anoreksiya nervoza hastalarının birçoÄŸunun Anne babanın zayıflık ve diyet endiÅŸesi içinde olduÄŸu tespit edilmiÅŸtir
  • Cinsiyet: erkeklere oranla daha fazla kadınlarda görülmektedir.
  • Mükemmeliyetçilik: mükemmel beden endiÅŸesi içinde olma davranımı
  • Olumsuz duygusallık: olumsuz benlik algılaması, ve acımasız öz-eleÅŸtri görülür. Ek olarak biliÅŸsel çarpıtmalar görülür
  • Aşırı ve kontrolsüz diyet
  • Cinsel taciz ve travmatik yaÅŸantılar: cinsel tacize uÄŸrayan kiÅŸilerde ergenlik ve yetiÅŸkinlik dönemlerinde anoreksiya ve diÄŸer yeme sorunları yüksek görülmektedir

 

Anoreksiya nervozanın belirtileri

  • Mükemmeliyetçi olma , okul ve iÅŸ hayatlarında yüksek baÅŸarı
  • Normal veya saÄŸlıklıdan daha zayıftır
  • Kilo almaktan çok korkarlar normal kiloda kalmayı reddederler
  • Çok zayıf bile olsalar kilolu olduklarını düşünürler
  • Kadınlarda adet görememe yada adetten kesilme, erkeklerde cinsel güç ve ilgide azalma
  • Yemek, kilo ve diyet saplantıları vardır
  • Yiyecekleri miktarı aşırı sınırlarlar
  • Hasta bile olsalar çok fazla egzersiz yaparlar
  • Kilo alımını engellemek için kusarlar, laksatif kullanırlar veya idrar söktürücü kullanırlar
  • Direnç, Anoreksiya sorununun olduÄŸunu kabul etmeme,
  • Depresyon ve anksiyete

 

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”GİDİŞAT VE SONLANIM”]

Anoreksiya Nervoza  Gidişat ve sonlanım

  • Ruhsal bozuklar içinde en ölümcül olanıdır
  • Az sayıda kendinden düzelir, 10 yıl içinde iyileÅŸme oranı %50 den azdır.
  • Hastaların %40’ı tamamen, %30’u kısmen, %30’u ise kronikleÅŸmektedir. Mortalite oranı %22 dir
  • Özellikle hastalık süresinin 15 yılın üzerine çıktığı olgularda ölüm oranı artmakta, hastanın düzelme ÅŸansı düşer.
  • EÄŸer kiÅŸinin kilosu 35 kg’dan daha düşük ise mortalite riski 15 kat kadar artar.
  • Kronik vakalarda intihar riski % 2,5’tir
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”AYIRICI TANI VE EKTANILAR”]

Anoreksiya Nervoza  Ektanılar

  • Bunaltı/anksiyete bozukluÄŸu : yeme bozukluklarına zemin hazırladığı öne sürülmüştür. Genel toplamda %12-30 dir. . Anorektik olan hastalar toplum içinde yemek yerken aÅŸağılanacak veya aÅŸağılanıyor gibi hissedebilirler.
  • OKB ve Sosyal fobi anoreksiya nervoza ektanısı ile sıklıkla görülmekte. baÅŸkaları tarafından negatif deÄŸerlendirileceklerine iliÅŸkin korkuları, yemek ve yiyeceklerle ilgili birtakım obsesyonları, kompulsiyonları ve ritüelleri olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken obsesif kompulsif bozukluk veya sosyal fobide kiÅŸinin uÄŸraÅŸları/korkuları/ritüellerinin yeme ile sınırlı olmamasıdır. Yapılan bir çalışmada AN Lİ hastaların % 26’sınde  OKB olduÄŸu görülmüştür
  • Ayrıca AN tanısı almış hastaların %60 da çekingen kiÅŸilik özellikleri tespit edilmiÅŸtir.
  • Depresyon: kiÅŸi de aşırı diyetle beraber olumsuz duygulanım, iÅŸtahın azalması ve olumsuz deÄŸerlendirmeler ve çarpık düşünceler  söz konudur

Anoreksiya Nervoza  Ayırıcı tanı

1.Aşama : Bedensel hastalıklar dışlanmalı(çölyak gibi mide bağırsak hastalıkları,lenfoma gibi kanser  tüberküloz gibi kronik enfeksiyon hastalıkları, kilo kaybına neden olan Crohn hastalığı, hipertiroidi, Addison hastalığı ve diabetes mellitus)

2.Aşama: Diğer psikolojik patolojilerinden ayırt etmek

  • Beden Disformik BozukluÄŸu
  • Depresyon
  • Bulimia Nervoza
  • Åžizofreni
  • OKB
  • Anoriktikler genel vücut imajı ile ilgili bir bozukluk söz konusudur. Anorektikler genel olarak aşırı kilolu olduklarını düşünürler
  • Beden disformik boznukluÄŸu ise genel beden imajı ile ilgili bir bozukluk yoktur. Burada beden parçaları veya iÅŸlevleri ile ilgili kaygı ve uÄŸraşılar temel klinik patolojidir.
  • Bulimi nervoza ile arasındaki en temel fark , anoreksiya hastalarında kilolarının sınırın altında olması, bulimiklerde ise normal/normal üstü kiloya sahip olmaslarıdır
  • Åžizofrenide garip yeme davranışları, gıda ile ilgili hezeyanlar, kalori içeriÄŸi ile nadiren iliÅŸkilidir. ÅžiÅŸmanlama korkusu ve AN deki hiperaktivite görülmez
  • OKB de törensel yeme davranışı ve kilo kayıpları olabilse de beden algısında bozulma yoktur.
  • Depresyon :Depresyonda iÅŸtah azalır.Gıdaların kalori içeriÄŸi ile aşırı ilgilenme, yemek tarifi toplama, baÅŸkaları için yemek hazırlama, ÅŸiÅŸmanlama korkusu, beden imajı bozukluÄŸu depresif hastada gözükmez. Anoreksiya nervoza,İştahın varlığını inkar eder. Anoreksiya nervoza’nın ileri safhalarında iÅŸtah azalır. Anoreksiya nervoza’daki hiperaktivite planlı ve ritüelistik özelliÄŸi ile depresyondan ayrılır

Beden imgesi ve medya ilişkisi :Medya imgelerinin gerçek ideal olarak görülmesi ve kendi ya da arkadaşlarının bedenlerini medya imajları ile karşılaştırma, zayıflığın ideal olarak benimsenmesiyle ilişkili araştırmalarda desteklenmektedir

Ayrıca diyet yapma, aşırı yeme, yemekten önce ve sonra suçluluk duyma gibi yeme tutum ve davranışıyla ilgili kimi bozukluklarında medya imgelerinin gerçek ideal olarak görülmesi ve bu imgelerle kendi ya da arkadaşlarının bedenlerini karşılaştırma ile ilişkili olduğu belirlenmiştir

Anoreksiya nervoza ve  Kültürler

  • AN, Afrika kadınlarında ABD li kadınlara oranla daha azdır. Hong Kong da ki AN tanısı almış %58 kadında önemli kilo endiÅŸesi görülmemiÅŸtir
  • Gana lı AN tanısı almış genç kızlarda da önemi kilo endiÅŸesi görülmemiÅŸtir(aç bırakmayı özdenetim ve dinsel fikirlerle açıklamışlardır)
  • Japon kadınlarda, ABD li kadınlara göre zayıflık dürtüsü zayıf bulunmuÅŸ
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”KOMPLİKASYONLAR-İNTİHAR”]

Anoreksiya nervoza ve intihar

  • Yeme bozukluklarında özkıyım davranışı ile iliÅŸkili etmenler, yeme bozukluÄŸunun alt tipi, ek tanıların varlığı, ilaç metabolizmasının hızlı olması, belli kiÅŸilik özellikleri, çocuklukta istismar öyküsü ve belli aile tutumlarıdır. Bu etmenler dışında depresif bozukluklar, alkol-madde kötüye kullanımı ve kiÅŸilik bozuklukları gibi diÄŸer ruhsal bozuklukların bulunması da yeme bozukluklarında özkıyım riskini artırmaktadır
  • Her 35 anorektik hastadan birisinin intihar ettiÄŸini söyleyebiliriz.

Anoreksiya Nervoza  Komplikasyonlar  ve Riskler

  • Anoreksiyalı kadınların tedavi görmedikleri süre uzadıkça gebe kalma ihtimali daha düşüktür ve hamile kaldıklarında da prematüre veya zayıf bebekler doÄŸurma riskleri yüksektir. Ergenlik çağı öncesinde veya sırasında anoreksiya geçirenlerde, ergenliÄŸin getirdiÄŸi bazı fiziksel deÄŸiÅŸiklikler geç görülebilir ve bu da yetersiz büyümeye neden olabilir. Anoreksiyali hastaların yaÅŸamlarının ileri dönemlerinde osteoporoz yani kemiklerde zayıflık ve kolay kırılma durumu yaÅŸamaları riski yüksektir. Ayrıca anoreksiya kalp kası da dâhil olmak üzere kasların güç kaybetmesine neden olarak ileride kalp krizi geçirme riskini de artırmaktadır
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”TEDAVİ”]

Anoreksiya Nervoza  Tedavi ve başa çıkma yolları

  • Aile terapisi
  • BiliÅŸsel davranışçı te Anoreksiya Nervoza api
  • Psiko-eÄŸitim
  • İlaç tedavisi

Tedavini 3 temel amacı vardır

Hastanın ;

–Beslenme bozukluÄŸunu düzelterek, hastanın vücut ağırlığının düzeltilmesi

–Bireyin yeme davranışları ile ilgili uÄŸraÅŸların azaltılması, güvenin artılrılması, ve bireyselliÄŸin saÄŸlanmasıdır.

Bozuk yeme-çıkarma davranışlarını düzeltmektir 

  • Aile terapisi: anoreksiya nervoza görülen ergenlerde günümüzde ençok kullanan tedavi yöntemidir. 6-12 ay süren 10-20 seanslık 3 evreden oluÅŸur. Hastaların %75-90 i 5 yıl içinde aile terapisi ile iyileÅŸme saÄŸlanmaktadır.

1.yeniden besleme evresi: yeniden sağlıklı beslenme

2.uzlaşma evresi: aile sorunları ele alınır ve yeni bir aile örüntüsü oluşturarak yeniden  uzlaşma sağlanmaya çalışır,

3.bitirme evresi: hasta ile aile arasında sağlıklı  ilişkiler gelişrirlmesine odaklanır.

  • BiliÅŸsel davranışçı tedavi: kilo ve yemekle ilgili çarpık inançlar ve benlikle ilgili çarpık düşünceleri düzeltmek amaçlı BDT etkili olmaktadır. Tedavi için 1- 2 yıl önerilen süredir.
  • Sorun çözme eÄŸitimi verilmesi , rol yapma çalışmaları çevresi ile karşı karşıya gelme konusunda yararlı olacaktır.
  • Grup terapsi: Haftada iki kere 90 dakikalık hastanın duygularını, heyecanlarını tanımladığı, giriÅŸkenlik, hakkını arama ve öfke kontrolü gibi konularının iÅŸlendiÄŸi grup terapileri yararlı olur
  • PsikoeÄŸitim:hastanın kendisi ve ailesinin hastalık ve tedavisi kapasamkında bilgilendirilmesi ve eÄŸitilmesi kiÅŸinin daha uygun bir bir ÅŸekilde hastalığı atlatmasını saÄŸlamaktadır
  • İlaç tedavisi: ilaç tedavisinde antidepresanlar (sorunlu düşünceleri önleme, bunaltı ve OKB önüne geçme amaçlı) ile birlikte antipsikotikler kullanmaktadır. Ancak etkililiÄŸi gösteren hiçbir çalışma bulunmamaktadır. Anti-serotonin olan sipraktin bazı hastalarda etkililÄŸi görülmüştür. EKT, hormon tedavileri ya da vitaminler bu hasta grubunda denenmiÅŸ ancak olumlu bir sonuç vermemiÅŸ tedaviler arasındadır
[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”VAKA/OLGU ÖRNEĞİ”]

Anoreksiya Nervoza  Vaka örneği  1- TİM’İN KİLO TAKINTISI

Tim 8 yaşında. Kilosu konusunda aşırı endişeli ve her gün tartılıyor. Çok şişman olmaktan yakınıyor ve kilo vermediği zaman daha az yiyor. Önceki yıl 4.5 kilo vermiş ve hala çok şişman oluğunu düşünüyor. Oysa normal kilosunun altında olduğu çok açık. Anne babası çaresizce evdeki bütün tartıları kaldırmış, o zamanda Tim her gün yediği kalori miktarını not etmeye başlamış. Bu hesaplara ve yazdıklarının doğruluğunu sürekli kontrol etmeye çok zaman ayırıyor.

Bunlara ek olarak Tim, temizlik ve düzen konusunda obsesif bir çocuk olarak anlatılıyor. Hiç arkadaşı yok, çünkü onların evleri kirli diye onları ziyaret etmeyi reddediyor. Başka bir çocuk ona dokunduğunda sinirleri bozuluyor. Her şeyin yapılması gerektiği gibi olup olmadığını sürekli kontrol ediyor. Genellikle bu onu çok tedirgin ediyor ve kaygılanıyor. Hazırlanmaya yeterli zamanı olsun diye okula gitmeden önce en az 2 saat erken kalkıyor. Son zamanlarda okula hazırlanmak için 1:30’da kalkmaya başlamış.

Anoreksiya Nervoza  Vaka örneği  2- BayanR. Ve Aşırıya Kaçmak

19 yaşında bekar bir bale öğrencisi olan Bayan R. Zayıf olduğundan anne babasının ısrarıyla yeme davranışları ile ilgili olarak bir danışmana başvurmuş. Hayatı boyunca bale ile ilgilenmiş. 5 yaşında derslere gitmeye başlamış ve 8 yaşında etkileyici yeteneği ile öğretmenlerin dikkatini çekmeye başlamış. 14 yaşından bu yana ulusal bale grubunun bir üyesi.

15 yaşında bu yana yeme konusunda güçlükler yaşamaya başlamış. Bu yaşta kendisinin de açıklayamadığı nedenlerle aşırı yediği düşüncesiyle yediklerini kusmaya başlamış. Bu kendi kendine başlattığı kusmayı, bale öğretmeninin yıllar süren katı bir diyet izlemiş. Son üç yıldır her gün bir kez tıkanırcasına yiyor ve daha sonra kendini kusturuyormuş. Tıkarcasına yeme nöbetlerinde düzinelerce pirinç pastası yada bazen daha ender olarak, 2 kiloya yakın dondurma yiyormuş. Bu genellikle anne babası yattıktan sonra gecenin ilerleyen saatlerde gerçekleşiyormuş. Anne babası kızlarının bir yeme sorunu yaşadığından endişeleniyormuş., ancak o bunu, danışmaya başvurmadan bir ay  öncesine dek hep reddetmiş.

Bayan R. Bugün ki boyuna 1.72-15 yaşında ulaşmış. En fazla kilosu 16 yaşındayken 54,4 kg. olmuş ve o bunu şişmanlık olarak tanımlıyor. Son 3 yıldır kilosu 45-47 kilogram arasında oldukça sabit kalmış. Kilosunu denetim altına almak için müshil, diüretik yada diyet hapları kullanmadığını, tıkarcasına yediği durumlar dışında yağ yada şeker oranı yüksek yemeklerden kaçındığını söylüyor.

15yaşından bu yana katı bir vejeteryan hiç ete ya da yumurta yemiyor, çok az peynir yiyor. Son 3-4 yıldır başkalarının önünde yemekten rahatsızlık duyuyormuş ve bu gibi durumlardan kaçınmak için çok çaba harcıyormuş. Bu da sosyal hayatını çok sınırlandırıyor. 16 yaşındayken kilosu 55 kilo dolaylarında olduğundan kendiliğinden 2 kez adet görmüş o gün bu gündür hiç adet görmemiş
Anoreksiya Nervoza  Vaka örneği  3- İradesi Dışında Hastaneye Yatırılan M.

29 yaşındaki M 13 yaşından beri kronik hasta bir kadındı. Bir çok kez ülkenin çeşitli hastanelerine yatırılmış ve gerçekten yetenekli terapisler tarafından tedavi edilmiştir. Bir kaç kez ölümün eşiğinden dönmüş ve akademik olarak matematik doktorası yapmayı başarmıştır. Ve yerel yaşlılar merkezinde gönüllü olarak çalışıyordu. Merkezde ki kadın yardımcılarından biri onunla arkadaşlık kurmuştu ancak M. işten sonra bir  şeyler yapmayı hep reddediyordu

Bu yardımcı M’nin sürekli zayıflamasına ve yemeği reddetmesini bir çeşit intihara eğilimli depresyon biçimi olmasından gittikçe daha çok endişeleniyordu ve en sonunda endişesini merkezin yöneticisi ile paylaştı o da M‘yi yerel hastanede tıbbi bir değerlendirmeye gitmeye ikna etti. Durumun ağırlığından endişe duyan hastanedeki doktor M.’yi isteği dışında psikiyatrik tedavi için hastanede alıkoydu. Kısa bir süre sonra psikiyatri bölümü çalışanları anoreksiya nervoza olduğunu kabul etmesine hastalığının normal bakıma direnç göstereceğinin ve zararlı etkiler yaratacağının farkında olmasına karsın M.’nin tıbbi durumu hakkında karar verme ehliyeti olmadığına karar verdi. M kilo almasına yönelik bir girişimde bulunmamaları için personele yalvardı bunun psikolojik durumunu kötüleştirmekten başka bir işe yaramayacağını anlatmaya çalıştı. Ayakta destekleyici tedavi seçeneğini kullanmasını izin verilmesini istedi

M’nin taburcu edilme isteği kısa sürede reddedildi.1 ay boyunca bazende zorlayıcı bir şekilde beceriksizce girişimlerde bulunuldu en sonunda M hukuki yollara başvurdu ve taburcu edilme kararını aldırdı. Sağlık görevlilerinin bir daha karsısına çıkmalarından korkarak yaşadığı 3 ay boyunca hızla kilo kaybetti ve en sonun kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetti

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”İLGİLİ VİDEO”] videolar yüklenecek biraz sabır 🙂 [/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”KAYNAKLAR”]

Kaynaklar

  • American Psychiatric Association (2000). Diagnostic and statistical manual of mental disorders: DSM-IV. Washington, DC.
  • American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders: DSM-5. Washington, DC.
  • Ozturk, O. (2011). Ruh SaÄŸlığı ve Bozuklukları. Nobel Tıp Kitabevleri.
  • Davison, G.C., & Neale, J.M. (2011). Anormal Psikolojisi. Türk Psikologlar DerneÄŸi
  • KöroÄŸlu, E. (2011). BiliÅŸsel-davranışçı Psikoterapiler . HYB yanıncılık
  • KöroÄŸlu, E. (2013). Psikiyatri elkitabı. HYB yanıncılık
  • James N. Butcher, Susan Mineka, Jill M.Holley (2013). Ruh SaÄŸlığı ve Bozuklukları. Kaknüs yayınları.
[/fruitful_tab] [/fruitful_tabs]Â