panik atak

PANİK BOZUKLUK

Nedir Panik Bozukluk?

Panik bozukluğu herhangi bir neden olmadan ortaya çıkan, özellikle kalbin hızlı çarpması nefes alamama, boğazda tıkanıklılık hissi, kontrolü yitirme ve ölüm korkularının eşlik ettiği panik nöbetleri ile karakterizedir. Panik nöbeti geçirmekte olan kişiler sanki kalp krizi geçiriyorlarmış gibi dehşetli dakikalar yaşarlar.

Modern panik bozukluğu kavramının kökenleri

1871’de Jacop Mendes Da Costa, kalbin yapısal bir lezyonuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmayan hastalardan söz ediyor. Bu hastalığa “irritabl heart” adını verir (Nemiah 1985). Da Costa, fonksiyonel kardiyak belirtilerin nedeninin sempatik sinir sistemi fonksiyonlarındaki bir bozukluğa bağlı olduğunu savunmuştur. Ona göre, kalp aşırı çalışmaktan ve sık uyarılmaktan hassas bir  duruma  giriyor ve bozulmuş sinir innervasyonu bu durumun sürmesine neden oluyordu.1918’de ise Lewis, bu durum için “efor sendromu”adını önermiştir. II.Dünya Savaşı’na gelindiğinde ise durum biraz değişmiştir. Savaş sırasında, önceden kalbin fonksiyonel bozukluğunun sonucu olduğu düşünülen belirtileri gösteren askerlere artık anksiyete reaksiyonu tanısı konulmakta ve tedavileri iç hastalıkları uzmanları ya da cerrahlar yerine psikiyatristler tarafından üstlenilmektedir

Dsm 5 tanı kriterleri

A. Yinelenen beklenmedik panik atakları. Bir panik atağı, dakikalar içinde doruğa ulaşan ve o sırada aşağıdaki belirtilerden dördünün (ya daçoğunun) ortaya çıktığı, birden yoğun bir korku ya da yoğun bir içsel sıkıntının bastırdığı durumdur:

  1. Çarpıntı, kalbin küt küt atması ya da kalp hızının artması
  2. Terleme
  3. Titreme ya da sarsılma
  4. Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma durumu
  5. Soluğun tıkanması durumu
  6. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma
  7. Bulantı ya da karın ağrısı
  8. Baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik ya da bayılacak gibi olma durumu
  9. Terleme, titreme, ürperme ya da ateş basması durumu
  10. Uyuşmalar
  11. Gerçekdışılık (kendinden kopma ya da yabancılaşma durumu)
  12. Denetimi yitirme ya da çıldırma korkusu
  13. Ölüm korkusu

B.Ataklardan en az birinden sonra, diğerlerinden biri ya da her ikiside bir ay( ya da daha uzun bir süreyle) olur:

1. Başka panik atakların olacağı ya da bunların olası sonuçlarıyla (örn. denetimi yitirme, kalp krizi geçirme, çıldırma) ile ilgili sürekli bir kaygı duyma, tasalanma.

2. Ataklarla ilgili olarak, uyum bozukluğu ile giden davranış değişiklikleri (örn. spor yapmaktan ya da tanıdık, bildik olmayan durumlardan kaçınma gibi panik atağı geçirmekten kaçınmak için tasarlanmış davranışlar) gösterme.

C. Bu bozukluk,bir maddenin (örn. kötüye kullanılan bir madde, bir ilaç) ya da  başka sağlık durumunun (örn. hipertiiroit, kalp-akciğer hastalıkları) belirtilerine bağlanamaz.

D. Bu bozukluk başka bir bozuklukla açıklanamaz.

Kaynak: DSM 5 Tanı Kriterleri El Kitabı, 2014.

 

 

PB’da yineleyen beklenmedik panik ataklar yaşanır ve DSM tanı ölçütlerine göre en az bir atağı 1 ay süreyle şu belirtiler izler:

Başka atakların da olacağı endişesi

Atağın yol açabileceği sonuçlarla ilgili endişe (Kontrolünü   kaybetme, kalp krizi geçirme, çıldırma vb.).

Ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği.

Panik atakların madde kullanımı,genel tıbbi duruma ve başka psikiyatrik bozukluklara bağlı olmaması.

Panik Bozukluğun oluş nedenleri

Biyolojik yatkınlıkların belirli psikolojik ve sosyal faktörler ile birleşmesi durumunda panik bozukluğa yol açtığı düşünülmektedir (Barlow & Durand, 2004, p. 137).

Genetik yatkınlık kişilerin yaşamın günlük olaylarına karşı nörobiyolojik açıdan aşırı tepki verme eğilimini belirlemede önemli bir etkendir. Aşırı duyarlı karbondioksit alıcıları ve hiperventilasyon gibi biyolojik etkenlerin de panik bozukluğa yatkınlığı arttırabileceği düşünülmektedir (Barlow & Durand, 2004, p. 137).Kalp kapakçığı anormallikleri ile de ilişkili olduğunu söyleyen araştırmalar var.

Psikolojik faktörler, Panik bozukluğu olan kişiler stresli durumlar karşısında yaşadıkları fiziksel değişimleri abartılı olarak yorumlayıp bir atak başlangıcı olarak değerlendirebilirler. İş, okul, aile ve evlilik yaşamında zorluklar ya da önemli değişiklikler ile çevresel faktörler de panik bozukluğun ortaya çıkışı ile ilişkilidir (Barlow & Durand, 2004, p. 137). Aile içi kaygı tepkielrini öğrenme de bir faktördür.

Psikodinamik yaklaşımda, Erken nesne kaybı veveya ayrılma kaygısını yetişkinlikteki panik bozukluklar ile ilişkili görür

Panik Atağın süresi  

Panik ataklarının sıklığı ve süresi değişkendir. Bazen haftada bir ya da daha sık tekrarlayabilir. Genellikle dakikalarca, bazen de saatlerce sürebilir. Tekrarlayan yanlış yardım arayışları Panik bozukluk hastası geçirdiği ataklardan sonra bazı yanlış yardım arayışları  içine de girebilir.

Acil servise başvuru

Alkol madde kullanımı

Kısır döngü

Beklenti anksiyetesi Panik atağının yatışmasının ardından, sıklıkla yeni bir

atak geçirme korkusu olarak tanımlanan beklenti anksiyetesi gelişmektedir. Özellikle ilk atak nerede yaşandı ise o yerlerde atak geçirme beklentisi gelişir. Hastada panik ataklar kontrol altına alınsa bile atak geçirme korkusu devam edebilir.

Beklenti anksiyetesi, panik atağı eşiğini düşürerek, yeni atakların ortaya çıkma riskini arttırıcı bir etki gösterebilir.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

Kontrolü kaybetme ya da çıldıracağı korkusu

Ölüm korkusu

Çarpıntı

Kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olması

Terleme

Titreme ya da sarsılma,

Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları

Soluğun kesilmesi,

Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi,

Bulantı ya da karın ağrısı,

Baş dönmesi,

Sersemlik hissi,

Uyuşma ya da karıncalanma duyumları,

Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

Derealizasyon- depersonalisazyon

Panik ataklar farklı tiplerde ortaya çıkabilmektedir.

 Beklenmedik tipte panik atakları: Bilinen bir durumsal tetikleyici olmadan ortaya çıkan panik ataklarıdır (gevşeme hali, uyku gibi tehlikesiz görünen durumlar).

Duruma bağlı panik atakları: Durumsal bir tetikleyici ile karşılaşılmasının hemen ardından ortaya çıkan panik ataklarıdır (Agorafobi ile birlikte olan PD da daha sık).

Durumsal yatkınlık gösterilen panik atakları:  Belli durumlarda ortaya çıkma olasılığı yüksek olan, ancak mutlaka çıkması gerekmeyen panik ataklarıdır(Agorafobili PB’da daha sık)

Gidişat

Süreğen bir hastalık olan panik bozukluğunda:

1-2 yıl gibi izlemelerin sonuçları iyi bir prognoza işaret ederken, uzun süreli izleme çalışmalarından, çok da yüz güldürücü sonuçlar elde edilmemiştir(Coryell ve ark. 1983, Noyes ve ark.1990, Faravelli ve ark. 1995).

4-6 yıllık tedavi sonrası: %30’unun iyileştiği, %40-50’sinin belirtileri tam kaybolmadan düzeldiği, %20-30’unun belirtilerinin aynı kaldığı ya da daha kötüleştiği görülmüştür (Katschnig ve ark. 1996, Roy- Byrne ve Cowley 1995).

Panik Bozuklukta Ayırıcı Tanı

Panik atak neredeyse tüm anksiyete bozukluklarında görülebilmektedir.

Sosyal fobisi olan bir kişinin iş görüşmesi öncesinde

OKB hastasının kirle teması

Köpek fobisi olan bir kişinin köpek gördüğünde

TSSB’li bir kişinin travmaya benzer bir durumla yeniden karşılaşması panik atak yaşamasına neden olabilir..

Panik bozukluğunda görülen panik atak genelde hiç bir uyarana bağlı değildir; beklenmedik bir anda, kendiliğinden oluşur.

Fakat agorafobi geliştikten sonra tetikleyici faktörlerle de oluşabilmektedir.

EŞLİK EDEN PSİKOPATOLOJİ

Agorafobi  ve diğer fobiler

Panik bozukluğu klinikte sıklıkla agorafobi ile birlikte görülür. Bunun yanısıra % 16-33 oranında da özgül fobilerle birlikte görülür (Klostrofobi gibi)

Agorafobi

1871’de Westpal açık alanlarda şiddetli korku yaşayan ve bu nedenle evlerine gitmek üzere tanımadıkları kimselerden yardım isteyen üç erkek hastasını bildirdiği “Die Agoraphobie” isimli çalışmasında agorafobi sendromunu tanımlamıştır.Agorafobi DSM-V te bir sendrom olmaktan çıkarılıp panik bozukluğu ile birlikte olsa da olmasa da kendi başına kodlanabilir bir bozukluk biçiminde tanımlanmıştır.

Zor durumda kalındığında, güvenliğin kolayca sağlanamayacağı, yardımın gelmeyeceği durumlarda bulunmaktan korkmadır. Kalabalık yerler, yoğun trafik, köprü, asansör gibi yerlerde ortaya çıkar. Bir panik atağın ardından agorafobi gelişmesi sık izlenen bir durumdur.Uzaklaşabilmenin mümkün olamayacağı ya da atak sırasında yardım alınamayacağı durumda belirgin anksiyete duyulur.

Yaşanan korku ya da anksiyete durumsaldır.

Agorafobili Panik bozukluk

Major depresyon

Panik bozukluğu sıklıkla diğer anksiyete bozukluklar ve depresyonla birlikte bulunur. Panik bozukluğu hastalarının  %35-91’inde major depresif epizod görülmektedir (Breier ve ark. 1985, Stein ve ark.1990).

1/3’ünde depresyonun panik bozukluğundan önce başladığı, 2/3’ünde depresyonun panik bozukluğu ile birlikte ya da ondan sonra başladığı bildirilmiştir.(Lesser ve ark. 1989). Panik bozukluktaki  izolasyonla sorunlar daha ileri boyutlara taşınmaktadır. Obsesif kompulsif bozukluk

Panik bozukluğu ile birlikte görülebilen ve eşlik ettiğinde bu hastalarda depresyon riskini arttıran bir diğer hastalık obsesif kompulsif bozukluktur. Hastalarının yaklaşık 1/5’ine obsesif kompulsif bozukluk eştanısı konulduğu bildirilmiştir

Alkol kullanımı

Alkol kötüye kullanımı, panik bozukluğu hastaları için ciddi bir risk etkenidir. Panik bozukluğu hastaları başlangıçta beklenti anksiyetelerini azaltmak için alkol içmeye başlamakta, ancak zamanla alkolizm bir komplikasyon olarak ortaya çıkabilmektedir.Alkolizm görülme oranı %17 bulunmuştur (Breier ve ark.1986, Aronson 1987).

Hipokondriyazis

PB hastalarında, %20 gibi düşük olmayan oranlarda, hipokondriyazis görülebilmektedir. Bedensel duyumlarına yönelik artmış bir dikkat gösterirler ve bedensel değişikliklere aşırı duyarlıdırlar. Bu hastalarda, fiziksel hastalık olduğu inancı ve bedensel uğraşılar, daha sık olarak atakların olduğu dönemle sınırlıdır. (Faravelli ve Paionni 1999).

Kişilik bozukluğu

PB’da kişilik bozukluğu görülme oranı % 40 ile % 65 arasında değişmektedir.(Yaluğ ve diğ.,2003). İlginç biçimde, uygulanan tedavi ister ilaç isterse psikoterapi olsun kişilik özelliklerini -özellikle bağımlı kişilik özelliklerini- de önemli ölçüde düzeltmektedir(Onur ve diğ.2004).

Tedavi ve Başa Çıkma Yolları

İlaç kullanımı ve psikolojik müdahaleler başlıca tedavi yöntemleridir.

İlaç tedavisi: İlaçla tedavide antidepresanlar ve anksiyolitiklerin etkililiği birçok araştırma tarafından desteklenmektedir.

Antidepresanlar, semptomların durdurulmasına yardımcı olmayı hedefler. Nörotransmiterlere etki eder.

Anksiyolitikler, ise kaygı giderici özellikleri ile tercih edilmektedir. Bağımlılık yapma özellikleri ve bilişsel- motor yan etkileri iyi değerlendirilmelidir.

İlaç kullanımı PB tedavisinde belirli düzeyde başarı göstermiş yöntemlerden biridir. Yapılan izleme çalışmaları PB tedavisinde psikolojik müdahalelerin etkisinin kalıcılığını ve ilaç tedavisine olan üstünlüğünü ortaya koymuştur. (Davison & Neale, 2011, p. 143). Bazı çalışma sonuçlarına göre: İlaç kullanımının süresiz olarak devam etmesi gerektiği, ilaçların kesilmesi durumunda belirtilerin yeniden ortaya çıktığı gösterilmiştir.

Psikolojik müdahaleler: Panik atakların sıklığını ve şiddetini azaltmada bilişsel-davranışçı müdahaleler, paniği tetikleyen iç uyarıcılara (Hiperventilasyon, kalp atış hızında artış, baş dönmesi gibi) maruz bırakma ve gevşeme teknikleri birlikte ve etkin bir şekilde kullanılan yöntemlerdir.

Bilişsel-davranışçı müdahaleler ile kişinin korkulan ancak gerçekte tehlikesiz olan durumlara karşı temel algı ve tutumlarının belirlenmesi ve değiştirilmesi amaçlanır. Özellikle agorafobiyi hedef alan bu müdahalelerde kişinin kademeli bir şekilde korkulan duruma maruz bırakılması ve kişinin korkularının gerçeklikle uyuşmadığını duygusal düzeyde öğrenmesi hedeflenir.

Maruz bırakma: Panik atağı tetikleyen iç uyarıcılara maruz bırakmayı içerir. Kişinin terapi odasında “mini” panik ataklar geçirmesi sağlanır. Örneğin kişinin panik atakları hiperventilasyonla tetikleniyorsa hızlı hızlı nefes alması veya başdönmesi ile tetikleniyorsa kendi etrafında dönmesi istenir. Paniğin diğer belirtilerinin hissedilmeye başlanmasıyla kişi bunları güvenilir bir ortamda deneyimlemiş olur ve daha önce öğrenmiş olduğu baş etme yöntemlerini (gevşeme ve nefes egzersizleri gibi) deneyimler. Bu deneyimler sayesinde panik bozukluğu olan kişi iç uyarıcıları kontrol kaybı ve panik olarak değil zararsız ve baş edilebilir olarak algılamaya başlar (Barlow & Durand, 2004, p. 138).

Tedavi sürecinde panik bozukluğun tedavisi ile birlikte aynızamanda hastaların günlük yaşamda karşılaştıkları diğer zorluklar da belirlenmeli ve hayata uyum becerileri artırılmalıdır.

Vaka örneği

  1. Hanım 27 yaşında, 7 yıllık evli ve 2 çocuğu var. Araba kullanırken bayılma korkusu, kalp krizi geçireceğinden endişe duyma, nefes darlığı, dışarıya yalnız çıkmaktan korkma şikayetleri ile başvurmuştur.

Hikayesi:  20 gün önce hamile bir arkadaşı erken başlayan sancıları nedeniyle hastaneye yatırılmış.X Hanım arkadaşını ziyarete gitmiş ve arkadaşının riskli bir ameliyat geçireceğini öğrenmiş.Kayınvalidesi ölüm riski var demiş. O an kendini arkadaşının yerine koymuş ve arkadaşım ölürse çocukları ne yapar gibi düşünceler aklına gelmeye başlamış. Ardından başı dönmüş, vücudu boşalmış, eli ayağı tutmamış ve yere oturmuş. Yanındakiler yüzünü yıkamış ve 5-10 dakika sonra kendine gelmiş. O akşam sürekli eli ayağı titremiş, sık sık fenalaşmış ve acil servise başvurmuş.  Ertesi gün kızının tansiyonunu ölçtürmek için acil servise gitmiş ve ordayken ateş basması, baygınlık, baş dönmesi yaşamış. Acildeki doktor müdahale etmiş ve sonrasında psikiyatriste gitmesini önermiş. O hafta birkaç defa araba kullanırken fenalaştığını hissetmiş ve acile başvurmuş. Arabaya her binişte kaygı yaşıyormuş; ancak bir defa binmekten vazgeçersem sonra bir daha kullanamam diye düşünüp korktuğu halde araba kullanmaktan hiç vazgeçmemiş. Dışarıya kendi başına çıkamadığını, yanında ya çocukları ya da eşinin olması gerektiğini, söylüyor.

Çocukluk yıllarından beri kapalı yerlerden, asansöre binmekten ve karanlıktan korkarmış. Işıklar kesilince her yere mumlar dikip yakarmış. Amcasının küçükken ona asansörde kapalı kaldığını anlattığını hatırlıyor ve sanırım kapalı yerde kalmaktan o nedenle korkuyorum diyor. Hayatında sürekli devam eden iki kaygısı olduğunu ifade ediyor.  5 yaşındaki çocuğunun 1,5 yıldır devam eden böbrek sorunu olduğunu ve onun için endişelendiğini, yıllardır yaşayacakları evle ilgili bir gündemlerinin olduğunu ancak bir türlü sonuçlandıramadıklarını belirtiyor. Çocuklarını yetiştirme konusunda da endişeleri olduğunu ifade ediyor.

Kendini kötü hissettiği durumlarda derin enfes aldığını, camı açtığını, bunu atlatırım diye kendine telkinde bulunduğunu,dua ettiğini ve bunların işe yaradığını söylüyor. Önceden bunarı anlatırken de fenalaşıyordum ama artık fenalaşmıyorum diyor.

En son banyodayken bayılacak gibi olduğunu, kendini zor dışarı attığını, nefesi daraldığını, karnına bir taş oturur gibi hissettiğini, kalp krizi geçireceğim diye korktuğunu söylüyor. O esnada bunlar acaba açlıktan mı  diye düşünüp çikolata yediğini ve sonra bu belirtilerin geçtiğini ifade ediyor.

panik atak

Panik atak: Nasıl iyileşirim?

Panik atak: Onları nasıl durduracağım?

Bir panik atak, ani bir korku ya da kaygıyı engelleyen ani bir duygudur. Bu, bir kişinin kontrolünü kaybetmekte ya da ölmekte olduğundan korkması gibi akut bir sıkıntıya neden olabilir.

Panik duygularının kontrolden çıkmasını önlemek için, panik belirtileri olan kişiler için önemli bir beceridir.

stres ve anksiyete gibi durumlar panik atak yol açabilir  . Kalp rahatsızlıkları ve anemi gibi kan hastalıkları benzer semptomlara neden olabilir.

Saldırının şiddeti tipik olarak yaklaşık 10 dakikada zirve yapar, ancak belirtiler bunun ötesine geçebilir. Bir panik atak genellikle uyarı olmaksızın gerçekleşir ve herhangi bir gerçek tehlike veya görünür neden ile ilgisiz olabilir. Bir kişiyi uykusundan bile uyandırabilir

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) 10 kişiden yaklaşık 1’i zaman zaman panik atak geçiriyor.

Kadınlar erkeklere göre iki kat panik atak geçiriyor.

Panik atak için bazı gerçekler;

  • Panik ataklar, amigdala veya beynin korku merkezi tarafından aşırı tepki gösterir.
  • Semptomlar arasında  hızlı kalp atışı, terleme, nefes alma zorluğu ve yaklaşan ölüm ya da kıyamet hissi sayılabilir.
  • kadınlarda 2 kat daha fazla görülür
  • Sakin nefes alma teknikleri ve dikkatli olma stratejilerinin hazırlanması panik atakların kontrolü sağlamasına yardımcı olabilir.

 

panik atak belirtileri

panik atak
panik atak

Bir panik atakı durdurmak için, bir kişi ilk olarak semptomları ve uyarı işaretlerini tanımalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir panik atak, aşağıdaki belirtilerden en az dört tanesine yol açacaktır:

  • hızlı kalp atışı
  • terlemek
  • nefes darlığı
  • boğulma hissi
  • göğüs rahatsızlığı
  • mide bulantısı
  • başım dönmesi
  • gerçeksizlik veya kopuş duyguları
  • karıncalanma veya uyuşma
  • titreme veya sıcaklık hissi
  • aklımı kaybetme korkusu
  • ölme korkusu

Panik ataklar bir birey için ürkütücü olabilse de, genellikle 10 ile 20 dakika arasında sürer ve yaşamı tehdit etmez.

Panik ataklar için her zaman açık bir zaman aralığı yoktur. Bazı insanlar bir günde birkaç atak yaşayabilir ve daha sonra aylar boyunca görülmeyebilir. Diğerlerinin haftalık olarak atakları olabilir.

Bununla birlikte, bir model tanımlanabilir. Agorafobi , kamusal alanlarda olmanın panik atak tetikleyeceği korkusu gibi durumlarda , insanlar kamusal alanlardan kaçınma eğilimindedirler.

Panik ataklar diğer sağlık durumlarını taklit edebilir. Bu belirtileri yaşayan herkes, altta yatan bir tıbbi neden olup olmadığını belirlemek için bir sağlık uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Bazı kalp problemleri, solunum yolları, aşırı aktif tiroid bezleri ve kafein gibi uyarıcılar benzer semptomlara neden olabilir

.

Panik Atak Nedenleri

Panik atak nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır, ancak araştırmalar genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin bir bireyin panik yapmaya daha yatkın olabileceğini göstermektedir.

Örneğin, panik ataklara, bir korku uyaranına veya beynin aşırı tepki veren bir korku merkezine aşırı duyarlı olan beyin biyolojisi, amigdala olarak bilinen bir yapıdan kaynaklanabilir.

Vücudun algılanan herhangi bir tehlike veya tehdide oranla ani bir dalgalanma adrenalini yaşadığı zaman panik atak oluşur.

Panik atak sırasında, amigdala, bilinmeyen bir duruma maruz kaldığında veya stresli bir yaşam olayına maruz kaldıktan sonra yüksek stresli bir tepki ile reaksiyona girer .

panik atak
panik atak

Panik ataklara, beynin uyarıcıya aşırı tepki veren duygusal merkezini uyarır

Adrenalin, dövüş ya da kaçış cevabında yer alan hormondur. Bir bu hormonun ani salınımı kaçmak veya fiziksel olarak diğer şeyler arasında, kalp ve solunum oranlarının artırılması yoluyla tehlikeye karşı vücudu hazırlar.

Panik atak durumunda, adrenalindeki bu ani artış, gerçek tehlike veya tehditle orantılı olmayan rahatsız edici hislere ve hislere neden olur.

Sinir sistemi korkutucu bir duruma normal bir şekilde tepki verdiğinde, korku kaynağı kaldırıldığında adrenalin seviyeleri hızla normal seviyelerine geri döner. Bu bir panik atakla gerçekleşmez ve bir bireyin semptomlardan tamamen kurtulmak için bir saat veya daha uzun sürebilir.

Çoğu zaman panik belirtileri için belirgin bir tetikleme yoktur. Bu, insanların “ölmek üzereyim” veya “aklımı yitiriyorum” gibi düşüncelerle deneyimin açıklamasını denemelerine neden olabilir. Bu düşünceler panik belirtilerine yol açabilir.

 

Panik atak nasıl kontrol edilir

Panik atak belirtileri hakkında iyi haber, son derece tedavi edilebilir olmalarıdır . İnsanların panik reaksiyonlarını kendi kendine yönetebilmeleri için birçok mükemmel yol var.

Eğitim

Bilgi panik atak semptomlarının üstesinden gelmenin çok büyük bir parçasıdır. Beyin çalışmalarının korku merkezi ile ilgili olarak, insanların panik ataklarını tanıması için insanları nasıl güçlendirebileceği hakkında bilgi sahibi olmak: Amigdalada adrenalin patlamasına neden olan yanlış ateşleme.Panik belirtilerinin ciddi bir hastalık ile ilişkili olmadığını anlamak çok önemlidir. aklımı yitiriyorum yada ölüyorum gibi duygu ve düşüncelere rağmen ,her hangi bir soruna yol açmayacaktır.

 

Doğru nefes alma teknikleri

Nefes almayı kontrol altına almak, panik atağı kontrol etmek için ilk adımdır. Amaç, içeri ve dışarı nefes alarak yavaş hava akışı yaratmaktır. Bu, kanda hiperventilasyonu ve bir karbondioksit birikimini önler.

Panik atakların dışında dikkatli bir nefes almanın faydası vardır. Bu, panik atak geçiren kişileri, onları durdurmak için tasarlanan tekniklerle donatıyor.

Sakin nefes almak için:

  1. Burnunuzdan yavaşça, düzenli nefesler alın ve hafifçe büzülmüş dudaklardan dışarı nefes verin.
  2. Beşe kadar nefes al, 1 saniye bekle ve sonra yavaşça dört sayına kadar nefes ver.
  3. 2 saniye duraklayın ve ardından tekrarlayın.
  4. Bunu birkaç döngü için veya vücudun sakinleşmeye başladığını hissedinceye kadar tekrarlayın.

 

Kas gevşeme

Başka bir yararlı strateji, vücudu rahatlatmayı öğrenmek

Bu teknik, çeşitli kas gruplarını germek ve germek anlamına gelir. Bu, panik ataklara katkıda bulunabilecek genel gerilim ve stres seviyelerini azaltır. Ayaklarla başlayın ve alnınıza kadar çalışın.

Derin bir nefes alırken kasları sıkın, birkaç saniye tutun ve ardından nefes alırken gerginliği serbest bırakın.

 

Farkındalık ve bilişsel davranışçı terapi

gevşeme hareketleri sizi panik ataktan korur
gevşeme hareketleri sizi panik ataktan korur

Sakin solunum, beyindeki aşırı tepkileri azaltmaya yardımcı olabilir.

İnsanların hayatın stresli unsurlarını overanalize etmeden o anda ayakta kalmalarına yardımcı olmak için tasarlanmış bir zihinsel çerçeve.

Farkındalık, birçok rahatlama ve meditasyon tekniğini içerir.

Panik ataklar derinden endişelenen endişelere dönüşen düşüncelerden kaynaklanabilir. Bilişsel davranış terapisi ( BDT ) panik atak belirtilerini kontrol etmek için etkili ve kalıcı bir tedavidir .

BDT, tekrarlanan panik atakları yaşayan insanlar için yararlı bir seçenektir. BDT korkulu düşüncelere meydan okuyor. Ne olacağından korkuyorsun? Bu korkuları destekleyecek kanıt var mı? BDT’de eğitilmiş bir uygulayıcı, bir kişiyi, tam teşekküllü bir panik atakını başarılı bir şekilde kontrol etmek ve etkisiz hale getirmek için araçlarla donatır.

 

Egzersiz

İyi bir sağlık sağlamak için düzenli egzersiz gereklidir ve günlük hayata dahil edilmelidir. Mahalleden rekabetçi sporlara doğru yürürken, ilgi çekici bir aktivite bulmak önemlidir. Egzersiz, stres yönetimine yardımcı olur ve vücudu, ağrının giderilmesi ve iyi olma hissi için hayati öneme sahip olan endorfin adı verilen doğal kimyasallar üretmeye teşvik eder.

Sosyal bir ortamda düzenli olarak egzersiz yapmak, bir kişinin özgüvenini ve toplum hissini geliştirmeye yardımcı olabilir. Bu, panik atakları için gelecekteki tetikleyicileri en aza indirebilir ve bir panik atak meydana geldiğinde yardımcı olabilecek destekleyici bir ağı destekleyebilir.

 

İlerisini planlamak

Bilinen tetikleyiciler ve stresli durumlar için hazırlık yapmak yararlı olabilir.

Terör yaratan duygularına sebep olan durum nedir? Örneğin, uçuyorsa, uçmayı seven ve bunun hakkında ne zevk aldıklarını soran bir arkadaşınızla konuşun. Belki bir uçuş görevlisinden güvence isteyebilir.

Birçok kişinin yardımcı bulduğu diğer yöntemler şunlardır:

  • müzik, film, bulmaca ya da arkadaşlarla konuşmak gibi kendinizi memnun etmenin yollarını bulmak.
  • Aşırı terlemeyi önlemek için katmanlar halinde giyinme veya portatif bir fan taşıma
  • “Güvendeyim”, “Bunu halledebilirim” veya “Bu da geçecek” gibi güven verici ifadeleri  içselleştirerek.

 

Sağlıklı diyetle beslen

Düzenli yemek yemek normal kan şekeri seviyelerinin korunmasına yardımcı olabilir. Düşük kan şekeri seviyeleri panik belirtilere katkıda bulunabilir. Sağlıklı bir diyet şunları içerir:

  • yemek yememek 4 saatten fazla sürmez
  • panik atakları tetikleyebilecek veya kötüleştirebilecekleri için kafein ve alkolden kaçınmak

Altta yatan nedenlere dikkat edin

Herhangi bir olası tıbbi sorunu çözmek için bir kontrol için bir doktora gidin. Anemi, astım ve bazı kalp rahatsızlıkları panik ataklara neden olabilir.

Bir doktoru ziyaret etmeyi zor buluyorsanız, destek için bir arkadaş veya aile üyesi getirin ve bir psikolog bulmayı unutmayın

Panik atak geçiren herhangi bir sigara içicisi , paniğe katkıda bulunan bir kişi olduğu için sigarayı bırakmalıdır . Sakinleşme hissi, anksiyete hissini hissettirebilir, ancak nikotin bir uyarıcıdır ve uzun süreli kaygıyı daha da kötüleştirebilir.

 

Tamamlayıcı ve alternatif ilaç

ABD’de tıbbi ve anksiyete ile ilgili bozukluklar için alternatif tıp müdahalelerinin kullanılmasına artan bir ilgi vardır. Hipnoz Akupunktur , aromaterapi ve bazı otlar panik kontrolü için etkili ve faydalı ek bir yöntem olabilir.

 

ilaç

İlaç panik atak belirtileri için başlangıç ​​yönetimi olarak kullanılmamalıdır. Diğer tüm önlemler yardımcı olmadıysa, bazı ilaçlar panik ataklarını kontrol etmede başarılı olmuştur. Bu içerir benzodiazepinleri ve seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI).

 

ÖNERİ

Panik atak belirtilerinin yatıştırılması, tıbbi tedaviden daha güçlü ve güven verici bir destek ağına sahip olmasına bağlıdır.

Panik ataklar, dünya çapında milyonlarca insan için ortak bir deneyimdir. Her ne kadar endişe verici olsalar da, yaşamı tehdit edici değildir ve başarılı bir şekilde kontrol edilebilirler.

Panik Bozukluk

[fruitful_tabs type=”vertical” width=”100%” fit=”false”] [fruitful_tab title=”TANIMI VE TARİHSEL KÖKENLERİ”]

Nedir Panik Bozukluk?

Panik bozukluğu herhangi bir neden olmadan ortaya çıkan, özellikle kalbin hızlı çarpması nefes alamama, boğazda tıkanıklılık hissi, kontrolü yitirme ve ölüm korkularının eşlik ettiği panik nöbetleri ile karakterizedir. Panik nöbeti geçirmekte olan kişiler sanki kalp krizi geçiriyorlarmış gibi dehşetli dakikalar yaşarlar.

Modern panik bozukluğu kavramının kökenleri

1871’de Jacop Mendes Da Costa, kalbin yapısal bir lezyonuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmayan hastalardan söz ediyor. Bu hastalığa “irritabl heart” adını verir (Nemiah 1985). Da Costa, fonksiyonel kardiyak belirtilerin nedeninin sempatik sinir sistemi fonksiyonlarındaki bir bozukluğa bağlı olduğunu savunmuştur. Ona göre, kalp aşırı çalışmaktan ve sık uyarılmaktan hassas bir  duruma  giriyor ve bozulmuş sinir innervasyonu bu durumun sürmesine neden oluyordu.1918’de ise Lewis, bu durum için “efor sendromu”adını önermiştir. II.Dünya Savaşı’na gelindiğinde ise durum biraz değişmiştir. Savaş sırasında, önceden kalbin fonksiyonel bozukluğunun sonucu olduğu düşünülen belirtileri gösteren askerlere artık anksiyete reaksiyonu tanısı konulmakta ve tedavileri iç hastalıkları uzmanları ya da cerrahlar yerine psikiyatristler tarafından üstlenilmektedir

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”DSM ÖLÇÜTLERİ”]

Dsm 5 tanı kriterleri

PB’da yineleyen beklenmedik panik ataklar yaşanır ve DSM tanı ölçütlerine göre en az bir atağı 1 ay süreyle şu belirtiler izler:

Başka atakların da olacağı endişesi

Atağın yol açabileceği sonuçlarla ilgili endişe (Kontrolünü   kaybetme, kalp krizi geçirme, çıldırma vb.).

Ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği.

Panik atakların madde kullanımı,genel tıbbi duruma ve başka psikiyatrik bozukluklara bağlı olmaması.

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”TİPLERİ/ÇEŞİTLERİ”]

Panik atak tipleri

Panik ataklar farklı tiplerde ortaya çıkabilmektedir.

 Beklenmedik tipte panik atakları: Bilinen bir durumsal tetikleyici olmadan ortaya çıkan panik ataklarıdır (gevşeme hali, uyku gibi tehlikesiz görünen durumlar).

Duruma bağlı panik atakları: Durumsal bir tetikleyici ile karşılaşılmasının hemen ardından ortaya çıkan panik ataklarıdır (Agorafobi ile birlikte olan PD da daha sık).

Durumsal yatkınlık gösterilen panik atakları:  Belli durumlarda ortaya çıkma olasılığı yüksek olan, ancak mutlaka çıkması gerekmeyen panik ataklarıdır(Agorafobili PB’da daha sık)

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”SIKLIK VE YAYGINLIK”]

Epidemiyoloji
Yaşam boyu görülme yaygınlığı:

Erkekler için yaklaşık %2,   Kadınlar için %5′dir.     Anksiyete bozuklukları içinde en geç başlayanıdır. 25 li yaşlarda başlamakta ve stresli bir yaşam olayından sonra ortaya çıkmaktadır (Davison & Neale, 2011, p. 141). Çocuklukta ya da 40 yaşın üzerinde de başlayabilmektedir.

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”BELİRTİLERİ VE NEDENLERİ”]

Panik Bozukluğun oluş nedenleri

Biyolojik yatkınlıkların belirli psikolojik ve sosyal faktörler ile birleşmesi durumunda panik bozukluğa yol açtığı düşünülmektedir (Barlow & Durand, 2004, p. 137).

Genetik yatkınlık kişilerin yaşamın günlük olaylarına karşı nörobiyolojik açıdan aşırı tepki verme eğilimini belirlemede önemli bir etkendir. Aşırı duyarlı karbondioksit alıcıları ve hiperventilasyon gibi biyolojik etkenlerin de panik bozukluğa yatkınlığı arttırabileceği düşünülmektedir (Barlow & Durand, 2004, p. 137).Kalp kapakçığı anormallikleri ile de ilişkili olduğunu söyleyen araştırmalar var.

Psikolojik faktörler, Panik bozukluğu olan kişiler stresli durumlar karşısında yaşadıkları fiziksel değişimleri abartılı olarak yorumlayıp bir atak başlangıcı olarak değerlendirebilirler. İş, okul, aile ve evlilik yaşamında zorluklar ya da önemli değişiklikler ile çevresel faktörler de panik bozukluğun ortaya çıkışı ile ilişkilidir (Barlow & Durand, 2004, p. 137). Aile içi kaygı tepkielrini öğrenme de bir faktördür.

Psikodinamik yaklaşımda, Erken nesne kaybı veveya ayrılma kaygısını yetişkinlikteki panik bozukluklar ile ilişkili görür

Panik Atağın süresi
 

Panik ataklarının sıklığı ve süresi değişkendir. Bazen haftada bir ya da daha sık tekrarlayabilir. Genellikle dakikalarca, bazen de saatlerce sürebilir. Tekrarlayan yanlış yardım arayışları
Panik bozukluk hastası geçirdiği ataklardan sonra bazı yanlış yardım arayışları  içine de girebilir.

Acil servise başvuru

Alkol madde kullanımı

Kısır döngü

Beklenti anksiyetesi
Panik atağının yatışmasının ardından, sıklıkla yeni bir

atak geçirme korkusu olarak tanımlanan beklenti anksiyetesi gelişmektedir. Özellikle ilk atak nerede yaşandı ise o yerlerde atak geçirme beklentisi gelişir. Hastada panik ataklar kontrol altına alınsa bile atak geçirme korkusu devam edebilir.

Beklenti anksiyetesi, panik atağı eşiğini düşürerek, yeni atakların ortaya çıkma riskini arttırıcı bir etki gösterebilir.

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

Kontrolü kaybetme ya da çıldıracağı korkusu

Ölüm korkusu

Çarpıntı

Kalp atımlarını duyumsama ya da kalp hızında artma olması

Terleme

Titreme ya da sarsılma,

Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları

Soluğun kesilmesi,

Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi,

Bulantı ya da karın ağrısı,

Baş dönmesi,

Sersemlik hissi,

Uyuşma ya da karıncalanma duyumları,

Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

Derealizasyon- depersonalisazyon

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”GİDİŞAT VE SONLANIM”]

Gidişat

Süreğen bir hastalık olan panik bozukluğunda:

1-2 yıl gibi izlemelerin sonuçları iyi bir prognoza işaret ederken, uzun süreli izleme çalışmalarından, çok da yüz güldürücü sonuçlar elde edilmemiştir(Coryell ve ark. 1983, Noyes ve ark.1990, Faravelli ve ark. 1995).

4-6 yıllık tedavi sonrası: %30’unun iyileştiği, %40-50’sinin belirtileri tam kaybolmadan düzeldiği, %20-30’unun belirtilerinin aynı kaldığı ya da daha kötüleştiği görülmüştür (Katschnig ve ark. 1996, Roy- Byrne ve Cowley 1995).

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”AYIRICI TANI VE EKTANILAR”]

Panik Bozuklukta Ayırıcı Tanı

Panik atak neredeyse tüm anksiyete bozukluklarında görülebilmektedir.

Sosyal fobisi olan bir kişinin iş görüşmesi öncesinde

OKB hastasının kirle teması

Köpek fobisi olan bir kişinin köpek gördüğünde

TSSB’li bir kişinin travmaya benzer bir durumla yeniden karşılaşması panik atak yaşamasına neden olabilir..

Panik bozukluğunda görülen panik atak genelde hiç bir uyarana bağlı değildir; beklenmedik bir anda, kendiliğinden oluşur.

Fakat agorafobi geliştikten sonra tetikleyici faktörlerle de oluşabilmektedir.

EŞLİK EDEN PSİKOPATOLOJİ

Agorafobi  ve diğer fobiler

Panik bozukluğu klinikte sıklıkla agorafobi ile birlikte görülür. Bunun yanısıra % 16-33 oranında da özgül fobilerle birlikte görülür (Klostrofobi gibi)

Agorafobi

1871’de Westpal açık alanlarda şiddetli korku yaşayan ve bu nedenle evlerine gitmek üzere tanımadıkları kimselerden yardım isteyen üç erkek hastasını bildirdiği “Die Agoraphobie” isimli çalışmasında agorafobi sendromunu tanımlamıştır.Agorafobi DSM-V te bir sendrom olmaktan çıkarılıp panik bozukluğu ile birlikte olsa da olmasa da kendi başına kodlanabilir bir bozukluk biçiminde tanımlanmıştır.

Zor durumda kalındığında, güvenliğin kolayca sağlanamayacağı, yardımın gelmeyeceği durumlarda bulunmaktan korkmadır. Kalabalık yerler, yoğun trafik, köprü, asansör gibi yerlerde ortaya çıkar. Bir panik atağın ardından agorafobi gelişmesi sık izlenen bir durumdur.Uzaklaşabilmenin mümkün olamayacağı ya da atak sırasında yardım alınamayacağı durumda belirgin anksiyete duyulur.

Yaşanan korku ya da anksiyete durumsaldır.

Agorafobili Panik bozukluk

Major depresyon

Panik bozukluğu sıklıkla diğer anksiyete bozukluklar ve depresyonla birlikte bulunur. Panik bozukluğu hastalarının  %35-91’inde major depresif epizod görülmektedir (Breier ve ark. 1985, Stein ve ark.1990).

1/3’ünde depresyonun panik bozukluğundan önce başladığı, 2/3’ünde depresyonun panik bozukluğu ile birlikte ya da ondan sonra başladığı bildirilmiştir.(Lesser ve ark. 1989). Panik bozukluktaki  izolasyonla sorunlar daha ileri boyutlara taşınmaktadır.
Obsesif kompulsif bozukluk

Panik bozukluğu ile birlikte görülebilen ve eşlik ettiğinde bu hastalarda depresyon riskini arttıran bir diğer hastalık obsesif kompulsif bozukluktur. Hastalarının yaklaşık 1/5’ine obsesif kompulsif bozukluk eştanısı konulduğu bildirilmiştir

Alkol kullanımı

Alkol kötüye kullanımı, panik bozukluğu hastaları için ciddi bir risk etkenidir. Panik bozukluğu hastaları başlangıçta beklenti anksiyetelerini azaltmak için alkol içmeye başlamakta, ancak zamanla alkolizm bir komplikasyon olarak ortaya çıkabilmektedir.Alkolizm görülme oranı %17 bulunmuştur (Breier ve ark.1986, Aronson 1987).

Hipokondriyazis

PB hastalarında, %20 gibi düşük olmayan oranlarda, hipokondriyazis görülebilmektedir. Bedensel duyumlarına yönelik artmış bir dikkat gösterirler ve bedensel değişikliklere aşırı duyarlıdırlar. Bu hastalarda, fiziksel hastalık olduğu inancı ve bedensel uğraşılar, daha sık olarak atakların olduğu dönemle sınırlıdır. (Faravelli ve Paionni 1999).

Kişilik bozukluğu

PB’da kişilik bozukluğu görülme oranı % 40 ile % 65 arasında değişmektedir.(Yaluğ ve diğ.,2003). İlginç biçimde, uygulanan tedavi ister ilaç isterse psikoterapi olsun kişilik özelliklerini -özellikle bağımlı kişilik özelliklerini- de önemli ölçüde düzeltmektedir(Onur ve diğ.2004).

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”KOMPLİKASYONLAR-İNTİHAR”]

İntihar girişimleri

PB hastalarında diğer psikiyatrik bozukluklara göre intihar düşüncesi ve girişimi daha sıktır(Yaluğ ve diğ.,2003). Bir çalışmada panik bozukluğu hastalarının %42’sinin yaşamlarının bir döneminde intihar girişiminde bulunduğu bildirilmiştir. İntihar girişimlerinin daha çok eşlik eden depresyon ve kişilik bozukluğu gibi psikopatoloji ile ilişkili olduğu bulunmuştur (Lepine ve ark. 1993),.

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”TEDAVİ”]

Tedavi ve Başa Çıkma Yolları

İlaç kullanımı ve psikolojik müdahaleler başlıca tedavi yöntemleridir.

İlaç tedavisi: İlaçla tedavide antidepresanlar ve anksiyolitiklerin etkililiği birçok araştırma tarafından desteklenmektedir.

Antidepresanlar, semptomların durdurulmasına yardımcı olmayı hedefler. Nörotransmiterlere etki eder.

Anksiyolitikler, ise kaygı giderici özellikleri ile tercih edilmektedir. Bağımlılık yapma özellikleri ve bilişsel- motor yan etkileri iyi değerlendirilmelidir.

İlaç kullanımı PB tedavisinde belirli düzeyde başarı göstermiş yöntemlerden biridir. Yapılan izleme çalışmaları PB tedavisinde psikolojik müdahalelerin etkisinin kalıcılığını ve ilaç tedavisine olan üstünlüğünü ortaya koymuştur. (Davison & Neale, 2011, p. 143). Bazı çalışma sonuçlarına göre: İlaç kullanımının süresiz olarak devam etmesi gerektiği, ilaçların kesilmesi durumunda belirtilerin yeniden ortaya çıktığı gösterilmiştir.

Psikolojik müdahaleler: Panik atakların sıklığını ve şiddetini azaltmada bilişsel-davranışçı müdahaleler, paniği tetikleyen iç uyarıcılara (Hiperventilasyon, kalp atış hızında artış, baş dönmesi gibi) maruz bırakma ve gevşeme teknikleri birlikte ve etkin bir şekilde kullanılan yöntemlerdir.

Bilişsel-davranışçı müdahaleler ile kişinin korkulan ancak gerçekte tehlikesiz olan durumlara karşı temel algı ve tutumlarının belirlenmesi ve değiştirilmesi amaçlanır. Özellikle agorafobiyi hedef alan bu müdahalelerde kişinin kademeli bir şekilde korkulan duruma maruz bırakılması ve kişinin korkularının gerçeklikle uyuşmadığını duygusal düzeyde öğrenmesi hedeflenir.

Maruz bırakma: Panik atağı tetikleyen iç uyarıcılara maruz bırakmayı içerir. Kişinin terapi odasında “mini” panik ataklar geçirmesi sağlanır. Örneğin kişinin panik atakları hiperventilasyonla tetikleniyorsa hızlı hızlı nefes alması veya başdönmesi ile tetikleniyorsa kendi etrafında dönmesi istenir. Paniğin diğer belirtilerinin hissedilmeye başlanmasıyla kişi bunları güvenilir bir ortamda deneyimlemiş olur ve daha önce öğrenmiş olduğu baş etme yöntemlerini (gevşeme ve nefes egzersizleri gibi) deneyimler. Bu deneyimler sayesinde panik bozukluğu olan kişi iç uyarıcıları kontrol kaybı ve panik olarak değil zararsız ve baş edilebilir olarak algılamaya başlar (Barlow & Durand, 2004, p. 138).

Tedavi sürecinde panik bozukluğun tedavisi ile birlikte aynızamanda hastaların günlük yaşamda karşılaştıkları diğer zorluklar da belirlenmeli ve hayata uyum becerileri artırılmalıdır.

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”VAKA/OLGU ÖRNEĞİ”]

Vaka örneği

  1. Hanım 27 yaşında, 7 yıllık evli ve 2 çocuğu var. Araba kullanırken bayılma korkusu, kalp krizi geçireceğinden endişe duyma, nefes darlığı, dışarıya yalnız çıkmaktan korkma şikayetleri ile başvurmuştur.

Hikayesi:  20 gün önce hamile bir arkadaşı erken başlayan sancıları nedeniyle hastaneye yatırılmış.X Hanım arkadaşını ziyarete gitmiş ve arkadaşının riskli bir ameliyat geçireceğini öğrenmiş.Kayınvalidesi ölüm riski var demiş. O an kendini arkadaşının yerine koymuş ve arkadaşım ölürse çocukları ne yapar gibi düşünceler aklına gelmeye başlamış. Ardından başı dönmüş, vücudu boşalmış, eli ayağı tutmamış ve yere oturmuş. Yanındakiler yüzünü yıkamış ve 5-10 dakika sonra kendine gelmiş. O akşam sürekli eli ayağı titremiş, sık sık fenalaşmış ve acil servise başvurmuş.  Ertesi gün kızının tansiyonunu ölçtürmek için acil servise gitmiş ve ordayken ateş basması, baygınlık, baş dönmesi yaşamış. Acildeki doktor müdahale etmiş ve sonrasında psikiyatriste gitmesini önermiş. O hafta birkaç defa araba kullanırken fenalaştığını hissetmiş ve acile başvurmuş. Arabaya her binişte kaygı yaşıyormuş; ancak bir defa binmekten vazgeçersem sonra bir daha kullanamam diye düşünüp korktuğu halde araba kullanmaktan hiç vazgeçmemiş. Dışarıya kendi başına çıkamadığını, yanında ya çocukları ya da eşinin olması gerektiğini, söylüyor.

Çocukluk yıllarından beri kapalı yerlerden, asansöre binmekten ve karanlıktan korkarmış. Işıklar kesilince her yere mumlar dikip yakarmış. Amcasının küçükken ona asansörde kapalı kaldığını anlattığını hatırlıyor ve sanırım kapalı yerde kalmaktan o nedenle korkuyorum diyor. Hayatında sürekli devam eden iki kaygısı olduğunu ifade ediyor.  5 yaşındaki çocuğunun 1,5 yıldır devam eden böbrek sorunu olduğunu ve onun için endişelendiğini, yıllardır yaşayacakları evle ilgili bir gündemlerinin olduğunu ancak bir türlü sonuçlandıramadıklarını belirtiyor. Çocuklarını yetiştirme konusunda da endişeleri olduğunu ifade ediyor.

Kendini kötü hissettiği durumlarda derin enfes aldığını, camı açtığını, bunu atlatırım diye kendine telkinde bulunduğunu,dua ettiğini ve bunların işe yaradığını söylüyor. Önceden bunarı anlatırken de fenalaşıyordum ama artık fenalaşmıyorum diyor.

En son banyodayken bayılacak gibi olduğunu, kendini zor dışarı attığını, nefesi daraldığını, karnına bir taş oturur gibi hissettiğini, kalp krizi geçireceğim diye korktuğunu söylüyor. O esnada bunlar acaba açlıktan mı  diye düşünüp çikolata yediğini ve sonra bu belirtilerin geçtiğini ifade ediyor.

[/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”İLGİLİ VİDEO”] Tab 2 content place [/fruitful_tab] [fruitful_tab title=”KAYNAKLAR”]

Kaynaklar

American Psychiatric Association (2000). Diagnostic and statistical manual of mental disorders: DSM-IV. Washington, DC.

Barlow, D.H. & Craske, M. G. (1989). Mastery of your anxiety and Panic. Albany, NY: Graywind

Barlow, D. H., & Durand, V. M. (2004). Abnormal Psychology: An Integrative Approach. Thomson Wadsworth.

Davison, G.C., & Neale, J.M. (2011). Anormal Psikolojisi. Türk Psikologlar Derneği

Klosko, J. S., Barlow D. H., Tassinari, R., & Cerny, J. A. (1990). A comparison of Alprozolam and behavior therapy in treatment of panic disorder. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 58, 77-84.

Ozturk, O. (2011). Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Nobel Tıp Kitabevleri.

Onur ve diğerleri (2004). Panik-Agorafobi Spektrumu Kavram›.Türk Psikiyatri Dergisi,15(3):215-223

Tükel, R. (2002). Panik Bozukluğu. Klinik Psikiyatri;Ek 3:5-13

Yaluğ ,İ., Kocabaşoglu, N., Aydoğan, G., Günel, B. Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Panik Bozuklukta Depresyon ve Kişilik Bozukluğu Komorbiditesi. Düşünen Adam; 2003, 16(1): 28-34

[/fruitful_tab] [/fruitful_tabs]