üstün dökmen- insanlarda çocuk egitimi

üstün dökmen- insanlarda çocuk egitimi

https://www.youtube.com/watch?v=qKq7qmbff9U

https://www.youtube.com/watch?v=qKq7qmbff9U

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Vajinismüs Bozukluğunun Görülme Sıklığı

Görülme Sıklığı

Ülkemizde görülme sıklığı ile ilgili net veriler yoktur.

Batılı kaynaklarda %1-6 olarak tahmin edilmektedir.

Konya’da yapılan bir araştırmada %15.3 olarak bulunmuştur.  Vajinismus yaşayan kadınların %46.3 ü bu durumu yalnızca eşlerinin bildiğini, %53.7 si başkalarının da bildiğini belirtmiş.

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

VAJİNİSMUS TANISI VE TİPLERİ NELERDİR?

Vajinusmus tanısı ilk cinsel birliktelik denemesi sırasında yaşananları çiftin anlatması ile konulur.

Primer vajinusmus;  vajinanın üçte bir dış kısmında cinsel birleÅŸmeyi engelleyecek boyutta yineleyici ve sürekli olarak istem dışı kasılmasıdır. İliÅŸkiye girmeye izin vermeyecek kadar ÅŸiddetli ve aÄŸrılıdır kasılmalar. Primer vajinusmusta hasta hayatında hiçbir baÅŸarılı cinsel birleÅŸme yaÅŸayamamıştır. (tamamlanmamış evlilik)

Seconder Vajinusmus; Daha önce acısız ve aÄŸrısız cinsel birleÅŸme yaÅŸantısı olmuÅŸ ve sonrasında vajinusmus geliÅŸtirmiÅŸ kadınlarda görülen vajinusmus ise seconderdir.  Seceonder vajinusmus genellikle doÄŸum yırtıkları, kötü sert jinekolojik muayneler, travma ve ameliyat yaÅŸantıları, ağır enfeksiyonlar sonrası disparoniye baÄŸlı olarak geliÅŸen bir durumdur

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Vajinismus DSM-V Tanı Ölçütleri Nelerdir?

A. Aşağıdakilerin birinde (ya da daha çoğunda) sürekli ya da yineleyici güçlük çekme

-birleşme sırasında vajinaya girme

-vajinaya girme girişimleri sırasında vulvovajinada ya da pelviste ağrı duyma

-vajinaya girme girişimleri sırasında vulvovajinada ya da pelviste ağrı duymaya yönelik kaygı ya da korku

-vajinaya girme girişimi sırasında pelvis tabanı kaslarını çok germe ya da sıkma

B.  A tanı ölçütündeki belirtiler en az yaklaşık 6 aydır sürmeli

C.Bu bozukluk  kişide klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya neden olur.

D. Bu bozukluk, başka bir Eksen I bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz (Örneğin, somatizasyon bozukluğu) ve sadece genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapiY

VAJİNİSMUS NEDİR?

VAJİNİSMUS NEDİR?

Vajinusmus; vajinanın girişindeki bulunan kasların istem dışı / kontrol dışı kasılarak cinsel birleşmenin acılı ve / veya imkansız hale gelmesi durumudur.

Kasılmalar istemdışı olarak gelişir.

Kasılmalar bilinçli ise bu vajinusmus değil eş reddidir.

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Uzman Klinik Psikolog HaÅŸim BELTEN kimdir?

Hakkında HaÅŸim BELTEN 2010 yılında Çukurova Üniversitesinden mezun olduktan sonra 2016 yılında İstanbul Esenyurt Üniversitesinden Sosyal Bilimler Ensitüsü, Klinik Psikoloji anabilimdalında tamamlamıştır. 2010 yılından beri aktif olarak psikoterapi uygulamaları yapmaktadır. 2016 yılından beri PSİKOTERAPİDER yönetim kurulu baÅŸkanlığını yürüten HaÅŸim BELTEN, PSİKOHELP EÄŸitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi Kurucu üyesidir Aldığı eÄŸitimler -Cinsel Terapi -Aile çift terapisi – Hipnoz EÄŸitimi-BiliÅŸsel Davranışçı Psikoterapi EÄŸitimi -Objektif Testler-Projektif Testler -Travma sonrası eÄŸiitmi Çalıştığı alanlar -Aile çift terapi -Cinsel iÅŸlev sorunlar -evilik öncesi danışmanlık -Kariyer Danışmanlık -Kaygı Bozuklukları -Duygu-Durum Rahatsızlıkları(Depresyon, Bipolar) -Kaygı ve Stresle BaÅŸetme(Sınav kaygısı, okul fobisi, sosyal fobi, çekingenlik, panik atak vb) -çekingenlik, özgüven ve atılganlık eÄŸitimleri vb konularda aktif olarak çalışmaktadır

ÜSTÜN ZEKALI VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR

ÜSTÜN ZEKALI VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR

Onlar bizim çocuklarımız….Sarışın, esmer, uzun, kısa, yaramaz, akıllı, haylaz,zeki…Nasıl bir özelliÄŸe sahip olurlarsa olsunlar onlar çocuk… Bizim sevgimize, ilgimize ve himayemize muhtaçlar…
Aslını sorarsanız, onları sınıflara ayırmak zalimce. Ama bunu, onları daha iyi tanıyabilmek için yaptığımızı söyleyerek biraz masumlaştırabiliriz.
Bazı zeka testlerine tabi tutulan ve bu testler sonucunda 120 ve üzerinde puan alan çocuklara amiyane tabirle ” süper zeka ” diyoruz.
Elazığ Rehberlik ve Araştırma Merkezi olarak; bu çocukların gelişim aşamalarını ve belirgin özelliklerini elinizdeki bu dosyada bir araya toplamaya çalıştık.
Hayatın onlara hazırladığı bu sürprizi biz biliyoruz, fakat onlar farkında değiller. Sizin zeki olan oğlunuz, okuldan kaçıp sokakta misket oynayan komşunun yaramaz oğlundan ayrıcalıklı ya da daha yetişkin değildir. Hatta daha şanslı olduğu bile söylenemez. Dolayısıyla siz de ayrıcalıklı bir aile sayılmazsınız. Önce durumu anlayın ve kabul edin sonra sakin olun. Onun o pırıl pırıl gözlerine bakın ve asla çocuk olduğunu unutmayın.
Bu dosyayı incelerken elinizin altındaki çocuğun üstün zekalı olup olmadığını öğrenmek için dayanılmaz bir istek duyduğunuzu biliyorum. İşte bu dosyanın amacı da çocuğunuzu bir kategoriye sokmadan önce, sizi nelerin beklediğini görmenizi sağlamak. Ve eğer çocuğunuz gerçekten üstün zekalı ise onun için son derece zor olan hayatı biraz daha zorlaştırmadan ona destek olmanıza yardımcı olmak.
” Üstün zeka ” tek başına mucize deÄŸildir. Beklenilen mucize çocukların ilgi yetenek ve kapasiteleri doÄŸrultusunda yönlendirilmesiyle gerçekleÅŸebilir. Ayrıca bütün üstün zekalı çocuklar mutlu olmazlar. Lütfen onları sosyal hayattan soyutlamayın. Yalnız bırakmayın.. İstemedikleri sürece rakamlarla, maketlerle, araÅŸtırmalarla onları bunaltmayın. İlgilerini dağıtıp her alanda üstün zekalı olmalarını beklemeyin ve onlara asla ÜSTÜN olduklarını söylemeyin. Bunu bilmek onları sadece yalnız ve mutsuz kılar. Bırakın çocuk olsunlar ve sokakta oyuna dalıp altlarını ıslatsınlar..Siz var olan bu durumu geliÅŸtirip iÅŸlerseniz onu daha gerçekçi yöneltebilirsiniz.
Ve siz , ” üstün zekalı ” çocukları olmayan aileler; ne kadar ÅŸanslısınız. Kolay bir çocuÄŸunuz var ….ve kolay bir hayatı olacak. Doktor olacak. hakim olacak.. hemÅŸire olacak.. dahası anne- baba olacak çocuklarınız. Lütfen onları falanın-filanın çocuÄŸuyla kıyaslayıp zor duruma düşmeyin.
Onlar inanılmaz varlıklar… Onlar bizim çocuklar…

ÜSTÜN ZEKALI VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR

Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklara ilişkin çeşitli tanımlamalar yapılmaktadır. Bu konuda yapılan tanımlardan bazıları aşağıda sıralanmıştır:
” Yaratıcılık, sanat, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda yaşıtlarına göre yüksek düzeyde motivasyon, performans ve görev sorumluluÄŸu gösteren ve bu tür yeteneklerini geliÅŸtirmek için uygun imkanlara gereksinim duyan çocuklardır”.
” Zeka bölümleri 110-120 arasında olanlar parlak, zeka bölümleri 120-130 arasında olanlar üstün zekalı, zeka bölümleri 130-200 ya da daha fazla olanlar ise dahi çocuklardır”.
“Üstün yetenekli çocuklar, zeka bölümleri 120 ve daha yukarı olup da güzel sanatlar, matematik, fen ve teknik alanlarda yaşıtlarından belirgin ölçüde üstün olan çocuklardır”.

Üstün Zekalı Ve Üstün Yetenekli Çocukların Özellikleri

Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların karakteristik özellikleri 4 ana grupta incelenmektedir:
1. Zihinsel gelişim özellikleri
2. Duygusal gelişim özellikleri
3. Fiziksel ve fizikötesi özellikleri
4. Sosyal gelişim özellikleri

1. Zihinsel gelişim özellikleri

” ÇeÅŸitli alanlarda özel yetenekleri vardır.
” YoÄŸun motivasyon gösterebilirler.
” GeliÅŸim basamaklarını yaşıtlarından önce tamamlarlar.
” Sürekli soru sorarlar, meraklıdırlar, öğrenme ve bilgiye açlık duyarlar.
” Ayrıntılara dikkat ederler.
” Kendisinin seçtiÄŸi konuda veya ilgi alanlarında bağımsız çalışabilirler.
” Çabuk ve kolay öğrenirler, kavrama ve akılda tutma süreleri yüksektir.
” Birbirini takip eden konular, olaylar dizisi karşısında sonraki adımı tahmin edebilirler.
” Derin ve geniÅŸ ilgi alanlarına sahiptirler. Bir alanda öğrendiÄŸi konu ile bir baÅŸka alanda öğrendiÄŸi arasında akla yatkın iliÅŸkiler kurabilirler.
” Kelime hazineleri zengindir, kelimeleri doÄŸru telaffuz eder yerli yerinde kullanırlar, akıcı bir konuÅŸmaları vardır.
” Bildiklerini, düşündüklerini yaşıtlarından daha iyi ifade edebilirler.
” Bir öykünün yada paragrafın ana fikrini yaşıtlarından daha çabuk bulup çıkarırlar.
” Neden sonuç iliÅŸkilerini ve benzerliklerini yaşıtlarından daha çabuk ayırt ederler.
” Karmaşık ve zor problemlerden hoÅŸlanır ve yaşıtlarının çözemediÄŸi problemleri çözebilirler.
” Ders baÅŸarıları yüksektir.
” EleÅŸtirebilme yetenekleri yüksektir.
” Orijinal, yaratıcı ve giriÅŸkendirler.
” BaÅŸarılı oldukları alanda yüksek performans ve potansiyel kabiliyetlerini tek başına veya birleÅŸtirerek kendilerini gösterirler.
” Genelleme yapma, sonuçları hissetme, soyut düşünme ve alternatifler üretme konusunda erken ve hızlı geliÅŸirler.
” İnatçı, kararlı, hedefe dönük ve hatta bazen maceracı davranışlar gösterirler.
” Bağımsız ve çoÄŸu zaman isyankar davranışlar gösterirler.
” Çabuk sıkılırlar, yapacak bir ÅŸeyler ararlar ve çok konuÅŸurlar.

2. Duygusal gelişim özellikleri

“BaÅŸkalarına karşı son derece duyarlıdırlar, sizin ne düşündüğünüzü çabuk hissederler.
” Farklı bir mizah anlayışı (bu bazen baÅŸkalarını kırabilir veya rahatsız edebilir) vardır.
” Farklı olduÄŸunu kendileri hissettiÄŸi gibi baÅŸkalarına da hissettirmeye çalışırlar.
” Küçük yaÅŸtan itibaren idealisttirler.
” Duygusaldırlar.
” Mükemmeliyetçi bir yapıya sahiptirler. (dolayısıyla kendini ve baÅŸkalarını beÄŸenmezler)
” Belli derslerde olaÄŸanüstü bir baÅŸarı gösterirler.
” Bilinmeyen, gizli konulara büyük bir ilgi gösterirler.
” Yüksek bir konsantrasyon kabiliyetine sahiptirler.
” BaÅŸkalarının ne diyeceÄŸine pek aldırış etmezler.
” Tutku ile baÄŸlandıkları konuları her yerde gündeme getirmekten hoÅŸlanırlar.
” Sorumluluk duyguları geliÅŸmiÅŸtir. Sorumluluk almayı çok ister ve bunu yerine getirmekten hoÅŸlanırlar.
” Çalışkandırlar, amaçlarına ulaÅŸmaktan ve baÅŸarıdan zevk duyarlar.
” Azimli ve sabırlıdırlar.
” Özgüvenleri geliÅŸmiÅŸtir.

3. Fiziksel ve Fizikötesi özellikleri

” Duyulara karşı hassastırlar. (renkler, sesler, kokular vs. üzerinde)
” Fiziksel ve entelektüel geliÅŸmede farklı bir ilerleme hızına sahiptirler.
” BaÅŸarılı olamadıkları fiziksel aktivitelerde yer almayı istemezler, yarışmacı fiziksel aktivitelerden kaçınırlar.
” Güzel sanatlardan birine karşı yüksek kabiliyetleri vardır. (belli bir eÄŸitim almasa bile)
” Fizik ötesi olaylarla(soyut kavramlar) ilgilenmeye yaşıtlarına göre daha erken baÅŸlarlar.
” Felsefi tavırları ve garip düşünceleri vardır.
” Åžiirsel ifadeler, güzel ve edebi sözler kullanmayı severler.
” GiriÅŸimcilik ve mücadele gerektiren konularda üretkendirler.
” İç dünyasında derinlik ve bunun getirdiÄŸi yalnızlığı yaÅŸarlar.
” Teorik ve estetik deÄŸerlere önem verirler.
” Hayal güçleri geliÅŸmiÅŸtir ve sık sık düşüncelere dalarlar.
” Yeni ÅŸeyler icat etmeyi severler.

4. Sosyal gelişim özellikleri

” Sosyal etkinliklere katılmaktan hoÅŸlanırlar.
” Liderlik, grup kurma, ekip oluÅŸturma ve yönlendirme özelliklerine sahiptirler.
” Kararlıdırlar ve kendilerine güvenirler.
” Daha çok kendilerinden yaşça büyük olanlarla veya yetiÅŸkinlerle iletiÅŸim kurmayı tercih ederler.
” Adalet, güzellik, doÄŸruluk gibi deÄŸerlere önem verirler ve ilgilenirler.
” BaÅŸkaları ile kolayca iÅŸbirliÄŸi kurabilirler.
” Sosyal problemlerde araÅŸtırma, uygulama, anlamlı sonuçlara varma, yazılı ya da sözel sunular için sonuçları etkin bir biçimde düzenleyebilirler.
Yukarıda belli gruplar halinde incelenen özelliklerinin tamamını her üstün zekalı öğrencide göremeyebiliriz. Bunun yanı sıra bu özelliklerden bazılarının da normal çocuklarda da görülebileceği unutulmamalıdır. Kabul edilen görüşe göre üstün zekalı öğrenciler bu sahalardan birinde yada birkaçında çok üstün bir performans sergileyebilmektedirler. Sahip oldukları üstün özellikleri, iyi bir çevrede güçlü bir eğitimde değerlendirebilenler, yıllar sonra toplumun karşısında birer dahi olarak çıkabilmektedir.
Ayrıca üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar genellikle parlak çocuklarla karıştırılmaktadır. Bu nedenle bu iki grubun özelliklerinin karşılaştırılması, üstün zekalılar için alınması gereken önlemlerde ana-babaların ve öğretmenlerin yönlendirmelerinde yardımcı olacaktır.

ZEKİ ÇOCUK ÜSTÜN ÇOCUK
Soruları yanıtlar. Sorular sorar.
Soruları yanıtlar. Ayrıntıları görerek , tartışır, zenginleştirir.
Kolaylıkla öğrenir. Zaten biliyordur.
İlgilidir. Oldukça meraklıdır.
Düşünceleri anlar. Soyutlamalar yapar.
Anlamı yakalar. Varsayımlar ortaya atar.
Doğru olarak kopya eder. Yeni bir desen yaratır.
Okulu sever. Öğrenmeyi sever.
Bilgileri emer. Bilgilerle oynar.
Doğru, ardıl bir sonuçtan hoşlanır. Karmaşıklıktan hoşlanır.
İyi fikirleri vardır. Çılgın, saçma gelen düşüncelere sahiptir.
Dikkatini yoğunlaştırır. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak katılır.
İyi ezberler. İyi tahmincidir.
Teknikçidir. İcatçıdır.
Çok çalışır. Çalışmaz  görünse de sınavlarda başarılıdır.
Öğrendiği kadarıyla tatmin olur. Çok fazla özeleştiri yapar.
Üst grubu oluşturur. Grubun ötesindedir.
Yaşıtlarından hoşlanır. Yetişkinleri tercih eder.
Uyanıktır. Keskin gözlem yapar.
Bilgiyi özümser. Bilgiyi değiştirip uygular.
ZEKİ ÇOCUK-ÜSTÜN ÇOCUK

Soruları yanıtlar. Sorular sorar.
Soruları yanıtlar. Ayrıntıları görerek , tartışır, zenginleştirir.
Kolaylıkla öğrenir. Zaten biliyordur.
İlgilidir. Oldukça meraklıdır.
Düşünceleri anlar. Soyutlamalar yapar.
Anlamı yakalar. Varsayımlar ortaya atar.
Doğru olarak kopya eder. Yeni bir desen yaratır.
Okulu sever. Öğrenmeyi sever.
Bilgileri emer. Bilgilerle oynar.
Doğru, ardıl bir sonuçtan hoşlanır. Karmaşıklıktan hoşlanır.
İyi fikirleri vardır. Çılgın, saçma gelen düşüncelere sahiptir.
Dikkatini yoğunlaştırır. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak katılır.
İyi ezberler. İyi tahmincidir.
Teknikçidir. İcatçıdır.
Çok çalışır. Çalışmaz görünse de sınavlarda başarılıdır.
Öğrendiği kadarıyla tatmin olur. Çok fazla özeleştiri yapar.
Üst grubu oluşturur. Grubun ötesindedir.
Yaşıtlarından hoşlanır. Yetişkinleri tercih eder.
Uyanıktır. Keskin gözlem yapar.
Bilgiyi özümser. Bilgiyi değiştirip uygular.
Üstün zekalı ve üstün yetenekli Çocukların Yetenek Alanları
Bu tür çocuklarda üstün kabiliyetin ortaya çıktığı ve değişik yöntemlerle ölçülen 6 kabiliyet alanı vardır:
1. Yüksek Zeka
2. Mekanik hüner
3. Yaratıcılık
4. Sanatsal yetenek
5. Fiziksel yetenek
6. Liderlik kabiliyeti

1.Yüksek zeka: Üstün yetenekli ve üstün zekalı çocuklar yüksek düzeyde bir zeka bölümüne sahiptirler. Öyle ki, 3 yaşında temel dört işlemi yapabilmekte, 4 yaşından önce kendiliğinden okumaya geçebilmektedirler. Zihinsel gelişim açısından yaşıtlarının çok ilerisindedirler. Olağan dışı matematiksel işlemler yapar, gayret gerektiren olağan dışı problemler sorarlar.
2.Mekanik hüner:Yüksek düzeyde mekanik düşünme yeteneğine sahiptirler. Uzay ilişkilerine ileri derecede ilgi duyarlar. Yeni şeyler icat etmeyi severler. Bu konuda çeşitli otorite kaynakları tarar, kendi icatları için ilgi zemini hazırlarlar. Zaten günümüzde işimizi önemli derecede kolaylaştıran ve hayatımızda önemli yer tutan tüm buluşlar, bu zeka türüne sahip bireyler tarafından geliştirilmektedir.
3.Yaratıcılık: Verilen her bilgi onları yaratıcılığa iter. Bilgileri sadece almakla kalmaz, onlarla oynar ve yaratıcılığını kullanarak onlara yeni boyutlar kazandırmaktan büyük zevk alırlar.
4.Sanatsal yetenek: Ritim ve melodiye diğer çocuklardan fazla tepkide bulunurlar. Müzik parçaları bestelemeye büyük istek ve çaba gösterirler.çeşitli müzik aletleri ile ilgilenir, onları çalmayı denerler. Duygu ve düşüncelerini anlatmak için sık sık müziği araç olarak kullanırlar. Çeşitli konularda ve diğer çocukların yaptığından değişik çizimler yaparlar.
Resimlere derinlik verir ve parçalar arasında uygun oranlar kullanırlar. Çamur, sabun ve plastilin vb. yumuşak gereçlerle üç boyutlu figürler yapmaya özel bir ilgi duyarlar.
5.Fiziksel yetenek: Fiziksel gelişim açısından yaşıtlarından daha erken gelişme gösterirler. Erken yürür, erken konuşur , güçlü, sağlıklı,fiziksel yapıya ve beden kontrolüne sahiptir. El-göz koordinasyonu oldukça gelişmiştir.
6.Liderlik kabiliyeti: Grup kurmaktan ve bir ekip oluşturmaktan hoşlanırlar. Bu gruplarda genellikle onun sözü geçer ve grubun liderlik sıfatını taşırlar. Sıradan bir grup üyesi olmak onları sıkar. Zaten grubun üyeleri de onun liderlik özelliğini kabul etmektedirler ve onun bu özelliğinin farkındadırlar.
ÜSTÜN ZEKALI VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN OLUMLU VE OLUMSUZ TUTUMLAR KARŞISINDA GELİŞTİRDİKLERİ DAVRANIŞLAR
Çocuklarda sağlıklı bir gelişimin gerçekleştirilmesinde ailelerin rolü büyüktür. Genelde sorunlu çocuklar sorunlu ailelerden geldiği gibi, sağlıklı bir şekilde gelişen çocuklarda kendi aralarında olumlu etkileşim içinde olan ve çocuk yetiştirme kurallarını doğru uygulayan sağlıklı ailelerden gelmektedir. Üstün zekalı çocukların sahip oldukları özellikler ailesi ve okulda öğretmenlerince yeterince yönlendirilmediği ve uygun eğitim sağlanmadığı zaman bazı olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu çocukların yetenekleri doğrultusunda sağlıklı birer bireyler olabilmesi için ailelerinin ve öğretmenlerinin dikkat etmesi gereken bazı hususlar aşağıdaki tabloda incelenmiştir:

  ÖZELLİKLER AİLENİN VE ÖĞRETMENİN OLUMSUZ TUTUM VE DAVRANIŞLARI   SONUÇLARI AİLENİN VE ÖĞRETMENİN OLUMLU TUTUM VE DAVRANIŞLARI   SONUÇLARI
  Çok çabuk öğrenmek Öğrendiği konularda ısrarla tekrar yaptırılması Dikkatsizlik, ilgisizlik, tembellik, ayrıntıları öğrenmeme oluşur.Rehberliğe direnç gösterir. Proje ve araştırmaya yönlendirme,etkinlikleri zenginleştirme,  ihtiyaçlarına cevap verecek uygun ortamı sağlama. Öğrenme ve araştırma yapmaya istekliliğin artar.Yaratıcılığı gelişir.
  Soyut muhakeme yeteneği: bilgiç görünme Diğer çocuklardan farklılığının sürekli gündeme getirilmesi ve şımartılması. Gerçeklerden kaçar,  bahane uydurur, bilgiçlik taslar.Sosyal uyumu bozulur. Çocuk olduğunun unutulmaması,herkesin farklı özelliklere sahip olduğunun belirtilmesi. Kendisini ve başkalarını olduğu gibi kabul eder.Uygun sosyal davranışlar geliştirir.
  Bağımsız çalışma yeteneği Akranları ve sınıf arkadaşları ile çalışmaya zorlanması. Onun farklılığının göz ardı edilmesi. Yanlış anlaşılan ya da topluma uyum sağlayamayan birey haline gelir. Farklılığı nedeniyleakranlarından bağımsız çalışmaya yönlendirme,grup etkinliklerinde ise lider olmalarının  sağlanması Akranları tarafından soyutlanmayan,toplumda yetenekleri ile kabul gören bir birey olur.
   Keskin bir mizah anlayışına sahip olma. Yaptığı alaycı esprilere gülünmesi ve bu tür davranışlarının kabul edilmesi. İğnelemeleri ile çevresine acımasızlığını gösteren,  kendini diğer bireylerden daha üstün gören ve bunun sonucunda çevresini üzen bir birey olur. Her insanın bir takım olumsuz özelliklerinin, eksikliklerinin olduğu ve bunlarla alay edilmesinin o insanları üzeceğinin, küçük düşüreceğinin belirtilmesi. Çocuk mizah anlayışını geliştirir. yeri ve zamanı geldiğinde bu yeteneğini kullanmayı öğrenir.
 Amaca yönelebilme, kendini bir işe verebilme becerisi, istekli, uyanık, enerjik Çocuğun sorumluluklarını bilme ve yerine getirme konularında; ihmalkar veya  baskıcı davranılması. Sorumluluk alamaz.Öğrenme ve araştırmaya olan ilgisini kaybeder.Yaratıcılık yeteneğini  geliştiremez.

hayal kırıklığına uğrar.

ilgi ve  yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi.Baskıcı olmayan, demokratik ortam oluşturulması.Yeni ve ilginç fikirlere açık olunması. Sorumluluk alır ve sorumluluklarını yerine getirir.  İç disiplin kazanır.Metotlu çalışma alışkanlığı kazanır.hayal kırıklığı yaşamazlar.
  Duyarlı ve empatik Çocuğun:Suçlanması.Yargılanması.

EleÅŸtirilmesi.

Olumsuz benlik gelişir.İçe kapanık,kırılgan veya saldırgan, yıkıcı bir kişilik sergiler. Çocuğun :Kabul edilmesi.Eleştirilmemesi.

Sevgi dili ile izah edilmesi.

Özgüvende ve benlik saygısı gelişir.
  İlgi alanları çeşitlidir. Çocuğun ilgi ve yeteneklerinin göz ardı  edilmesi. Kendi istekleri veya şartlar doğrultusunda yönlendirilmesi. Tek yönlü bir gelişim ortaya çıkar.Yaratıcılığının gelişmesi engellenmiş olur. Çocuğun ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi. Uygun ortamın hazırlanması. Kendisini her yönden geliştirir.Verimli ve mutlu bir birey olur.

ÖZELLİKLER AİLENİN VE ÖĞRETMENİN OLUMSUZ TUTUM VE DAVRANIŞLARI

SONUÇLARI AİLENİN VE ÖĞRETMENİN OLUMLU TUTUM VE DAVRANIŞLARI

SONUÇLARI

Çok çabuk öğrenmek

Öğrendiği konularda ısrarla tekrar yaptırılması

Dikkatsizlik, ilgisizlik, tembellik, ayrıntıları öğrenmeme oluşur.
Rehberliğe direnç gösterir. Proje ve araştırmaya yönlendirme,
etkinlikleri zenginleştirme, ihtiyaçlarına cevap verecek uygun ortamı sağlama.

Öğrenme ve araştırma yapmaya istekliliğin artar.
Yaratıcılığı gelişir.

Soyut muhakeme yeteneği: bilgiç görünme

Diğer çocuklardan farklılığının sürekli gündeme getirilmesi ve şımartılması.

Gerçeklerden kaçar, bahane uydurur, bilgiçlik taslar.
Sosyal uyumu bozulur.
Çocuk olduğunun unutulmaması,
herkesin farklı özelliklere sahip olduğunun belirtilmesi.

Kendisini ve başkalarını olduğu gibi kabul eder.
Uygun sosyal davranışlar geliştirir.

Bağımsız çalışma yeteneği
Akranları ve sınıf arkadaşları ile çalışmaya zorlanması. Onun farklılığının göz ardı edilmesi.
Yanlış anlaşılan ya da topluma uyum sağlayamayan birey haline gelir. Farklılığı nedeniyle
akranlarından bağımsız çalışmaya yönlendirme,grup etkinliklerinde ise lider olmalarının sağlanması
Akranları tarafından soyutlanmayan,toplumda yetenekleri ile kabul gören bir birey olur.

Keskin bir mizah anlayışına sahip olma.

Yaptığı alaycı esprilere gülünmesi ve bu tür davranışlarının kabul edilmesi.
İğnelemeleri ile çevresine acımasızlığını gösteren, kendini diğer bireylerden daha üstün gören ve bunun sonucunda çevresini üzen bir birey olur.
Her insanın bir takım olumsuz özelliklerinin, eksikliklerinin olduğu ve bunlarla alay edilmesinin o insanları üzeceğinin, küçük düşüreceğinin belirtilmesi.

Çocuk mizah anlayışını geliştirir. yeri ve zamanı geldiğinde bu yeteneğini kullanmayı öğrenir.

Amaca yönelebilme, kendini bir işe verebilme becerisi, istekli, uyanık, enerjik
Çocuğun sorumluluklarını bilme ve yerine getirme konularında; ihmalkar veya baskıcı davranılması.
Sorumluluk alamaz.
Öğrenme ve araştırmaya olan ilgisini kaybeder.
Yaratıcılık yeteneğini geliştiremez.
hayal kırıklığına uğrar. ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi.
Baskıcı olmayan, demokratik ortam oluşturulması.
Yeni ve ilginç fikirlere açık olunması.
Sorumluluk alır ve sorumluluklarını yerine getirir. İç disiplin kazanır.
Metotlu çalışma alışkanlığı kazanır.
hayal kırıklığı yaşamazlar.

Duyarlı ve empatik
Çocuğun:
Suçlanması.
Yargılanması.
EleÅŸtirilmesi.
Olumsuz benlik geliÅŸir.
İçe kapanık,kırılgan veya saldırgan, yıkıcı bir kişilik sergiler.
Çocuğun :
Kabul edilmesi.
EleÅŸtirilmemesi.
Sevgi dili ile izah edilmesi.

Özgüvende ve benlik saygısı gelişir.

İlgi alanları çeşitlidir. Çocuğun ilgi ve yeteneklerinin göz ardı edilmesi.
Kendi istekleri veya şartlar doğrultusunda yönlendirilmesi.

Tek yönlü bir gelişim ortaya çıkar.
Yaratıcılığının gelişmesi engellenmiş olur. Çocuğun ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi.
Uygun ortamın hazırlanması.

Kendisini her yönden geliştirir.
Verimli ve mutlu bir birey olur.

ÜSTÜN ZEKALI VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN BELİRLENMESİ VE EĞİTİMİ

Çocuktaki yetenek düzeyi normalin çok üstündeyse , tanılamak oldukça kolaydır. Herhangi türden bir ölçüm yapılmadan çocuğun kaba taslak yeteneği hakkında bir şeyler söylenebilir

Eğer çocuk ; çok soru sorar,çok değişik konularda çok bilgi sahibi olur,bazı konuların neden ve niçinini bilmek ister, haksızlık ve adaletsizliğe dayanamaz, sosyal ve politik problemlerle ilgilenir, saçma fikri olanları eleştirir, bazı konularda ders saatinden sonra da ısrarla çalışmayı sürdürür, birçok konuyu kolay anlar görünür, bulmaca ve problem çözmeyi sever, bazı şeylerin nasıl yapılacağına ilişkin kendi özel görüşü olur ve bunda ısrar eder, çok konuşur, konuları tartışmayı severse bu çocuk belki bilişsel üstün zekalı olabilir.

Eğer çocuk;okuma ve matematik gibi alanlarda çok başarılı görünür,ilgi alanlarından birine tutkun ve her tartışma konusunda bu ilgiyi ortaya atar, yeğlediği ilgi alanında o alanın uzmanları ile buluşma, görüşme ve tartışmadan hoşlanır, her konuyu grafikle anlatmaktan hoşlanır, karmaşık sistemler ve kodlar keşfederse bu çocuk akademik üstün yetenekli olabilir.

Eğer çocuk; bir şeyleri değişik, alışılmadık ve hayali yollarla yapmaya çalışır, değişiklikleri ve romantik durumları sever, açık çözümü olmayan problemler yaratır ve çözümü için herkese soru sorar, karşıtlı ve olağandışı sorular sorar, parlak hayallerden söz eder, asla düzenli üretim yapmazsa yaratıcı yetenekli olabilir.

Eğer çocuk; grup etkinliklerini örgütler ve yönetir, riske girmekten hoşlanır, kendine güvenli ve gururlu olur, karar vermekten hoşlanır ve verdiği kararda ısrarlı olur, çok ve değişik kaynaklardan fikir ve bilgi toplar bunların sentezini yaparsa liderlik yeteneği gösteriyor olabilir.

Eğer çocuk; kendi iradesi ile (müzik, dans, drama, resim gibi) güzel sanatlarda etkinliklere katılır ve beceri gösterir, yeni teknik ve yeni deneylere girişir, ürün ve yapımların incelik ve ayrıntılarını görür, yüksek duyusal duyarlığa sahipse bu çocuk güzel sanat ya da görsel sanat yeteneği gösteriyor olabilir.

Örneğin çocuk 3 yaşındayken temel dört işlemi yapabiliyorsa, 4 yaşından önce kendiliğinden okumaya başladıysa, bu çocuğun üstün zekalı olduğunu ölçüm yapmaksızın söyleyebiliriz. Buna benzer olarak, 3 yaşında her türlü müzik aletini çalabilen ya da olağanüstü resim yapabilen bir çocukta da olağanüstü müzik ve resim yeteneği bulunduğu apaçık ortadadır. Bu türden çocuklar okul sistemi içinde de kolaylıkla tanılanır. Bunlara uygulanacak olan ölçümler tanılamadan çok yeteneği kanıtlama niteliğinde olacaktır. Bu çocukların büyük bir bölümü ise gerek ana-babaları gerekse öğretmenlerince kolaylıkla fark edilemez ya da yanlış yorumlanabilirler.
Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların tanılanmasında bir takım yollar izlenmektedir. Özellikle çocuğun özgeçmişi( bebekliği, okul öncesi dönemi ), ailesinin sosyo-ekonomik ve kültürel durumu, çocuğun arkadaşlarından ve öğretmeninden alınan bilgiler tanılamanın ilk basamağını oluşturur. Daha sonra zeka testleri, akademik kabiliyet testleri, kişilik testleri, yaratıcılık testleri, sanatsal yetenek testleri , liderlik testleri vb. testler uygulanarak ölçümler yapılır. Bu testlerin ve çocuk hakkında edinilen genel bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda çocuğun üstün yetenekleri ortaya çıkarılır. Onun özel bir eğitime ihtiyacı olup olmadığı belirlenir. Bütün bunların dışında ortaokul seviyesine gelmiş bir öğrenci fizik, kimya, matematik, resim, sanat, edebiyat, tiyatro vs. gibi belirli dallarda yapılan yarışmalarda gösterdiği özel başarılarla da belirlenebilir.
Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar için gerekli olan eğitim ortamları ve önlemlerinin alınmaması bu tür çocukların kapasitelerini geliştirmelerini engelleyecektir. Bu nedenle pek çok değer fark edilemeden kaybolmaktadır. Bu çocuklar için önerilen eğitim yaklaşımları aşağıda belirtilmiştir:

Özel Okullar:

Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların belli amaçlar taşıyan okullarda toplanıp eğitildiği kurumlardır. ( Bilim ve sanat merkezleri gibi )

Özel Sınıflar:

Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların eğitimleri için oluşturulan, eğitim programlarının değişik yetenek düzeylerine ve alanlarına cevap verecek nitelikte, çeşitlilikte ve esneklikte düzenlendiği sınıflardır.

Birlikte EÄŸitim:

Bu çocukların yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamında birlikte eğitimlerini kapsayan uygulamadır. Ancak bu eğitim türünde çocuğun yaşıtlarıyla arasındaki seviye farkından kaynaklanan birtakım sorunlar yaşanmaktadır. Örneğin, üstün zekalı çocuk okula başlamadan önce okuma yazma ve temel dört işlemi zaten bilmektedir. Diğer taraftan arkadaşları ise bu basamakları daha yeni öğrenmeye başlamışlardır. Bundan dolayı üstün zekalı çocuk zaten bildiği konuları tekrar etmek zorunda kaldığı için bir sıkılma ve bıkkınlık yaşayacaktır. Belki de onu okuldan soğutacaktır. Bu nedenle birlikte eğitim verilirken, üstün zekalı çocuğun seviyesi de göz önünde bulundurularak bir takım önlemlerin alınması gerekmektedir.

Bu önlemler;

1. Hızlandırma ( Erken Başlama ve Sınıf Atlatma):
Çocuğun üstün yeteneğine ve bilişsel olarak hızlı gelişimine göre yaşıtlarından önce eğitime alınmasına ve sınıf atlatmasına dayalı bir uygulamadır. Bu uygulamanın en büyük sakıncası çocuk akademik yönden sınıfa, okula ayak uydurabilse de sosyal ve duygusal yönden bir takım güçlüklerle karşılaşabilmektedir.
2. ZenginleÅŸtirme:
Üstün zekalı öğrenciler eğitimlerine kendi yaşıtları arasında ve normal sınıflarında devam etmektedirler ancak çalışmalarını ve ders programlarını diğer öğrencilere göre daha zengin hale getirme yöntemi ile gelişimleri desteklenmeye çalışılmaktadır. Zenginleştirme, üstün zekalı çocuğu, üstün olduğu yanları ve belirgin anlıksal becerilerini daha çok geliştirmeyi hedeflerken, sınıftaki diğer çocuklarında yeteneklerini geliştirmeye önem veren bir uygulamadır. Zenginleştirmede okul programına ek olarak, resim, müzik, yabancı dil vb. alanlarda çocukları ilgi ve yeteneklerine göre yetiştirmek amaçlanmaktadır. Bunun yanında çocuğu daha derinlemesine ve detaylı incelemeler yapabileceği projelere ve araştırmalara yönelten bir uygulamadır. Özellikle son yıllarda uygulanan ve üstünde çalışmalar yapılan bir yöntemdir.
EĞİTİM ÖNLEMLERİ ALINMADIĞI TAKTİRDE ORTAYA ÇIKACAK SORUNLAR

Üstün yeteneklilerin eğitimi için özel önlemler alınmadığında birtakım sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar
” Bunlardan özellikle en önemlisi bu tür çocuklar erken tanılanmadıklarından yeteneklerini kullanma fırsatı bulamadıkları için bu özelliklerini yitirip, eriyip gitmektedirler ya da verimleri düşmektedir.
” Okuldaki çalışmalar verilen ödevler onların ilgilerine, seviyelerine uygun olmazsa okul can sıkıcı hale gelir, okul ve sınıf çalışmalarına katılmazlar. Bir nevi pasif direniÅŸe geçerler. Bildikleri ÅŸeyler için cevapları “bilmiyorum” olur.
” Bazıları tam gücü ile çalıştığı sürece kendisine fazladan ödev verileceÄŸini düşünerek, kendi kabiliyetini saklama yoluna sapar.
” Kolay baÅŸarı iyi çalışma alışkanlıklarının geliÅŸmesine engel olur. Üstün kabiliyet ile iyi metotlu çalışma alışkanlığı bir araya geldiÄŸinde üstün baÅŸarı saÄŸlanır. 7 yaşında olmasına raÄŸmen yetiÅŸkinlerin kağıt kalemle çözdükleri problemleri akıldan çözebilen bir çocuÄŸa iki basamaklı sayıların toplanmasını öğretmek ve ödev vermek, iyi çalışma alışkanlığı kazanmasını engelleyerek, kabiliyetini kullanamamasına neden olur.
” Üstün zekalı çocukların çoÄŸu okulda kendi doÄŸru bildiÄŸi, inandığı ÅŸekilde hareket etmek isterler. Bu nedenle okul disiplinine aykırı hareket eder gibi görünürler. Böyle olunca okulda hem kendileri uyumsuz hale düşerler, hem de okulun, sınıfın huzurunu bozdukları düşünülür.
” DiÄŸerlerinden fazla bilgiye sahip olmak, çok soru sormak, bildiÄŸini sözle anlatmak isteÄŸi ve nüktedanlık bu çocukların saygısız, vazifesi olmayan iÅŸlere karışan, bencil, disiplinsiz, terbiyesiz, itaatsız, inatçı olarak damgalanmalarına yol açarak öğretmeni ve arkadaÅŸları ile iletiÅŸimini bozar.
” Bu çocukların bazılarında “baÅŸarısızlığa uÄŸramak” korkusu vardır. Bundan dolayı bazen yeni yaÅŸantılar kazandıracak etkinliklerden çeÅŸitli bahaneler öne sürerek kaçınırlar. Kaçındıkları bu etkinlikler daha çok beden, fizik ve motor faaliyetlerle ilgilidir.
” Bu çocukların ailelerinde bazen aşırı bir gurur geliÅŸebilir. Ana-babada geliÅŸen gurur zamanla çocuÄŸu da etkilemektedir. Üstünlük duygusu aÅŸağılık duygusu kadar zararlı olabilmektedir. Okul tarafından aileye gereken rehberlik yapılmadığı taktirde bu çocukların saÄŸlıklı geliÅŸim göstermeleri beklenemez.
” Üstün yetenekli olduÄŸu halde görme, iÅŸitme veya ortopedik engeli olan çocuklar bulunabilir. Bu tür çocukların eÄŸitimlerinde bir yandan üstün yeteneklilerin eÄŸitimlerinde tutulan yollar dikkate alınırken bir yandan da engelin gerektirdiÄŸi önlemler alınmalıdır.. Aksi takdirde geliÅŸimlerinin saÄŸlıklı olduÄŸundan söz edilemez.
” Uygun alanlarda geliÅŸmeleri için rehberlik hizmetlerine önem verilmediÄŸi taktirde, bu çocukların sosyal, duygusal yönlerden uyumlu kiÅŸiler olarak yetiÅŸtikleri söylenemez.

ÖNERİLER

Ana-babaya Öneriler:
1. Ana-baba olarak, üstün zekalı çocuğa yapabileceğiniz en büyük yardım çocuğunuzun diğerlerinden farklı olmadığını kabul etmek ve bir çocuk olduğunu unutmamak olacaktır. Diğer çocukların oyun oynamalarına, üstlerini kirletmelerine, aç gözlü yeme ve eğlenmelerine izin veriyor bunları hoş görüyorsak, aynı şeyleri üstün zekalı çocuğunuz içinde hoş görmemiz gerekir. Yaşımdan ileri zeka düzeyinde diye 1-2 yaş büyüğünün davranışlarını beklemek doğru olmayacaktır.
2. Üstün zekalı çocuklarda diğer bütün çocuklar gibi sevgi, güvenlik, anlayış ve okşanmaya ihtiyaç duyarlar. Aynı zamanda sevgiye olduğu kadar denetlenmeye, disiplinli bir ilgiye, ana-babasınca kabul edilmeye, kişisel bağımsızlığını kazanmaya ve sorumluluklar almaya da gereksinimleri vardır.
3. Bu türden çocukların yeteneklerini besleyip geliştirmekle beraber her yönden örnek bir insan olarak yetişmelerini sağlamalıyız. Bunun içinde onların üzerinde düşünecekleri, yapacakları araç ve gereçleri sağlamalıyız. Bu araç ve gereçler özel yetenekleri ve zekalarını geliştirici nitelikte olmalıdır. Okul öncesi üstün zekalı çocuklara evin sağlayamadığı çeşitli oyuncakları anaokulları sağlar. Anaokullarında onların türlü yetenekleri ve fiziksel güçleri oyunlar, temsiller ve halk dansları ile olumlu bir şekilde karşılanacaktır. Hikaye anlatma, resim çizdirme vb. etkinliklerle de çocukların yaratıcılığı ve imgeleme güçleri beslenip gelişebilecektir. Çevrenizde anaokulları bulunmayabilir ya da aile bütçesine uygun olmayabilir.bu durumda fazla masrafa kaçmadan alınacak kitap, sulu boya, renkli kalemler ve iş kağıtları çocuklara hem öğretici hem de yaratıcı saatler geçirtebilir.
4. Asla evin PATRONU olmasına izin vermeyin, ancak kararları almada katılımını sağlayın ve mutlaka evde sorumluluklar ve görevler almasını sağlayın.
5. Başarılarını ne abartın ne de umursamaz ya da olduğundan aşağı biçimde değerlendirin.
6. Çeşitli iş alanlarına saygı göstermekle de çocuklarınızın yeteneklerine yardımcı olabiliriz.
7.Çocuğunuzun dengeli bir yaşama ihtiyacı vardır. Tek bir oyun oynayan veya tek bir alan içinde sıkışıp kalan çocukların bütün çalışma ve boş zamanlarını değişik alanlara yöneltmelerini istemeliyiz. Çocuk kafasını çalıştırdığı zaman bedenini de çalıştırmalı, değişik çocuk oyunlarına, etkinliklere katılmalıdır.Çocuklarımızı tek yönlü kişiler olmaktan kurtarmak için değişik ilgi alanlarına yönlendirmeliyiz
8.Ailede çocuklardan bir tanesi üstün zekalı, diÄŸerleri normal zekalı ise bu aile için özel bir problem vardır. Bu problem dikkatlice ele alınmazsa bundan hem üstün yetenekli çocuk hem de normal düzeydeki çocuk zarar görecektir. Diyelim ki bir ailenin iki kız çocuÄŸu var. Bunlardan birisi üstün diÄŸeri normal zekalı olsun. Üstün zekalı bu niteliÄŸinden dolayı aile içinde daima okÅŸanıp övülürse o şımarır, kendini beÄŸenir daha açıkça sı “üstünlük duygusu” geliÅŸtirir. DiÄŸer yandan normal zekadaki çocuk ise kendini küçük görür ve kendisinin deÄŸeri olmadığı kanısına kapılabilir. Buna benzer bir problemde anne ve babaların normal zekalı çocukların davranışları için tanıdıkları sınırsızlığa karşı üstün zekalılar için koydukları kısıtlamadan doÄŸar. Buda diÄŸer kardeÅŸleri gibi uluorta hareket edemeyen üstün zekalı çocuÄŸun küskünlüğüne neden olur. Böyle durumlarda ana ve babaların tarafsız olmaları, normal zekalı çocukların da yaptıkları iyi iÅŸleri olanaklardan yararlanarak övmeleri; belirli bir ayırım yapmamaları gerekir. Çocukların olumlu yönde yetiÅŸmeleri için okulla iÅŸbirliÄŸi ÅŸarttır. Öğretmenin rehberliÄŸinden, gerekirse bu konuda çalışmalar yapan eÄŸitim kurumlarından da her zaman bilgi ve yardım saÄŸlanabilir. Okuldaki etkinlikler evde de sürdürülmeli, çocuÄŸun yetenekli olduÄŸu alana yönelmesi saÄŸlanmalıdır.
9.Üstün zekalı çocuğun en iyi biçimde gelişebilmesi için ana-babanın değer sistemleri birbirine uygun olmalıdır. Çocuk yetiştirirken, nelerin verilip nelerin verilmemesi konusunda ana-babaların tutarlı olmaları ve birlikte çaba göstermeleri gerekir.
10.Mutlu bir aile ortamının çocuğun gelişimindeki öneminin unutulmaması gerekir. Sonu gelmeyen tartışmalar, kavgalar ve boşanma her çocuk gibi üstün zekalı çocuğu da olumsuz yönde etkiler.
11.Üstün zekalı çocuğun ilgi alanlarının çeşitliliği unutulmamalıdır. Ancak uzun bir süre bir konuda ilgisini yoğunlaştıramayabilir. Bu nedenle çocuğun ilgilerini destekleyerek, bir konuya daha uzun süre ayırmasını sağlamak gerekir.
12.Aynı zamanda ana-babalar çocuklarının tüm yaşantısını aşırı biçimde yönlendirmekten de kaçınmalıdırlar. Tv seyretmek, resimli dergilere bakmak, oyun oynamak vb. etkinlikleri yapmak onlarında hakkıdır.
13.Üstün çocukların önemli özelliklerinden biri meraktır. Ana-babalar özellikle çocuÄŸun sormuÅŸ olduÄŸu sorulara ” yeter artık” diye yanıt vermemeye dikkat etmelidirler. Sorularını, azarlayarak ya da yanlış biçimde yanıtlamaktan kaçınmaları, baÅŸtan savma yanıtlar vermemeleri, çocuÄŸun tüm sorularına ister uygun bir ortamda sorulmuÅŸ olsun isterse olmasın doÄŸru yanıt vermeleri gerekir. Bazen çocukların sorularının yanıtlanmasında zorluk çekilebilir. Böyle durumlarda çocuÄŸa karşı tepkisiz kalmak yerine, çocukların gereksinimi karşılayacak baÅŸka çözüm yolları bulunmalıdır. ÖrneÄŸin; kitaplardan, ansiklopedilerden, broşür ve uzman kiÅŸilerden yararlanmak gibi. Böylece çocuklarda niçin sorusunun yerleÅŸmesine neden olunabilir ve yaÅŸam boyunca sürekli daha iyiyi, gerçeÄŸi arama çabaları için zemin hazırlanabilir.
14.Üstün zekalı çocuklar ilgi alanları ve duygusal konular ile ilgili olarak “mükemmeliyetçilik” arayışı içindedirler.çoÄŸu kez bu alanlarda kendilerine koydukları standartlar anne-babalarının, öğretmenlerinin ve toplumun standartlarının çok üstündedir. Bu durumda ana-babaların çocuklarına olan sevgilerinin, onların üretkenliklerinden, baÅŸarılarından ayrı olarak, yani herhangi bir koÅŸula baÄŸlı olmaksızın daima var olduÄŸunu tekrarlamalarında ve bunu çocuklarına hissettirmekte yarar vardır. Böylece onların benlik saygılarını ” sevgiye deÄŸer bir varlık” ÅŸeklinde yapılandırmalarına yardımcı olunabilir.
Mükemmeliyetçilik eğilimi bireyin kendisine odaklandığı zaman kişiyi başarıya götürebilir, fakat diğerlerine odaklanmışsa genellikle yersiz beklentilere, hayal kırıklığına ve nefrete sürükleyebilir. Ayrıca mükemmeliyetçilik geleceğe yönelik ele alınırsa, kişiyi daha iyi bir yaşam mücadelesi içine sokar ama eğer geçmişe yönelik olarak ele alınırsa, kişiyi yapmış olduğu yanlışlardan aşırı ürken bir duruma getirebilir. Bu durumda aileler:
” Çocukların bu eÄŸilimleri kabul edilmeli ve onların yaÅŸadıkları kırıklık duyguları anlayışla karşılanmalıdır. Ana-baba olarak kendilerinin de sık sık bu duyguya kapıldıkları ve nasıl baÅŸ ettikleri çocuklarla paylaşılmalıdır.
” Ulaşılmaları mümkün olmadığında üzüntü yaratsalar da ideallerin ve yüksek standartların yararlı olduÄŸu çocuklara hatırlatılmalıdır.
” Ana-babalar çocuklarının hiç kimsenin her alanda mükemmel olamayacağı gerçeÄŸini anlamalarına ve kendilerine öncelikler koymaları gereÄŸini kavramalarına yardımcı olmalıdırlar ve bunu ana-babalar da uygulamalıdırlar.

15. Ana-babalar bu tür çocukların her alanda üstünlük gösteremeyebilecekleri gerçeğini de akıldan çıkarmamalıdırlar. Eğer çocuklara ilgi ve yetenekleri doğrultusunda seçme hakkı tanınmaz, her alanda üstün başarı beklentisi içindeki hedefler ve standartlar belirlenirse onlara kendileri için düşünme ve kendilerini tanıma fırsatı verilmemiş olur. Ayrıca dıştan denetimli kişiler haline gelme olasılıkları arttırılmış olunur. Bu durumda da hem kendilerine hem de başkalarına karşı sorumluluk duyguları teşvik edilmemiş olur.
16.Çocuğunuz yetenekleri nedeniyle kendisini farklı hissettiğinde ona destek olun, herkesin bir yönü ile kendine özgü olduğunu, üstün yetenekli olmanın da onun bir özelliği olduğunu anlatın.

17. Ana-babaların sosyal gelişim evrelerine göre çocuklarının soysal gelişimlerini desteklemelerinde yarar vardır. Eğer üstün çocuğa arkadaşları ile etkileşim içinde olma fırsatı verilmezse, sosyalleşme açısından uyumsuzluk beklenebilir. Çoğu zaman
üstün çocuklar yalnız çocuklar olarak karşımıza çıkarlar. Bu tür çocukların bu alanda sorunlar yaşamamaları için, onların zihinsel düzeyde iletişim kuracakları ve aynı zamanda da sosyal etkileşim içinde olacakları bir arkadaş grubuna sahip olmaları konusunda imkanlar yaratılmalıdır. Eğer bu iki işlevi aynı arkadaş grubu karşılayamıyorsa, o zaman iki farklı arkadaş grubuna gereksinim vardır. Gruplardan biri zihinsel yönden bu tür çocukları tatmin edebilmeli, üstünlüğün getirdiği yükü hissettirmemeli onların paylaşım ve özdeşim içinde olabilecekleri, kendilerine benzer yaşıtlarından oluşmalıdır. Diğer taraftan üstün çocukların izciliği, kamp yaşamını, dans ve sporu içeren sosyal yaşlarına uygun grup etkinliklerine de gereksinimleri vardır.
18.Bilginizin yetersiz kaldığı noktada, uzmanlardan yardım almaktan çekinmeyin.

Öğretmene Öneriler

Üstün zekalı veya üstün yetenekli çocukların daha iyi gelişmelerine yardımcı olabilmek için öğretmenleri tarafından aşağıda belirtilen hususların dikkate alınması gerekir:
1. Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar sınıf etkinliklerinin yeterince uyarıcı olmamasından dolayı bu etkinliklere karşı istekli ve ilgili olmayabilirler. Öğretmen çalışma ve ev ödevlerini sınıfın işlemekte olduğu konularda ve aynı tempoda tutmaya çalıştığı taktirde çocuğun derslerden sıkılmasına, derse ve okula karşı ilgisini kaybetmesine neden olur. Bu nedenle öğretmen, çocuğun ilgi ve yeteneklerini saptayarak, bunları geliştirmesi için uygun ortam sağlamalıdır.Onun güç ve süratine uygun ödevler vermelidir.
a. Ödevlerde tekrara ve alıştırmalara fazla yer vermemelidir.
b. Daha çok problem çözme tekniğini gerektiren ödevler vermelidir.
c. Araştırma ağırlıklı ek ev ödevleri vermelidir.
d.Yarı teknik malzemelerin okunması, özetlenmesi, bazı araçların modellerinin yapımı, şemalarının çizimi ve onların çalışma kurallarını açıklama ödevleri verilmelidir.
2. Tartışma, proje ve dramatizasyon çalışmalarına önem verilmelidir.
3. Tasnif, organize etme ve maddelendirme olanağı veren fırsatlar hazırlanmalıdır.
4. Ders etkinliklerinde kitaba bağlı kalmaktan çok, geniş gözlem ve deneylere yer verilmelidir.
5. Sınıfta bu öğrencilere daha zor soruların sorulması, yeni fikirler üretmelerine fırsat tanınması gerekir.
6. Kendilerine özgü ilgileri olduğundan bireysel çalışmalara önem verilmelidir. İlgilendikleri alanlarda proje çalışmaları yapmalarına ve sınıf arkadaşlarına sunarak paylaşmalarına olanak tanınmalıdır. Uygulaması hemen pratik olmayan ya da hemen olası görülmeyen yaratıcı fikirlerini dinlememek, ertelemek ya da reddetmek çocuğun zihinsel kapasitesini engelleyeceğinden bu noktalara dikkat edilmesi gerekir.
Bu gibi olumsuz tepkilerin tekrarlanması durumunda çocuk öğrenmeye olan ilgisini kaybedecek, soru sormayacak ve araştırmayacaktır. Bu tür engellemeler çocukta ya içine kapanma ya da farklı şekillerde saldırganlık ve yıkıcı davranışlar göstermesine neden olacaktır.
7. Bu tip çocuğun başarısını, sınıf arkadaşlarının başarısı seviyesi ile değil kendi öğrenme güç ve sürati ile karşılaştırmalıdır.
8. Aynı zamanda bireysel çalışmaların yanı sıra grup etkinliklerine katılımı teşvik edilerek , kendi yaşıtlarıyla olan sosyalleşme sürecine de katkıda bulunulmalıdır.
9. Öğrenci, okul içi ve dışı etkinliklere yönlendirilmelidir.
10. Önderliği gerektiren ya da önderliği geliştirmeye fırsat verecek çalışmalara katılması için teşvik edilmelidir.
11. Akademik konular için resim, müzik, beden eğitimi gibi dersler ihmal edilmemelidir.
12. Bu çocuklarda üstünlük duygusunu yaratmak, aynı “aÅŸağılık duygusu” kadar zararlı sonuçlar doÄŸurur. Çocuk arkadaÅŸlarını ve çevresindekileri aÅŸağı görür ve toplumda yalnız bir kiÅŸi olarak yaÅŸamına devam etme tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Onun için üstünlük duygusunun çocuklarda yaratılmamasına azami dikkat sarf edilmelidir.
13. Anne ve baba ile bu konuda işbirliği yapmalı, onlara çocuklarını ihmal etmeden ve gurura kapılmadan yetiştirmek için gerekli anlayışı kazandırmaya çalışmalıdır.
14. üstün yetenek ile metotlu çalışma alışkanlığının bir araya gelebilmesi için okul-aile işbirliği sağlanmalı, diğerlerinden fazla bilgiye sahip olmak, çok soru sormak, espiritüellik gibi özelliklerinin kabul edilmesi, öğretmen ve arkadaşları ile arasında problem oluşturmaması için psikolojik danışmanlık çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
15. İleri öğrenim için en uygun yolun seçilmesinde uzmanlarla işbirliği yapılmalıdır.

[/xt_item][xt_item title=”İLGİLİ VİDEO” icon=”Select Icon—“]BELTEN[/xt_item][xt_item title=”DÖKÜMAN İNDİR” icon=”Select Icon—“]Çevre psikolojisi[/xt_item][xt_item title=”EĞİTİM TALEBİ ” icon=”Select Icon—“]KİM[/xt_item][/xt_tab

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Serebral Palsi (CP) nedir?

[xt_tab style=”xa-red” ][xt_item title=”AÇIKLAMA” icon=”Select Icon—“]

Serebral Palsi (CP) nedir?

Yaşamın erken dönemlerinde anatomik ve fizik gelişimini henüz tanımlamamış beynin progresif olmayan bir hastalığı sonucu ortaya çıkan, kalıcı fakat değişime uğrayabilen hareket, postur ve tonus bozukluğudur

İnsidansı ortalama 2-3 / 1000’ dir

Serebral Palsi (CP) RİSK FAKTÖRLERİ PRENATAL

  • Konjenital malformasyonlar
  • Sosyoekonomik faktörler
  • Maternal intrauterin enfeksiyon
  • Reprodüktif yetersizlik
  • Toksik veya teratojenik ajanlar
  • Maternal mental retardasyon, konvulsiyon
  • Hipertiroidi
  • Plasental komplikasyonlar
  • Multiple doÄŸum
  • Abdominal travma

Serebral Palsi (CP) NEONATAL

  • Prematurite
  • Düşük doÄŸum ağırlığı
  • Anormal geliÅŸ
  • İntra kranial kanama
  • Travma
  • Enfeksiyon
  • Bradikardi ve hipoksi
  • Konvulsiyon
  • Hiberbiluribinemi

 

POSTNATAL

  • Travma
  • Enfeksiyon
  • İntra kranial kanama
  • Koagulopatiler

SEREBRAL PALSİ KLASİFİKASYONU

  • A- Klinik Sınıflama
  • B- Fonksiyonel Sınıflama
  • C-Terapötik Sınıflama

(CP çok değişik klinik bulgularla seyredebildiğinden, her çocuğun belirli bir CP tablosuna yerleştirilebilmesi mümkün olmayabilir)

1-Spastik (piramidal)

a-Hemipeji

b-Dipleji

c-Total tutulum

2-Diskinetik (ekstrapiramidal)

a-Ataksik

b-Kore-atetoid

c-Rijidite

d-Tremor

3-Mikst

a-Primer olarak spastik

b-Primer olarak diskinetik

 

Serebral Palsi (CP) FONKSİYONEL SINIFLAMA

  • Grup 1: Primer olarak aktivite kısıtlaması yoktur
  • Grup 2: Ilımlı derecede aktivite kısıtlaması vardır
  • Grup 3: İleri derecede aktivite kısıtlaması vardır
  • Grup 4: Fonksiyonel olarak hiçbir aktivite bulunmaz

Serebral Palsi (CP) TERAPÖTİK SINIFLAMA

  • Grup A: Tedavi gerektirmez
  • Grup B: Minimal cihazlama ve tedavi gerektirir
  • Grup C: Ortez, yardımcı cihaz ve ekip tedavisi gerektirir
  • Grup D: Uzun süreli hastane bakımı ve ekip tedavisi gerektirir

1- SPASTİK TİP SEREBRAL PALSİ

  • En sık rastlanan serebral palsi ÅŸekli
  • Vakaların yaklaşık %75’i
  • Agonist ve antagonist kaslar arasında ko-kontraksiyon vardır
  • Kas tonusu fazla, DTR canlı, klonus mevcuttur
  • Ekstremiteleri fleksiyonda tutma eÄŸilimi vardır
  • Kronik imbalans ve spastik adelelerin aşırı aktivasyonuna sekonder eklem kontraktürü ve dislokasyon geliÅŸebilir
  • Proprioseptif ve yüzeyel duyu bozuklukları görülür
  • a- Spastik hemiplejik tutulumserapral1
  • Vücudun bir tarafındaki üst ve alt ekstremite daha fazla etkilenmiÅŸtir
  • Karakteristik pozisyonları, hasta taraf kalça ve diz fleksiyonda, ayak bileÄŸi ekinusta / hasta taraf kalça ve diz ekstansiyonda ve ayak bileÄŸi ekinustadır
  • Kalça ve diz deformiteleri çoÄŸunlukla ayak bileÄŸi ekinus deformitesine sekonder olarak geliÅŸir
  • Spontan / fizik tedavi ve rehabilitasyon yardımı ile 1-2,5 yaÅŸ arasında ambule olurlar
  • b- Spastik diplejik tutulum
  • Dört ekstremitede tutulum mevcut olup olup bacaklar belirgin olarak kollardan serapral2fazla etkilenmiÅŸtir
  • ÇoÄŸu 4-7 yaÅŸ arasında ambule olur
  • Ayakta durmaya baÅŸladığında kalçalar fleksiyon, adduksiyon ve iç rotasyonda, dizler fleksiyon veya tamamen ekstansiyonda, ayak ise ekinus ve varus/ valgustadır
  • Primer olan kalça ve diz deformitesidir, ayak deformitesi bunlara sekonder geliÅŸir
  • c- Spastik total tutulum
  • İki taraflı hemipleji (kolların tutulumu ön planda)
  • Kuadripleji (bacakların tutulumu ön planda)
  • BaÅŸ kontrolu, oturma dengesi geliÅŸmemiÅŸ olup ambule olabilmeleri zordur
  • Kontraktür ve deformiteler daha sıktır
  • 2-DİSKİNETİK TİP SEREBRAL PALSİ
  • Ekstrapramidal hareket paterni ile karakterizedir
  • DoÄŸumda genelde hipotoniktir
  • Klasik hareket paterni 1-3 yaÅŸ arasında açığa çıkar

a-Ataksik Tip

  • Denge ve koordinasyon bozukluÄŸu ön plandadır
  • DTR normal, sıklıkla hipotoni ve nistagmus mevcuttur
  • 2-3 yaşından sonra kas tonusu artar ataksi belirginleÅŸir
  • Zeka düzeyi genelde normaldir

b-Atetoid tip

  • Koordine olmayan istem dışı hareketler vardır, uykuda azalır, istemli aktivite ile artar, hastanın emosyonel durumundan etkilenir
  • Kas tonusunda hipotoni- hipertoni ÅŸeklinde dalgalanma ve kas spazmı mevcuttur
  • Kaslarda ko-kontraksiyon yoktur, DTR normaldir
  • Genellikle baÅŸ, gövde ve üst ekstremite tutulumu daha belirgindir
  • Genelde yeni doÄŸan döneminde geçirilen kern ikterus’a baÄŸlıdır

c-Rijid tip serabral 3

  • Agonist ve antagonist kaslarda pasif harekete direnç vardır
  • Tüm adeleler hipertonik olup kurÅŸun boru ve diÅŸli çark tipi gerginlik mevcuttur
  • DTR normal, klonus yoktur
  • Genelde mental retardasyon ile birliktedir

d-Tremorlu Tip

  • Bir ya da bir grup eklemde agonist- antagonist kasların belirli bir ÅŸekle uyarak, ritmik, kontrolsuz, istem dışı, ardısıra kontraksiyonu söz konusudur

Serebral Palsi (CP) TANI

  • Anamnez
  • Nörolojik muayene
  • Kas iskelet sistemi muayenesi
  • Laboratuar
  • Radyolojik deÄŸerlendirme
  • Anamnez
  • CP tanısı prenatal, perinatal ve postnatal anamnezin alınmasıyla baÅŸlar. Annenin:
  • Hamilelik öncesi ve hamilelik dönemindeki yaÅŸantısı
  • Hamilelik süresi
  • DoÄŸum sırasında zorluk, morarma, alet kullanımı
  • DoÄŸum sonrasında hemen aÄŸlayıp aÄŸlamadığı
  • Düşük apgar skorunun varlığı
  • DoÄŸum kilosu
  • Postnatal sarılık
  • AteÅŸli hastalık öyküsü

Serebral Palsi (CP) Nörolojik Muayene

  • A-Mental durum: ÇocuÄŸun çevre ile iliÅŸkisi gözlenir, yaşına uygun zihinsel fonksiyonlarının olup olmadığı deÄŸerlendirilir
  • B-Görme-iÅŸitme-konuÅŸma: Erken tanı ile görme ve iÅŸitme sorunları tedavi edilebildiÄŸinden, her çocuk mutlaka ayrıntılı görme ve iÅŸitme tetkiklerinden geçirilmelidir
  • C-Kas gücü ve istemli kas kontrolu:
  • CP’li çocuk kaslarını istemli kasıp gevÅŸetemediÄŸi için eklemlerini birbirinden bağımsız, tek tek hareket ettiremez. Buna selektif motor kontrol bozukluÄŸu denir
  • Çocuk bir hareket yapmak istediÄŸinde, gereken eklemini deÄŸil bütün ekstremitesini birden oynatır. Bu nedenle kas gücü hiçbir zaman izole olarak deÄŸerlendirilemez, çocuÄŸa basit hareketler yaptırarak dolaylı fikir edinilir
  • D-Refleksler:
  • Normalde baskılanması gereken ilkel reflekslerden hangilerinin sebat ettiÄŸi deÄŸerlendirilir
  • Asimetrik tonik boyun ve simetrik tonik boyun refleksi, moro, ekstensör itme, ayak basma reflekslerinin sebat etmesi, boyun doÄŸrultma reaksiyonu geliÅŸmemesi olumsuz prognoz göstergesidir
  • Asimetrik tonik boyun ve çapraz ekstansör refleks tanıda en yararlı primitif refleksler olarak bildirilmiÅŸtir
  • E-Kas tonusu ve istemsiz hareketler:
  • Spastisiteyi deÄŸerlendirmek amacıyla, eklem sabit  hızla  pasif olarak hareket ettirilir ve hissedilen direnç Ashworth Skalası kullanılarak derecelendirilir
  • Bunun dışında tremor, kore, atetoz, distoni, ataksi gibi istemsiz hareket varlığına bakılır ve CP tipi belirlenir
  • Kas tonusu ve istemsiz hareketler

Ashworth Skalası

  • Eklem hareketine karşı artmış direnç yok, tonus doÄŸal
  • Eklem hareketine karşı hafif artmış direnç
  • Eklem hareketine karşı belirgin artmış direnç, hareket güçlükle tamamlanır
  • Ekstremite rijittir, kıpırdatılamaz

Tonus anomalilerinin ortaya çıkarılmasında çeşitli manevralar yardımcı olabilir:

  • Çocuk yatar durumdan oturur duruma getirilirken, kalça ve dizlerin ekstansiyonu ile doÄŸrudan ayaÄŸa kalkması alt ekstremite hiper-tonisitesini gösterir
  • Çocuk vertikal olarak havada tutulduÄŸunda bacaklarda makaslama olması kalça addüktörlerinin hipertonisitesine baÄŸlıdır
  • Hipotoninin göstergesi ise büyük eklemlerde eklem hareket açıklığının artmış olmasıdır
  • Nörolojik Muayenede Önemli Noktalar
  • < 6 ayda: tonus anomalileri, DTR artması, primitif reflekslerin kalıcı olması
  • 6-12 ay: ellerde asimetrik kullanım
  • > 12 ay kollarını aşırı yana açarak ayak parmakları ucunda yürüme
  • Ekstrapramidal serebral palsi’de istemsiz hareket paterni sıklıkla ilk bir yıldan sonra ortaya çıkar, bundan önce primitif refleklerin kalıcı olması, tonus bozuklukları, beslenme ve emme güçlüğü ön plandadır

Serebral Palsi (CP)’li Çocukta Hareket Paternleri

  • Makaslama
  • Üst ekstremitenin gardını alması yada tetikte durması
  • Ekstensör postür
  • Proksimal sabitleme
  • Makaslama:serabral 4

Simultane adduksiyon, diz hiperekstansiyonu ve alt ekstremitenin plantar fleksiyonudur

  • Üst ekstremitede omuz abduksiyonu, dirsek, el bileÄŸi ve parmakların fleksiyonu ÅŸeklinde fleksiyon sinerji paterni oluÅŸur. Bu üst ekstremite paterni giderek güçlenir ve çocuÄŸun elleri belden yukarıda gardını alma ÅŸeklinde pozisyon alır
  • Ekstensör postür
  • Proksimal sabitleme, omuz kuÅŸağı ve boyun kaslarının artmış aktivitesi ile oluÅŸur

Kas İskelet Sistemi Muayenesi

  • Eklem hareket açıklığı
  • Deformite, skolyoz, lordoz, kifoz
  • Kontraktür
  • Denge
  • Postür
  • Oturma
  • Yürüme

Muayene sırasında yumuşak hareketler

yapılmalıdır aksi halde aniden gerilen kasta

spastisite artar

Kalça Muayenesi

  • Thomas testi: Kalça fleksiyon kontraktürünü gösterir, her iki kalça ve diz fleksiyona alınır, lomber omurga sabitlenir, bacaklar birer birer kalça ekstansiyonuna direnç oluÅŸana kadar ekstansiyona alınır, femur uzun ekseni ve muayene masası arasındaki açı ölçülür

Kalça Muayenesi:

  • Adduktor kontraktür testi: Eklem hareket açıklığı hem fleksiyon hem ekstansiyonda deÄŸerlendirilmelidir
  • Ely testi: Kuadriceps kasının spastik veya gergin olduÄŸunu gösterir, hasta pron pozisyonda yatar, doktorun eli kalça üzerindedir, dizin hızla fleksiyona getirilmesi ile kalçanın yukarı doÄŸru kalkması testin pozitif olduÄŸunu gösterir
  • Diz Muayenesi
  • Hamstring kontraktür testi: Supin pozisyonunda yatan hastada pelvis sabitlenir, kalça 90 derece fleksiyona getirilir, diz dirençle karşılaşıncaya kadar ekstansiyona alınır, tibia uzun ekseni ve tam ekstansiyon çizgisi arasındaki açı ölçülür
  • Patella pozisyonu da deÄŸerlendirilmelidir
  • Ayak- Ayak BileÄŸi Muayenesi
  • Ekin deformitesi gastroknemius yada soleus’un uzun süren veya prematür aktivitesi ile oluÅŸur
  • Varus ayağının en sık nedeni tibialis posterior kasının sürekli aktivitesidir
  • Valgus ayağı ise tibialis posterior kasının inaktivitesi ile oluÅŸur
  • Oturma Düzeyi
  • ÇocuÄŸun 3 oturma düzeyinden hangisinde olduÄŸu deÄŸerlendirilir:

1) Desteksiz oturma (ellerden destek almadan)

2) Ellerden destek alarak oturma

3) Cihaz veya yastık desteğiyle oturma

Yürüme Muayenesi

  • CP’li çocuklarda yürüme anormallikleri eklem ve kas spastisitesinin sonucudur
  • Yürüme bozukluÄŸuna neden olan deformiteler
  • Femoral anteversiyon
  • Spastik iliopsoas
  • Fleksiyon kontraktürü
  • Adduktor spasitesi ile subluksasyon
  • Diz ekleminde kontraktur, fonksiyonel bozukluk
  • Ayak bileÄŸi ekin, varus- valgus, pes kavus deformitesi

Sıçrama yürüyüşü: Kalçada fleksiyon ve addüksiyon, bacaklarda makaslama, dizde serabral 5  fleksiyon, ayak bileğinde ekinovalgus postürü görülür   Diplejik ve bazı tüm vücut tutulumlu olguların tipik yürüyüşüdür

2) Oraklama yürüyüşü:       Kalça fleksiyonu ve ayak dorsifleksiyonu yapılamaz, serabral 6ayak varustadır

Salınım fazında ayağı yerden kesebilmek için pelvik elevasyon ve kalça sirkumdiksiyonu oluşur

Hemiplejik olguların tipik yürüyüşüdür

3) Bükük diz yürüyüşü:      Kalça fleksiyonu ve hamstringler gergindir       serabral 7 Kuadricepsler ve triceps zayıftır. Buna bağlı olarak kalça ve dizler aşırı fleksiyonda, ayak bileği dorsifleksiyondadır

Çocuk öne bükülmüş olarak yürür

Diplejik ve yürüyebilen tüm vücut tutulumlularda, uygunsuz triceps uzatması sonrası bu yürüyüş tipi gözlenir

4) Makaslama yürüyüşü:serabral 8

Kalçada adduktor spastisite hakimdir     Çocuk bacaklarını açamaz ve iki diz birbirine çarparak yürür

En sık tüm vücut tutulumlu olgularda görülür

  • Laboratuvar Testleri
  • Kan pH düzeyi
  • Beyin omurilik sıvısı deÄŸerlendirilmesi
  • Tiroid fonksiyon testleri
  • Organik ve amino asitler
  • Laktat, pirüvat
  • Kromozom analizi
  • Radyolojik DeÄŸerlendirme
  • Kranial USG (özellikle prematurede)
  • Bilgisayarlı Tomografi
  • MRI (<2-3 hafta)
  • PET
  • Ayırıcı Tanı

1- Progresif / metabolik hastalıklar

  • Metakromatik lökodistrofi
  • Lesh-Nyhan hastalığı
  • Arginaz eksikliÄŸi
  • Glutarik asidüri Tip1
  • Serotendinöz ksantomatozis
  • Ayırıcı Tanı

2- Konjenital ataksiler

  • Joubert sendromu
  • Tip 1 Chiari malformasyonu
  • Dandy-Walker sendromu
  • Angelman sendromu
  • Hekzoaminidaz A ve B eksikliÄŸi
  • Behr sendromu
  • Ataksik telenjiektazi
  • CP’de Görülen Klinik Sorunlar
  • Mental sorunlar
  • CP’de Mental Retardasyon insidansı % 30 dur
  • Düşük doÄŸum ağırlığı, prematurite hikayesi olan olgularda ve rijid, atonik, ciddi tutulumun olduÄŸu spastik kuadriplejik olgularda daha sık görülür
  • Konvulsiyon
  • İnsidansı yaklaşık % 50
  • Daha çok hemiplejik kuadriplejik tipte
  • Farklı klinik formlarda ortaya çıkabilir, en sık kudriplejide grand-mal nöbet olarak karşımıza çıkar
  • Okülomotor Sorunlar
  • Esotropi (içe ÅŸaşılık) ve eksotropi (dışa ÅŸaşılık) sık görülen problemlerdir
  • ÇoÄŸunlukla strabismus operasyonu gerektirir
  • Görme alanı defektleri, hemianopsia daha nadirdir ve daha çok hemiplejik CP’de görülür
  • Oromotor fonksiyon bozuklukları
  • Emme, yutma, çigneme güçlüğü ve salya akıtma gözlenir
  • Oromotor disfonksiyonlar nedeniyle oluÅŸan yetersiz beslenme malnütrisyona kadar ilerleyebilir
  • Kas tonusu, gücü ve koordinasyonundaki anormallik, hava yollarının korunmasında güçlük doÄŸurur. Bu durum aspirasyona neden olabilir
  • Aspirasyon sırasında öksürük olmaması da diÄŸer problemdir
  • KonuÅŸma güçlüğü
  • CP’li çocuklarda konuÅŸma güçlüğünün temel nedeni göğüs kafesi kaslarının tutulumuna baÄŸlı solunum, larynx kaslarının tutulumuna baÄŸlı fonasyon ve oromotor fonksiyon bozukluÄŸuna baÄŸlı artikülasyon güçlükleridir
  • Gastrointestinal sorunlar
  • Gastro-özofegal reflü nedeni ile aspirasyon pnömonisi ve epizodik kusmalar gözlenebilir
  • Gastro-özofegal reflü ve kusmalara baÄŸlı olarak da gıdaların yeterli emilememesi sonucu beslenme ve geliÅŸme bozukluÄŸu görülür
  • Zayıflık ve büyüme-geliÅŸme geriliÄŸi özellikle tüm vücut tutulumlu ve distonik çocuklarda çok belirgindir
  • DiÅŸ sorunları
  • DiÅŸ minesi bozukluÄŸu (primer veya hiperbilirubinemi nedeniyle), maloklüzyon (spatisiteye baÄŸlı), çürük diÅŸler, gingival hiperplazi (antiepileptik kullanımına baÄŸlı) gibi sorunlar görülür
  • İşitme güçlüğü
  • CP’de nadirdir
  • Öyküsünde hiperbilirübinemi ve konjenital sinir sistemi enfeksiyonu (TORCH) bulunanlarda sıktır
  • Üriner disfonksiyon
  • En sık rastlanan üriner disfonksiyon, inkontinanstır
  • Büyüme Bozuklukları
  • Özellikle kol ve bacaklarda asimetrik lineer büyüme görülür
  • Motor bozukluÄŸun ÅŸiddetli olduÄŸu ekstremitede, uzunluk ve çevre azalmış olabilir
  • Fonksiyonel Prognoz
  • Çocuk büyüdükce, baÅŸlangıçtaki nörolojik tablo santral sinir sistemi geliÅŸmesine paralel olarak deÄŸiÅŸir
  • Birçok olguda nöromotor geliÅŸim geriliÄŸi belirginleÅŸir ve çocuk giderek CP tiplerinden birine uyar
  • Bazı vakalarda ise, hayatın ilk yıllarında, çocuÄŸun nöromotor fonksiyonları normale doÄŸru geliÅŸme gösterir
  • Spastik CP’de % 75, diplejik CP’de % 85, quadriplejik CP’de % 70 oranında ambulasyon kazanılır
  • 2 yaşından önce kendi baÅŸlarına oturabilen çocuklar, yardımcı cihazla ya da cihazsız, sonunda bağımsız yürüyebilir
  • 4 yaşına kadar bağımsız oturamayanlar nadiren yürür
  • Primitif refleksler yada ekstansör postürü uzun süre devam eden çocuklarda bağımsız ambulasyon olasılığı azalır
  • Ambulasyon kazanmış çocukların çoÄŸu, 18 aylıkken primitif reflekslerin üçünden daha azı saptanan çocuklardır
  • Artmış kas tonusu, motor aktivite sırasında harcanan enerjiyi daha da artırır ve motor geliÅŸmeyi büyük ölçüde engeller
  • Ambulasyonu baÅŸaran çocukların tipik olarak yetersiz bir yürüyüşleri vardır
  • Bu yürüyüş akranlarıyla karşılaÅŸtırıldığında, adım uzunluÄŸunda kısalma, kalça ve diz eklem hareket açıklığı azalması, enerji sarfiyatında artma ve hızda azalmayı kapsar
  • Kontraktürler, kemik veya eklem deformiteleri çocuÄŸun hareketlerini büyük ölçüde sınırlar
  • Spastisite, CP’li çocukların en az % 70 ‘inde esas problemdir
  • Çocuk büyüdükce spastisite kas uzamasına engel olur, bu sebeple iskelet sistemi degiÅŸmeye baÅŸlar

Serebral Palsi Rehabilitasyonu

  • Rehabilitasyonda genel amaçlar:
  • Kas iskelet sistemi bütünlüğünün devamı ve artırılması
  • Deformitelerin önlenmesi ve fonksiyonel bağımsızlığın artırılması
  • Optimal hareket ve postürlerin geliÅŸtirilmesi
  • İletiÅŸim problemlerinin en aza indirilmesi, konuÅŸmasının geliÅŸtirilmesi

Rehabilitasyon programında dikkat edilmesi gereken 2 nokta vardır:

1) Dönme, oturma, emekleme ve yürüme şeklindeki normal gelişim eğrisi izlenmeli ve bunlar sırasıyla çocuğa öğretilmelidir ancak kronolojik yaşı fiziksel yaşından fazla ve kontraktürleri olan çocuklarda bu sıra dikkate alınmayabilir

2) Desenden eğitim yapılmalıdır. Önce baş sonra gövde kontrolü, daha sonra ekstremitelerin proksimalden distale doğru motor gelişimi kazandırılmalıdır

  • CP tedavisine mümkün olduÄŸunca erken baÅŸlanmalıdır.
  • Erken tedavinin amaçları :

1) Yerçekimine karşı normal posturun ve postural tonusun geliştirilmesi

2) Çocuğa beslenme, giyinme ve kendine bakım becerilerinin kazandırılması

3) Kontraktür ve deformite gelişiminin engellenmesi

Serebral Palsi (CP) Tedavi Ekibi:

  • Çocuk doktoru
  • FTR uzmanı
  • Ortopedist
  • Psikiyatrist
  • Fizyoterapist
  • Psikolog
  • Özel eÄŸitim uzmanı
  • KonuÅŸma terapisti
  • İş uÄŸraşısı terapisti
  • Sosyal hizmet uzmanı

FTR uzmanının tedavideki yeri:

  • Tedavinin amacını belirlemek
  • Bu amaca ulaÅŸmak için kullanılacak yöntemleri ve gereken süreyi belirlemek
  • Hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını takip etmek, gerekiyorsa tedaviyi yeniden düzenlemek
  • CP Rehabilitasyonunda Kullanılan Tedavi Yaklaşımları

1-Bobath tekniÄŸi

2-İletimsel eğitim tekniği

3-Vojta tekniÄŸi

4-Phelps tekniÄŸi

5-Rood tekniÄŸi

6-Fay tekniÄŸi

7-Schwartz tekniÄŸi

8-Doman delecato tekniÄŸi

  • 1) Bobath tekniÄŸi

En sık kullanılan terapötik egzersiz yaklaşımıdır. Bu teknikte 3 ana hedef vardır:

  1. a) Tonusu normalleÅŸtirmek
  2. b) Primitif veya anormal refleks paternlerini inhibe etmek
  3. c) Otomatik reaksiyonları fasilite ederek normal hareket patenlerini oluşturmak
  • Bobath tekniÄŸinde ilk adım, çocuÄŸun sabit kaldığı postürün tam aksi postürde pozisyonlanması yani refleks inhibitör pozisyon kullanımıdır
  • Bundan sonraki aÅŸamada fizyoterapist çocuÄŸun pozisyonunu bozar, aktif olarak tekrar öğretilen pozisyona dönmesi için uyarır ve çocuk bu pozisyonu bağımsız olarak yapıncaya kadar tekrarlar
  • Yani önce çocukta bulunan hipertonusa uygun inhibisyon yapılır sonra yüz üstünden sırt üstüne, sırt üstünden yüzüstüne dönme; sürünme; oturma; emekleme; diz üstü durma; ayakta durma ve yürüme aktiviteleri fasilite edilir

Kullanılan fasilitasyon teknikleri 4 guruptur:

1) Baş ve omuzlar kullanılarak vücut hareketlerinin, vücut düzeltme reaksiyonlarının fasilitasyonu

2) Labirent ve optik düzeltme reaksiyonlarından faydalanarak baş kontrolünün fasilitasyonu

3) Çocuğun üzerinde bulunduğu düzey hareket ettirilerek yada zemin stabilken ufak itmelerle çocuğun pozisyonu bozularak denge reaksiyonun fasilitasyonu

4) Gelişmediği zaman denge kaybına yol açan, koruyucu ekstansör reflekslerin fasilitasyonu

CP Tiplerinde Problemler

Serebral Palsi (CP)  Sorunlar ve Tedavi Yaklaşımları

1-Gövde kaslarında tonusun düşük olması nedeniyle gövde kas tonusunun artırılması

2-Ekstremite kaslarındaki  spastisite nedeniyle ekstremite kas tonusunun azaltılması

3-Ekstremiteleri fleksiyonda tutma eğilimi nedeniyle ekstremitelerin tüm eklem hareket açıklığı içinde çalıştırılması planlanır

4-Hareketler spastisiteye bağlı yavaş ve güçlükle yapılır ve  amaca yönelik harekete eşlik eden hareketler vardır. Hastada değişik ve  çeşitli hareket paternlerinin sağlanması, harekete eşlik eden reaksiyonların inhibe edilmesi planlanır

5-Çocuğun mobilizasyondan korkması nedeniyle çocuğa güvende  olduğu hissettirilerek değişik hareket tecrübelerinin kazandırılması planlanır

Serebral Palsi (CP) Sorunlar ve Tedavi Yaklaşımları

1-Kas tonusunda hipotoni-hipertoni şeklinde dalgalanmalar vardır, tedavisinde postural kas tonusunun normalize edilmesi planlanır

2-Eklemler eklem hareket açıklığı içinde çeşitli istenilen noktalarda tutulamaz, orta hattan uzak eklem hareket açıklıklarında kas tonusunun giderek artırılması planlanır

3-Baş hareketleri gövde ve üst ekstremiteleri etkiler. Hareket değişikleri esnasında postür veya hareketin düzgünlüğünün muhafaza edilmesi ve gövde stabilken başın bağımsız hareketinin sağlanması planlanır

Ataksik Serebral Palsi (CP) Sorunlar ve Tedavi Yaklaşımları

1-Genellikle hipotoni, bazılarında hipertoni mevcudiyeti nedeniyle postural tonusun normalizasyonu

2-Düzeltme refleksi, denge reaksiyonları ve koruyucu cevapların yetersiz koordinasyonu vardır, koordine, düzgün otomatik reaksiyonların geliştirilmesi

Serebral Palsi (CP)Rehabilitasyonunda Basamaklar

I- Aile eÄŸitimi:

  • Rehabilitasyonun etkinliÄŸi ve prognozu hakkında gerçekçi olmak
  • Problemleri kabullenmede aileye destek olmak, hem kendi hem de çocuklarının hayatlarını düzenlemek için karar alırken yardımcı olmak
  • Gerekli uzmanlar ile birlikte rehabilitasyon konusunda bilgilendirmek
  • II- Motor EÄŸitim:

Etkinliği artırmak için gerekli önemli noktalar:

1) Çocuğa özgü hedeflerin belirlenmesi

2) Öğretilecek becerilerin sınıflandırılması ve ne boyutta öğretileceği

3) Öğretilecek becerilerin sırası

4) Tekrar miktarı

5) Pratiklerin planlanması

6) DeÄŸiÅŸmelerin derecesinin takibi

7) Rehberlik ve yönlendirme

8) Uygun feedback yöntemlerinin kullanılması

Serebral Palsi (CP) Motor EÄŸitimde Ortak Uygulamalar

1) Ortam

  • Ortam üzerinde durulması gereken ilk faktördür çünkü CP’li çocuk deÄŸiÅŸik fiziksel çevre ve stimulasyonlarla daha hızlı öğrenir
  • Ortam çocuÄŸu uyarıcı ve motive edici olmalıdır
  • ÇocuÄŸun ilgi duyacağı  resimler, oyuncaklar ve  diÄŸer  rehabilitasyon  gereçleri bulunmalıdır
  • Bazı kliniklerde ortam  uygun  cevabın  elde  edilmesi  için deÄŸiÅŸik  oyun  ve  ev  ortamına  benzer  alanlara dönüştürülmüştür

2) Motivasyon

  • Motive edilmiÅŸ öğrenme belli bir hedefe yönelik öğrenmedir
  • ÇocuÄŸun beceriyi anlamlı olarak algılaması, baÅŸarmaktan memnun olması ve daha yüksek hedeflere yönlendirilebilmesi için önemlidir

3) Üretken Davranışlar

  • Üretken davranışlar akıcılığı, bağımsızlığı, özgünlüğü ve bütünlüğü kapsar
  • ÖrneÄŸin; merdiven çıkamayan çocuÄŸa yan yatarak merdiven basamaklarında kendini yukarı çekmeyi öğretme, bir alet yada elle destekleyerek öne doÄŸru kalkıp yürüme eÄŸitimini kapsar

4) Emirler

  • Uygun emirler, çocuÄŸun dikkat ve gayretini artırır
  • Motor öğrenmenin ayrılmaz bir parçası olan becerilerle ilgili olan bilgiyi, ilgisiz olan bilgiden ayırt edebilmesini saÄŸlar. Böylece çocukların seçici dikkatlerini geliÅŸtirir

5) Örnekleme

  • Örnekleme sözel emirleri tamamlayabilir yada onların yerine geçebilir
  • Çocuklar görsel eÄŸitime eriÅŸkinlerden daha çok eÄŸilimlidirler

6) Pratiklerin ve yorgunluğun planlanması

  • Çalışma süresi dinlenme süresine eÅŸit yada çalışma süresi dinlenme süresinden fazla pratiklerin, yorgunluÄŸa raÄŸmen öğrenmeyi artırdığı bildirilmiÅŸtir
  • Motor aktiviteler yorgunluÄŸun kademesi giderek artırılarak uygulanmalıdır
  • Bir dereceye kadar olan yorgunluk motor öğrenmede gereklidir ve egzersiz yaptıracak kiÅŸilere bu durum anlatılmalıdır

Egzersiz

  • Konvansiyonel egzersiz programları eklem hareket açıklığına yönelik aktif ve pasif egzersizler, güçlendirici egzersiz programları ve kardiyovasküler kapasiteyi arttırıcı egzersiz programlarından oluÅŸur
  • Egzersizler özellikle:

1) Cerrahi girişim sonrası iyileşme döneminde

2) Kontraktür riskinin arttığı hızlı büyüme  dönemlerinde

3) Tekerlekli iskemle kullanan tüm vücut tutulumlu çocuklarda, önem taşır

Temel motor fonksiyonları kazanmaya yönelik egzersiz programları düzenlenmelidir:

  • Postür: BaÅŸ kontrolü, oturma dengesi, quadripedal denge, ayakta durma dengesi
  • Ambulasyon: Destekleme, resiprokasyon. dinamik denge, segmental kontrol
  • Üst ekstremite fonk: EriÅŸme, kavrama, pozisyonlama, yerleÅŸtirme, gevÅŸeme, manipulasyon
  • Oral fonk: ÇiÄŸneme, dil hareketleri, yutma, respiratuar motor kontrol, glottal fonksiyonlar

III-Serebral Palsi (CP)AMBULASYON

  • 9 aya kadar baÅŸ kontrolünü kazanan, 24 aya kadar bağımsız oturabilen, 30 aya kadar emekleyen çocukların yürümesi beklenir
  • 20 aya kadar başını tutamayan ve 4 yaşına kadar bağımsız oturamayan çocukların yürüme potansiyeli çok düşüktür
  • Ambulasyonun 5 kompenenti mevcuttur:

1) Destekleme aktiviteleri

2) Resiprokasyon

3) Dinamik denge

4) Segmental koordinasyon

5) Ambulasyonun tamamlanması

1) Destekleme:

  • Destekleme aktiviteleri gövde, kalça ve dizlerde ekstansör, ayak bileÄŸi ve parmaklarda ise plantar aktivitedir. Bu aktivitelerde belirli bir kas gücüne ulaşılması gereklidir
  • Kas gücü yetersiz çocuklarda; soÄŸuk uygulama, fırçalama, elektrik stimulasyonu, pasif germe, feedback ve fasilitasyon teknikleriyle kas aktivitesi uyarılarak yardımlı-aktif, aktif, dirençli aktiviteler düzeyine çıkılır
  • Fleksör hipertonili hastalarda ise  öncelikle fleksör aktivite inhibisyonu öğretilmelidir

2) Resiprokasyon: Hasta sırtüstü yatırıldıktan sonra terapist tarafından pasif olarak manüel manipülasyon ile gösterilir

  • Oturur pozisyonda resiprokal alt ekstremite hareketinin elde edilmesi için bisiklet kullanımı faydalıdır

3) Dinamik denge: Aktif hareketler esnasında vücudun ağırlık merkezinin muhafaza edilmesine dinamik denge denir

  • Denge eÄŸitiminde denge topu, denge tahtası ve paralel bardan çok yararlanılır. Ayrıca sanal veya gerçek atlarla bu eÄŸitim verilebilir

4) Segmental koordinasyon:

  • Kuvvet ve etkinliÄŸi yetersiz olan segmental motor komponentler fasilite edilerek geliÅŸtirilir ve yürümede kullanılır
  • ÖrneÄŸin ayak bileÄŸi dorsifleksiyonunu fasilite etmek için kalça fleksörlerinin sinkinetik aktivitesinden faydalanılır
  • Hastanın dizi fleksiyona getirilir ve manuel olarak uygulanan dirence karşı aktif kalça fleksiyonu yapması istenir
  • Sıklıkla spontan olarak ayak bileÄŸi dorsifleksiyonu ortaya çıkar. Bu manevra defalarca tekrarlanır
  • BaÅŸarı saÄŸlandıkca kalça fleksiyonu azaltılarak devam edilir

5)Paralel bar eÄŸitimi:

  1. a) Tutanarak ve tutunmaksızın düzgün postürde ayakta durma
  2. b) Vücut ağırlığının bir alt ekstremiteden diğerine aktarılması
  3. c) Kol gücü ile ayakları yerden kesme
  4. d) İleri doğru ayakları yerden kesme tarzında basit yürüme paternleri öğretilir

Paralel bar içi eğitiminde belirli bir düzeye erişildiğinde yürüme eğitimi paralel barın dışında baston, koltuk değneği veya yürüteç yardımı ile devam ettirilir

serabral 9

serabral 10 serabral 11

IV-Serebral Palsi (CP) CİHAZLAMA

  • CP’de cihazlama sadece mobilizasyonun deÄŸil diÄŸer fonksiyonların da daha bağımsız hale gelmesini saÄŸlar
  • Cihazlama CP tedavisinde tamamlayıcı bir uygulamadır, eklemde stabiliteyi saÄŸlar, posturu düzeltir
  • Primitif reflekslerin bulunması, denge bozukluÄŸu, duyu kusurları cihaz kullanımını olumsuz yönde etkiler
  • Ortez kullanım endikasyonları çocuÄŸun yaşına, motor kontrol seviyesine, deformite tipine, fonksiyonel prognoz beklentisine baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸir
  • Ortez kullanan çocuÄŸun sık sık takibi gerekir, hızlı büyüme çağında ortez kısa sürede ekstremiteye uyumsuz hale gelebilir
  • ÇocuÄŸun fonksiyonel gereksinimlerine göre endikasyonlar zamanla deÄŸiÅŸebilir
  • Çok küçük, hızlı geliÅŸen ve uyumu zor çocuklarda aquaplast yani su içinde ÅŸekil verilebilen kısa yürüme ortezlerinin kullanılması tavsiye edilir

        

Serebral Palsi (CP)  Üst ekstremite ortezleri:

CP’li çocuklarda progresif kontraktürlerinin engellenmesi için el ve elbileğini fonksiyonel pozisyonda tutan statik ortezler kullanılabilir

Dirsek ve omuzda ortez kullanımı endikasyonu çok kısıtlıdır. El için 2 tip ortez kullanılır:

1) Opponens splinti başparmağı avuç içinden kurtarmak amacıyla kullanılır

2) Dirsek-bilek-el ateli ise üst ekstremiteyi fonksiyonel pozisyonda tutmak amacı ile istirahat ateli olarak kullanılır

      

 Serebral Palsi (CP) Alt ekstremite ortezleri:

Ayak ortezleri (FO)

  1. a) Topuk yastığı (Heel cup): Subtalar eklemin hafif instabilitesinde kullanılır
  2. b) Supramalleoler ortez (SMO): Dinamik ekinde kullanılabilir

AyakbileÄŸi-Ayak ortezleri (AFO)

  1. a) Rijid AFO: Yürüyemeyen çocuklarda kontraktür oluşumunu önlemek, ayakta durmak için ayak-ayak bileği stabilitesini sağlamak; yürüyen çocuklarda basma fazında topuk vuruşunu sağlatmak, salınım fazında parmakları yerden kesmek ve diz stabilitesini arttırmak için kullanılır
  2. b) Eklemli AFO:
  • Yürüyebilen çocuklarda kullanılırserabral 12 eklenti
  • Pasif ayak bileÄŸi dorsifleksiyonu olan, merdiven çıkıp inebilen çocuklarda rijid AFO yerine kullanılmalıdır
  • Basma fazında dorsifleksiyona izin vermesi sayesinde normale yakın bir yürüme saÄŸlar
  • Pasif dorsifleksiyon yaptırılamayan çocuklarda eklemli AFO, orta ayak eklemlerini zorlayarak deforme edeceÄŸinden, kontrendikedir
  1. c) Ground reaction veya floor reaction orthosis (GRAFO-FRO): Triseps serabral 13 eklenti
    ve/veya kuadriseps zayıflığında ya da bükük diz yürüyüşün varlığında kullanılır

Omurga ortezleri

Torako-lumbosakral ortez (TLSO)

Serviko-torako-lumbosakral ortez (CTLSO)

1) Omurga deformitelerinde cerrahi girişim zamanını geciktirerek omurga büyümesine zaman kazandırmak

2) Beslenme sorunları olan çocuklarda ameliyata hazırlık döneminde oturma dengesini korumak

3) Postop dönemde füzyon oluşana kadar implanta aşırı yük binmesini engellemek için kullanılır

MOBİLİTEYİ ARTTIRAN CİHAZLAR

  Ayakta Durma Bacaları

Çocuğu dik durumda destekleyerek alt ekstremitelerine yük binmesini sağlayan cihazlardır    Gövdeyi önden destekleyen yüzükoyun pozisyondaki bacalar kalça fleksörlerinin gerilmesini, dizin ekstansiyonunu ve ayak bileği dorsifleksiyonunu sağlar

Ancak gövde ekstansörleri spastik  ve baş kontrolü kötü olan çocuklarda sırttan destek veren bacalar tercih edilmelidir

Yürüteçler

Çocuk yürüteçlerinin tekerlekli olması gereklidir

Yürümede maksimum destek sağlarlar ancak merdivende taşınmaları güçtür

Gövdede ekstansör spastisite hakimse önden destekli yürüteç kullanılır   Önden destekli yürüteçler kalça fleksörlerinde kontraktüre yol açtığından çoğu zaman arkadan destekli yürüteçler tercihtir

Tekerlekli Sandalye

Ağır motor bozukluğu olan, oturma dengesi kötü ve fonksiyonel mobilitesi olmayan çocuklarda tekerlekli sandalye kullanılabilir

Tekerlekli sandalye seçiminde ayak desteklerinin uygunluğu, oturma sahası ve sırt kısmının derinliği, sertliği, genişliği ve taşınabilir özelliği göz önünde bulundurulmalıdır

Koltuk deÄŸnekleri

Yürüteci rahat kullanan, gövde kontrolü ve dengesi yeterli olan çocuklara 4 yaşından sonra koltuk değnekleri verilmelidir

CP’li çocuklar genellikle aksiller destekli veya Lofstrand tipi koltuk değneklerini tercih ederler

Tekerlekli sandalye ne zaman verilmelidir?

  • Yürüme prognozu kötü olan tüm çocuklarda tekerlekli iskemle kullanımı teÅŸvik edilmelidir
  • Bu çocuklar genellikle üst ekstremitelerini de iyi kullanamadıklarından motorlu iskemleler tercih edilmelidir
  • Yürüme potansiyeli kısıtlı olan bazı ağır spastikler ve atetoidlerde, yürüteç ve koltuk deÄŸneÄŸi ile ambulasyon aşırı enerji tüketimine yol açtığından bu çocuklarda sosyal ve eÄŸitsel geliÅŸimi hızlandırmak için motorize tekerlekli iskemleler avantajlıdır

Serebral Palsi (CP) SPASTİSİTE TEDAVİSİ

  • Spastisite gövde ve ekstremitelerdeki fizyolojik tonusun artmasıdır
  • Kas tonusunda artma
  • DTR’lerinde artma
  • Koordinasyon bozukluÄŸu
  • Postüral bozukluklar
  • Kas güçsüzlüğü
  • İnatçı primitif refleksler
  • Denge reaksiyonlarında yetersizlik
  • Üst ekstremitede fleksör sinerjiler ve alt ekstremitede ekstansör sinerjiler eÅŸlik eder

Spastisitenin fonksiyonel sonuçları:

1) Spastisite ağrılı değildir. Ancak aşırı çekme ve gerilmelerden dolayı ağrı hissedilebilir

2) Kalça adduktör ve fleksör spazmları perineal hijyende önemli sorunlara yol açar

3) Spastisite fonksiyon kaybına postür bozukluğuna, kontraktür ve deformitelere yol açabilir

4) Spastisite, kas kitlesinin korunmasına, kemik mineral kaybının önlenmesine, ödem ve venöz tromboz oluşma riskinin azalmasına katkı sağlar

5) Alt ekstremitedeki ekstansör spastisite ayakta durma ve yürümede gövdenin dik tutulmasına yardımcıdır

Serebral Palsi (CP) Tedavi yöntemleri:

1) Fizik tedavi modaliteleri

2) Medikasyon

  1. a) Oral medikasyon
  2. b) İntratekal Baklofen
  3. c) Nöromüsküler Bloklar- Sinir Blokları (Fenol, alkol, botulinum toksin A)

 3) Cerrahi (Kas-tendon uzatma, selektif dorsal rizotomi)

1) Fizik tedavi yöntemleri

Spastik olguda fizyoterapinin iki ana amacı:   Spastik kas tonusunu azaltmak ve artmış tonusun yaratacağı kontraktür gelişimini engellemektir

Pozisyonlama ve germe egzersizleri kullanılır

Pozisyonlama çocuğun antispastik pattern de denilen inhibitör pozisyonda yatırılması ve oturtulmasıdır

Bu pozisyona ek olarak kontraktür gelişimini engellemek için eklemler fonksiyonel pozisyonda tutulmalıdır

Germe egzersizleri:

  • Spastik kasların splint ve alçı  tespitlerle  ortalama 6 saatten fazla süreyle uygun pozisyonda gerilmesi, spastisiteyi  büyük ölçüde azaltır
  • Özellikle üst ekstremiteye uygulanması kontraktüre gidiÅŸi engelleyebilir
  • Alt ekstremite splintlerinin spastisiteyi azaltıcı etkisi ise çok azdır
  • Spastisite tedavisinde kullanılan bir fizik tedavi ajanı yüksek titreÅŸimli vibrasyondur
  • Bu titreÅŸimlerin antagonist kaslara uygulanması ile agonist kaslarda resiprokal inhibisyon oluÅŸur ve böylece istemli motor aktivite elde edilir
  • Girdaplı su banyosu, HP, sıcak havlu, parafin banyosu gibi yüzeyel ısı uygulamaları spastisiteyi azaltabilir
  • 20-30 dakikadan daha uzun süreli soÄŸuk uygulamalarda spastisitede kısa süreli (2-3 saat) rahatlama saÄŸlar

Elektrostimulasyon:        

  • Manyetik Repetitif Stimulasyon, spastisitede anlamlı fakat geçici düzelmeler saÄŸlayan bir elektrostimulasyon metodudur
  • Kafa çevresine uygulanan paletler vasıtası ile motor kortekse sabit frekansta tekrarlayan manyetik uyarı verilir
  • Uygulama sonrası hastaların kas tonusunda anlamlı gevÅŸeme gözlenmekte ve bu etki haftalarca sürmekte, hasta bu arada ilaç gereksinimi duymamaktadır

Elektrostimülasyon

  • Spastik adelelerin üzerine konulan yüzeyel elektrodlar yardımıyla alçak frekanslı elektrik akımları kullanılarak stimülasyon yapılmasının spastisiteyi kısa sürelerle azalttığı gözlenmiÅŸtir
  • Ayrıca spastik adelenin antagonistine de stimülasyon uygulanabilir
  • Hafif aÄŸrılı olması, etkisinin kısa süreli oluÅŸu ve ancak hastane içi koÅŸullarda, terapi ünitelerinde uygulanabilmesi nedeniyle bu yaklaşım sadece fizyoterapi seansının bir parçası olarak kullanılabilir

2) Medikasyon

  1. A) Oral medikasyon

Baklofen:

  • Santral sinir sisteminde ana inhibitör nörotransmitter olan GABA’nın agonistidir
  • Etkisini ağırlıklı olarak omurilikte gösterir
  • İnternöronun ikinci motor nöron üzerindeki inhibitör etkisini arttırarak spastisiteyi azaltır
  • Afferent uçlardan eksitatör nörotransmitter salınımını azaltır
  • 5 mg -20 mg dozda kullanılır
  • Yan etki: Güçsüzlük, yorgunluk, konfüzyon, depresyon, GIS yan etkilerdir. Epilepsi eÅŸiÄŸini düşürebilir, ani kesilirse nöbet veya halusinasyonları tetikleyebilir

Diazepam:

  • Beyindeki retiküler formasyon ve spinal korddaki benzodiyazepin bölgelerine etkir
  • GABA’nın baÄŸlanmasını ve presinaptik inhibasyonunu artırır
  • 2 mgr – 40 mgr dozda kullanılır
  • Sık görülen yan etkileri: Yorgunluk, üriner retansiyon, kabızlık, hafıza bozuklukları, uyuklamadır
  • Tolerans geliÅŸebilir, ani kesilmesi nöbetleri tetikleyebilir
  • İnkomplet spinal kord yaralanmalarında tercih edilir

Dantrolen:

  • Tedavi edici etkisi doÄŸrudan kas içindeki kasılma mekanizması üzerinedir
  • Hem intrafüzal hem  ekstrafüzal liflerde  sarkoplazmik retikulumdan Ca salınımını azaltarak kontraksiyonları azaltır
  • 5 mgr/kgr/gün – 12mg/kg/gün dozda verilir
  • Orta dereceli sedatif olup yorgunluk, bulantı kusma, uyuklama ve diyareye neden olabilir
  • Hepatotoksik olduÄŸu için düzenli aralıklarla karaciÄŸer fonksiyon testleri yaptırılmalıdır
  • Enzimler yükselirse yavaÅŸ yavaş  azaltılarak bırakılır
  • Pulmoner fonksiyonları da deprese edebilir
  • Sıklıkla CP’de spastisite tedavisinde tercih  edilir
  1. B) İntratekal Baklofen
  • Baklofen’in terapötik etkisini artıtrmak amacı ile uygulanır
  • Endikasyonları: 3 yaÅŸ üzerinde, tüm vücut tutulumlu, belirgin spastisitesi olan ve spastisitesinin azaltılması ile fonksiyonel kazanç ve bakım kolaylığı beklenen olgular
  • Hipotoni, kore ve atetozda yararlı deÄŸildir
  • Uygulama sonrasında spastisite azalınca kas zayıflığı belirginleÅŸir, bu nedenle güçlendirici egzersiz programları çok önemlidir
  • Komplikasyonları: Santral sinir sisteminde kateter enfeksiyonu, BOS kaçağı
  1. C) Nöromüsküler Bloklar-Sinir Blokları
  • Medikal tedavinin yetersiz kaldığı ve cerrahi giriÅŸimin risk oluÅŸturacağı düşünülen olgularda çeÅŸitli kimyasal maddeler ile motor yollar üzerinde çeÅŸitli seviyelerde kalıcı lezyonlar oluÅŸturmak mümkündür
  • Alkol (% 50’lik salin dilusyonuyla)
  • Triseps suraeye enjekte edilir
  • Nöromüsküler bileÅŸke hasarı yaratarak denervasyon yapar
  • 2-6 hafta spastisiteyi azaltır
  • Uygulama çok aÄŸrılı olduÄŸu için genel anestezi altında yapılması gerekir
  • Enjeksiyon yerinde aÄŸrı ve kronik nöropatik aÄŸrı yapabilir
  • Uygulama güçlükleri ve yan etkileri nedeni ile kullanımı tercih edilmez
  • Fenol: (uzun etki süresi için % 5-7’lik dilüe su, salin veya gliseroldeki solüsyonları kullanılır)
  • Triseps surae, tibialis posterior, el bileÄŸi -parmak fleksörlerine yapılır
  • Proteinleri denatüre, myelin ve aksonları tahrip etmesiyle antispastik etki yapar
  • Yüksek doz enjeksiyonlar sonrasında kasta seyirme, konvulsiyon ve kardiopulmoner depresyon gözlenebilir

         Botulinum Toksini:

  • Nöromusküler bileÅŸkede asetilkolin salınımını inhibe ederek kimyasal denervasyon yapar
  • Lokalize paralizi oluÅŸturur
  • Toksinin uygulanması ile spastisitedeki azalma arasında; kastan yavaÅŸ difüzyonu veya presinaptik terminale ulaÅŸması için gereken zamanı yansıtan 2-3 gün geçer
  • Spastisitedeki azalma 3-6 ay devam eder
  • Uygulama tekniÄŸi fenole göre çok daha kolaydır, aÄŸrısızdır, anestezi gerektirmez, önemli komplikasyonu yoktur
  • Dezavantajları arasında etkisinin geri dönüşümlü olması, direnç geliÅŸmesi ve fiyatı sayılabilir

         3) Cerrahi

  • Ortopedik cerrahi ile spastik kaslar uzatılarak kas iÄŸciÄŸinden gelen uyarılar azaltılır, bu sayede germe refleksi daha az uyarılır ve spastisite azalır
  • Ayrıca spastisite nedeniyle oluÅŸan deformite ve kontraktürler de düzeltilir
  • Ancak ortopedik cerrahi giriÅŸim yapılmadan önce spastisite tedavisi için diÄŸer tüm yöntemlerin uygulanmış olması gereklidir
  • Beyin cerrahisinin giriÅŸimlerinden stereotaktik ensefalotomi, serebeller stimulasyon, longitudinal myelotomi, selektif dorsal rizotomi (SDR) ve nörektomi sayılabilir
  • Selektif dorsal rizotomi, omuriliÄŸin L2 – S2 seviyeleri arasındaki posterior sinir köklerinin belirli dallarının seçilerek kesilmesidir
  • Bu sayede kas iÄŸciÄŸinden gelen uyarı omuriliÄŸe ulaÅŸamaz ve spastisite azalır
  • Selektif deyimi ile anormal nörofizyolojik özellikleri olan dalların kesilmesi kastedilir
  • Postoperatif dönemde spastisitede azalma olsa bile kas zayıflığı, gövdesel hipotoni, eklem hareket açıklığı kısıtlılığı, motor kontrol bozukluÄŸu ve primitif refleks paternlerinin devamı gibi yoÄŸun rehabilitasyon programı gerektirecek problemlerle karşılaşılır
  • Bunlara raÄŸmen selektif dorsal rizotomi’nin tuvalet, giyinme, soyunma aktivitelerinde, oturma dengesinde, kognitif fonksiyonlarda artış saÄŸladığını gösteren çalışmalar da vardır

Serebral Palsi (CP)’ de cerrahi uygulamalar:

  • Cerrahi uygulanan vakaların yaklaşık % 95’i spastik tiptir
  • CP tipleri içinde ortopedik cerrahiden en fazla yararlanacak olan hasta grubu spastik tiptir
  • Atetoid tipte; aÄŸrılı kalça dislokasyonları
  • Hemiplejiklerde; pes ekinus ve pes varus
  • Diplejiklerde; makaslama ve pes valgus
  • Tüm vücut tutulumunda; omurga deformitesi ve kalça instabilitesine yönelik cerrahi giriÅŸimler yapılır
  • Diskinetik CP’de cerrahi giriÅŸim pek önerilmez
  • Tremor ve ataksiyi kontrol altına almak için cerrahi planlanmamalıdır
  • Mental sorunları olan çocuklarda uzun süreli immobilizasyon ve fizyoterapi gerektirecek ameliyatlar yapılmasından kaçınılmalıdır
  • CP’de cerrahi endikasyon varsa operasyon erken uygulanmalıdır
  • Yürüyen çocuklarda 5-7 yaÅŸlarında nöromotor geliÅŸimin tamamlanması ile yürüme paterni yerleÅŸir
  • Postürü ve yürümeyi düzeltmeye yönelik cerrahi giriÅŸimlerin bu dönemde yapılması ve mümkünse tek seansta bitirilmesi gereklidir
  • Üst ekstremite cerrahisi ise, çocuÄŸun ameliyat sonrası terapiye daha kolay uyum saÄŸlayacağı 6 -12 yaÅŸlar arasında  yapılmalıdır
  • Kalça instabilitesini önlemek için yapılması gereken addüktör – fleksör gevÅŸetme ve osteotomilerde yaÅŸ sınırı yoktur

Serebral Palsi (CP)  SIKLIKLA UYGULANAN CERRAHİ GİRİŞİMLER

  1. A) Kas ve tendon operasyonları

1) GevÅŸetme

2) Eksizyon (Dizde fleksiyon deformitesinde gracilis ve semitendinosus tendonektomisi yapılır)

3) Uzatma (Spastik hemiplejik CP de ekinovarus deformitelerine yönelik triceps surae tendonu uzatılması uygulanır)

4) Transfer (CP de tendon transferleri pek başarılı değildir)

5) Kısaltma (El bileği radial ekstensör kaslarının tendon kısaltma operasyonları yapılabilir)

  1. B) Kemik operasyonları

1) Artrodez

  • Spastik hemiplejik CP de ekino-varus, spastik diplejik CP’de ekino-valgus deformitelerinde kullanılır
  • En iyi sonuç ekino-valgus deformitesinde elde edilir
  • Triple artrodezde subtalar, talonaviküler, kalkaneo-küboid eklemlerin füzyonu saÄŸlanır
  • 12 yaşından sonra yapılmalıdır
  • 4-9 yaÅŸları arasında ekstra-artiküler subtalar eklem füzyonu yapılabilir

2) Osteotomi

  • En sık koksa valga ve anteversiyon deformitelerini düzeltmeye yönelik intertrokanterik femur osteotomileri yapılır
  • Bu deformitelere sıklıkla kalça dislokasyonu eÅŸlik eder
  • Kalça dislokasyonu, kalçanın adduksiyonu ve fleksör kaslarının güçlü, abdüktör kaslarının ise zayıf olmasından kaynaklanır
  • Öncelikle addüktör-fleksör kaslar zayıflatılmalı, abdüktör kaslar güçlendirilmelidir
  • Hasta kalça eklemine yük verilmek üzere ayaÄŸa kaldırılmalıdır

Postoperatif Bakım ve Rehabilitasyon

  • Ameliyat sonrası terapinin amaçları en kısa sürede eklem hareketi ve kas gücünün kazanılması ve yürümenin düzeltilmesidir
  • Pasif veya aktif yardımlı eklem hareket açıklığı egzersizleri ile rehabilitasyona baÅŸlanır
  • Alt ekstremite operasyonlarından sonra sıklıkla kısa bacak alçısı uygulanır
  • Alçı çıkarıldıktan sonra zayıf kasları korumak ve sekonder eklem deformitelerini önlemek amacıyla uzun yürüme cihazları bir süre kullanılmalıdır

[/xt_item][xt_item title=”İLGİLİ VİDEO” icon=”Select Icon—“]BELTEN[/xt_item][xt_item title=”DÖKÜMAN İNDİR” icon=”Select Icon—“]Çevre psikolojisi[/xt_item][xt_item title=”EĞİTİM TALEBİ ” icon=”Select Icon—“]KİM[/xt_item][/xt_tab]

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Özel Öğrenme Güçlüğü nedir?

[fruitful_tabs type=”vertical” width=”100%” fit=”false”]
[fruitful_tab title=”TANIMI VE TARİHSEL KÖKENLERİ”]

Özel Öğrenme Güçlüğü nedir?

Amerikan Psikiyatri Birliğinin (APA 2001) tanımına göre özel öğrenme güçlüğü̈ zekâsı normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zekâ düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur. Özel öğrenme güçlüğü̈ olan bireyler, öğrenmede çok önemli olan bilgiyi işleme sürecinin (bilginin alınması, düzenlenmesi, bellekte depolanması ve iletilmesi) bir kısmında ya da hepsinde sorun yaşayabilirler

Disleksili Ünlüler

*Albert Einstein
*Mozart
*Wright Brothers
*Leonardo da Vinci
*Cher
*Tom Cruise
*Walt Disney
*John Lennon
*Winston Churchill
*Henry Ford
*Stephen Hawkings
*Jules Verne
*Alexander Graham Bell
*Woodrow Wilson
*Hans Christian Andersen
*Nelson Rockefeller
*Thomas Edison
*Agatha Christie
*Whoopi Goldberg
*Rodin
*Dustin Hoffman
*Robin Williams
*Louis Pasteur
*Werner von Braun
*Dwight D.Eisenhower
*F. Scott Fitzgerald-Yazar
*Mariel Hemingway
*George Bernard Shaw
*Beethoven
*Carl Lewis
*Magic Johnson
*Sylvester Stallone

[/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”DSM ÖLÇÜTLERİ”] Tab 3 content place [/fruitful_tab]

[fruitful_tab title=”TİPLERİ/ÇEŞİTLERİ”]

özel öğrenem güçlüğü Sınıflandırma:

Okuma bozukluÄŸu(disleksia)

Yazılı anlatım bozukluğu

Matematik bozukluÄŸu

Okuma BozukluÄŸu:

Okuma bozukluÄŸu:

Çocuğun okuma becerilerinin yaşı zekası ve okul durumuna  göre beklenen düzeyin altında olmasıdır.

Okuma bozukluğu okul çağı çocuklarının % 4 ünde görülür

Kelimeleri tanımada güçlük,yavaş ve yanlış okuma , iyi anlayamama .

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olanlarda da okuma bozukluğu  riski yüksektir.

Yavaş okuma ,hızlı okuma, okurken harf atlama ,ekleme ,değiştirme türünden hatalar yapma,

Okurken eksik bırakma ve tekrarlama hataları olması

Harfleri birbiriyle karıştırma tanıyamama fonetik olarak karıştırma

Görsel işlemleme ve algıda sorunlar:

p  /   d  p  g  b

Sesbilgisel işleme bozuklukları:

(baş)           /beş/   /baş/

/taş/   /kaş/

/baş/  /bağ/

6 yı 9,

u’ yu n,

b’ yi  d ile  karıştırma

Kelime ve heceleri ters  okuma

ev  ve ….. çok  koç

Yazılı Anlatım Bozukluğu:

Çocuğun yazı yazma becerisinin yaşı, zekası ve eğitim durumuna göre beklenen düzeyin altında olması

Yazı yazabilmek bir çok yeteneği kapsamaktadır.

Bilgi,düşünce, fikir         akılda

tutmak         ilişkilendirmek ve

sıralamak        sözcük ve harfleri

birbirinden ayırt  edebilmek

sayfada uygun yerlerine koyabilmek

beyindeki mesaj ile el göz koordinasyonunun sağlanması

Genellikle okuma bozukluğu ile birlikte görülür.

Disgrafiya: gördüğü harf kelime ve sayıları yazabilmek için gerekli işlemleri yazamaz, çağrışım yapamaz. Defterin hangi satırını ve yönünü kullanacağını bilemez. İşittiklerini de harekete geçirip yazamaz.

.Göz önüne getirmede sorunlar: Gördükleri sözcükleri anlayıp okurlar, fakat bu sözcükleri duyduklarında  harflerin ve sözcüklerin  simgelerini göz önüne getiremezler. Bakarak yazarlar  fakat söylenildiğinde yazamazlar

Söz diziminde aksaklık:

Gramer kurallarına göre yazamazlar. Düşüncelerini, yazmak istediklerini derleyip toplayıp bir düzene sokamazlar, yazıya dökemezler. Yazılı sınavlarda başarılı olamazlar. Kompozisyon, mektup ya da hikaye yazamazlar.

Matematik bozukluÄŸu:

Dört yetenek alanında bozukluk saptanmıştır:

Dil yetenekleri: (matematik terimlerini anlama ve yazılı problemleri  matematik sembollerine çevirme)

Algısal yetenek: (sembolleri tanıma ve anlama, sayıları kümeleştirme yeteneği)

Matematik bozukluÄŸu:

Matematik yetenekleri: (toplama, çıkarma, çarpma, bölme ve temel işlemlerin sırasını izleme)

Dikkat yetenekleri: rakamları doğru yazma işlem sembollerini doğru gözleme.

[/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”SIKLIK VE YAYGINLIK”]

Özel öğrenme güçlüğü Epidemiyolojisi

Okula devam eden öğrencilerde % 1-33 ..Erkeklerde kızlara oranla daha fazla görülmektedir. Okuma bozukluğu sol elini kullananların oranı yüksektir.Öğrenme güçlüğü olanların %20 sinin solak olduğu bilinmektedir. Öğrenme Güçlüğü Görülme Sıklığı
Farklı tanı ölçütleri nedeniyle çeşitli ülkelerde bildirilen oranlar çok farklıdır. (% 1-30) . Literatürde çin % 1, Venezüella % 3,3 olarak belirtilmektedir.

[/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”BELİRTİLERİ VE NEDENLERİ”]Özel öğrenme güçlüğü Nedenleri :

Kesin sebebi bilinmemekle birlikte:

Beyin hasarı,

GeliÅŸimsel sapma,

Genetik –kalıtımsal etmen,

Algısal bozukluklar,

Nörolojik fonksiyonlarda bozukluklar,

DİSLEKSİNİN BELİRTİLERİ

3-5 YAÅž
1- Kelimelerin tekrarlandığı şarkılardan hoşlanmaz
2- Tekerlemeli oyunları bir türlü öğrenemez
3- Bebek gibi konuşmaya devam eder. Kelimelerini sık sık şaşırır
4- İsmindeki harfleri bile öğrenemez ve ilgi göstermez.
5- Haftanın günleri, harfleri sayıları bit türlü öğrenemez… tüm uÄŸraÅŸlara raÄŸmen

5-6 YAÅž
1- Harf ve kelimeleri tanıyamaz, kendi ismini bile yazamaz, kelimelere uyduruk yazılımlar bulur.
2- Kelimeleri hecelere bölemez. Kapı kelimesini Ka-pı olarak bölemez.
3- Kafiye yapan kelimeleri tanıyamaz. Bacı-Hacı gibi
4- Harfleri kelimelerle bağdaştıramaz. Kedi ne ile başlıyor? Sorusunu cevaplayamaz.
5- Heceleri tanıyamaz. K ile hangisi başlar kedi, hacı, bacı diye sorulduğunda cevaplayamaz.

6-7 YAÅž:
1- Heceleri tanımakta ve yan yana koymaktaki güçlüğü devam ediyorsa
2- Tek heceli kelimeleri okuyamıyorsa: Top, bal, kel gibi
3- Okuma hataları harflerin dizilişinde hata yaptığını düşündürüyorsa. Kediyi yedi diye okuma gibi..
4- Okumaktan nefret etme, okumayı ZOR İŞ olarak değerlendirme gibi yakınmaları varsa

7 YAŞ ve ÜZERİ:
1- Uzun ve zor kelimeleri yanlış okuma… Cumhuriyet yerine hürriyet gibi
2- Benzer kelimeleri karıştırma… Kurt yerine yurt gibi
3- Okurken duraklama, eee yani gibi eklerle doldurma
4- Telefon numarası, ev adresi, tarihleri hatırlayamama
5- Çok heceli kelimelerin sonunu veya tamamını uydurma cumhuriyetimizin yerine hükümetimizin gibi
6- Kelimelerin bazı hecelerini atlama cumhuriyetimizin yerine cumhuriyetin gibi
7- Okuma esnasında zor kelimelerin yerine kolayını seçme. Hatıra yerine anı gibi
8- Yazım hatalarıyla dolu özensiz yazma
9- Bağlaç gibi anlamsız ekleri atlama. İle, ve gibi kelimeleri okumama
10- Sesli okumaktan kaçınma

[/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”GİDİŞAT VE SONLANIM”] Tab 2 content place [/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”AYIRICI TANI VE EKTANILAR”] ÖÖG’YE EÅžLİK EDEN DURUMLAR 3.1. DEHB ÖÖG sıklıkla psikolojik problemlerle iliÅŸkilidir (Willcutt ve Pennington, 2000; Jensen ve Breiger, 2005). AraÅŸtırmalar ÖÖG’si olan çocukların yaklaşık olarak %30’unda davranışsal ve duygusal problemler bildirmektedir. Çocukluk çağının en yaygın görülen eÅŸgörülme durumları okuma bozukluÄŸu ve DEHB’dir (Beitchman ve Young, 1997; Biederman, Farone ve Kenan, 1991). ÖÖG’si olan çocuklarda artmış hiperaktivite riskine iÅŸaret edilirken (Cantwell ve Baker, 1991) okuma bozukluÄŸu ile dikkat eksikliÄŸi arasında da güçlü bir iliÅŸki olduÄŸu bildirilmektedir (Rowe ve Row, 1992).

DAVRANIÅž BOZUKLUKLARI

• Engellenme eşiği düşük

• Fazla aceleci

• Zamanı iyi kullanmaz

• Sınıfa katılmaz

• Sosyal ilişki sorunları

• Öfke patlamaları

• Sosyal becerilerde yetersizlik

• Anksiyete bozukluğu

• Özgüven eksikliği

KONUÅžMA BOZUKLUKLARI

• Gecikmiş konuşma

• Artikülasyon problemi[/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”ÖNERİLER”]

Öğretmenine öneriler:

Aile ile işbirliği içinde olmalı.

Öğrencinin ön sırada oturtularak,öğretmeni daha aktif dinlemesini ve derse katılımını sağlanmalı.

Daha iyi öğrendiği yöntemi kullanmak (ağır yazıyor yetiştiremiyorsa –sözlü sınav yaparak öğrenmek, motor becerisi iyi dil ve anlatım iyi değilse tahtaya kalkıp yazdırılmalı vb.)

Zayıf yönlerine odaklanıp hayal kırıklığına uğratmaktansa güçlü tarafları ön plana çıkarılmalı.

Ödevler başarabilecekleri oranda verilmeli.

Anlayabilecekleri kısa kelimelerden oluşan, detaysız  kesin  yönergeler verilmeli.

Kolay seçim yapamadıklarından sıklıkla  yönlendirilmelidirler.

Çalışmalar sırasında öğrenilenler çok sık tekrar edilmeli ve önceki öğrenilenler unutulacağından toleranslı davranılmalı

Yazı yazarken satır aralıkları boş bırakılmalı, çizgili defter kullanılmalı.

Okurken satır takibini kalemle,cetvelle ya da parmakla yapması sağlanmalı.

Kelimelerin  cümledeki yerleri değiştirilerek düzenlemesi istenmeli.

Basit atasözleri öğretilerek ne anlattığı tartışılmalı.

Talimatlar basamak basamak sıra ile söylenmeli.

Günler aylar mevsimlerle ilgili olarak görselliğe dayalı olarak (resimler) adım adım öğretmeye çalışılmalı.

Önce sonra, sabah akşam kavramları üzerinde çalışmalar yapılmalı.

Sıra takip eden çizgi – resim-öykülerle anlamlı sıraya koyma oyunlarından yararlanılmalı.

Tekerleme söyleme çalışmaları yapılmalıdır.

Matematik problemlerinin işlem adımları sıraya konulmalı, anlayarak yapabilmesi sağlanmalıdır.

Matematik derslerinde işlemlerle karşılaştığında akış şemaları çizdirilmeli.

Öğrenci sınıf içinde sürekli hareket halinde ise, sırasına oturtarak ödevi üzerinde yoğunlaşabilmesi için ne yapması gerektiğini düşünmesi sağlanmalı.

Çocuk öğretmenine dikkat etmiyorsa, öğretmen çocuğun dikkatini sağlayacak çevreyi oluşturmalı.

Dikkatlerini uzun süre bir yerde toplayamazlar, çocuk kendi hareketlerini, her çeşit davranışını kendi kontrolü altına almadıkça, ilgili olmayan uyarıcılara aldırış etmedikçe öğrenmede başarı gösteremez.

Çocuk bu kontrolü öğreninceye kadar çevresi yalın olmalıdır. Öğretmenine yakın  uyaranın az olduğu yerde oturtulmalı.

Öğrencinin öğreneceği şeylerin de sade sıra ile olması önemlidir. Hepsini birden vermeye kalkmak yerine  teker teker verilmesine dikkat edilmelidir Örneğin üç toplama işlemi yaptırılacaksa  önce biri verilmeli o bittikten sonra diğerine geçilmeli. Diğer ödevler ve derslerde de aynı yöntem yapılmalı.

Çocuk dinlemeye alıştırılmalı, sesin kesildiğini, sesleri ayırt etme, sese tepki göstermesini, sesin geldiği yer, küçük oyunlarla öğretilmeli. Örneğin çocuğa zil veya piyanoyu yani ses çıkaran nesneyi görmemek  üzere başını masaya, sıraya dayaması veya sadece gözlerini kapatması ve her sesi duyuşta eliyle masaya  vurması öğretilir. Öğrencinin tüm dikkatini sese vermesi için  ses çıkaran nesneyi görmemesi gerekir.

Çoktan seçmeli test veya sorulara sözlü olarak cevap vermesine izin verilmeli.

Çocuğun eğitiminde ezbercilik değil yargılama ön planda tutulmalı günlük yaşayışına değinilmeli.

Sağ ve sol yönelme, kağıt, kalem tutuşları, problem olan çocuklarda atılacak ilk adım bedenlerinin iki yönünün farkına varmalarının sağlanmasıdır. Örn: öğretmen çocuğun gözlerini kapamasını söyler ve eli ile çocuğun sağ ve sol eline dokunarak  öğretmenin dokunduğu eli kaldırmasın söyler.

Yeni işlem veya kavram öğretilmek istendiğinde somut düzeyden ve  çocuğun düzeyinden başlanılmalı, Örneğin toplama öğretmek için içinde sıra sıra boncuk dizileri olan abaküs veya öğretmenin yaratıcılığını kullanacağı araçlar kullanabilir. Çocukla beraber de hazırlanabilir. Amaç öğretilecek şeylerde işlemi somutlaştırmaktır.

Sınıfta özel öğrenme güçlüğü gösteren çocukla ilgilenmek hayli zor ve özveri isteyen bir iştir. Başarabilen öğretmenlerin pek çoğu çocukların farklılığını kavrayarak, onları olduğu gibi kabul ederek ve güçlüklerinin üstesinden gelmeye yüreklendirerek, çocukların ilerdeki akademik başarısını olumlu etkilemektedir.

[/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”TEDAVİ”]

TEDAVİ

Özgül öğrenme güçlüğünün tıbbi bir tedavisi yoktur. Ancak bu sorunun yanı sıra dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, deprasyon, kaygı bozukluğu gibi başka psikiyatrik bozukluklar eşlik ettiğinde bu problemlere ilişkin ilaç verilebilmektedir.

Özgül öğrenme güçlüğü tedavi bağlamında psiko-eğitsel olarak ele alınır. Çocuk normal bir okulda eğitimine devam ederken bireysel ya da gurup halinde özel bir eğitime alınır.
Çocuğun gerek akademik gerek günlük yaşamında ve ilişkilerinde sorun yaşamasına yol açan alanlarda destek sağlanır. Bu alanlar: dikkat ve görsel, işitsel, dokunsal, kinestetik algı, bellek, ardışıklık, planlama, organizasyon, izleme, sıralama, motor koordinasyon, dinleme, ifade etme, okuma-yazma, dil becerileri, kavram ve düşünme gibi psikolojik süreçleri ve diğer becerileri içerir. Bunun dışında öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarda sıklıkla rastlanan, özgüven eksikliği, sosyal uyumda bozulma, duygusal açıdan zorluk çekme vb. durumlara yönelik psikoterapi uygulamalarına da tedavi de yer verilir. Ayrıca özel eğitim desteğiyle akademik olarak da desteklenirler.

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar gerekli psiko-eğitsel desteği almazlarsa, düşük benlik saygısı, özgüven eksikliği, değersizlik gibi duygusal problemlerle birlikte, akademik başarısızlık, okula ve eğitime yönelik isteğin azalması, okuldan kopma, sosyal ilişkilerinde bozulma, davranış bozuklukları, iş ve sosyal yaşamında belirgin zorluklar, gibi tüm yaşamlarını etkileyecek sorunlarla ve sonuçlarla karşılaşırlar.

[/fruitful_tab]

[fruitful_tab title=”VAKA/OLGU ÖRNEĞİ”] Tab 1 content place [/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”İLGİLİ VİDEO”] Tab 2 content place [/fruitful_tab]
[fruitful_tab title=”KAYNAKLAR”] Tab 3 content place [/fruitful_tab]

[/fruitful_tabs]

Özel öğrenme güçlüğü Tanısı:

Tanı işlemlerinde yetersizlik durumu zeka geriliğine bağlanmayacak düzeyde olmalı,

Öğrenmesini etkileyecek bedensel bir hastalığın olup olmadığı belirlenmeli (astım,diabet,kanser hastalıklarında hastalıktan ve ilaçlardan kaynaklı öğrenme güçlüğü dikkat sorunları vb. görülebilir.)

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi