Artık psikoo.com sitesinde FORUM bölümü açılmıştır. İstediğiniz kadar soru sorup istediğiniz gibi bölüm açabilirsiniz. Foruma gitmek için  tıklayın.
Ara & Whatsapp
0 541 963 8987
Artık psikoo.com sitesinde FORUM bölümü açılmıştır. İstediğiniz kadar soru sorup istediğiniz gibi bölüm açabilirsiniz. Foruma gitmek için  tıklayın.

Nereye Odaklanmalıyım?:
Resmin tam ortasında ki siyah artı simgesine gözlerinizle odaklanın. Etrafındaki pembe daireler yanıyor mu, sönüyormu yoksa başka bir renklere mi dönüşüyor?
Neler görebilirim?:
pembe renkli dairelerin sırası ile söndüğünü görebilirsiniz. Daha sonra baÅŸka bir renge girdiÄŸini görebilirsiniz. Daha fazla odaklanma ile birlikte dairelerin sanki hiç yanmadığını görebilirsinizÂ
Bunun sebebi retinanız da  fazla zaman kalan ışık neden olmaktadır. AFTER IMAGE EFFECT dediğimiz bu durumda gördüğünüz renk daima orijinal renk ile arka fon rengin karışımdan oluşmaktadır.

Balerin saat yönüne mi saat yönünün tersine mi?
Arkadaşlarınız farklı mı görüyor? Siz mi doğru görüyorsunuz onlar mı?
Beyninizin hangi yönü daha aktif, hangi yönünü daha fazla kullanıyorsunuz hiç merak ettiniz mi?
Balerin her iki tarafa da dönüyor. Beyninizin çalışma şekline bağlı olarak balerin hem sağ hem sola döndüğünü görmeniz mümkün.
Balerin siyah renkte, arka fonu ise beyaz renk. DoÄŸal olarak benzeri açık renk tonlardan oluÅŸunca balerinin sadece dışta kalan konturlarını algılamakla kalıyoruz. Beynimiz sadece gözlerden giden kısıtlı bilgiye göre yorum yapıyor.Â
Sizin için aşağıya şözüm ipucunu koyduk.
Sizin için aşağıya 3 balerin koyduk. Böylelikle ortada kalan orjinal olana ek olarak sağ ve solda kalan fazladan ipuçları sayesinde balerinin hangi tarafa döndüğünü görmenize olanak sağlanıyor.Hangi taraftaki balerine bakıp o anda gözlerinizi ortada kalan balerine kaydırırsanız göreceksiniz ki o da aynı yöne dönüyor.
Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Aşık oldunuz ve aşkınızda kaybolduğunuzu mu hissediyorsunuz? Eşinizin/partnerinizin onayını kazanmak için çok şey isteyebilir veya gözlerinizle kendiniz gördüğünüz reddetmeden kaçınabilirsiniz. Mutluluklarınıza aşırı odaklanmışsınız, zamanla kendinizi önemsiz hissediyor ve belki de görünmez hissediyorsunuz. Ne istediğiniz ya da hissettiğiniz önemli değil gibi görünüyor. Ve bu düpedüz üzücü olabilir.
Bir ilişkide olduğunuzda kaybolduğunuzu düşünüyorsanız, çok hassas olma ihtimaliniz yüksek. Örneğin, partnerinizin biraz geri çekildiğini fark ederseniz, yalan veya aldatma gibi hataları yanlışlıkla varsaymaya yönelebilirsiniz. Eşinize o kadar odaklanmış ve duyarlı olmanızın bir sonucu olarak, partnerinizi kendinizden daha güçlü görebilirsiniz.
Kendiniz ve ilişkiniz için kendinize odaklanmaya çalışmanız önemlidir. Hayatınızın farklı alanlarıyla ilgili iç deneyiminiz hakkında düzenli olarak kendinize şu soruları sorun: ben neler düşünüyorum ve neler hissediyorum? Düşüncelerim ve duygularım eşimden nasıl farklı? Farklı olan kısım ne? Bunu cevaplarken cevaplarınızı bir kağıda yazın. Yanıtlarınızda dürüst olun.
Tekrar kendinize gelmeniz gerekebileceğinin bir göstergesi, eşinizin düşünceleri ve hissettikleri hakkında ya da küçük geri beslemeleriniz üzerinde kesinlikle emin olmaktır. Yani düşüncenizden ve değerlendirmelerinizden şüphe etmemektir. Bu bir problemdir, çünkü eşinizde devam eden her şeyi bildiğinizi düşündüğünüz, buna kendinizi inandırabileceğiniz kadar partneriniz gözünden olanları, bu sorunu bilmiyorsunuzdur. Sorun hakkında partnerinizin de sizin kadar uzman olduğunu unuturuz. Ve bu yüzden yanlış anlamalar gelmesi olası. Ayrıca, kendinizi psikolojik olarak tecrübe ettiğiniz gibi hissederseniz, muhtemelen kendi başınıza değilsiniz. Sonunda, eşinizin tecrübesine saygı göstermekten vazgeçerseniz, önemsiz ve önemsenmediğiniz hissine kapılırsınız /neden olursunuz.
Kendi düşünceleriniz ve duygularınız hakkında kafanız karıştığını veya eÅŸinizin nasıl biri olduÄŸunu bildiÄŸinizden kesinlikle emin olduÄŸunuzu düşünüyorsanız, tepki vermeden önce düşünmek için biraz zaman ayırmanız yararlı olabilir. Meraklı olmayı seçin!.. İç tecrübelerinizi merak edip, eÅŸinizin düşünce ve hisleri için farklı olasılıklar hayal etmeye çalışın. Farklı seçenekleri düşünün. Bugüne kadar devre dışı bıraktığınız düşünceleri aktif etmeye çalışın. Bunu, görmek istediÄŸiniz film gibi küçük kararlarla veya birbiriniz hakkında ne hissettiÄŸiniz gibi büyük tartışmalarla yapabilirsiniz. Åžu anda bunu yapmakta zorlanıyorsanız olaydan sonra deneyimlerinizi yansıtarak pratik yapın. Yeni farkındalıklarınızı derinleÅŸtirmek ve pekiÅŸtirmek için ve bunu tartışmak için her zaman eÅŸinize geri dönebilirsiniz. Ayrıca, “sesinizi öğrenmeyi” öğrenmenizi destekleyen, size ayna olan bir arkadaşınızla konuÅŸmanız yararlı olabilir.
EÅŸinizi “anlmaya” çalışırken kendi tecrübenizi “elde” ederek, siz deÄŸerli bir kiÅŸi olma duygusu içinde beslenirsiniz. EÅŸinizin sevgisini kazanmak için kendinizden vazgeçmeyeceksiniz. Kendinizi ve partnerinizi normal deÄŸerlerde sevin.
Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi
Otizm AraÅŸtırmaları Enstitüsü (IAR) tarafından yayınlanan son çalışma, otistik spektrum bozukluÄŸunun teÅŸhisinin artık çocuklar için zor bir yaÅŸama dönüşmesini engellenebileceÄŸini göstermektedir. Bulgulara göre, IAR’ın yüksek iÅŸlevli otizm spektrumu bozukluÄŸu (HFASD) olan çocuklar için tedavi programı olan summerMAX, topluluk temelli bir ortamda baÅŸarıyla uygulanabilir.
IAR, yerel bir topluluk hizmet ajansının summerMAX programını uygun bir ÅŸekilde uygulayıp uygulayamayacağını belirlemek ve üniversite tabanlı denemelerde gördüğümüz sonuçlarla aynı baÅŸarıyı elde etmek için karar verip vermediÄŸini açıkladı “diyor IAR ortak direktörü Marcus L. Thomeer, PhD.
Siz de bırakamıyorsunuz değil mi? Her zaman yanınızda bulundurup birkaç dakikada bir kontrol ediyorsunuz. Çok çalışıyorsunuz çünkü. Haftasonları kapatıp açamıyorsunuz. Birkaç kilometre uzaklıktaki bir metni veya postayı yakalamak için beraber yemek yediğiniz insanları görmezden geliyorsunuz. Henüz fazla araştırma yok, ancak bilim adamları favori araçlarınızın sizi bir dijital bağımlısı yapıp yapmadığı konusuna takmış durumda.

Her gün birden fazla kahve almadan duramıyor musunuz? Bu mutlaka bir bağımlılık değildir, ancak hayatınızdan kesmeye çalışma ve sizi bir düzenleme yapmaya başlama zamanı gelmiş olabilir. Bizim tavsiyemiz günlük sadece 1 kahve içmeniz.

Bazen biraz çikolataya sahip olmak istersin ve kendini durduramayabilirsin. Karbonhidrat ve yağ oranı yüksek yiyecekler beyninizi uyuşturucu gibi etkiler. Tatlı yeme arzunuz kontrolden çıkabilir ve sağlık sorunlarına neden olabilir. Kötü hissetmeyin çikolata arzunuzu kontrol edin. Sağlığınız yerinde kalsın.

Bugüne kadar hepimiz gerçekten ihtiyacımız olmayan bir şey aldık. Bu ihtiyaç olmayan ama alınan eğer ÇOK şey olursa, gerçekten aradığın şey beynin için iyi bir kimyasal olan dopamin ihtiyacını sağlayabilir. Veya dürtü kontrol problemleriniz veya endişe konularınız olduğu anlamına gelebilir. Mağazalara sık gitmeniz veya tek tıklamayla çevrimiçi satın alım düğmesine basmanız çok sık ise ALIŞVERİŞ KONTROL ETMENİZ GEREKEN BİR ALAN OLABİLİR. VEYA BİR PSİKOLOJİK SORUNUNU GÖRMEZDEN GELİYOR OLABİLİRSİNİZ.

2 milyondan fazla Türkiye vatandaşı bu sorunu yaşıyor. İster kişisel olarak ister çevrimiçi, ister slot makineleri veya poker masasında olun, bu beyne acele bir dopamin atışı sağlar ve bir süre için sizi mutlu eder. Ancak, eğer şans sizinle değilse, çok fazla bahis; para, iş ve aile hayatınızı cehenneme çevirebilir.

Estetik olmak, estetik olmayan yerlerimizi estetize etmek o kadar fazlalaÅŸtı ki belirli derecenin üstünde olanları bağımlılık ve psikolojik sorun olarak deÄŸerlendirilmektedir. ÇoÄŸu “vücut dismorfik bozukluÄŸu” na sahip olduÄŸu ve gördükleri kusurları takıntılı olduÄŸu için böyle tanımlanmaktadır.. Bu soruna bağımlılıkta rol oynayan aynı beyin kimyasalları neden olur.

Güneşe mi bağımlısın?  Güneş ışınlarının mor ötesi (UV) spektrumu vücudunuzda endorfin adı verilen kimyasal maddeleri serbest bırakır. Bu doğru. Sizi çok iyi hissettirebilir, ancak bu güzel hissetme yanında güneşte fazla kalma, bronzlaşma abartıldığı zaman güneş yanığı, kabarcık ve cilt kanseri riskine sahip olursunuz.

İyi bir antreman, aktivitenin kendisine bağımlı olmadığı sürece bağımlılığı aÅŸmanıza yardımcı olabilir. Egzersiz, beyninizin öğrenmesini saÄŸlar, bu da iyileÅŸmeyi hızlandırabilir. Ancak, eÄŸer hasta ya da yaralıysan, endorfinle çalışan bi koÅŸucuysan fazla egzersize “hayır”  demelisin.

Facebook, İnstagram ve Twitter’da bağımlı olduÄŸunuzu hissettiÄŸiniz oluyor mu? Çok fazla zaman harcıyor musunuz? Yeni araÅŸtırmalar, gerçekten sizin de bağımlı sosyal medya kullanıcılarının arasında olabileceÄŸinizi gösteriyor. Yayınların rastgele hızlı bir ÅŸekilde paylaşılması ve beÄŸenilerin alınması; beyninizi kokainin yaptığı gibi etkiler. Kendinizle ilgili ayrıntıları baÅŸkalarıyla paylaÅŸtığınızda, kendinizi daha fazlasını paylaÅŸma ihtiyacı hissettirir.
Seks hayatını kontrol edemiyor ya da pornoya bakıyor musun? Daha fazlasını yapıyor, ama daha az keyif alıyor ve bunu elde etmek için fazla risk mi alıyorsunuz? Kontrolsüz ilişkiye giriyor ve seçim yapmak da zorlanıyorsanız ya da hayır demekten aciz olduğunuzu hissediyorsanız bir psikologa ya da psikiyatra görünmenizde fayda olabilir.
Bu yazıyı okumak size iyi gelebilir!!!
Genelde ilişkinin bitmesi bizi yıpratır ve güçsüz hissettirir. Depresif bir hâl içine gireriz. Dünya anlamsız gelir ve hiçbir şey yapmak gelmez içimizden. Sanki dipsiz bir kuyu. Bizi oradan, o dipsiz kuyudan çıkaracak birisine ihtiyacımız varmış gibi hissettiğimiz an! Kurtaracak tek kişinin o eski kişi olduğunu düşündüğümüz an! Bunlar yeni bir başlangıç yapmamızı ve etrafımızdaki doğru insanları görmemizi engeller. Gerçek ise; doğru yol yöntemi ve doğru ilişkiyi kaçırmanız an meselesi olabilir.

Hep mi olumsuz sonuçlanıyor ilişkileriniz! Çok mu adi bir partneriniz vardı ve bu  insanlara güvenmenizi engelliyor mu? Sizden duyduğumuz bu sorunların sebebi aslında sizin yanlış kişilere daha çok şans verdiğinizden dolayı olabilir mi?
Her ne kadar yapamayacak olduğunuzu düşünseniz bile yalnız kalabilirsiniz. ĺlişki bittikten sonra yalnız kalmaktan hoşlanmadığınız için kendinizi kötü bir ilişki içine girme tehlikesine sokabilirsiniz. Biriyle yalnızca, arkadaşlığa hazır olmadan yalnızlık korkusu ile ilişki kurduğunuzda kolayca yanlış kişiyle karşılaşabilirsiniz. Bu durum da kendine özgü rahatsızlık ve acıyı yaratır. Bu sizi daha da güçsüz duruma düşürebilir. Güven duygunuzu azaltıp sizin yeni bir başlangıç yapmanıza engel olabilir.
Üzülmüşsünüzdür ve bu ‘bırakın’ demektir. Bir süre yas tutmanız veya en azından kendinizi tek bir kiÅŸi olarak yeniden toparlamanız önemlidir. Birisiyle birlikte olduÄŸunuzda ve hayatlarınız o kadar uzun süre birbirine baÄŸlıysa, o iliÅŸki sona erdiÄŸinde, onu sona erdiren kiÅŸi olduÄŸunuzda bile, yaÅŸayacağınız kayıp bir hayli çok olur. BirleÅŸim umuduyla hâlâ devam ediyorsanız veya hala iliÅŸkinizi canlı tutuyorsanız; o zaman baÅŸkasına gerçekten kendinizi anlatmaya ya da yeni bir iliÅŸkiye hazır deÄŸilsiniz demektir.
Artık öfke ile tüketilmiyorsunuz. Bazen insanlar, önceki ilişkileri hakkında öfkeyle doludur ki, kalplerini yeni bir aşka dönüştürmekten vazgeçerler. Bu nedenle, kızgınlığınız yok olana
kadar veya en azından daha yoğun olarak öfkenizi gidermek için çalışmanız önemlidir. Öfkenizi görmezden gelmeye çalışmak cazip gelse de, bu geri tepebilir. Genellikle, muhtemelen farkındalığınızın dışında gelecekteki ilişkileri baltalamaya neden olur.
Güvenebilirsin. Önceki ilişkiniz sizi başkalarına karşı güvensiz bıraktıysa, bu konuda çalışmak için zamanı ve gayreti gösterin. Gelecekteki ilişkilerinde yalnızca bir kez daha başkalarına güvenmeyi öğrenerek mutlu olmak sizin elinizde. Ancak bu konuda insanların kendilerini güveninize layık göstermeleri de oldukça önemlidir.
 Patnerinizin pozitif ve sorunlu özelliklerini, mutlu ve acılı hatıralarla dürüstçe kendinize yansıttığınızda, ilerlemeye hazırsınız demektir.
Eskiye ait mutlaka kalbinizde ve zihninizde kırıntılar olacaktır. Siz kırıntılara dikkatinizi verirseniz; muhtemelen önünüzde duran sağlam bütünü göremeyeceksiniz. Yeni başlangıçlar eskiye rağmen olacaktır. Bu hiçbir zaman eskiyi hatırlamamak demek değildir elbette. Hatırlamaya rağmen yenisi için kendinize şans verin.
Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi
Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi
Onlar bizim çocuklarımız….Sarışın, esmer, uzun, kısa, yaramaz, akıllı, haylaz,zeki…Nasıl bir özelliÄŸe sahip olurlarsa olsunlar onlar çocuk… Bizim sevgimize, ilgimize ve himayemize muhtaçlar…
Aslını sorarsanız, onları sınıflara ayırmak zalimce. Ama bunu, onları daha iyi tanıyabilmek için yaptığımızı söyleyerek biraz masumlaştırabiliriz.
Bazı zeka testlerine tabi tutulan ve bu testler sonucunda 120 ve üzerinde puan alan çocuklara amiyane tabirle ” süper zeka ” diyoruz.
Elazığ Rehberlik ve Araştırma Merkezi olarak; bu çocukların gelişim aşamalarını ve belirgin özelliklerini elinizdeki bu dosyada bir araya toplamaya çalıştık.
Hayatın onlara hazırladığı bu sürprizi biz biliyoruz, fakat onlar farkında değiller. Sizin zeki olan oğlunuz, okuldan kaçıp sokakta misket oynayan komşunun yaramaz oğlundan ayrıcalıklı ya da daha yetişkin değildir. Hatta daha şanslı olduğu bile söylenemez. Dolayısıyla siz de ayrıcalıklı bir aile sayılmazsınız. Önce durumu anlayın ve kabul edin sonra sakin olun. Onun o pırıl pırıl gözlerine bakın ve asla çocuk olduğunu unutmayın.
Bu dosyayı incelerken elinizin altındaki çocuğun üstün zekalı olup olmadığını öğrenmek için dayanılmaz bir istek duyduğunuzu biliyorum. İşte bu dosyanın amacı da çocuğunuzu bir kategoriye sokmadan önce, sizi nelerin beklediğini görmenizi sağlamak. Ve eğer çocuğunuz gerçekten üstün zekalı ise onun için son derece zor olan hayatı biraz daha zorlaştırmadan ona destek olmanıza yardımcı olmak.
” Üstün zeka ” tek başına mucize deÄŸildir. Beklenilen mucize çocukların ilgi yetenek ve kapasiteleri doÄŸrultusunda yönlendirilmesiyle gerçekleÅŸebilir. Ayrıca bütün üstün zekalı çocuklar mutlu olmazlar. Lütfen onları sosyal hayattan soyutlamayın. Yalnız bırakmayın.. İstemedikleri sürece rakamlarla, maketlerle, araÅŸtırmalarla onları bunaltmayın. İlgilerini dağıtıp her alanda üstün zekalı olmalarını beklemeyin ve onlara asla ÜSTÜN olduklarını söylemeyin. Bunu bilmek onları sadece yalnız ve mutsuz kılar. Bırakın çocuk olsunlar ve sokakta oyuna dalıp altlarını ıslatsınlar..Siz var olan bu durumu geliÅŸtirip iÅŸlerseniz onu daha gerçekçi yöneltebilirsiniz.
Ve siz , ” üstün zekalı ” çocukları olmayan aileler; ne kadar ÅŸanslısınız. Kolay bir çocuÄŸunuz var ….ve kolay bir hayatı olacak. Doktor olacak. hakim olacak.. hemÅŸire olacak.. dahası anne- baba olacak çocuklarınız. Lütfen onları falanın-filanın çocuÄŸuyla kıyaslayıp zor duruma düşmeyin.
Onlar inanılmaz varlıklar… Onlar bizim çocuklar…
Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklara ilişkin çeşitli tanımlamalar yapılmaktadır. Bu konuda yapılan tanımlardan bazıları aşağıda sıralanmıştır:
” Yaratıcılık, sanat, liderlik kapasitesi veya özel akademik alanlarda yaşıtlarına göre yüksek düzeyde motivasyon, performans ve görev sorumluluÄŸu gösteren ve bu tür yeteneklerini geliÅŸtirmek için uygun imkanlara gereksinim duyan çocuklardır”.
” Zeka bölümleri 110-120 arasında olanlar parlak, zeka bölümleri 120-130 arasında olanlar üstün zekalı, zeka bölümleri 130-200 ya da daha fazla olanlar ise dahi çocuklardır”.
“Üstün yetenekli çocuklar, zeka bölümleri 120 ve daha yukarı olup da güzel sanatlar, matematik, fen ve teknik alanlarda yaşıtlarından belirgin ölçüde üstün olan çocuklardır”.
Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların karakteristik özellikleri 4 ana grupta incelenmektedir:
1. Zihinsel gelişim özellikleri
2. Duygusal gelişim özellikleri
3. Fiziksel ve fizikötesi özellikleri
4. Sosyal gelişim özellikleri
” ÇeÅŸitli alanlarda özel yetenekleri vardır.
” YoÄŸun motivasyon gösterebilirler.
” GeliÅŸim basamaklarını yaşıtlarından önce tamamlarlar.
” Sürekli soru sorarlar, meraklıdırlar, öğrenme ve bilgiye açlık duyarlar.
” Ayrıntılara dikkat ederler.
” Kendisinin seçtiÄŸi konuda veya ilgi alanlarında bağımsız çalışabilirler.
” Çabuk ve kolay öğrenirler, kavrama ve akılda tutma süreleri yüksektir.
” Birbirini takip eden konular, olaylar dizisi karşısında sonraki adımı tahmin edebilirler.
” Derin ve geniÅŸ ilgi alanlarına sahiptirler. Bir alanda öğrendiÄŸi konu ile bir baÅŸka alanda öğrendiÄŸi arasında akla yatkın iliÅŸkiler kurabilirler.
” Kelime hazineleri zengindir, kelimeleri doÄŸru telaffuz eder yerli yerinde kullanırlar, akıcı bir konuÅŸmaları vardır.
” Bildiklerini, düşündüklerini yaşıtlarından daha iyi ifade edebilirler.
” Bir öykünün yada paragrafın ana fikrini yaşıtlarından daha çabuk bulup çıkarırlar.
” Neden sonuç iliÅŸkilerini ve benzerliklerini yaşıtlarından daha çabuk ayırt ederler.
” Karmaşık ve zor problemlerden hoÅŸlanır ve yaşıtlarının çözemediÄŸi problemleri çözebilirler.
” Ders baÅŸarıları yüksektir.
” EleÅŸtirebilme yetenekleri yüksektir.
” Orijinal, yaratıcı ve giriÅŸkendirler.
” BaÅŸarılı oldukları alanda yüksek performans ve potansiyel kabiliyetlerini tek başına veya birleÅŸtirerek kendilerini gösterirler.
” Genelleme yapma, sonuçları hissetme, soyut düşünme ve alternatifler üretme konusunda erken ve hızlı geliÅŸirler.
” İnatçı, kararlı, hedefe dönük ve hatta bazen maceracı davranışlar gösterirler.
” Bağımsız ve çoÄŸu zaman isyankar davranışlar gösterirler.
” Çabuk sıkılırlar, yapacak bir ÅŸeyler ararlar ve çok konuÅŸurlar.
“BaÅŸkalarına karşı son derece duyarlıdırlar, sizin ne düşündüğünüzü çabuk hissederler.
” Farklı bir mizah anlayışı (bu bazen baÅŸkalarını kırabilir veya rahatsız edebilir) vardır.
” Farklı olduÄŸunu kendileri hissettiÄŸi gibi baÅŸkalarına da hissettirmeye çalışırlar.
” Küçük yaÅŸtan itibaren idealisttirler.
” Duygusaldırlar.
” Mükemmeliyetçi bir yapıya sahiptirler. (dolayısıyla kendini ve baÅŸkalarını beÄŸenmezler)
” Belli derslerde olaÄŸanüstü bir baÅŸarı gösterirler.
” Bilinmeyen, gizli konulara büyük bir ilgi gösterirler.
” Yüksek bir konsantrasyon kabiliyetine sahiptirler.
” BaÅŸkalarının ne diyeceÄŸine pek aldırış etmezler.
” Tutku ile baÄŸlandıkları konuları her yerde gündeme getirmekten hoÅŸlanırlar.
” Sorumluluk duyguları geliÅŸmiÅŸtir. Sorumluluk almayı çok ister ve bunu yerine getirmekten hoÅŸlanırlar.
” Çalışkandırlar, amaçlarına ulaÅŸmaktan ve baÅŸarıdan zevk duyarlar.
” Azimli ve sabırlıdırlar.
” Özgüvenleri geliÅŸmiÅŸtir.
” Duyulara karşı hassastırlar. (renkler, sesler, kokular vs. üzerinde)
” Fiziksel ve entelektüel geliÅŸmede farklı bir ilerleme hızına sahiptirler.
” BaÅŸarılı olamadıkları fiziksel aktivitelerde yer almayı istemezler, yarışmacı fiziksel aktivitelerden kaçınırlar.
” Güzel sanatlardan birine karşı yüksek kabiliyetleri vardır. (belli bir eÄŸitim almasa bile)
” Fizik ötesi olaylarla(soyut kavramlar) ilgilenmeye yaşıtlarına göre daha erken baÅŸlarlar.
” Felsefi tavırları ve garip düşünceleri vardır.
” Åžiirsel ifadeler, güzel ve edebi sözler kullanmayı severler.
” GiriÅŸimcilik ve mücadele gerektiren konularda üretkendirler.
” İç dünyasında derinlik ve bunun getirdiÄŸi yalnızlığı yaÅŸarlar.
” Teorik ve estetik deÄŸerlere önem verirler.
” Hayal güçleri geliÅŸmiÅŸtir ve sık sık düşüncelere dalarlar.
” Yeni ÅŸeyler icat etmeyi severler.
” Sosyal etkinliklere katılmaktan hoÅŸlanırlar.
” Liderlik, grup kurma, ekip oluÅŸturma ve yönlendirme özelliklerine sahiptirler.
” Kararlıdırlar ve kendilerine güvenirler.
” Daha çok kendilerinden yaşça büyük olanlarla veya yetiÅŸkinlerle iletiÅŸim kurmayı tercih ederler.
” Adalet, güzellik, doÄŸruluk gibi deÄŸerlere önem verirler ve ilgilenirler.
” BaÅŸkaları ile kolayca iÅŸbirliÄŸi kurabilirler.
” Sosyal problemlerde araÅŸtırma, uygulama, anlamlı sonuçlara varma, yazılı ya da sözel sunular için sonuçları etkin bir biçimde düzenleyebilirler.
Yukarıda belli gruplar halinde incelenen özelliklerinin tamamını her üstün zekalı öğrencide göremeyebiliriz. Bunun yanı sıra bu özelliklerden bazılarının da normal çocuklarda da görülebileceği unutulmamalıdır. Kabul edilen görüşe göre üstün zekalı öğrenciler bu sahalardan birinde yada birkaçında çok üstün bir performans sergileyebilmektedirler. Sahip oldukları üstün özellikleri, iyi bir çevrede güçlü bir eğitimde değerlendirebilenler, yıllar sonra toplumun karşısında birer dahi olarak çıkabilmektedir.
Ayrıca üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar genellikle parlak çocuklarla karıştırılmaktadır. Bu nedenle bu iki grubun özelliklerinin karşılaştırılması, üstün zekalılar için alınması gereken önlemlerde ana-babaların ve öğretmenlerin yönlendirmelerinde yardımcı olacaktır.
| ZEKİ ÇOCUK | ÜSTÜN ÇOCUK |
| Soruları yanıtlar. | Sorular sorar. |
| Soruları yanıtlar. | Ayrıntıları görerek , tartışır, zenginleştirir. |
| Kolaylıkla öğrenir. | Zaten biliyordur. |
| İlgilidir. | Oldukça meraklıdır. |
| Düşünceleri anlar. | Soyutlamalar yapar. |
| Anlamı yakalar. | Varsayımlar ortaya atar. |
| Doğru olarak kopya eder. | Yeni bir desen yaratır. |
| Okulu sever. | Öğrenmeyi sever. |
| Bilgileri emer. | Bilgilerle oynar. |
| Doğru, ardıl bir sonuçtan hoşlanır. | Karmaşıklıktan hoşlanır. |
| İyi fikirleri vardır. | Çılgın, saçma gelen düşüncelere sahiptir. |
| Dikkatini yoğunlaştırır. | Hem fiziksel hem de zihinsel olarak katılır. |
| İyi ezberler. | İyi tahmincidir. |
| Teknikçidir. | İcatçıdır. |
| Çok çalışır. | Çalışmaz görünse de sınavlarda başarılıdır. |
| Öğrendiği kadarıyla tatmin olur. | Çok fazla özeleştiri yapar. |
| Üst grubu oluşturur. | Grubun ötesindedir. |
| Yaşıtlarından hoşlanır. | Yetişkinleri tercih eder. |
| Uyanıktır. | Keskin gözlem yapar. |
| Bilgiyi özümser. | Bilgiyi değiştirip uygular. |
Soruları yanıtlar. Sorular sorar.
Soruları yanıtlar. Ayrıntıları görerek , tartışır, zenginleştirir.
Kolaylıkla öğrenir. Zaten biliyordur.
İlgilidir. Oldukça meraklıdır.
Düşünceleri anlar. Soyutlamalar yapar.
Anlamı yakalar. Varsayımlar ortaya atar.
Doğru olarak kopya eder. Yeni bir desen yaratır.
Okulu sever. Öğrenmeyi sever.
Bilgileri emer. Bilgilerle oynar.
Doğru, ardıl bir sonuçtan hoşlanır. Karmaşıklıktan hoşlanır.
İyi fikirleri vardır. Çılgın, saçma gelen düşüncelere sahiptir.
Dikkatini yoğunlaştırır. Hem fiziksel hem de zihinsel olarak katılır.
İyi ezberler. İyi tahmincidir.
Teknikçidir. İcatçıdır.
Çok çalışır. Çalışmaz görünse de sınavlarda başarılıdır.
Öğrendiği kadarıyla tatmin olur. Çok fazla özeleştiri yapar.
Üst grubu oluşturur. Grubun ötesindedir.
Yaşıtlarından hoşlanır. Yetişkinleri tercih eder.
Uyanıktır. Keskin gözlem yapar.
Bilgiyi özümser. Bilgiyi değiştirip uygular.
Üstün zekalı ve üstün yetenekli Çocukların Yetenek Alanları
Bu tür çocuklarda üstün kabiliyetin ortaya çıktığı ve değişik yöntemlerle ölçülen 6 kabiliyet alanı vardır:
1. Yüksek Zeka
2. Mekanik hüner
3. Yaratıcılık
4. Sanatsal yetenek
5. Fiziksel yetenek
6. Liderlik kabiliyeti
1.Yüksek zeka: Üstün yetenekli ve üstün zekalı çocuklar yüksek düzeyde bir zeka bölümüne sahiptirler. Öyle ki, 3 yaşında temel dört işlemi yapabilmekte, 4 yaşından önce kendiliğinden okumaya geçebilmektedirler. Zihinsel gelişim açısından yaşıtlarının çok ilerisindedirler. Olağan dışı matematiksel işlemler yapar, gayret gerektiren olağan dışı problemler sorarlar.
2.Mekanik hüner:Yüksek düzeyde mekanik düşünme yeteneğine sahiptirler. Uzay ilişkilerine ileri derecede ilgi duyarlar. Yeni şeyler icat etmeyi severler. Bu konuda çeşitli otorite kaynakları tarar, kendi icatları için ilgi zemini hazırlarlar. Zaten günümüzde işimizi önemli derecede kolaylaştıran ve hayatımızda önemli yer tutan tüm buluşlar, bu zeka türüne sahip bireyler tarafından geliştirilmektedir.
3.Yaratıcılık: Verilen her bilgi onları yaratıcılığa iter. Bilgileri sadece almakla kalmaz, onlarla oynar ve yaratıcılığını kullanarak onlara yeni boyutlar kazandırmaktan büyük zevk alırlar.
4.Sanatsal yetenek: Ritim ve melodiye diğer çocuklardan fazla tepkide bulunurlar. Müzik parçaları bestelemeye büyük istek ve çaba gösterirler.çeşitli müzik aletleri ile ilgilenir, onları çalmayı denerler. Duygu ve düşüncelerini anlatmak için sık sık müziği araç olarak kullanırlar. Çeşitli konularda ve diğer çocukların yaptığından değişik çizimler yaparlar.
Resimlere derinlik verir ve parçalar arasında uygun oranlar kullanırlar. Çamur, sabun ve plastilin vb. yumuşak gereçlerle üç boyutlu figürler yapmaya özel bir ilgi duyarlar.
5.Fiziksel yetenek: Fiziksel gelişim açısından yaşıtlarından daha erken gelişme gösterirler. Erken yürür, erken konuşur , güçlü, sağlıklı,fiziksel yapıya ve beden kontrolüne sahiptir. El-göz koordinasyonu oldukça gelişmiştir.
6.Liderlik kabiliyeti: Grup kurmaktan ve bir ekip oluşturmaktan hoşlanırlar. Bu gruplarda genellikle onun sözü geçer ve grubun liderlik sıfatını taşırlar. Sıradan bir grup üyesi olmak onları sıkar. Zaten grubun üyeleri de onun liderlik özelliğini kabul etmektedirler ve onun bu özelliğinin farkındadırlar.
ÜSTÜN ZEKALI VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN OLUMLU VE OLUMSUZ TUTUMLAR KARŞISINDA GELİŞTİRDİKLERİ DAVRANIŞLAR
Çocuklarda sağlıklı bir gelişimin gerçekleştirilmesinde ailelerin rolü büyüktür. Genelde sorunlu çocuklar sorunlu ailelerden geldiği gibi, sağlıklı bir şekilde gelişen çocuklarda kendi aralarında olumlu etkileşim içinde olan ve çocuk yetiştirme kurallarını doğru uygulayan sağlıklı ailelerden gelmektedir. Üstün zekalı çocukların sahip oldukları özellikler ailesi ve okulda öğretmenlerince yeterince yönlendirilmediği ve uygun eğitim sağlanmadığı zaman bazı olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bu çocukların yetenekleri doğrultusunda sağlıklı birer bireyler olabilmesi için ailelerinin ve öğretmenlerinin dikkat etmesi gereken bazı hususlar aşağıdaki tabloda incelenmiştir:
|   ÖZELLİKLER | AİLENİN VE ÖĞRETMENİN OLUMSUZ TUTUM VE DAVRANIŞLARI |   SONUÇLARI | AİLENİN VE ÖĞRETMENİN OLUMLU TUTUM VE DAVRANIŞLARI |   SONUÇLARI |
|   Çok çabuk öğrenmek | Öğrendiği konularda ısrarla tekrar yaptırılması | Dikkatsizlik, ilgisizlik, tembellik, ayrıntıları öğrenmeme oluşur.Rehberliğe direnç gösterir. | Proje ve araştırmaya yönlendirme,etkinlikleri zenginleştirme, ihtiyaçlarına cevap verecek uygun ortamı sağlama. | Öğrenme ve araştırma yapmaya istekliliğin artar.Yaratıcılığı gelişir. |
|   Soyut muhakeme yeteneği: bilgiç görünme | Diğer çocuklardan farklılığının sürekli gündeme getirilmesi ve şımartılması. | Gerçeklerden kaçar, bahane uydurur, bilgiçlik taslar.Sosyal uyumu bozulur. | Çocuk olduğunun unutulmaması,herkesin farklı özelliklere sahip olduğunun belirtilmesi. | Kendisini ve başkalarını olduğu gibi kabul eder.Uygun sosyal davranışlar geliştirir. |
|   Bağımsız çalışma yeteneği | Akranları ve sınıf arkadaşları ile çalışmaya zorlanması. Onun farklılığının göz ardı edilmesi. | Yanlış anlaşılan ya da topluma uyum sağlayamayan birey haline gelir. | Farklılığı nedeniyleakranlarından bağımsız çalışmaya yönlendirme,grup etkinliklerinde ise lider olmalarının sağlanması | Akranları tarafından soyutlanmayan,toplumda yetenekleri ile kabul gören bir birey olur. |
|    Keskin bir mizah anlayışına sahip olma. | Yaptığı alaycı esprilere gülünmesi ve bu tür davranışlarının kabul edilmesi. | İğnelemeleri ile çevresine acımasızlığını gösteren, kendini diğer bireylerden daha üstün gören ve bunun sonucunda çevresini üzen bir birey olur. | Her insanın bir takım olumsuz özelliklerinin, eksikliklerinin olduğu ve bunlarla alay edilmesinin o insanları üzeceğinin, küçük düşüreceğinin belirtilmesi. | Çocuk mizah anlayışını geliştirir. yeri ve zamanı geldiğinde bu yeteneğini kullanmayı öğrenir. |
|  Amaca yönelebilme, kendini bir işe verebilme becerisi, istekli, uyanık, enerjik | Çocuğun sorumluluklarını bilme ve yerine getirme konularında; ihmalkar veya baskıcı davranılması. | Sorumluluk alamaz.Öğrenme ve araştırmaya olan ilgisini kaybeder.Yaratıcılık yeteneğini geliştiremez.
hayal kırıklığına uğrar. |
ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi.Baskıcı olmayan, demokratik ortam oluşturulması.Yeni ve ilginç fikirlere açık olunması. | Sorumluluk alır ve sorumluluklarını yerine getirir. İç disiplin kazanır.Metotlu çalışma alışkanlığı kazanır.hayal kırıklığı yaşamazlar. |
|   Duyarlı ve empatik | Çocuğun:Suçlanması.Yargılanması.
EleÅŸtirilmesi. |
Olumsuz benlik gelişir.İçe kapanık,kırılgan veya saldırgan, yıkıcı bir kişilik sergiler. | Çocuğun :Kabul edilmesi.Eleştirilmemesi.
Sevgi dili ile izah edilmesi. |
Özgüvende ve benlik saygısı gelişir. |
|   İlgi alanları çeşitlidir. | Çocuğun ilgi ve yeteneklerinin göz ardı edilmesi. Kendi istekleri veya şartlar doğrultusunda yönlendirilmesi. | Tek yönlü bir gelişim ortaya çıkar.Yaratıcılığının gelişmesi engellenmiş olur. | Çocuğun ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi. Uygun ortamın hazırlanması. | Kendisini her yönden geliştirir.Verimli ve mutlu bir birey olur. |
ÖZELLİKLER AİLENİN VE ÖĞRETMENİN OLUMSUZ TUTUM VE DAVRANIŞLARI
SONUÇLARI AİLENİN VE ÖĞRETMENİN OLUMLU TUTUM VE DAVRANIŞLARI
SONUÇLARI
Çok çabuk öğrenmek
Öğrendiği konularda ısrarla tekrar yaptırılması
Dikkatsizlik, ilgisizlik, tembellik, ayrıntıları öğrenmeme oluşur.
Rehberliğe direnç gösterir. Proje ve araştırmaya yönlendirme,
etkinlikleri zenginleştirme, ihtiyaçlarına cevap verecek uygun ortamı sağlama.
Öğrenme ve araştırma yapmaya istekliliğin artar.
Yaratıcılığı gelişir.
Soyut muhakeme yeteneği: bilgiç görünme
Diğer çocuklardan farklılığının sürekli gündeme getirilmesi ve şımartılması.
Gerçeklerden kaçar, bahane uydurur, bilgiçlik taslar.
Sosyal uyumu bozulur.
Çocuk olduğunun unutulmaması,
herkesin farklı özelliklere sahip olduğunun belirtilmesi.
Kendisini ve başkalarını olduğu gibi kabul eder.
Uygun sosyal davranışlar geliştirir.
Bağımsız çalışma yeteneği
Akranları ve sınıf arkadaşları ile çalışmaya zorlanması. Onun farklılığının göz ardı edilmesi.
Yanlış anlaşılan ya da topluma uyum sağlayamayan birey haline gelir. Farklılığı nedeniyle
akranlarından bağımsız çalışmaya yönlendirme,grup etkinliklerinde ise lider olmalarının sağlanması
Akranları tarafından soyutlanmayan,toplumda yetenekleri ile kabul gören bir birey olur.
Keskin bir mizah anlayışına sahip olma.
Yaptığı alaycı esprilere gülünmesi ve bu tür davranışlarının kabul edilmesi.
İğnelemeleri ile çevresine acımasızlığını gösteren, kendini diğer bireylerden daha üstün gören ve bunun sonucunda çevresini üzen bir birey olur.
Her insanın bir takım olumsuz özelliklerinin, eksikliklerinin olduğu ve bunlarla alay edilmesinin o insanları üzeceğinin, küçük düşüreceğinin belirtilmesi.
Çocuk mizah anlayışını geliştirir. yeri ve zamanı geldiğinde bu yeteneğini kullanmayı öğrenir.
Amaca yönelebilme, kendini bir işe verebilme becerisi, istekli, uyanık, enerjik
Çocuğun sorumluluklarını bilme ve yerine getirme konularında; ihmalkar veya baskıcı davranılması.
Sorumluluk alamaz.
Öğrenme ve araştırmaya olan ilgisini kaybeder.
Yaratıcılık yeteneğini geliştiremez.
hayal kırıklığına uğrar. ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi.
Baskıcı olmayan, demokratik ortam oluşturulması.
Yeni ve ilginç fikirlere açık olunması.
Sorumluluk alır ve sorumluluklarını yerine getirir. İç disiplin kazanır.
Metotlu çalışma alışkanlığı kazanır.
hayal kırıklığı yaşamazlar.
Duyarlı ve empatik
Çocuğun:
Suçlanması.
Yargılanması.
EleÅŸtirilmesi.
Olumsuz benlik geliÅŸir.
İçe kapanık,kırılgan veya saldırgan, yıkıcı bir kişilik sergiler.
Çocuğun :
Kabul edilmesi.
EleÅŸtirilmemesi.
Sevgi dili ile izah edilmesi.
Özgüvende ve benlik saygısı gelişir.
İlgi alanları çeşitlidir. Çocuğun ilgi ve yeteneklerinin göz ardı edilmesi.
Kendi istekleri veya şartlar doğrultusunda yönlendirilmesi.
Tek yönlü bir gelişim ortaya çıkar.
Yaratıcılığının gelişmesi engellenmiş olur. Çocuğun ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmesi.
Uygun ortamın hazırlanması.
Kendisini her yönden geliştirir.
Verimli ve mutlu bir birey olur.
ÜSTÜN ZEKALI VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARIN BELİRLENMESİ VE EĞİTİMİ
Çocuktaki yetenek düzeyi normalin çok üstündeyse , tanılamak oldukça kolaydır. Herhangi türden bir ölçüm yapılmadan çocuğun kaba taslak yeteneği hakkında bir şeyler söylenebilir
Eğer çocuk ; çok soru sorar,çok değişik konularda çok bilgi sahibi olur,bazı konuların neden ve niçinini bilmek ister, haksızlık ve adaletsizliğe dayanamaz, sosyal ve politik problemlerle ilgilenir, saçma fikri olanları eleştirir, bazı konularda ders saatinden sonra da ısrarla çalışmayı sürdürür, birçok konuyu kolay anlar görünür, bulmaca ve problem çözmeyi sever, bazı şeylerin nasıl yapılacağına ilişkin kendi özel görüşü olur ve bunda ısrar eder, çok konuşur, konuları tartışmayı severse bu çocuk belki bilişsel üstün zekalı olabilir.
Eğer çocuk;okuma ve matematik gibi alanlarda çok başarılı görünür,ilgi alanlarından birine tutkun ve her tartışma konusunda bu ilgiyi ortaya atar, yeğlediği ilgi alanında o alanın uzmanları ile buluşma, görüşme ve tartışmadan hoşlanır, her konuyu grafikle anlatmaktan hoşlanır, karmaşık sistemler ve kodlar keşfederse bu çocuk akademik üstün yetenekli olabilir.
Eğer çocuk; bir şeyleri değişik, alışılmadık ve hayali yollarla yapmaya çalışır, değişiklikleri ve romantik durumları sever, açık çözümü olmayan problemler yaratır ve çözümü için herkese soru sorar, karşıtlı ve olağandışı sorular sorar, parlak hayallerden söz eder, asla düzenli üretim yapmazsa yaratıcı yetenekli olabilir.
Eğer çocuk; grup etkinliklerini örgütler ve yönetir, riske girmekten hoşlanır, kendine güvenli ve gururlu olur, karar vermekten hoşlanır ve verdiği kararda ısrarlı olur, çok ve değişik kaynaklardan fikir ve bilgi toplar bunların sentezini yaparsa liderlik yeteneği gösteriyor olabilir.
Eğer çocuk; kendi iradesi ile (müzik, dans, drama, resim gibi) güzel sanatlarda etkinliklere katılır ve beceri gösterir, yeni teknik ve yeni deneylere girişir, ürün ve yapımların incelik ve ayrıntılarını görür, yüksek duyusal duyarlığa sahipse bu çocuk güzel sanat ya da görsel sanat yeteneği gösteriyor olabilir.
Örneğin çocuk 3 yaşındayken temel dört işlemi yapabiliyorsa, 4 yaşından önce kendiliğinden okumaya başladıysa, bu çocuğun üstün zekalı olduğunu ölçüm yapmaksızın söyleyebiliriz. Buna benzer olarak, 3 yaşında her türlü müzik aletini çalabilen ya da olağanüstü resim yapabilen bir çocukta da olağanüstü müzik ve resim yeteneği bulunduğu apaçık ortadadır. Bu türden çocuklar okul sistemi içinde de kolaylıkla tanılanır. Bunlara uygulanacak olan ölçümler tanılamadan çok yeteneği kanıtlama niteliğinde olacaktır. Bu çocukların büyük bir bölümü ise gerek ana-babaları gerekse öğretmenlerince kolaylıkla fark edilemez ya da yanlış yorumlanabilirler.
Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların tanılanmasında bir takım yollar izlenmektedir. Özellikle çocuğun özgeçmişi( bebekliği, okul öncesi dönemi ), ailesinin sosyo-ekonomik ve kültürel durumu, çocuğun arkadaşlarından ve öğretmeninden alınan bilgiler tanılamanın ilk basamağını oluşturur. Daha sonra zeka testleri, akademik kabiliyet testleri, kişilik testleri, yaratıcılık testleri, sanatsal yetenek testleri , liderlik testleri vb. testler uygulanarak ölçümler yapılır. Bu testlerin ve çocuk hakkında edinilen genel bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda çocuğun üstün yetenekleri ortaya çıkarılır. Onun özel bir eğitime ihtiyacı olup olmadığı belirlenir. Bütün bunların dışında ortaokul seviyesine gelmiş bir öğrenci fizik, kimya, matematik, resim, sanat, edebiyat, tiyatro vs. gibi belirli dallarda yapılan yarışmalarda gösterdiği özel başarılarla da belirlenebilir.
Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar için gerekli olan eğitim ortamları ve önlemlerinin alınmaması bu tür çocukların kapasitelerini geliştirmelerini engelleyecektir. Bu nedenle pek çok değer fark edilemeden kaybolmaktadır. Bu çocuklar için önerilen eğitim yaklaşımları aşağıda belirtilmiştir:
Özel Okullar:
Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların belli amaçlar taşıyan okullarda toplanıp eğitildiği kurumlardır. ( Bilim ve sanat merkezleri gibi )
Özel Sınıflar:
Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların eğitimleri için oluşturulan, eğitim programlarının değişik yetenek düzeylerine ve alanlarına cevap verecek nitelikte, çeşitlilikte ve esneklikte düzenlendiği sınıflardır.
Birlikte EÄŸitim:
Bu çocukların yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamında birlikte eğitimlerini kapsayan uygulamadır. Ancak bu eğitim türünde çocuğun yaşıtlarıyla arasındaki seviye farkından kaynaklanan birtakım sorunlar yaşanmaktadır. Örneğin, üstün zekalı çocuk okula başlamadan önce okuma yazma ve temel dört işlemi zaten bilmektedir. Diğer taraftan arkadaşları ise bu basamakları daha yeni öğrenmeye başlamışlardır. Bundan dolayı üstün zekalı çocuk zaten bildiği konuları tekrar etmek zorunda kaldığı için bir sıkılma ve bıkkınlık yaşayacaktır. Belki de onu okuldan soğutacaktır. Bu nedenle birlikte eğitim verilirken, üstün zekalı çocuğun seviyesi de göz önünde bulundurularak bir takım önlemlerin alınması gerekmektedir.
Bu önlemler;
1. Hızlandırma ( Erken Başlama ve Sınıf Atlatma):
Çocuğun üstün yeteneğine ve bilişsel olarak hızlı gelişimine göre yaşıtlarından önce eğitime alınmasına ve sınıf atlatmasına dayalı bir uygulamadır. Bu uygulamanın en büyük sakıncası çocuk akademik yönden sınıfa, okula ayak uydurabilse de sosyal ve duygusal yönden bir takım güçlüklerle karşılaşabilmektedir.
2. ZenginleÅŸtirme:
Üstün zekalı öğrenciler eğitimlerine kendi yaşıtları arasında ve normal sınıflarında devam etmektedirler ancak çalışmalarını ve ders programlarını diğer öğrencilere göre daha zengin hale getirme yöntemi ile gelişimleri desteklenmeye çalışılmaktadır. Zenginleştirme, üstün zekalı çocuğu, üstün olduğu yanları ve belirgin anlıksal becerilerini daha çok geliştirmeyi hedeflerken, sınıftaki diğer çocuklarında yeteneklerini geliştirmeye önem veren bir uygulamadır. Zenginleştirmede okul programına ek olarak, resim, müzik, yabancı dil vb. alanlarda çocukları ilgi ve yeteneklerine göre yetiştirmek amaçlanmaktadır. Bunun yanında çocuğu daha derinlemesine ve detaylı incelemeler yapabileceği projelere ve araştırmalara yönelten bir uygulamadır. Özellikle son yıllarda uygulanan ve üstünde çalışmalar yapılan bir yöntemdir.
EĞİTİM ÖNLEMLERİ ALINMADIĞI TAKTİRDE ORTAYA ÇIKACAK SORUNLAR
Üstün yeteneklilerin eğitimi için özel önlemler alınmadığında birtakım sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunlar
” Bunlardan özellikle en önemlisi bu tür çocuklar erken tanılanmadıklarından yeteneklerini kullanma fırsatı bulamadıkları için bu özelliklerini yitirip, eriyip gitmektedirler ya da verimleri düşmektedir.
” Okuldaki çalışmalar verilen ödevler onların ilgilerine, seviyelerine uygun olmazsa okul can sıkıcı hale gelir, okul ve sınıf çalışmalarına katılmazlar. Bir nevi pasif direniÅŸe geçerler. Bildikleri ÅŸeyler için cevapları “bilmiyorum” olur.
” Bazıları tam gücü ile çalıştığı sürece kendisine fazladan ödev verileceÄŸini düşünerek, kendi kabiliyetini saklama yoluna sapar.
” Kolay baÅŸarı iyi çalışma alışkanlıklarının geliÅŸmesine engel olur. Üstün kabiliyet ile iyi metotlu çalışma alışkanlığı bir araya geldiÄŸinde üstün baÅŸarı saÄŸlanır. 7 yaşında olmasına raÄŸmen yetiÅŸkinlerin kağıt kalemle çözdükleri problemleri akıldan çözebilen bir çocuÄŸa iki basamaklı sayıların toplanmasını öğretmek ve ödev vermek, iyi çalışma alışkanlığı kazanmasını engelleyerek, kabiliyetini kullanamamasına neden olur.
” Üstün zekalı çocukların çoÄŸu okulda kendi doÄŸru bildiÄŸi, inandığı ÅŸekilde hareket etmek isterler. Bu nedenle okul disiplinine aykırı hareket eder gibi görünürler. Böyle olunca okulda hem kendileri uyumsuz hale düşerler, hem de okulun, sınıfın huzurunu bozdukları düşünülür.
” DiÄŸerlerinden fazla bilgiye sahip olmak, çok soru sormak, bildiÄŸini sözle anlatmak isteÄŸi ve nüktedanlık bu çocukların saygısız, vazifesi olmayan iÅŸlere karışan, bencil, disiplinsiz, terbiyesiz, itaatsız, inatçı olarak damgalanmalarına yol açarak öğretmeni ve arkadaÅŸları ile iletiÅŸimini bozar.
” Bu çocukların bazılarında “baÅŸarısızlığa uÄŸramak” korkusu vardır. Bundan dolayı bazen yeni yaÅŸantılar kazandıracak etkinliklerden çeÅŸitli bahaneler öne sürerek kaçınırlar. Kaçındıkları bu etkinlikler daha çok beden, fizik ve motor faaliyetlerle ilgilidir.
” Bu çocukların ailelerinde bazen aşırı bir gurur geliÅŸebilir. Ana-babada geliÅŸen gurur zamanla çocuÄŸu da etkilemektedir. Üstünlük duygusu aÅŸağılık duygusu kadar zararlı olabilmektedir. Okul tarafından aileye gereken rehberlik yapılmadığı taktirde bu çocukların saÄŸlıklı geliÅŸim göstermeleri beklenemez.
” Üstün yetenekli olduÄŸu halde görme, iÅŸitme veya ortopedik engeli olan çocuklar bulunabilir. Bu tür çocukların eÄŸitimlerinde bir yandan üstün yeteneklilerin eÄŸitimlerinde tutulan yollar dikkate alınırken bir yandan da engelin gerektirdiÄŸi önlemler alınmalıdır.. Aksi takdirde geliÅŸimlerinin saÄŸlıklı olduÄŸundan söz edilemez.
” Uygun alanlarda geliÅŸmeleri için rehberlik hizmetlerine önem verilmediÄŸi taktirde, bu çocukların sosyal, duygusal yönlerden uyumlu kiÅŸiler olarak yetiÅŸtikleri söylenemez.
ÖNERİLER
Ana-babaya Öneriler:
1. Ana-baba olarak, üstün zekalı çocuğa yapabileceğiniz en büyük yardım çocuğunuzun diğerlerinden farklı olmadığını kabul etmek ve bir çocuk olduğunu unutmamak olacaktır. Diğer çocukların oyun oynamalarına, üstlerini kirletmelerine, aç gözlü yeme ve eğlenmelerine izin veriyor bunları hoş görüyorsak, aynı şeyleri üstün zekalı çocuğunuz içinde hoş görmemiz gerekir. Yaşımdan ileri zeka düzeyinde diye 1-2 yaş büyüğünün davranışlarını beklemek doğru olmayacaktır.
2. Üstün zekalı çocuklarda diğer bütün çocuklar gibi sevgi, güvenlik, anlayış ve okşanmaya ihtiyaç duyarlar. Aynı zamanda sevgiye olduğu kadar denetlenmeye, disiplinli bir ilgiye, ana-babasınca kabul edilmeye, kişisel bağımsızlığını kazanmaya ve sorumluluklar almaya da gereksinimleri vardır.
3. Bu türden çocukların yeteneklerini besleyip geliştirmekle beraber her yönden örnek bir insan olarak yetişmelerini sağlamalıyız. Bunun içinde onların üzerinde düşünecekleri, yapacakları araç ve gereçleri sağlamalıyız. Bu araç ve gereçler özel yetenekleri ve zekalarını geliştirici nitelikte olmalıdır. Okul öncesi üstün zekalı çocuklara evin sağlayamadığı çeşitli oyuncakları anaokulları sağlar. Anaokullarında onların türlü yetenekleri ve fiziksel güçleri oyunlar, temsiller ve halk dansları ile olumlu bir şekilde karşılanacaktır. Hikaye anlatma, resim çizdirme vb. etkinliklerle de çocukların yaratıcılığı ve imgeleme güçleri beslenip gelişebilecektir. Çevrenizde anaokulları bulunmayabilir ya da aile bütçesine uygun olmayabilir.bu durumda fazla masrafa kaçmadan alınacak kitap, sulu boya, renkli kalemler ve iş kağıtları çocuklara hem öğretici hem de yaratıcı saatler geçirtebilir.
4. Asla evin PATRONU olmasına izin vermeyin, ancak kararları almada katılımını sağlayın ve mutlaka evde sorumluluklar ve görevler almasını sağlayın.
5. Başarılarını ne abartın ne de umursamaz ya da olduğundan aşağı biçimde değerlendirin.
6. Çeşitli iş alanlarına saygı göstermekle de çocuklarınızın yeteneklerine yardımcı olabiliriz.
7.Çocuğunuzun dengeli bir yaşama ihtiyacı vardır. Tek bir oyun oynayan veya tek bir alan içinde sıkışıp kalan çocukların bütün çalışma ve boş zamanlarını değişik alanlara yöneltmelerini istemeliyiz. Çocuk kafasını çalıştırdığı zaman bedenini de çalıştırmalı, değişik çocuk oyunlarına, etkinliklere katılmalıdır.Çocuklarımızı tek yönlü kişiler olmaktan kurtarmak için değişik ilgi alanlarına yönlendirmeliyiz
8.Ailede çocuklardan bir tanesi üstün zekalı, diÄŸerleri normal zekalı ise bu aile için özel bir problem vardır. Bu problem dikkatlice ele alınmazsa bundan hem üstün yetenekli çocuk hem de normal düzeydeki çocuk zarar görecektir. Diyelim ki bir ailenin iki kız çocuÄŸu var. Bunlardan birisi üstün diÄŸeri normal zekalı olsun. Üstün zekalı bu niteliÄŸinden dolayı aile içinde daima okÅŸanıp övülürse o şımarır, kendini beÄŸenir daha açıkça sı “üstünlük duygusu” geliÅŸtirir. DiÄŸer yandan normal zekadaki çocuk ise kendini küçük görür ve kendisinin deÄŸeri olmadığı kanısına kapılabilir. Buna benzer bir problemde anne ve babaların normal zekalı çocukların davranışları için tanıdıkları sınırsızlığa karşı üstün zekalılar için koydukları kısıtlamadan doÄŸar. Buda diÄŸer kardeÅŸleri gibi uluorta hareket edemeyen üstün zekalı çocuÄŸun küskünlüğüne neden olur. Böyle durumlarda ana ve babaların tarafsız olmaları, normal zekalı çocukların da yaptıkları iyi iÅŸleri olanaklardan yararlanarak övmeleri; belirli bir ayırım yapmamaları gerekir. Çocukların olumlu yönde yetiÅŸmeleri için okulla iÅŸbirliÄŸi ÅŸarttır. Öğretmenin rehberliÄŸinden, gerekirse bu konuda çalışmalar yapan eÄŸitim kurumlarından da her zaman bilgi ve yardım saÄŸlanabilir. Okuldaki etkinlikler evde de sürdürülmeli, çocuÄŸun yetenekli olduÄŸu alana yönelmesi saÄŸlanmalıdır.
9.Üstün zekalı çocuğun en iyi biçimde gelişebilmesi için ana-babanın değer sistemleri birbirine uygun olmalıdır. Çocuk yetiştirirken, nelerin verilip nelerin verilmemesi konusunda ana-babaların tutarlı olmaları ve birlikte çaba göstermeleri gerekir.
10.Mutlu bir aile ortamının çocuğun gelişimindeki öneminin unutulmaması gerekir. Sonu gelmeyen tartışmalar, kavgalar ve boşanma her çocuk gibi üstün zekalı çocuğu da olumsuz yönde etkiler.
11.Üstün zekalı çocuğun ilgi alanlarının çeşitliliği unutulmamalıdır. Ancak uzun bir süre bir konuda ilgisini yoğunlaştıramayabilir. Bu nedenle çocuğun ilgilerini destekleyerek, bir konuya daha uzun süre ayırmasını sağlamak gerekir.
12.Aynı zamanda ana-babalar çocuklarının tüm yaşantısını aşırı biçimde yönlendirmekten de kaçınmalıdırlar. Tv seyretmek, resimli dergilere bakmak, oyun oynamak vb. etkinlikleri yapmak onlarında hakkıdır.
13.Üstün çocukların önemli özelliklerinden biri meraktır. Ana-babalar özellikle çocuÄŸun sormuÅŸ olduÄŸu sorulara ” yeter artık” diye yanıt vermemeye dikkat etmelidirler. Sorularını, azarlayarak ya da yanlış biçimde yanıtlamaktan kaçınmaları, baÅŸtan savma yanıtlar vermemeleri, çocuÄŸun tüm sorularına ister uygun bir ortamda sorulmuÅŸ olsun isterse olmasın doÄŸru yanıt vermeleri gerekir. Bazen çocukların sorularının yanıtlanmasında zorluk çekilebilir. Böyle durumlarda çocuÄŸa karşı tepkisiz kalmak yerine, çocukların gereksinimi karşılayacak baÅŸka çözüm yolları bulunmalıdır. ÖrneÄŸin; kitaplardan, ansiklopedilerden, broşür ve uzman kiÅŸilerden yararlanmak gibi. Böylece çocuklarda niçin sorusunun yerleÅŸmesine neden olunabilir ve yaÅŸam boyunca sürekli daha iyiyi, gerçeÄŸi arama çabaları için zemin hazırlanabilir.
14.Üstün zekalı çocuklar ilgi alanları ve duygusal konular ile ilgili olarak “mükemmeliyetçilik” arayışı içindedirler.çoÄŸu kez bu alanlarda kendilerine koydukları standartlar anne-babalarının, öğretmenlerinin ve toplumun standartlarının çok üstündedir. Bu durumda ana-babaların çocuklarına olan sevgilerinin, onların üretkenliklerinden, baÅŸarılarından ayrı olarak, yani herhangi bir koÅŸula baÄŸlı olmaksızın daima var olduÄŸunu tekrarlamalarında ve bunu çocuklarına hissettirmekte yarar vardır. Böylece onların benlik saygılarını ” sevgiye deÄŸer bir varlık” ÅŸeklinde yapılandırmalarına yardımcı olunabilir.
Mükemmeliyetçilik eğilimi bireyin kendisine odaklandığı zaman kişiyi başarıya götürebilir, fakat diğerlerine odaklanmışsa genellikle yersiz beklentilere, hayal kırıklığına ve nefrete sürükleyebilir. Ayrıca mükemmeliyetçilik geleceğe yönelik ele alınırsa, kişiyi daha iyi bir yaşam mücadelesi içine sokar ama eğer geçmişe yönelik olarak ele alınırsa, kişiyi yapmış olduğu yanlışlardan aşırı ürken bir duruma getirebilir. Bu durumda aileler:
” Çocukların bu eÄŸilimleri kabul edilmeli ve onların yaÅŸadıkları kırıklık duyguları anlayışla karşılanmalıdır. Ana-baba olarak kendilerinin de sık sık bu duyguya kapıldıkları ve nasıl baÅŸ ettikleri çocuklarla paylaşılmalıdır.
” Ulaşılmaları mümkün olmadığında üzüntü yaratsalar da ideallerin ve yüksek standartların yararlı olduÄŸu çocuklara hatırlatılmalıdır.
” Ana-babalar çocuklarının hiç kimsenin her alanda mükemmel olamayacağı gerçeÄŸini anlamalarına ve kendilerine öncelikler koymaları gereÄŸini kavramalarına yardımcı olmalıdırlar ve bunu ana-babalar da uygulamalıdırlar.
15. Ana-babalar bu tür çocukların her alanda üstünlük gösteremeyebilecekleri gerçeğini de akıldan çıkarmamalıdırlar. Eğer çocuklara ilgi ve yetenekleri doğrultusunda seçme hakkı tanınmaz, her alanda üstün başarı beklentisi içindeki hedefler ve standartlar belirlenirse onlara kendileri için düşünme ve kendilerini tanıma fırsatı verilmemiş olur. Ayrıca dıştan denetimli kişiler haline gelme olasılıkları arttırılmış olunur. Bu durumda da hem kendilerine hem de başkalarına karşı sorumluluk duyguları teşvik edilmemiş olur.
16.Çocuğunuz yetenekleri nedeniyle kendisini farklı hissettiğinde ona destek olun, herkesin bir yönü ile kendine özgü olduğunu, üstün yetenekli olmanın da onun bir özelliği olduğunu anlatın.
17. Ana-babaların sosyal gelişim evrelerine göre çocuklarının soysal gelişimlerini desteklemelerinde yarar vardır. Eğer üstün çocuğa arkadaşları ile etkileşim içinde olma fırsatı verilmezse, sosyalleşme açısından uyumsuzluk beklenebilir. Çoğu zaman
üstün çocuklar yalnız çocuklar olarak karşımıza çıkarlar. Bu tür çocukların bu alanda sorunlar yaşamamaları için, onların zihinsel düzeyde iletişim kuracakları ve aynı zamanda da sosyal etkileşim içinde olacakları bir arkadaş grubuna sahip olmaları konusunda imkanlar yaratılmalıdır. Eğer bu iki işlevi aynı arkadaş grubu karşılayamıyorsa, o zaman iki farklı arkadaş grubuna gereksinim vardır. Gruplardan biri zihinsel yönden bu tür çocukları tatmin edebilmeli, üstünlüğün getirdiği yükü hissettirmemeli onların paylaşım ve özdeşim içinde olabilecekleri, kendilerine benzer yaşıtlarından oluşmalıdır. Diğer taraftan üstün çocukların izciliği, kamp yaşamını, dans ve sporu içeren sosyal yaşlarına uygun grup etkinliklerine de gereksinimleri vardır.
18.Bilginizin yetersiz kaldığı noktada, uzmanlardan yardım almaktan çekinmeyin.
Üstün zekalı veya üstün yetenekli çocukların daha iyi gelişmelerine yardımcı olabilmek için öğretmenleri tarafından aşağıda belirtilen hususların dikkate alınması gerekir:
1. Üstün zekalı ve üstün yetenekli çocuklar sınıf etkinliklerinin yeterince uyarıcı olmamasından dolayı bu etkinliklere karşı istekli ve ilgili olmayabilirler. Öğretmen çalışma ve ev ödevlerini sınıfın işlemekte olduğu konularda ve aynı tempoda tutmaya çalıştığı taktirde çocuğun derslerden sıkılmasına, derse ve okula karşı ilgisini kaybetmesine neden olur. Bu nedenle öğretmen, çocuğun ilgi ve yeteneklerini saptayarak, bunları geliştirmesi için uygun ortam sağlamalıdır.Onun güç ve süratine uygun ödevler vermelidir.
a. Ödevlerde tekrara ve alıştırmalara fazla yer vermemelidir.
b. Daha çok problem çözme tekniğini gerektiren ödevler vermelidir.
c. Araştırma ağırlıklı ek ev ödevleri vermelidir.
d.Yarı teknik malzemelerin okunması, özetlenmesi, bazı araçların modellerinin yapımı, şemalarının çizimi ve onların çalışma kurallarını açıklama ödevleri verilmelidir.
2. Tartışma, proje ve dramatizasyon çalışmalarına önem verilmelidir.
3. Tasnif, organize etme ve maddelendirme olanağı veren fırsatlar hazırlanmalıdır.
4. Ders etkinliklerinde kitaba bağlı kalmaktan çok, geniş gözlem ve deneylere yer verilmelidir.
5. Sınıfta bu öğrencilere daha zor soruların sorulması, yeni fikirler üretmelerine fırsat tanınması gerekir.
6. Kendilerine özgü ilgileri olduğundan bireysel çalışmalara önem verilmelidir. İlgilendikleri alanlarda proje çalışmaları yapmalarına ve sınıf arkadaşlarına sunarak paylaşmalarına olanak tanınmalıdır. Uygulaması hemen pratik olmayan ya da hemen olası görülmeyen yaratıcı fikirlerini dinlememek, ertelemek ya da reddetmek çocuğun zihinsel kapasitesini engelleyeceğinden bu noktalara dikkat edilmesi gerekir.
Bu gibi olumsuz tepkilerin tekrarlanması durumunda çocuk öğrenmeye olan ilgisini kaybedecek, soru sormayacak ve araştırmayacaktır. Bu tür engellemeler çocukta ya içine kapanma ya da farklı şekillerde saldırganlık ve yıkıcı davranışlar göstermesine neden olacaktır.
7. Bu tip çocuğun başarısını, sınıf arkadaşlarının başarısı seviyesi ile değil kendi öğrenme güç ve sürati ile karşılaştırmalıdır.
8. Aynı zamanda bireysel çalışmaların yanı sıra grup etkinliklerine katılımı teşvik edilerek , kendi yaşıtlarıyla olan sosyalleşme sürecine de katkıda bulunulmalıdır.
9. Öğrenci, okul içi ve dışı etkinliklere yönlendirilmelidir.
10. Önderliği gerektiren ya da önderliği geliştirmeye fırsat verecek çalışmalara katılması için teşvik edilmelidir.
11. Akademik konular için resim, müzik, beden eğitimi gibi dersler ihmal edilmemelidir.
12. Bu çocuklarda üstünlük duygusunu yaratmak, aynı “aÅŸağılık duygusu” kadar zararlı sonuçlar doÄŸurur. Çocuk arkadaÅŸlarını ve çevresindekileri aÅŸağı görür ve toplumda yalnız bir kiÅŸi olarak yaÅŸamına devam etme tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Onun için üstünlük duygusunun çocuklarda yaratılmamasına azami dikkat sarf edilmelidir.
13. Anne ve baba ile bu konuda işbirliği yapmalı, onlara çocuklarını ihmal etmeden ve gurura kapılmadan yetiştirmek için gerekli anlayışı kazandırmaya çalışmalıdır.
14. üstün yetenek ile metotlu çalışma alışkanlığının bir araya gelebilmesi için okul-aile işbirliği sağlanmalı, diğerlerinden fazla bilgiye sahip olmak, çok soru sormak, espiritüellik gibi özelliklerinin kabul edilmesi, öğretmen ve arkadaşları ile arasında problem oluşturmaması için psikolojik danışmanlık çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
15. İleri öğrenim için en uygun yolun seçilmesinde uzmanlarla işbirliği yapılmalıdır.
Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi
Serebral Palsi (CP)Â nedir?
Yaşamın erken dönemlerinde anatomik ve fizik gelişimini henüz tanımlamamış beynin progresif olmayan bir hastalığı sonucu ortaya çıkan, kalıcı fakat değişime uğrayabilen hareket, postur ve tonus bozukluğudur
İnsidansı ortalama 2-3 / 1000’ dir
Serebral Palsi (CP) RİSK FAKTÖRLERİ PRENATAL
Serebral Palsi (CP) NEONATAL
Â
POSTNATAL
SEREBRAL PALSİ KLASİFİKASYONU
(CP çok değişik klinik bulgularla seyredebildiğinden, her çocuğun belirli bir CP tablosuna yerleştirilebilmesi mümkün olmayabilir)
1-Spastik (piramidal)
a-Hemipeji
b-Dipleji
c-Total tutulum
2-Diskinetik (ekstrapiramidal)
a-Ataksik
b-Kore-atetoid
c-Rijidite
d-Tremor
3-Mikst
a-Primer olarak spastik
b-Primer olarak diskinetik
Â
Serebral Palsi (CP) FONKSİYONEL SINIFLAMA
Serebral Palsi (CP) TERAPÖTİK SINIFLAMA
1- SPASTİK TİP SEREBRAL PALSİ

fazla etkilenmiÅŸtira-Ataksik Tip
b-Atetoid tip
d-Tremorlu Tip
Serebral Palsi (CP) TANI
Serebral Palsi (CP) Nörolojik Muayene
Ashworth Skalası
Tonus anomalilerinin ortaya çıkarılmasında çeşitli manevralar yardımcı olabilir:
Serebral Palsi (CP)’li Çocukta Hareket Paternleri
Simultane adduksiyon, diz hiperekstansiyonu ve alt ekstremitenin plantar fleksiyonudur
Kas İskelet Sistemi Muayenesi
Muayene sırasında yumuşak hareketler
yapılmalıdır aksi halde aniden gerilen kasta
spastisite artar
Kalça Muayenesi
Kalça Muayenesi:
1) Desteksiz oturma (ellerden destek almadan)
2) Ellerden destek alarak oturma
3) Cihaz veya yastık desteğiyle oturma
Yürüme Muayenesi
Sıçrama yürüyüşü: Kalçada fleksiyon ve addüksiyon, bacaklarda makaslama, dizde
  fleksiyon, ayak bileğinde ekinovalgus postürü görülür  Diplejik ve bazı tüm vücut tutulumlu olguların tipik yürüyüşüdür
2) Oraklama yürüyüşü:      Kalça fleksiyonu ve ayak dorsifleksiyonu yapılamaz,
ayak varustadır
Salınım fazında ayağı yerden kesebilmek için pelvik elevasyon ve kalça sirkumdiksiyonu oluşur
Hemiplejik olguların tipik yürüyüşüdür
3) Bükük diz yürüyüşü:     Kalça fleksiyonu ve hamstringler gergindir      Â
Kuadricepsler ve triceps zayıftır. Buna bağlı olarak kalça ve dizler aşırı fleksiyonda, ayak bileği dorsifleksiyondadır
Çocuk öne bükülmüş olarak yürür
Diplejik ve yürüyebilen tüm vücut tutulumlularda, uygunsuz triceps uzatması sonrası bu yürüyüş tipi gözlenir
4) Makaslama yürüyüşü:
Kalçada adduktor spastisite hakimdir    Çocuk bacaklarını açamaz ve iki diz birbirine çarparak yürür
En sık tüm vücut tutulumlu olgularda görülür
1- Progresif / metabolik hastalıklar
2- Konjenital ataksiler
Serebral Palsi Rehabilitasyonu
Rehabilitasyon programında dikkat edilmesi gereken 2 nokta vardır:
1) Dönme, oturma, emekleme ve yürüme şeklindeki normal gelişim eğrisi izlenmeli ve bunlar sırasıyla çocuğa öğretilmelidir ancak kronolojik yaşı fiziksel yaşından fazla ve kontraktürleri olan çocuklarda bu sıra dikkate alınmayabilir
2) Desenden eğitim yapılmalıdır. Önce baş sonra gövde kontrolü, daha sonra ekstremitelerin proksimalden distale doğru motor gelişimi kazandırılmalıdır
1) Yerçekimine karşı normal posturun ve postural tonusun geliştirilmesi
2) Çocuğa beslenme, giyinme ve kendine bakım becerilerinin kazandırılması
3) Kontraktür ve deformite gelişiminin engellenmesi
Serebral Palsi (CP) Tedavi Ekibi:
FTR uzmanının tedavideki yeri:
1-Bobath tekniÄŸi
2-İletimsel eğitim tekniği
3-Vojta tekniÄŸi
4-Phelps tekniÄŸi
5-Rood tekniÄŸi
6-Fay tekniÄŸi
7-Schwartz tekniÄŸi
8-Doman delecato tekniÄŸi
En sık kullanılan terapötik egzersiz yaklaşımıdır. Bu teknikte 3 ana hedef vardır:
Kullanılan fasilitasyon teknikleri 4 guruptur:
1) Baş ve omuzlar kullanılarak vücut hareketlerinin, vücut düzeltme reaksiyonlarının fasilitasyonu
2) Labirent ve optik düzeltme reaksiyonlarından faydalanarak baş kontrolünün fasilitasyonu
3) Çocuğun üzerinde bulunduğu düzey hareket ettirilerek yada zemin stabilken ufak itmelerle çocuğun pozisyonu bozularak denge reaksiyonun fasilitasyonu
4) Gelişmediği zaman denge kaybına yol açan, koruyucu ekstansör reflekslerin fasilitasyonu
CP Tiplerinde Problemler
Serebral Palsi (CP)  Sorunlar ve Tedavi Yaklaşımları
1-Gövde kaslarında tonusun düşük olması nedeniyle gövde kas tonusunun artırılması
2-Ekstremite kaslarındaki spastisite nedeniyle ekstremite kas tonusunun azaltılması
3-Ekstremiteleri fleksiyonda tutma eğilimi nedeniyle ekstremitelerin tüm eklem hareket açıklığı içinde çalıştırılması planlanır
4-Hareketler spastisiteye bağlı yavaş ve güçlükle yapılır ve amaca yönelik harekete eşlik eden hareketler vardır. Hastada değişik ve çeşitli hareket paternlerinin sağlanması, harekete eşlik eden reaksiyonların inhibe edilmesi planlanır
5-Çocuğun mobilizasyondan korkması nedeniyle çocuğa güvende olduğu hissettirilerek değişik hareket tecrübelerinin kazandırılması planlanır
Serebral Palsi (CP) Sorunlar ve Tedavi Yaklaşımları
1-Kas tonusunda hipotoni-hipertoni şeklinde dalgalanmalar vardır, tedavisinde postural kas tonusunun normalize edilmesi planlanır
2-Eklemler eklem hareket açıklığı içinde çeşitli istenilen noktalarda tutulamaz, orta hattan uzak eklem hareket açıklıklarında kas tonusunun giderek artırılması planlanır
3-Baş hareketleri gövde ve üst ekstremiteleri etkiler. Hareket değişikleri esnasında postür veya hareketin düzgünlüğünün muhafaza edilmesi ve gövde stabilken başın bağımsız hareketinin sağlanması planlanır
Ataksik Serebral Palsi (CP) Sorunlar ve Tedavi Yaklaşımları
1-Genellikle hipotoni, bazılarında hipertoni mevcudiyeti nedeniyle postural tonusun normalizasyonu
2-Düzeltme refleksi, denge reaksiyonları ve koruyucu cevapların yetersiz koordinasyonu vardır, koordine, düzgün otomatik reaksiyonların geliştirilmesi
Serebral Palsi (CP)Rehabilitasyonunda Basamaklar
I- Aile eÄŸitimi:
Etkinliği artırmak için gerekli önemli noktalar:
1) Çocuğa özgü hedeflerin belirlenmesi
2) Öğretilecek becerilerin sınıflandırılması ve ne boyutta öğretileceği
3) Öğretilecek becerilerin sırası
4) Tekrar miktarı
5) Pratiklerin planlanması
6) DeÄŸiÅŸmelerin derecesinin takibi
7) Rehberlik ve yönlendirme
8) Uygun feedback yöntemlerinin kullanılması
Serebral Palsi (CP) Motor EÄŸitimde Ortak Uygulamalar
1) Ortam
2) Motivasyon
3) Üretken Davranışlar
4) Emirler
5) Örnekleme
6) Pratiklerin ve yorgunluğun planlanması
Egzersiz
1) Cerrahi girişim sonrası iyileşme döneminde
2) Kontraktür riskinin arttığı hızlı büyüme dönemlerinde
3) Tekerlekli iskemle kullanan tüm vücut tutulumlu çocuklarda, önem taşır
Temel motor fonksiyonları kazanmaya yönelik egzersiz programları düzenlenmelidir:
III-Serebral Palsi (CP)AMBULASYON
1) Destekleme aktiviteleri
2) Resiprokasyon
3) Dinamik denge
4) Segmental koordinasyon
5) Ambulasyonun tamamlanması
1) Destekleme:
2) Resiprokasyon: Hasta sırtüstü yatırıldıktan sonra terapist tarafından pasif olarak manüel manipülasyon ile gösterilir
3) Dinamik denge: Aktif hareketler esnasında vücudun ağırlık merkezinin muhafaza edilmesine dinamik denge denir
4) Segmental koordinasyon:
5)Paralel bar eÄŸitimi:
Paralel bar içi eğitiminde belirli bir düzeye erişildiğinde yürüme eğitimi paralel barın dışında baston, koltuk değneği veya yürüteç yardımı ile devam ettirilir
IV-Serebral Palsi (CP) CİHAZLAMA
       Â
Serebral Palsi (CP)  Üst ekstremite ortezleri:
CP’li çocuklarda progresif kontraktürlerinin engellenmesi için el ve elbileğini fonksiyonel pozisyonda tutan statik ortezler kullanılabilir
Dirsek ve omuzda ortez kullanımı endikasyonu çok kısıtlıdır. El için 2 tip ortez kullanılır:
1) Opponens splinti başparmağı avuç içinden kurtarmak amacıyla kullanılır
2) Dirsek-bilek-el ateli ise üst ekstremiteyi fonksiyonel pozisyonda tutmak amacı ile istirahat ateli olarak kullanılır
     Â
 Serebral Palsi (CP) Alt ekstremite ortezleri:
Ayak ortezleri (FO)
AyakbileÄŸi-Ayak ortezleri (AFO)


Omurga ortezleri
Torako-lumbosakral ortez (TLSO)
Serviko-torako-lumbosakral ortez (CTLSO)
1) Omurga deformitelerinde cerrahi girişim zamanını geciktirerek omurga büyümesine zaman kazandırmak
2) Beslenme sorunları olan çocuklarda ameliyata hazırlık döneminde oturma dengesini korumak
3) Postop dönemde füzyon oluşana kadar implanta aşırı yük binmesini engellemek için kullanılır
MOBİLİTEYİ ARTTIRAN CİHAZLAR
 Ayakta Durma Bacaları
Çocuğu dik durumda destekleyerek alt ekstremitelerine yük binmesini sağlayan cihazlardır   Gövdeyi önden destekleyen yüzükoyun pozisyondaki bacalar kalça fleksörlerinin gerilmesini, dizin ekstansiyonunu ve ayak bileği dorsifleksiyonunu sağlar
Ancak gövde ekstansörleri spastik ve baş kontrolü kötü olan çocuklarda sırttan destek veren bacalar tercih edilmelidir
Yürüteçler
Çocuk yürüteçlerinin tekerlekli olması gereklidir
Yürümede maksimum destek sağlarlar ancak merdivende taşınmaları güçtür
Gövdede ekstansör spastisite hakimse önden destekli yürüteç kullanılır  Önden destekli yürüteçler kalça fleksörlerinde kontraktüre yol açtığından çoğu zaman arkadan destekli yürüteçler tercihtir
Tekerlekli Sandalye
Ağır motor bozukluğu olan, oturma dengesi kötü ve fonksiyonel mobilitesi olmayan çocuklarda tekerlekli sandalye kullanılabilir
Tekerlekli sandalye seçiminde ayak desteklerinin uygunluğu, oturma sahası ve sırt kısmının derinliği, sertliği, genişliği ve taşınabilir özelliği göz önünde bulundurulmalıdır
Koltuk deÄŸnekleri
Yürüteci rahat kullanan, gövde kontrolü ve dengesi yeterli olan çocuklara 4 yaşından sonra koltuk değnekleri verilmelidir
CP’li çocuklar genellikle aksiller destekli veya Lofstrand tipi koltuk değneklerini tercih ederler
Tekerlekli sandalye ne zaman verilmelidir?
Serebral Palsi (CP) SPASTİSİTE TEDAVİSİ
Spastisitenin fonksiyonel sonuçları:
1) Spastisite ağrılı değildir. Ancak aşırı çekme ve gerilmelerden dolayı ağrı hissedilebilir
2) Kalça adduktör ve fleksör spazmları perineal hijyende önemli sorunlara yol açar
3) Spastisite fonksiyon kaybına postür bozukluğuna, kontraktür ve deformitelere yol açabilir
4) Spastisite, kas kitlesinin korunmasına, kemik mineral kaybının önlenmesine, ödem ve venöz tromboz oluşma riskinin azalmasına katkı sağlar
5) Alt ekstremitedeki ekstansör spastisite ayakta durma ve yürümede gövdenin dik tutulmasına yardımcıdır
Serebral Palsi (CP) Tedavi yöntemleri:
1) Fizik tedavi modaliteleri
2) Medikasyon
 3) Cerrahi (Kas-tendon uzatma, selektif dorsal rizotomi)
1) Fizik tedavi yöntemleri
Spastik olguda fizyoterapinin iki ana amacı:  Spastik kas tonusunu azaltmak ve artmış tonusun yaratacağı kontraktür gelişimini engellemektir
Pozisyonlama ve germe egzersizleri kullanılır
Pozisyonlama çocuğun antispastik pattern de denilen inhibitör pozisyonda yatırılması ve oturtulmasıdır
Bu pozisyona ek olarak kontraktür gelişimini engellemek için eklemler fonksiyonel pozisyonda tutulmalıdır
Germe egzersizleri:
Elektrostimulasyon:Â Â Â Â Â Â Â Â
Elektrostimülasyon
2) Medikasyon
Baklofen:
Diazepam:
Dantrolen:
        Botulinum Toksini:
        3) Cerrahi
Serebral Palsi (CP)’ de cerrahi uygulamalar:
Serebral Palsi (CP)  SIKLIKLA UYGULANAN CERRAHİ GİRİŞİMLER
1) GevÅŸetme
2) Eksizyon (Dizde fleksiyon deformitesinde gracilis ve semitendinosus tendonektomisi yapılır)
3) Uzatma (Spastik hemiplejik CP de ekinovarus deformitelerine yönelik triceps surae tendonu uzatılması uygulanır)
4) Transfer (CP de tendon transferleri pek başarılı değildir)
5) Kısaltma (El bileği radial ekstensör kaslarının tendon kısaltma operasyonları yapılabilir)
1) Artrodez
2) Osteotomi
Postoperatif Bakım ve Rehabilitasyon
Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi