Dean Drobot / Shutterstock

Erkekler Neden Kadın Cinsel İlgi Alanını Aştı?

Erkekler Neden Kadın Cinsel İlgi Alanını Aştı?

Dean Drobot / Shutterstock

Erkekler Neden Kadın Cinsel İlgi Alanını Aştı?

Araştırmalar, gerçekte erkeklerin kadınlarla, kadınların erkeklere  göre cinsel olarak daha fazla ilgilendiğine inanmaktadır . İlginçtir ki, kadınlar ayrıca erkeklerin kendilerine erkeklerden daha az cinsel olarak ilgi duyduğuna inanmaktadır. Erkeklerin, kadınlara karşı cinsel ilgilerinin yanlış algılanması, cinsel tacizde bir etken olabilir, hatta cinsel saldırganlık veya zorlama olabilir. Erkeklerin kadınlar üzerinde cinsel ilgisini abartma eğilimi, üç kaynaktan kaynaklanabilir; kadınların cinsel ilgi çekici işaretleri; erkeklerin cinsel çıkarların güvenilmez göstergelerine yaptığı vurgu; ve erkeklerin, kadınların cinsel ilgisini abartmak yerine, küçümsenerek daha fazla kaybetme olasılığı vardır.

İnce İşaretler

Kadınların cinsel ilgilerini göstermek için kullandıkları stratejilerin çoğu erkeklerde göz teması, kaş yanıp sönen, açık vücut duruşu ve gülümseyerek gibi ince ve sözsüzdür. Erkekler konuşma başlatmak gibi açık stratejileri kullanma eğiliminde olmalarına rağmen, genellikle “hareketlerini yapmadan” önce kadınların sinyallerini almak için beklemektedir. Araştırmacılar, kadınların daha alçakgönüllü cinsel sinyaller kullandıklarını, çünkü onlar, bir eşcinsellik için itibardan kaçınmak isteyebileceklerini ya da bir erkeğin kalitesini potansiyel bir eş ya da ilgi olarak değerlendirmek için daha fazla zaman isteyebileceklerini öne sürdüler. Benzer şekilde, kadınlar, cinsel çifte standartlara ilişkin kaygılardan dolayı erkeklerin kendi menfaatlerini küçümseyebilir. Kadınlar cinsel ilgiyi işaret etmek için ince ipuçlarını kullanma eğilimi gösterdikleri için, bu gizli ipuçlarına daha duyarlı olan erkekler daha başarılı buluşma sonuçlarına sahip olabilirler.

Güvenilmez Göstergeler

Cinsel ilgiyi göstermek için kadınların daha seksi kıyafetler giymeleri (daha fazla cildin ortaya çıkması ya da kırmızı rengin giyilmesi gibi) doğru olsa da, bu işaret sadece çekici erkeklere, ya da sadece belirli bir adama yönelik olabilir. Bu nedenle, giyim, genel olarak erkeklerdeki kadınların cinsel ilgisinin güvenilir bir göstergesi değildir. Ayrıca, erkeklerde daha çok cinsel çekim fiziksel görünüşe göre olurken ilk etapta kadınlarda durum daha çok duygusallık olarak daha yoğundur. Kadınların fiziksel çekiciliğinin, genel olarak erkeklere olan ilgileriyle ilgisi yoktur ve çok çekici olan kadınlar daha da az olabilir.Çoğu erkekle seks için ilgileniyor olabilirler. Giyim ve fiziksel çekicilik gibi sinyalleri görmezden gelmek için eğitilmiş ve kadınların duygusal ifadesine odaklanan erkekler, kadınların laboratuvar deneylerinde cinsel ilgilerini daha doğru algılayabiliyorlar. Bu eğitim, özellikle cinsel saldırganlık riski daha yüksek olan erkekler için etkili olmuştur.

Pahalı Hatalar

Evrimsel olarak, erkekler için, cinsel ilginin yanlış algılanması nedeniyle reddedilme riskinden ziyade olası bir çiftleşme fırsatını kaçırmak daha maliyetli olabilir . Kadınların cinsel ilgilerini yanlış algılayan erkekler daha başarılı bir çiftleşme fırsatına sahip olabilir ve bu nedenle, kadınların cinsel ilgilerini abartmak için ön yargıyı geliştirmiş olabilirler.  Aslında, araştırmacılar, kadınların fiziksel çekiciliğinin erkeklerin yanlış algılanmasıyla ilgili olması gerektiğini bile tahmin ediyorlar; çünkü çekici bir kadınla (ve dolayısıyla verimli bir kadınla) çiftleşme fırsatının eksik olması, daha az çekici bir kadına sahip olma fırsatını kaçırmaktan daha maliyetli olacaktır.

Kadınlar ayrıca erkeklerin cinsel ilgisini küçümseme eğiliminde oldukları için, heteroseksüel çiftler arasındaki cinsel ilgi algısının doğruluğunu artırmak için daha fazla araştırma yapılması gerekecek. Gelecekteki araştırmalar, aynı cinsiyetteki bireylerin, birbirlerinin cinsel ilgilerini daha doğru bir şekilde algılayıp algılamadıklarını da ortaya çıkarabilir. O zamana kadar, erkeklerin ve kadınların cinsel ilgiyi algılamadaki önyargılarının farkında olmaları akıllıca olabilir .

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

klinik hipnoz seansı

Kendi Uçuşunu Yarat.. ( Ego Güçlendirici Telkinler.. )

Kendi Uçuşunu Yarat.. ( Ego Güçlendirici Telkinler.. )

 

Şimdi burada, koltukta, bu kadar sakin ve huzurlu yatarken, bu kadar sakin ve gevşemiş.. senin bir hayal kurmanı istiyorum… eğer uçabilseydin kendini nasıl hissederdin… eğer şöyle gökyüzünde süzülseydin kuşlar gibi… özgür… canlı… kanatların ya da tüylerin varmış gibi düşünmene gerek yok… ya da kendi bedenini terk etmene gerek yok .. ancak… şu anda bu kadar gevşemiş yatarken.. şu anda… hayal et… hayal et ne kadar güzel ve hoş bir hafiflik içinde olduğunu…o kadar hafifsin ki sanki uçma gücün var ve şu anda uçmaya hazırlanırken.. belki ellerini kanat gibi yana açıyorsun… yada ellerini başının arkasına Süpermen gibi koyuyorsun…gerçekte bir önemi yok… sadece kendi zihnini serbestleştir zihninde uçuşunu yarat ve dünyanın üstünde özgürce, canlılıkla, ve tamamen huzur içinde kendini süzülmeye bırak.. süzül… süzül… Ama, henüz havalanmadan önce.. seni sımsıkı tutan zincirleri ve demirleri, bağları her ne ise.. dikkatlice gözden geçir.. evet.. işte böyle… seni sınırlayan tüm inançlarını ve yorgun düşüncelerini, ve eski alışkanlıklarını gözden geçir… seni yere bağlayan bu zincirlerin gerçekten ağırlığını hissedebiliyor musun?.. senin uçmana engel olan bu ağırlıkların farkında mısın? Sana özgür olma hakkı tanımayan ağır bağlar… şu anda kendine bir az zaman ver, ve tüm bu zincirleri fark et.. zincirleri bir incele.. yapısını gözden geçir… pürtüklü mü yoksa düzgün yüzeyli mi?

klinik hipnoz seansı
Kendi Uçuşunu Yarat.. ( Ego Güçlendirici Telkinler.. )

Seni yere mıhlayan bu eski, yorgun bağlantılar neye benziyor?.. eğer konuşabilselerdi neler söyleyecekler di?..belki sana UÇAMAZSIN diyeceklerdi.. uçmak birliktelik ister diyerek sana bizimle yerde kal diyebilirlerdi.. fakat sen dikkatlice seni yere çakan bu bağlantılara umutsuzca ve kızgınca bakarken sanki onlar seni yere bağlıyorlarmış gibi görünürken.. gerçekten çok yakından bakarsan sen bu zincirleri tutuyorsun.. sen, bu eski alışkanlıklara bu seni sınırlayan inançlara, sımsıkı tutunmuşsun…sen kendini yere bağlamışsın.. sanki başkalarının fikirleriyle, ya da yorumlarıyla bu zincirler sahteymiş gibi görünse de…sensin tutan bu zincirleri… ve sen hangi düzeyde yaşamını özgür ve başarılı olmasını istiyorsan…tüm bu zincirlerin senden ayrılmasına izin vereceksin çünkü bunu kendine borçlusun.. bu iyiliği kendine yapmalısın…sen kendi bedeninin bekçisisin.. kendi bedeninden, kendi iyiliğinden, kendi sağlığından sorumlusun…kendi mutluluğundan sorumlusun.. kendi başarılarından sorumlusun.. kendi özgürlüğünden sorumlusun..

Acının arkadaş araması gibi.. başarıda başarıyı davet eder.. eğer yukarıya gökyüzüne bakarsan…uçan başka insanlar göreceksin onların orada yukarıda ne kadar mutlu ve özgür oldukların görüyor musun?.. burada yerdeki eski alışkanlıklarından kurtulmuş uçup duruyorlar onların mutluluklarını sen de hissedebilirsin. seslerini işitebilirsin .gökyüzüne doğru gülmelerinin seslerini.. tüm zincirlerden kurtulmuş… ve sen hangi derecede ne kadar arzuyla serbest ve özgür olmak istiyorsan. fiziksel olarak da zincirleri salmaya başlayacaksın.. basitçe kendine söz vermen yeterli.. seni sınırlayan inançlarından ayrılma sözünü vermen.. serbest bırak eski alışkanlıkları…serbest bırak zincirleri…serbest bırak seni incitenleri.ve özgür ol. serbest bırak acılar gitsinler…ve uç… serbest bırak diğer insanların acılarını serbest bırak diğer insanların streslerini…sorunların ..özgür ol.. bunu kendine borçlusun. kendine eski düşüncelerin serbestleşmesini, diğer insanların fikirlerinin serbestleşmesini, seni buraya bağlayan tüm eski sana ve diğer insanlara ait fikirleri ve eski alışkanlıkları bırakmayı kendine borçlusun…ve özgürleş. bunlar seni güçlü olarak yere bağlıyorlar…ve geçmişi serbest bırakmaya başladıkça gerçekte kendinin hafiflemeye başladığını göreceksin…kendini daha hafif hissedeceksin. ve bu değişiklikleri gördükçe. daha dik yürüyeceksin…daha uzun görüneceksin. eski alışkanlıkları salıp bıraktıkça. kendine güvenin artacak…kendini daha güçlü hissedeceksin…duruşun senin gururunu yansıtacak…kendini özgür kılmak için verdiğin sözün gururunu yansıtacak…

Böylece kendini sınırlayan inançlardan serbest bırakırken bulup bulamayacağını merak ediyorum.. kendini kucakladıkça ve geçmişinden arındıkça ne kadar iyi hissetmeye başladığına dikkat et.. ve anlamaya başla… hiç kimse sana bir şey söyleyemez veya seni tutmak için bir şey yapamaz. şu anda o kadar özgür ve rahat hissediyorsun ki kendini…o kadar hafifledin ki…gerçekte havada uçmaya başladın…ve yaşamında ilk kez anladın ki…uzun yıllardır.. uzun zamandır…bu kadar serbest bırakılmış…mutlu…havadan daha hafif….gülümsemeye başladın içindeki mutlulukla…içinde inanılmaz derecede iyi hissediyorsun…tam bir huzur içinde…özgür.. ve canlı.. gerçekten canlı…sonunda canlandın…canlı ve özgür….salmak ve uçmak.. gerçekten iyi hissettiriyor…kendin olmak.. kendin için… şimdi ve daima… Ve şimdi o uçabileceğini yerleri düşün…tüm yerleri…güzel yerleri…ve nereye gitmen gerektiğini bilmene gerek yok.. çünkü iyi insanlar iyi insanları çeker. başarılı insanlar başarılı insanları çeker… güvenli insanlar diğer güvenli insanlar çeker…gerçekten tam olarak özgür insanlar birbirlerini çekecektir…güldüğün zaman…diğer gülümseyen insanları çekeceksin…ve geçmişini salmış insanlar. zincirlerini boşaltmış insanlar birbirlerini bulmada özgürleşecek ve uçacaklardır. ve basitçe kendin için farklı bir an yarat…ve bu anın şu mucizevi, mükemmel, şaşırtıcı huzur dolu uçuran hislerin tadını çıkar. ve hisset dünyanın üzerinde uçmak ne kadar hoş bir duygu…zincirlerden uzaklaşmış, geçmişin bağlarını koparmış, eski kötü alışkanlıklarından kurtulmuş,

onları arkanda terk ederek, bırakarak, bırak…diğer insanların kötü alışkanlıklarından uzaklaş, uç, sal onları ve uç, sal bütün acıları, ağrıları, incitmeleri, basitçe uç ve uzaklaş…kendinle bir sözleşme yaptın ve kendine kendin için serbest olma ve uçma sözünü verdin…ve sen uçmaya layıksın ve uçmalı ve diğer senin gibi özgür ve canlı insanların arasına katılmalısın… şimdi ve daima…

 

 

 

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

hipnoz

Affetme Telkini

Affetme Telkini

Affetmek eğilmektir..

Kırılmadan eğilmektir.. affetmek acıların yükünü, acıların yükü altında güçlü olarak eğilmektir.. kırılmadan.. ama affetmek çok çabuk yaralardan iyileşmektir.. yaralardan ve acılardan kurtulma gücüdür.

Yaşam haksızlıklarla doludur.. ama yaşamın acımasızlıklarına karşı affedici ol..

**

ve kendini affet.. bugüne kadar pişmanlık duyduğun tüm yaptıklarından dolayı kendini affet.. ve yapmak isteyip de yapamadıklarından dolay kendini affet.. bugüne kadar yapamadıklarından dolay kendini affet..

ve.. tam kendin olmak için kendini affet..tüm pişmanlıklardan dolayı kendini

affet..

kendi içine yaptığın her adımda kendini affet..

kendi kendini affettikçe ruhunu temizleyeceksin..

ruhunu temiz pırıl, taze sularla yıkamaya başlıyorsun.. etrafında iyileştirici ışığın parıldadığını göreceksin.. etrafında kutsal bir ışık parıldamaya başlayacak..

kendini affettikçe.. başka insanları affetme gücün ortaya çıkmaya başlayacak.. kendinden utanç duymadığın zaman.. kendini affetmeye başlamışsın demektir.. kendini affetmek kendini sevmektir..

kendini olduğun gibi kabul ettiğin zaman..

ruhun temizleniyor..

o ruhun.. temizlendikçe..

başkalarında o insanları affetme gücünü buluyorsun..

benim sesimi duydukça.. içindeki acıları attıkça.. kendi kendini affetme duygunu ortaya çıkarıyorsun..

bugüne kadar başına gelen şeylerin o kadar kötü olmadığını görüyorsun.. mutsuz olmaya, acı çekmeye, ihanete uğramaya hakkın olduğunu öğreniyorsun.. kızma hakkın olduğunu öğreniyorsun..

başkaları sana haksızlık yaptığı zaman.. kızma hakkın olduğunu öğreniyorsun..

duyguları anlama, söyleme hakkın var.. duygularını gömersen..

kızgınlıklarını, gücenmişliklerini, bedenin altına itmeye kalkarsan.. bil ki bir gün patlarlar.. aynı bir yanardağın patlaması gibi patlarlar.. bir yanardağ gibi.. kızgın lavları fırlatırlar..

bir tüpün patlaması gibi.. sıkışmış gazın patlaması gibi.. patlarlar..

**

seni incitenlerle yüzleş.. acı verenlerle yüzleş.. söyle onlara ne kadar kötü hissettiğini.. sadece.. burada, hayalinde söylemen yeterli.. sözle bütün yaptıklar kötülükleri..

affetmek onları sevmek değildir.. onların yaptıklarını unutmak değildir.. bütün sınırlarını koruyabilirsin.. ilişkilerini istediğin gibi ayarlayabilirsin..

adalet her zaman istediğini gibi olmaz.. tanrının adaleti de senin istediğin gibi olmaz.. ama affetmek adaletinde ötesindendir.. çünkü tek bir sonucu vardır.. senin iyileşmendir..

**

bazen insanlar seni incitirler.. bazen sana acı verirler.. neden biliyor musun.. çünkü onlarda büyüyorlardır.. öğreniyorlardır.. onların yetersizliklerini affet.. onların insan oldukları için affet.. onlar tanrının yarattığı insan olduğu için affet..

affetmeyi reddetmek kendine acı vermeye devam etmektir.. kendini kurban olmaya devam etmektir..

**

affetmedikçe kafese kapanmış bir kurbansın ve bir kurban olarak kalacaksın..

kurbanlık bir koyun olarak kalacaksın..

**

kurbanlığı reddet.. ve affeden bir kişi haline dönmeyi iste..

**

affetmeye nasıl karşı koyduğunu düşün.. içindeki canavarları nasıl korumaya çalıştığını düşün.. bunları içinde tutmak için nasıl enerji harcadığını düşün.. bu enerjiyle hayatı bambaşka bir gözle görebilirsin.. bu kızgınlıklarını korumak için harcadığın enerjiyi mutluluğun için kullan..

**

affet gücü eline al.. kendi kontrolünü eline al.. kurban kalmak için harcadığın

enerjiyi kendi kontrolünü eklinde tutmaya harca..

**

affetmek en imkansız durumlarda bile mümkündür.. en acı durumlarda bile mümkündür.. asla ve asla affedilmeye mümkün olmayan için mümkündür.. affetmek seni yaradanın iyiliklerine saygı duymaktır.. seni yaratanın içine yerleştirdiği o özü hissetmektir..

**

seni yaratan içinde hissetmek istiyorsan affedeceksin..

dünyaya o ilk geldiğin anı hissetmek istiyorsan affedeceksin.. tanrıyla bütünleştiğin ana ulaşmak istiyorsan affedeceksin..

**

affetmek gerçek bir reçetedir..

**

kötülüklerden duyduğun acıları geçirecek tek ilaç affetmektir..

**

tıkanmışlıkları kaldırmak istiyorsan affetmekten başka hiçbir çare yoktur.

bu bir seçim..

affediyorum ve iyileşiyorum.. sağlıklı yaşamak için bir seçim..

o vahşetin içinden.. o kinlerin içinden, bulacağın bir seçim.. o güzel yolu bulabilmek için yapabileceğin tek şey affetmek..

**

büyüklerini affetmekte zorlanırsan.. anne baban gibi.. zorlanırsan..

hatırla onlar da aynı senin gibi yetiştiler.. onlar da aynı kendi anne babalarından aynı senin çektiğin eziyetleri çektiler.. onlar nasıl öğrendilerse.. ne yaşadılarsa.. sana onu aktardılar..

onlarda birer kurban.. onlarda birer kurban. Onlar belki sürekli kurban..

Acıyı unutmak zorunda değilsin.. acıları unutmadan affedebilirsin.. unutma ama acıtmasın.. acıyı hatırla.. acının kendisi değil.. olayı hatırla ama acıyı değil.. ve hatırla ve affet.. acıları sil.. kendi içinde oluşan acıları affet..

**

affetmeye başladığın zaman içinde iyileşmede başlayacak.. yolu akması gereken yöne çevireceksin.. affederek o nehri yoluna sokacaksın.. affederek o yarayı mikroplardan temizleyeceksin.. yaralar temizlenince kendiliğinden iyileşme başlar.. iyileşme enerjisini serbest bırakacaksın..

acısız ilişki yoktur..

her ilişkinin içindeki sevgiyi görebilmen için affetmen lazım.. hiçbir saldırı affedilemez değildir..

aklını kullan.. içindeki bilgeliği hisset..

içindeki affetme gücünü hisset..

affedilmek istediğin zamanları hatırla.. kendin için istediğini başka insanlara

ver..

önce küçük şeyler bul affedecek.. böyle affetmeye alışmaya başla.. basit basit affettikçe.. zamanla büyük sorunları da affetmeye başlayacaksın..

affetmek öğrenmektir.. öğrendikçe affedersin.. affetikçe öğrenirsin.. aynı olayı, aynı kişiyi tekrar tekrar affedebilirsin..

affetmek başta gereksiz bir şey gibi gelebilir.. ama affettikçe, içindeki olumlu değişikliği gördükçe.. daha çok affedeceksin..

hiç kimse sana kendini daha kötü hissetmene neden olamaz.. kurban olmayı seçme hakkında var..

özgür olmayı seçme hakkında var..,kendi duygularını içine tıkma hakkında var.. seçim senin.. tık ya da bırak..

o kini nefreti tuttukça.. başkaları değiştiremezsin.. sadece sadece ve seni değiştirir.. ama sadece hastalıklara doğru götürerek değiştirir..

affedemem değdin zaman.. sor kendine.. affetmiyeceğim mi demek

istiyorsun..

kalbine dön.. kalbinin sesini duy..

içinin sesini.. içinin gücünü duy.. affedemem mi? Affetmiyeceğim mi?

Affetmek cesarettir.. affetmek büyüklüktür.. affetmek kararlılıktır..

Kazı içini derinlere doğru.. ara.. o gücü bulacaksın.. aradığın gücü bulacaksın..

Affetiğin zaman kalbini iyiliklere açacaksın.. affettiğin zaman bugünün

yabancıları yarının dostlar olacak..

Affettiğin zaman o huzuru bulacaksın..

Acılar.. kırgınlıklar.. senin yaşama arzunu oraya gömüyorlar..

İçine baktıkça sadece kötülükleri görüyorsun..

İçindeki huzurun ortaya çıkmasını istiyorsan.. affedeceksin..

Kendi seçimini yapacaksın.. başka insanların sesini dinlemeyeceksin.. düşünmeden evet demeden yargılamadan.. kurbanın onlar olduğunu bilerek affedeceksin.. kendini kurbanlıktan kurtaracaksın..

Birisi seni affetmezse de bunun cevabı onu affetmemek değildir.. seni affetmediği içinde onu affedeceksin.. eğer sen onu affetmezsen seni bağlamasını kabul etmiş olursun..

AFFET VE HUZURA KAVUŞ.

Affetmek istediğin insanı düşün.. o insanın etrafını tanrının ışığı sarıyor… ve sende aynı ışığın içine doğru yürüyorsun.. ve birlikte o tanrının varlığını hissediyorsun..

Hiçbir özür bulamazsanda affet.. hiçbir neden bulamazsanda affedeceksin.. Affın kendine saklarsan..

Yanlışların kendiliğinden doğru olmasını beklersen.. Kendini ebediyen kafese tıkmış oluyorsun..

Onu beklersen, özrü beklersen..

Kendini ömür boyu hapse mi mahkum ediyorsun.. onlar seni oraya tıktılar ama çıkarmak senin elinde..

Affetmek başkalarının yaptığını sana yapmak değildir. Hayatta kendine vereceğin en iyi hediyedir..

Kendini affetmek kendine verilecek en iyi hediyedir..

Kendine mükemmelliğin hediyesini ver.. Hisset hayatın ne kadar kolay olacağını.. Hisset geçmişinden kurtulmayı..

Kişilik kuramları / kişilik teorileri

Gelecek kaygısı / sonsuz kontrolcülük ve tanrının rolünü çalmak

Gelecek kaygısı / sonsuz kontrolcülük ve tanrının rolünü çalmak

 

Geleceği planlamak, onu daha işlevsel bir boyuta getirmek için birçok senaryolar, hipotezler gerekirse kuramlar oluşturur dururuz. Bu hipotezler veya kuramlar bizi hayatımızla ilgili tam nesnel olana götürmese de gerçeğe yakınlaştırır.  İnsanda ki bu öngörü yeteneği sayesinde yaşantımı istediğimiz hedeflere doğru götürebilir ve bu sayede yaşantımızı istediğimiz doğrultuda yaşayabilme imkânı buluruz.

Gelecek kaygısı, sonsuz kontrolcülük, tanrı rolünü çalmak
Gelecek kaygısı, sonsuz kontrolcülük, tanrının rolünü çalmak

Bu planlamalar müthiş bir öngörü yeteneği ile birleşince tadından yenmez. Daha fazla geleceği tasarlayarak ve kontrol ederek daha fazla şey elde edebiliriz. Örneği başarı…

Peki gerçekten neden bu kadar başarılı olmak istiyoruz? Başarılı olma ile ne elde edebiliriz? Başarısızlığımız durumunda ne olur? Başarısızlığa kim/kimler uğrar? Başarınca hangi grupta olacağız başarmadığımızda hangi gruba girmiş oluruz?  Bu soruların cevabı bize ne hissettiriyor.

Hayatımız da daha fazla başarılı olduğumuz sürece daha çok kabul görecek, onaylanacak ve sevil-ecek Toplum tarafından size bir statü tahsis edil-ecek, istediğimiz bir partnerle yaşantımızı sürdür-ecek, herhangi bir olası problemle karşı karşıya kalma riskimiz azal-acak veya ortadan kalk-acak. Her şeyi kontrol aldığımız mutlu olacak, huzursuz olamay-acak …ecek, acak….

Bu -ecek, acak, cümle yapılarını o kadar içselleştirmişiz ki bunları yaşantımız içinde olmadığında yaşantımız sanki felaket bir senaryo ile bitmiş gibi hissettirir. Bu felaket durumu yaşamamak için bir kaçınma davranışı olarak geleceği dahil her şeyi ve herkesi kontrol etmeye eğilim gösteririz. Bu bazılarımızda o kadar çok ileri bir safhaya gelir ki geleceği tahmin ve öngörü adı altında tüm gelecek olaylarını olumsuz bir senaryo ile sonuçlanacağı şeklinde inançlara sahip oluruz. Durumu ve geleceği kontrol etme isteği o kadar fazlalaşır ki tanrının rolünü çalmış oluruz. Tanrı gibi her şeyi kontrol etmeye çalışırız. Kapasitemizin üzerinde bir yük alırız. Bu yükü kaldıramadığımız için çoğu sefer kapasitemizin altında performans göstererek yaşantımız da istediğimiz noktaya gelmekte problem yaşarız. Kısaca Koktuğumuz şey, korkulan şeyi yaratır paradoksu bu noktada aktive olur.

 

Yaşantımızda gereğinden fazla olan kontrolü bıraktığımızda daha özgür bir düşünme şekline kavuşacağımızı söyleyebiliriz. kendimiz, başkaları ve gelecekle ile ilgili daha esnek kurallara, düşünceye sahip olmak daha esnek bir yaşantıya sahip olmamızı sağlar. Bu hayattan zevk almanızı, yaşantımızda iş yaparken eğlenmenizi sağlar. Geleceğinizle ile daha fazla seçenek üretir, gelecek planımızda birden çok sonucu olan seçenekleri hayatımıza entegre ederiz ve bunların sonuçlarını daha kolay tolere ederiz. Çok fazla kontrolcülük yaşantılardan haz almamızı engelleyen bir yaşantı tarzı olarak kendimizi gerçekleştirmemizi engel olur.

 

Yaşantımızda “şimdi ve burada”ya odaklanmak yeteneklerinizi keşfetmemizi sağlar. Kendiliğimizi gerçekleştirmek ve aktive etmek, “şimdi ve burada” dan daha fazla haz almak, kaliteli bir yaşantı geçirmek için geçmişi analiz ederek, geleceği planlamak önemlidir. Bunları “şimdi ve burada”yı daha kaliteli bir şekilde geçirmek için yaparız. Geleceği planlamayı ve öngörmeyi, geleceği kontrol etme formuna dönüştürdüğümüzde “şimdi ve burada”ları kaçırarak hayatımızın büyük bir kısmını kaçırırız.

 

Geleceği planlarken, onu yaşayamama seçeneğimizin olduğunu, bizim gibi diğer insanların ve doğanında yaşantımızda dolaylı ve doğrudan söz sahibi olduğunu, katkı sağladığını, katı planlamalarımızın doğanın / kaderin ve diğer kişilerin kendi planlarını uygularken sabote edileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

 

                                                                                                          Uzman Klinik Psikolog Haşim BELTEN

 

Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,

 

 

 

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Disparoni Tedavisi

Gerçek Aşk mı yoksa Sadece bir Fantezi mi?

Gerçek Aşk mı yoksa Sadece bir Fantezi mi?

Sevgi mi, şehvet mi diye merak ediyorsanız kendinize şu 10 soruyu sorun.

 

Gerçek Aşk mı yoksa Sadece bir Fantezi mi? İlkbaharın geldiği zaman, fantezimizin sevgiye dönüştüğünü söylerdi eskiler. bunun gerçeği için hala bir neslelliğe sahiptir. Çiftleşme mevsimi ve çiftleşme ritüeller her canlı türüne içgüdüsel olarak vardır, ancak insanlar her yeni nesilde bu davranışlara benzersiz bir dönüş yapma eğiliminde olurlar.

Kültürel normlar zamanla değişmekte ve cinsel davranışlar açısından “iyi” olduğunu düşündüğümüz ve bu davranışlar hakkında yüksek sesle söylediklerimiz genellikle bu değişimlerin belirleyicileridir. Her ne kadar evlilik bir zamanlar olduğu gibi gençler için popüler bir hedef değilse de, insan kalbi ve temel içgüdüleri hâlâ romantik partneri ile, er ya da geç, arkadaşlık ve bağlantıyı aramaya bizi teşvik gibi görünüyor.

Aşk olduğunu düşüm, ama değildi

Bazılarımız hala yeni bir ilişkinin sevgi mi yoksa şehvet mi olduğu konusunda kafası karıştırıyor olabilir. Bazıları için, ayrım hiçbir zaman önemli değildir; Başkaları için, kalplerimiz veya partnerlerimiz tarafından yanlış yönlendirildiğimizi fark ettiğimizde oldukça acı verici bir uyanış olabilir.

 

Aşkın Küçük limit Testi

Sizi, kendinize bir odaklanma ilişkisine yönlendirmekten ziyade sizi bir takıntı girdabına sürükleyen bir ilişkinin ilk aşamalarında olup olmadığınızı sormak için 10 soru vardır.

  1. Hem parneriniz hem de ben bu ilişkiye karşılıklı olarak katılıyoruz ve ikiniz de ilişki hakkında sahip olduğunuz derinlik ve niyetle ilgili olarak aynı sayfada mısınız?
  2. Partnerimin benimle yeterince benimle ilgilendiğine tamamen inanıyorum?
  3. Bu ilişki, olabildiğince elimden gelenin en iyisini yapmamı ve eşime davrandığım aynı hassasiyetle kendimi tedavi etmem konusunda teşvik ediyor mu?
  4. Partnerim, eksikliklerimin değerlendirilmesini en aza indirirken beni açıkça görüyor ve güçlü yanlarımı teşvik ediyor mu?
  5. Bu ilişkiyle enerjisiz, bunalmış hissetmiyorum ve bu ilişki başlamadan önce olduğumdan daha fazla olduğumu hissediyorum muyum?
  6. İlişkinin zaman içinde güçlenmesi ve güven ve karşılıklılık derinleşmesi için, maddi taleplerin, ilişkiyi ilk başladığında, olduğundan daha az zaman geçirmemizi gerektiriyor olsa bile ilişki daha daha da güçleniyor mu?
  7. Bir insan olarak büyüdüğümü, bakış açımı genişlettiğimi ve bu ilişkiyi devam ettirdiğimde kendime daha emin ve kendimi daha güvende hissettiğimi hissediyorum muyum?
  8. Bu ilişki, bizi motive eden, başkalarıyla bir çift olarak yeni bağlantılar kurmak için bağlanma ve bağlantı duygularını teşvik ediyor mu?
  9. Eşimle geçirdiğim zamandan sonra yalnız vakit geçirirken,  sizi güçlendirilir mi?
  10. Bu ilişki beni tatmin edebilmek için sadece bu tek ilişkiye ihtiyaç duyuyormuş gibi mi hissettiriyor, yoksa bu ilişkinin, hayat, arkadaşlık ve içsel / kişisel gelişim ile yeni bir ilişki kurmak için yeni fırsatları deneyimlemek için beni motive ettiğini düşünüyor muyum?

.Gerçek Aşk mı yoksa Sadece bir Fantezi mi?

 

 

şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,

sosyal medya bağımlılığı

İlk görüşte aşk ve eş seçimi

İlk görüşte aşk ve eş seçimi

İlk görüşte aşk? ve eş seçimi
İlk görüşte aşk ve eş seçimi

İlk görüşte aşkı ararken ne arıyorsun?

Onun Bir şeyi olmaya zorlamaya ne kadar çok – özellikle romantik ilişkiler – başarısızlığa mahkum olma ihtimalimiz daha yüksek görünüyor. Genel olarak, sizin olmayan birisini sizin gibi hissettirmek oldukça zordur ve gerçekte kim olduğunuza değer vermeyen birini kaybetme korkusu olmayan biri olmaya çalışmak için oldukça yorucu olabilir .

Birçoğumuz bizim için bir yerlerde “o” olduğunu düşünmek isterken, gerçek şu ki “biri” her zaman onların olmasını istediğimiz kadar açık bir şekilde tanımlanmayacaktır.

Birisinin cinsel olarak çekici olup olmadığına karar vermek sadece anları alırken, birinin uzun vadeli bir ortak ihtimal olup olmadığını belirlemek için önemli ölçüde daha fazla zaman alır. Cinsel çekim zamanla kaybolur – cinsel bağlantının zaman ve mekânı aşacak kadar güçlü olduğuna inandığınız zaman bile – ve hem yatak odasında hem de mutfak masasında uyumlu olan birini bulmanın gerçek hedefi olması gerekir.

Anlık Cinsel Cazibe Uzun Vadeli Mutluluk getirmiyor

Size eziyet eden birisine ezilmenin heyecanından çok daha iyi duygular var. Yeni bir ilişkinin erken ve keyifli aşamalarında olmak, dünyadaki mutlak en iyi duygulardan biridir: Endorfin, dopamin ve oksitosinin sisteminizde yükselmesi gibi ve dünyanın tepesinde olduğunuzu hissedersiniz. Oyunun en üstünde. Tamamen sarhoş edici.

Ancak, bu duygu asla hayal edemeyeceğimiz kadar sürmez. Bir şey için, sürekli yüksek duygusal ve fiziksel bir uyarılma durumunda kalmak çok yorucu. Olsa da, ne yazık ki, “aşkın gözü kördür” denildiği gibi, doğru infatuation muhtemelen ilişkinin erken aşaması için daha doğru bir terimdir. Yeni bir insana yüksek cinsel cazibe duyduğumuzda büyük kör noktalara sahip olma eğilimindeyiz. Ne görmek istediğimizi görüyoruz; tam karşımızda duran kişiyi değil.

 

kırmızı bayraklar!!

Bir öfke patlaması sırasında bunu yapmak neredeyse imkânsız olsa da, bir kişi, ister maddi ister duygusal olsun, kaybedilen bir ilişkide çok derinlere inmeden önce kendini veya kendisini kontrol etmeyi hatırlamaya çalışmalıdır.

Çok hızlı düşebileceğinizi düşünüyorsanız kendinize sormanız gereken bazı sorular:

  1. Bu kişiye saygı duyup duymayacağınızı ve cinsel tutku olmasa bile kendi ilişkisinin keyfini çıkarmasını sorun. Aksi takdirde, bu ilişki muhtemelen uzun vadeli yatırımlara değmeyecek niteliklere dayandırılmasının yanı sıra, uzun vadede karşılanması beklenmeyen beklentilere de dayanmaktadır. Karşılıklı bir saygı yoksa, asla sağlıklı bir ilişki olmayacaktır.
  2. Bu kişi ile ilgili hayatta aynı şeylere değer verip vermediğini kendinize sorun. Dürüst olmaya inanırlar mı?  Potansiyel uzun vadeli bir eş, değer verdiğiniz şeylere değer vermiyorsa, ilişki ya sürekli bir hakimiyet mücadelesi olacak ya da hızlı bir şekilde sona erecektir.
  3. Kendinize bu kişinin “uzun vadeli hedefleri ” olup olmadığını sorun ve kendinizin yaptığı gibi, uzun vadeli hedefler sizin için anlamlı mıdır? Eğer uzun vadeli hedefleri, ister materyalist, ister özgeci , isterse özverili değilse, destekleyemeyeceğiniz idealler ya da fikirlerse, bu kişi sizin için çok iyi bir eş olmayabilir.
  4. Partnerinizin boş zaman geçirmekten keyif aldığına dair seçimlerinizle ilgili sorun olup olmadığını sorun. Bu, okuma, sohbet, sosyalleşme, Netflixing, online oyun, gurme yemek hazırlığı, her ne olursa olsun, kendi öncelikleri kendi favori takımlarınızı takip etmenize izin vermiyorsa, uzun ömürlülük potansiyelini yeniden düşünmek isteyebilirsiniz..
  5. Son olarak, ama en azından, bu kişinin başkalarına nasıl davrandığını, arkadaşlarınız, aile üyeleriniz, yabancılar, meslektaşlarınız ve diğer herkesle ilgili sorun olup olmadığını sorun. Bu kişi başkalarına saygı göstermezse veya yıllarca tanıdığı insanlara saygısız davranırsa, bu ilişkinin “yeniliği” ne sahip olduğunda gelecekte nasıl tedavi edilebileceğinin iyi bir göstergesidir.. Partnerler arasında nezaket ve saygı olmaksızın, ilişki hızla bozulur ve kazanımlar hızla kaybolur.

 

 

şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,

 

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

en iyi psikoterapi yöntemi

Terapistinizi Sevmiyorsanız Ne Yapmalı?

Terapistinizi Sevmiyorsanız Ne Yapmalı?

Her zaman psikoterapistini beğenmeyebilirsin. Aslında, çoğu insan, psikoterapi sürecinde, terapistlerinin hayranlık duyduklarını bazıları ile ise gergin başladıklarını söylerler. Bu, tedavide ele alınan materyalin türü veya zorluğu, psikoloğun ya da terapistin yaşayabileceği stres miktarı ya da başka bir şey gibi bir dizi faktöre dayanabilir. Birinin, terapistine yönelik bu değişen hisleri, terapötik sürecin normal bir parçasıdır.

Ancak bazı insanlar, ya mevcut terapistleriyle olabildiğince uzlaştıklarını ya da seçtikleri terapistin onlar için doğru olmadığına dair terapiye başladıktan kısa bir süre sonra öğrendiklerini fark eder. Bireyler bunu fark ettikleri zaman çoğu zaman endişeli olurlar ve pek çoğu, terapistlerle uzun süre birlikte kalmaları gerektiğinden daha uzun süre kalırlar. çünkü onlarla olan mesleki ilişkiyi bitirmek için biraz çaba sarf ederler. Bazı terapistler de bunu her zaman olabildiğince kolay yapmazlar ve ileride yapılacak oturumlarda sizden hoşlanmadığınıza dair “üzerinde çalıştığınızı” öne sürerler. Bazıları bunun sizin için terapötik ve yararlı olabileceğini bile öne sürecektir.

Gerçek şu ki, bazı kaygı ve stres terapinin normal bir parçasıdır ve terapistinize her zaman katılmayacağınızı göreceksiniz. Bazı terapistler sizi zorlayacak ve varolan inançlarınıza meydan okuyacak ve yaşamınızda değişiklik yapmaya çalışmanızı teşvik edecektir. Önemli olan, üzerinde çalıştığınız belirli bir konu ya da küçük bir anlaşmazlıktan kaynaklanan kısa vadeli stres düzeyi ile tedavinizin ilerlemesine müdahale eden daha uzun süreli, daha ciddi bir sorun arasındaki farkı tanımaktır. Bu farkın fark edilmesi her zaman kolay değildir.

Yeni bir terapistle başlayarak, genellikle profesyonelle ilk üç seansta çalışmak isteyip istemediğinizi belirlemelisiniz. İlk üç seanstan sonra, terapistle ilgili çözülmemiş sorunlarınız varsa, kayıplarınızı azaltmanın vakti olabilir. Bunun için terapistinizden bile destek alabilir ve tavsiye isteyebilirsiniz. Çoğu terapist profesyonel bir şekilde yanıt verir ve bir tavsiyeye ihtiyaç duyarsanız, bununla yardımcı olurlar. Bazı terapistler neden ayrıldığınızı sorabilir ve onlara dürüstçe cevap verebilir ya da söylememeyi tercih edebilirsiniz. Bu size kalmış bir seçimdir

Eğer terapistle daha uzun bir süredir devam ediyorsanız, ancak haftalar sonra yol alamadığınıza karar verdiyseniz, bu harekete geçme zamanı olabilir. bu endişeyi mevcut terapistinizle tartıştıktan ve kabul edilebilir bir çözüm bulamadıktan sonra, terapistleri değiştirmeyi düşünmeniz düşünülebilir.

 

home-custom-icon-4

Evlilik ve Aile Terapisi

Evlilik ve Aile Terapisi

Eğitim ve Kariyer

Çiftler terapisi ve evlilik danışmanlığı aynı şey için iki isimdir: İnsanların ilişkileri üzerinde çalışmasına yardımcı olmak. Evlilik ve aile terapistleri, akıl sağlığını ve tüm ailenin esenliğini etkileyen sorunlarla uğraşan çiftlere ve ailelere rehberlik sunmaktadır.

Ne yaparlar

Evlilik ve Aile Terapisi
Evlilik ve Aile Terapisi

Çiftler terapistleri ve evlilik danışmanları, depresyon ve anksiyete, madde bağımlılığı ve TSSB gibi diğer psikologlarla aynı sorunların bazılarını ele alırlar. Fakat yaptıkları çalışmalar hedef gruplarına ve aileye özgü konulara odaklanıyor. Aile danışmanlarının karşılaştığı bazı ortak sorunlar evlilik çatışmaları, ergen davranış sorunları, aile içi şiddet ve kısırlık ile ilgili konulardır.

Evlilik ve aile terapistleri, insanların aile içinde nasıl davrandıklarını gözlemler ve ilişki sorunlarını tanımlar. Ardından, her bireyin ihtiyaçlarının karşılanması ve aile biriminin herkesin yararı ve mutluluğu için çalışabilmesi için tedavi planları oluşturuyorlar.

İhtiyacınız Olan Beceriler

Evlilik ve Aile Terapisi
Evlilik ve Aile Terapisi

Başarılı bir çift terapist veya evlilik danışmanı olmanız için hangi kişilik özelliklerini ve profesyonel becerileri öğrenmeniz gerektiğini öğrenin.

Sahip olmalıdır…

  • Güçlü kişilerarası beceriler
  • Sınırları temizle
  • Yüksek etik standartlar
  • İşbirliği arzusu
  • Hedef belirleme becerileri

Çiftler Terapisti veya Evlilik Danışmanı Nasıl Olunur?

Evlilik danışmanları için lisans ve sertifikasyon yönergeleri devlete göre değişir. Eğitiminize başlamadan önce durumunuzdaki yönergeleri kontrol ettiğinizden emin olun.

1

Lisans Derecesi Alın

Psikolojide bir lisans derecesi kazanmak, terapist ya da danışman olmak için ilk adımdır.

2

Gelişmiş Derecesi Alın

Çoğu devlet profesyonel danışmanlık veya evlilik ve aile terapisinde yüksek lisans derecesi gerektirir.

3

Klinik Deneyim Alın

Çoğu eyalet, size lisans vermeden önce iki yıllık klinik deneyim kazanmanızı gerektirir.

4

Evlilik ve Aile Terapi Sınavını Geç

Birçok eyalette ayrıca Evlilik ve Aile Terapisi Düzenleme Kurulları (AMFTRB) Derneği tarafından verilen sınavı almanız ve geçmeniz gerekmektedir.

5

Eyaletinizde Lisans Başvurusu Yapın

Evlilik ve aile terapisi yapmak için eyaletiniz tarafından lisanslanmış olmanız gerekir. Özel gereksinimler için eyalet düzenleme kurulunuzu kontrol edin.

Maaş Karşılaştırması

Evlilik ve aile terapistleri iyi bir yaşam kurabilirler. Ancak maaşlar, konuma, yılların deneyimine ve çeşitli diğer faktörlere göre büyük ölçüde farklılık gösterir. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’na göre, evlilik ve aile terapistleri, 49,170 dolarlık bir maaş alıyor.

$ 54.560  Okul ve Kariyer Danışmanları
$ 54.560 Okul ve Kariyer Danışmanları

 $ 49.170  Evlilik ve Aile Terapistleri
$ 49.170 Evlilik ve Aile Terapistleri

$ 34.670  Rehab danışmanları
$ 34.670 Rehab danışmanları

$ 42.150  Ruh Sağlığı Danışmanları
$ 42.150 Ruh Sağlığı Danışmanları

Kaynak: ABD İşgücü İstatistikleri Bürosu ‘2018-19 Mesleki Outlook El Kitabı.

* Belirtilmeyen maaş bilgileri, not edilmedikçe ulusal ortalamayı temel alır. Fiili maaşlar, alandaki uzmanlık, konum, yılların deneyimi ve diğer çeşitli faktörlere bağlı olarak büyük ölçüde farklılık gösterebilir. Ulusal uzun vadeli istihdam artışı projeksiyonları yerel ve / veya kısa vadeli ekonomik veya iş koşullarını yansıtmayabilir ve gerçek iş büyümesini garanti edemez.

Tabiki türkiyede böyle değil . Türkiyede eğer bir yerde çalışıyorsanız muhtemel alacağınız maaş 2000- 4000 TL arasındadır

İş büyümesi

Evlilik ve aile terapistlerinin istihdamının 2026 yılına kadar yüzde 20 büyümesi beklenmektedir. Bu, bütün meslekler için tahmin edilen yüzde 7’lik büyümeden çok daha yüksektir. Ulusal uzun vadeli istihdam artışı projeksiyonları yerel ve / veya kısa vadeli ekonomik veya iş koşullarını yansıtmayabilir ve gerçek iş büyümesini garanti edemez.

Borderline Kişilik Bozukluğu İlaçları

Kısa terapi / kısa süreli terapi

Kısa terapi

Kısa terapi, psikoterapiye çeşitli yaklaşımlar kullanır. Belli bir probleme odaklandığı ve diğer terapötik yaklaşımlardan farklıdır ve danışan ile daha aktif olarak çalışan terapistin doğrudan müdahalesini içerir. Kesin gözlemi vurgular, bir danışanın doğal kaynaklarını kullanır ve yeni perspektiflerin ve çoklu bakış açılarının dikkate alınmasını sağlamak için inançsızlığın geçici olarak askıya alınmasını teşvik eder.

Birincil amaç, danışanın mevcut koşullarını daha geniş bir bağlamda görmesine yardımcı olmaktır. Kısa tedavi, çözüm tabanlı olarak görülür ve terapistler, sorunların ortaya çıkmasından ziyade, değişimi engelleyen mevcut faktörlerle daha fazla ilgilenirler. Belirli bir yaklaşım şekli yoktur, ancak tek başına ya da bir araya getirilen birçok yol sonuçta faydalı olabilir. Kısa terapi genellikle önceden belirlenmiş sayıda seansta kısa sürelidir.

danışmanlık

Psikolog İstanbul

Psikolog istanbul

istanbul psikolog istanbul psikolog Anim Psychology1 5a625b6f9e942700366bb7f0

istanbulda psikolog önerisi

İstanbul da uzman klinik psikolog kadrosu ile Yetişkin terapisi, ergen ve çocuk danışmanlığı, aile ve çift terapisi, eğitimler ve grup çalışmaları alanında yetkin uzman kadrosuyla ihtiyaç duyduğunuz her an yanınızda olabilecek bir merkez arıyorsanız Psikohelp Eğitim ve Danışmanlık Merkezinden bir randevu almanızı öneririz.

Psikohelp’te öncelikle dilerseniz başvurduğunuz konuyla ilgili   dilediğiniz uzmanla ücretsiz bir öngörüşme sağlayabilir, yapılacak çalışmalar ve süreç hakkında bilgi alabilirsiniz.

Yetişkin terapisi aile, sosyal ve iş yaşamınızda karşılaştığınız sorunları ve ilerlemek istediğiniz alanları kapsar.

Çocuk ve ergen danışmanlığı,  çocuğunuzun gelişimsel , davranışsal veya psikolojik sorunlarını kapsar.

Aile ve çift terapisi, partnerinizle yaşadığınız genel iletişim ve cinsel sorunları kapsar.

Bunun yanında merkezimizde çeşitli kişilik, zeka, mesleki ve gelişim testleri uygulanmaktadır

psikolog,şişli psikolog,mecidiyeköy psikolog,istanbul psikolog,psikoterapist,çocuk terapist,çocuk

istanbul psikolog desteği

istanbul psikolog randevu

istanbul psikolog önerisi

istanbul psikolog ücreti

istanbul psikolog seans süresi

istanbul psikolog saysı

istanbul psikolog çalışma alanı

İLETİŞİM FORMU

Hata: İletişim formu bulunamadı.

[dt_fancy_image image_id=”1963″]