Yalnız Olmak

yaygın anksiyete bozukluğu nedir

yaygın anksiyete bozukluğu nedir?

 anksiyete korkuya benzeyen bir duygudur. kişi anksiyeteyi sanki kötü bir haber alacakmış, bir felaket olacakmış gibi neden belli olmayan bir sıkıntı, endişe duygusu olarak algılar ve tanımlar.

yaygın anksiyete bozukluğu nedir?

       belli bir nesneye yere organa saplantılı düşünceye ya da zorlantıya odaklanmamış organizmada yaygın ruhsal ve fizyolojik kaygı belirtileri ile kendini gösteren bir bozukluktur.

yaygın kaygı bozukluğu dsm-5 tanı ölçütleri

  • en az 6 aylık bir sürenin çoğu gününde, birtakım olaylar ya da etkinliklerle (işte ya da okulda başarı gösterebilme gibi) ilgi olarak, aşırı bir kaygı ve kuruntu(kaygılı beklenti) vardır.
  • kişi, kuruntularını denetim altına almakta güçlük çeker.
  • bu kaygı ve kuruntuya, aşağıdaki altı belirtiden üçü ya da daha fazlası eşlik eder(çocuklarda yalnızca bir maddenin bulunması yeterlidir.)
  • dinginleşmeme(huzursuzluk) ya da gergin veya sürekli diken üzerinde olma
  • kolay yorulma
  • odaklanmakta güçlük çekme ya da zihnin boşalması
  • kolay kızma
  • kas gerginliği
  • uyku bozukluğu(uykuya dalmakta ya da uykuyu sürdürmekte güçlük çekme ya da dinlendirmeyen, doyurucu olmayan bir uyku uyuma)
  • kaygı, kuruntu ya da bedensel belirtiler, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur.
  • bu bozukluk, bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir madde, ilaç) ya da başka bir sağlık durumunun (örn. hipertroid) fizyolojiyle ilgili etkilerine bağlanamaz.
  • bu bozukluk, başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamaz( örn. panik bozukluğunda panik atakları olacağına ilişkin kaygı ya da kuruntu, toplumsal kaygı bozukluğunda bulaşma ya  da  diğer  takıntılar, ayrılma kaygısı bozukluğunda bağlandığı kişilerden ayrılma, örselenme sonrası gerginlik bozukluğunda bedensel yakınmalar, beden algısı bozukluğunda  algılanan görünüm kusurları, hastalık kaygısı bozukluğunda önemli bir hastalığı olma ya da şizofreni ya da sanrılı bozuklukta sanrısal inançların içeriği).

yaygın anksiyete bozukluğu epidemiyoloji

türkiye ruh sağlığı profiline göre, 12 aylık dönem esas alındığında yaygın anksiyete bozukluğu’nun sıklığı %0.7 bulunmuştur. bu bozukluğa sahip hastaların, kliniğe başvuran hastalar arasındaki oranı bu bir yıllık prevalans değerinin ülkemiz için düşük olduğunu düşündürmektedir.

amerikan ulusal akıl sağlığı enstitüsü yaygın anksiyete bozukluğu’nun bir yıllık prevalansını %4 olarak vermektedir. yaygın anksiyete bozukluğu kadınlarda erkeklerden yaklaşık 2 kat daha sık görülür.

erken yirmili yaşlar başlangıç yaşlarıdır. belirtiler genellikle giderek artan bir gidiş izler ve öncesinde bir yaşam olayı saptanır. çoğunlukla gidiş kroniktir ve zaman zaman alevlenmeler gösterir.

 

yaygın anksiyete bozukluğu belirti ve bulgular

  • genel görünüm ve davranış: hastada genel bir huzursuzluk, endişeli yüz, gergin duruş, hareketlerinde tedirginlik, çabuk irkilme, çabuk kızma, sabırsızlık ve bazen yerinde duramama vardır.
  • konuşma ve ilişki kurma: hastanın sesinde heyecanlı bir titreklik, zor konuşma olabilir fakat konuşması düzgündür. ilişkilerinde endişeli, huzursuz, gergindir.
  • duygulanım:

-korkuya benzeyen bir his

-kötü bir şey olacak hissi

-korkunun sebebi nesneni belli değil

  • bilişssel yetiler: temel bir bozukluk yoktur. aşırı sıkıntı sebebiyle dikkat dağılır. bu sebeple geçici unutkanlıklar olabilir. anlama ve öğrenme azalır.
  • bilişsel yetilerde belirgin bozukluk varsa başka hastalıklar düşünülmelidir.

    anxiety service page1 300x200 yaygın anksiyete bozukluğu nedir?

    yaygın anksiyete bozukluğu

  • düşünce süreci ve içeriği: hastanın düşünce içeriğinde belirgin bozukluk olmaz. yakınmalarını büyük bir telaşla ve sabırsızlıkla anlatmak istediğinden düşünce hızlanmış gibi olabilir. düşünce içeriğinde endişeler baskındır.
  • bedensel ve fizyolojik belirtiler: kan basıncının yükselmesi, kalp atım hızının artması, çarpıntı, kaslarda gerginlik, gözbebeklerinde büyüme, ağız kuruması…

 

yaygın anksiyete bozukluğu etiyolojisi

  • yaygın anksiyete bozukluğu’nun etiyolojisi kesin olarak bilinmemektedir.
  • genetiğin etkili (tek yumurta ikizlerinin her ikisinde birden yaygın anksiyete bozukluğu bulunma oranındaki yükseklik bu görüşü destekler niteliktedir)
  • biyolojik kuramlar- aşırı beta adrenerjik sinir sistemi deşarjlarılokus seruleus’un aşırı aktivitesi, gaba-benzodiazepin reseptör kompleksi ile ilgili fonksiyon bozuklukları
  • psikanalitik kuram-anksiyete nevrozunu cinsel enerjinin boşalamaması nedeniyle ortaya çıktığını ve/veya intrapsişik çatışmaların bir işareti/uyarıcısı
  • öğrenme kuramları ise klasik koşullanmanın anksiyetenin oluşumundaki önemi üzerinde durmaktadırlar.
  • bilişsel kuram ise otomatik düşünce kalıplarının, yanlış yorumlamaların bu bozukluğa neden olduğunu söyler.

 

gidiş ve sonlanış

Yaygın anksiyete bozukluğunun gidişini olumsuz etkileyen faktörler

-çökkünlük ek tanısının bulunması

-kişilik boz.  ek tanısının bulunması

-belirtilerin şiddetli olması

-sosyal uyumun zayıf olması

-düşük sed, işsizlik

*yaş ilerledikçe bunaltının yerini somatizasyon bozukluğu belirtilerinin aldığı bildirilmiştir.

[/ fruitful_tab]

yaygın anksiyete bozukluğu ayrıcı tanı

yaygın anksiyete bozukluğunda başka bir ruhsal hastalığın bulunma oranı (ektanı %91.3) olarak bildirilmektedir.

başka bir deyişle yaygın anksiyete bozukluğunun neredeyse tamamı  obsesif-kompulsif bozukluk, çökkünlük, kronik alkolizm, hipokodriyazis ve ilaç bağımlılığı gibi durumlarla birlikte bulunmaktadır.

fobiler: fobik bozuklukta kaygı özel durumlarda ya da nesnelere karşı ortaya çıkar , kişi bu durumdan kaçmaya çalışır( agorafobi, sosyal fobi gibi). bu durumların dışında hastada belirgin kaygı genellikle görülmez. fakat fobik hastaların da sıklıkla çabuk heyecanlanan, ürken kişiler olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir. yani hastada yaygın anksiyete ve fobiler ya da panik bozukluğu birlikte bulunabilir.

bedensel hastalıklar:hipertroid, anjina pektoris(göğüs ağrısı) gibi durumlarda da anksiyete belirtileri görülebilir.

toksik etkenler:amfetamin, lsd, antipsikotik, aşırı kahve-çay alınmasına bağlı kaygı belirtileri ve alkol, benzodiazepin gibi bağımlılık yaratan maddeleri bırakma durumunda da kaygı belirtilri ortaya çıkabilir.

panik bozukluk:burada kaygı önceden kestirilemeyen nöbetler halinde gelir ne genellikle gün boyu sürmez. ayrıca bu nöbetlerde şiddetli ölüm korkusu ya da kontrolünü yitirme, delirme korkusu olur. nöbetler arasında ise hastada yaygın anksiyete değil, panik nöbetinin tekrar geleceği korkusu vardır.

şizofreni:başlangıç dönemlerinde ya da depreşme durumlarında zaman zaman panik derecesine varan ağır ve uzun süren anksiyete belirtileri görülebilir. hastada  şizofreniye özgü klinik belirtilerin bulunup bulunmadığına dikkat edilmelidir.

akatizi:birinci kuşak antipsikotik alan hastalarda yan etki olarak iç sıkıntısı, yerinde duramama yani akatizi görülebilir ve bu durum yaygın anksiyete bozukluğu ile çok karıştırılır.

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.

YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU TEDAVİSİ

yab’nun tedavisinde ilaç tedavisi, davranışçı ve bilişsel psikoterapiler gibi  tedavi yöntemlerinin yararlı olduğu kabul edilmektedir. ancak bu tedavi yöntemlerinin birbirlerine üstünlüğü yeterince araştırılmamıştır. hangi tedavi seçilirse seçilsin, başlangıçta hastayla anlaşmak, eğitim ve güvence vermek yararlıdır.

tedavide hem farmakolojik hem de psikolojik uygulamaların kullanıldığı birleşik modelin kullanılması önerilmektedir

günümüzde yab için amerika birleşik devletleri’nde fda(food and drug administration) tarafından onaylanmış her biri farklı yan etki profili ve etki mekanizmasına sahip üç ilaç bulunmaktadır.

  • benzodiazepinler
  • buspiron
  • venlafaksin

yab’ unda orta şiddette anksiyetesi olan hastalara farmakolojik olmayan tedavi yöntemleri uygulanabilir farmakolojik yaklaşımların yanı sıra psikolojik terapilerin de bilinmesi gereklidir. dinamik psikoterapi, destekleyici psikoterapi ve bilişsel-davranışçı terapi yaklaşımları önemlidir.

yaygın anksiyete bozukluğu psikoterpi tedavisi

  bugünkü bilgilere göre tedavi en azından şunları içermelidir:

-yab hakkında bilgi verme ve tedaviye ilişkin eğitim,

relaksasyon eğitimi ve pratiği,

-bireyin davranış ve duygularına ilişkin beklentileri ve düşünüş biçimini değiştirme,

-kaçınma davranışı gelişmişse anksiyete oluşturan uyaranlarla yüzıeştirme.

  bilişsel psikoterapi: endişeleri daha gerçekçi olarak görmeyi sağlamakta ve bu şekilde daha iyi planlama yapılarak anksiyeteyi kontrol etmenin yollarını göstermektedir.

bu hastalarda anksiyeteyle ilişkili bilişsel şemaların oluşmasından sorumlu bilişsel süreçler şunlardır:

  1. a) dikkatin bağlanması:tehlike ve tehlikeye ilişkin kavramlara dikkatini odaklaştırma.
  2. b) katastrofize etme: olaylar ve tehlikeyle ilgili olabilecek en kötü sonucu düşünüp bunun olabilirliğini artırma.
  3. c) seçici soyutlama: geçmiş ya da bugünkü bir durumla ilgili olarak bir dizi öğeyi yadsıyıp tek bir şeyi ele alarak o şeyle ilgili kısımlar üzerinde yoğunlaşma.
  4. d) ikili düşünme: olayları ya kara kavramlarla tehlikeli ya da ak kavramlarla tehlikesiz olarak değerlendirme.
  5. e) keyfi sonuç çıkarma: yetersiz kanıtlara dayanarak rastgele sonuçlar çıkarma.
  6. f) aşırı genelleştirme
  7. g) kişiselleştirme

-yab ‘nda uygulanan davranışçı-bilişsel psikoterapi ortalama 5-20 seans sürer.

-başlangıçta tedavi süreci ve tedavinin amaçlarına yönelik bilgiler hastaya aktarılır.

-iyi bir hasta-terapist ilişkisi önemlidir.

-anksiyete, düşünce, duygu ve davranışla ilgili ev ödevleri verilip hastadan kayıt tutması istenir.

-başlangıçta anksiyete ve ona bağlı fizyolojik semptomlara ilişkin hastanın düşünceleri ve düşünme özellikleri değerlendirilir.

-davranışçı-bilişsel psikoterapilerde amaç hastanın davranışı, duyguları ve düşünceleri arasında bağlantı kurmasını sağlayarak, düşünce özelliklerini hastaya göstermektir.

çoğu olguda, bu yaklaşımlardan daha kapsamlı girişimler gerekli olmaktadır. ılımlı düzeydeki akut anksiyetede destekleyici ya da içgörü yönelimli psikoterapi ilk tercihtir. hasta yanıt vermiyor ya da daha şiddetli bir akut anksiyete varsa davranışçı bilişsel terapiyle birlikte bz kullanımı uygun olacaktır. yine yetersiz bir yanıt söz konusu ise daha uzun süreli bz ile birlikte buspiron tedavisi denenmelidir

             dinamik psikoterapi: tedavinin temeli çatışmanın çözülmesi olup; işlev bozukluğuna ait ilişkiler, bozukluğuna yönelik savunmalar ele alınır.

            destekleyici psikoterapi: anksiyetenin zedeleyici doğası, çevresel stresin azaltılması ve bozulmaya sebep olan sıkıntılı durumların düzeltilmesi sağlanmaya çalışılır.

Yaygın anksiyete bozukluğu
Yaygın anksiyete bozukluğu

psikoterpi ve ilaç tedavisi  beraber etkili  olduğu bildirilmiştir

Yalnız Olmak

Neden Yalnız Olmak İstiyorsunuz ve Neden bu neden Önemli?

Seçime göre yalnız olsanız bile, yalnız olmanın nedenleri önemlidir.

Yalnız vakit geçirmeyi seven insanlardan mısın? Eğer öyleyse, muhtemelen zaten sizi bunun için damgalayacak bazı insanlar olduğunu biliyorsunuzdur. Yalnız olduğunuzu düşünüyorlar çünkü diğer insanların etrafında endişeli ve insanlarla çok olumlu ilişkilerin yok ve Seni yalnız ve depresyonda olduğunu varsayıyorlar.

Bu, çok uzun zamandır yalnız zaman geçirmenin en önemli hikayesiydi. Son zamanlarda, bilim adamları yalnızlığın değerini giderek daha fazla kabul ediyor ve belgeliyorlar. Yalnız vakit geçirmenin, yaratıcılık , içgörü, kendini geliştirme, gevşeme ve maneviyat için iyi olabileceğine inanıyorlar .

Yalnız Olmak ve Nedenleri

Yalnız zamanın iyi bir deneyim mi yoksa dolu bir deneyim mi olduğunun en önemli belirleyicilerinden biri, yalnız olmayı seçip seçmemenizdir. İstediğin şey bu ise yalnız zaman harcamak, o zaman muhtemelen psikolojik olarak sağlıklı bir deneyim olacaktır. Bunun yerine evde yalnızsanız umutsuz hissediyorsanız gerçekten başka insanlarla birlikte olmak istiyorsanız, bu psikolojik bir probleme işaret edebilir.

Bu ayrım kadar önemli olduğu gibi, bazı araştırmacılar bunun yeterli olmadığına inanmaktadır. Yalnız kalmayı tercih eden insanlar bile, farklı nedenlerden dolayı bunu yapabilirler. Yalnız kalmanın bazı nedenleri psikolojik sağlığın göstergesi olabilirken, diğerleri sorun yaratmada daha muhtemeldir.

Yalnız Olmanın Farklı Sebepleri

Yalnızca zaman geçirmek için olumlu (kendinden motive edici) sebeplerin örnekleri:

  • Sessizliğin tadını çıkarıyorum.
  • Beni gerçekten ilgilendiren faaliyetlerde bulunabilirim.
  • Gizliliğe değer veriyorum.
  • Duygularımla iletişimde kalmamı sağlıyor.
  • Yalnız olmak, maneviyatımla iletişim kurmama yardımcı oluyor.

Yalnız vakit geçirmek için olumsuz (dışsal motivasyona sahip) nedenlerin örnekleri:

  • Başkalarıyla beraberken endişeli hissediyorum.
  • Başkalarıyla birlikteyken kendimi beğenmiş hissetmiyorum.
  • Başkalarının yanında kendim olamam.
  • Başkalarıyla beraberken söylediğim veya yaptığım şeyden pişmanım.

Yalnız olmanın olumsuz nedenlerinin gerçekten acı verici deneyimlerle mi yoksa algılanan yetersizliklerle mi ilişkili ? : acı deneyim ve yetersizlikle ilgili olanlar:

  • Yanlızlık
  • Depresyon
  • Sosyal anksiyete

Olumlu deneyimlerin ölçütleri de dahil edildi. uygulanan anket aşağıdaki nedenleri içeriyordu

  • Kişisel gelişim
  • Kendini kabul etme
  • Diğerleriyle olumlu ilişkiler
  • Kimlik
  • Özerklik
  • Ustalık
  • Amaç .

Olumlu nedenlerden dolayı yalnız olan insanlar, neredeyse tamamen olumlu ya da tarafsız olan bir profile sahipler.

Genel olarak, hem ergenler hem de genç yetişkinler için, olumlu sebeplerden ötürü yalnız zaman harcamak, esasen yalnızlık ile ilgisi yok. Genç yetişkinler için, olumlu sebeplerden ötürü sadece zaman geçirmek, aynı zamanda sosyal kaygı veya depresyon ile ilgisi yoktur

Genç yetişkinler için, olumlu sebeplerden ötürü sadece zaman geçirmek bazı sağlıklı psikolojik deneyimlerle bağlantılı.

Olumsuz nedenlerden dolayı yalnız kalan insanlar daha endişe verici bir profile sahip:

olumsuz nedenlerden dolayı yalnız olanların depresyon yaşama olasılığı daha yüksek. Bu kişiler daha endişeli gibi görünüyorlar

Olumsuz nedenlerden dolayı yalnız kalanların, diğer olumlu deneyimlere sahip olma ihtimalleri düşük. Diğer insanlarla pozitif ilişki kurmaları veya kim olmak istedikleri konusunda net bir fikirleri olma ihtimalleri çok daha düşük.

Yalnız olma durumu bizim tercihimiz mi yoksa kaçış mı bu psikoterapi savunma mekanizmaları incelenerek anlaşılabilir

Yalnızlık

Takıntılı sevgili olmak / takıntılı sevgili bulmak

Takıntılı Sevgili Olmak / Neden Takıntılı Sevgili Oluruz?

Takıntılı olmak nedir?

Takıntılı olmak, bir partnere olağanın dışında focuslanma durumudur. Yani karşı tarafın reddedişlerine rağmen vazgeçememe durumudur. Bu esnada ilişkiler için kendine koymuş olduğu kurallara uyamamasıdır / uymakta zorluk çekmesidir.Takıntılı sevgili olmak / takıntılı sevgili bulmak

Takıntılı sevgili olmak / takıntılı sevgili bulmak

Neden takıntılı oluruz ?

-Onu gördüm vurulsun

-Tam istediğim birisi olduğunu en başından anladım

– Sadece onu istiyorum

– En başında o peşimden koştu sonra zamanla ben onun peşinde koştum

-Aslında o kadar da istemilecek bir tarafı yok. Ama ben ona baglandım.

Bu cümleler ilişkide bir partnere takıntılı olan kişilere ait bazı ifadeler. Bu ifadleri incelediğimizde iki temel gruba ayırabiliriz: Birincisi en basindan beri hayran olmak zamanla artması, ikincisi daha sonra başlaması ve zamanla artması. Her ikisinde de ortak olan bir bağlanma sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Erken çocukluk dönemlerinde yaşadığı bağlanma ve ilişki kurma problemleri daha sonraki dönemlerde insanlarla ilişki ve bağlanma sorunu yaşamaktadır. İlişkilerde kaygılı, iç içe geçme ve bağımlı olma eğilimi göstermektedir.

Bir partnere takıntılı olmanın ikinci bir nedeni onu reddeden partnerin / kişinin daha değerli ve yeterli olduğu şeklindeki duygusudur. Bunun nedeni kişinin temelde değerli hissedememesidir. Kısaca ‘birisi beni reddediyorsa o benden daha iyi, daha kıymetli’ şeklinde ki duygu ve inançtır.

Başka ilişkiler yürütmesine rağmen hala o partneri zihninden atmakta zorlanmaktadır.

Takıntılı olmanın üçüncü nedeni bağımlı olma ve terkedilme edilme korkusudur. Kişi ilişkide kendisi olamamaktadır. Çünkü istediği gibi davranırsa terk edilecek kaygısı yaşamaktadır. Terk edilmemek için kişinin kendisini feda etmesi söz konusudur. İlişkide kendini feda eden bireyler ilişkide aslında gerçek kendiliklerini aktive edemedikleri için partneri tarafından bu sahtelikleri hissedilir ve partneri ilişkiden tatmin olamadığı için ilişkiden uzaklaşır. Yani korktuğu şey korkulanı yaratır.

Ne yapmalıyım

Öncelikle kendi dinamiklerimizi tanımak tüm ilişkilerde bizi ileriye götürecek olan adım olacaktır. Genellikle karşılaştığımız kişiler kendilerini yeterince tanıdıklarını söylüyorlar. Ancak genellikle kendilerine biçtikleri ideal bir kişiliği tarif etmektedirler. Gerçek kendiligimizi tanımak bizi kendimizden beklentilerimizi de daha sağlıklı davranmamızı sağlayacaktır. Kendimizi gerçekçi tanımamız kendimizden beklentilerimizi düzenlediğimiz gibi beklentilerimiz gerçekleşmediğinde yada olası bir reddilmede hayal kırıklığımızıda düzenler. İlişkide takıntılı olmamak veya takıntılı olma durumu döngüsüne girmemenin en önemli noktası ilişkide aşırı fedakar olmamaktır. Yani kendimiz olmaktır. Herhangi bir kaygı ve korku nedeni ile kendimiz olmaktan vazgeçmemektir. İkincisi ise reddilmenin bizim değerliliğimiz ile ilgili ilgisi çok düşük bir ihtimaldir.

Bu durum duygusal düzeyde yaşandığı için uzman bir psikolog veya psikoterapistten destek almanızda fayda var. Bu konu destek alacağınız psikoloğun dinamik terapi gestalt yada şema terapi ile çalışıyor olması sizin için faydalı olabilir.

Seks beyninizi nasıl etkiler / Seksin beyin üzerindeki etkisi

Erken Boşalma

Erken Boşalma

Erken boşalma veya daha az rahatsız eden ismiyle denetimsiz boşalma. Boşalmayı kontrol edememe yani bir nevi erkeklerin kabusu. Zannettiğimizden çok daha fazla bir orana sahip. Nerdeyse Türk erkeklerinin %70 e yakını bu sorundan muzdarip. fakat hep hasır altı edilen, hiç gündeme getirilmeyen ve gizli gizli performans artırıcı ilaçlarla telafi edilmeye çalışılan ciddi derecede bir erkek cinsellik problemi. Bu erken boşalma olayına geçmişte yaşanan travmalar veya performans kaygısına yani partneri (eşi) tarafından yetersiz bulunma korkusu sebep olabilir. Bir diğer sayabileceğim sebep ise ağır iş yükü ve strestir. Fakat erken boşalmanın sebebi ne olursa olsun ortaya çıkan sonuç şudur; erkekte cinsel aktivite sırasında beklenenden daha kısa sürede istemsiz bir şekilde orgazm gerçekleşiyorsa burada ciddi bir isteksizlik ve keyifsizlik söz konusudur ve sıkıntı var demektir. Çeşitli psikiyatri veya psikoloji kitaplarında 1 dakikanın altında tabiri kullanılır erken boşalmanın tanımı yapılırken fakat elbette ki kimse bunun kronometreyle takibini yapmamıştır. Yaklaşık olarak kitabi bilgi penis vajinaya yani vulvaya penetre olduktan sonra 1 dakikanın altında ejakülat salınımını gerçekleştiriyorsa burada erken boşalma sorunundan bahsedilebilir şeklindedir. Yine dediğim gibi bunu saatle dakikayla ölçmek çok yersiz. Onun yerine kişide veya partnerinde sıkıntıya sebep olacak şekilde kısa sürede gerçekleşen boşalmalara denetimsiz boşalma tanımını kullanmak daha doğrudur. Medeni cesarete sahip olan ve bu problemi kökten çözmeye niyeti olan ve psikoloğa başvuran erkeklere biz genelde şunu sorarız; erken boşalmadan kastın tam olarak nedir? Çok farklı tanımlamalar alırız hastalardan. Örneğin;” partnerimle birleşme hayal ettiğim andan veya odaya girip elimi elbiselerime attığım andan itibaren kendimi tutamıyorum ve tamamen boşalıyorum.Ardından moralim bozuluyor ve devam edemiyorum. Zaten daha sonra da erekte olmam oldukça güçleşiyor.” şeklinde olabiliyor. Şu şekilde de tarif edilebiliyor bazen; ”Hocam ön sevişme esnasında hiçbir problem yok. Fakat birleşmeye yönelik bir pozisyona geçtiğim andan itibaren kontrol edemiyorum. Büyük bir heyecan hissediyorum. Yükselen o heyecanla birlikte birdenbire boşalıyorum.Bazen de vajinaya temas ettiğim andan itibaren boşalma yaşıyorum.”
Erkekte bu şekilde huzursuz edecek kadar kısa sürede gerçekleşen ejakülat salınımı erken boşalma veya denetimsiz boşalmanın en doğru tanımıdır diyebiliriz. Aynı zamanda partnerini mutlu edebilecek zamandan daha kısa sürede, erkekliğini, sertliğini kontrol edemeyecek şekilde boşalma da bir diğer erken boşalma tanımlarından sayılabilir.
Bazen erkeklerin yaşamları boyunca yani ilk cinsel deneyimden en son ana kadar devam eden bir problem olabilir. Bazen de sonradan ortaya çıkabilmektedir. Fizyolojik denilen erken boşalma sebebi neredeyse yok denecek kadar az. Zaten bir üroloji uzmanına danışıldığında eğer varsa organik bir sebebi çözüme kısa sürede kavuşturuluyor. Diğer cinsel problemlerde olduğu gibi erkeklerde yaşanan erken boşalma sebebi %99 gibi büyük bir oranla psikolojik kökenden kaynaklanıyor. Güvensizlik, performansın yetemeyeceği kaygısı, partneri mutlu edememe endişesi, kıyaslanma düşüncesi, yoğun stres, geçmişteki travmalar bunların hepsi bilinçaltında kişinin heyecanını o kadar yükseltir ki cinsellik söz konusu olduğu zaman yatak odasında belirli gecelerde belirli zamanlarda birlikte olma sinyali alındığı andan itibaren erkek büyük bir kaygı yaşamaya başlar. Onun için büyük bir kaygıya dönüşür. Cinsel haz almak asla aklına gelmez. Acaba yine mi erken boşalacağım düşüncesiyle olayı bir başarısızlığa bağlar. Kendisini zorlayarak cinsel ilişki yaşar veya türlü bahaneler üretir. Zihindeki düşünce adeta bir kaos haline dönüştürülmektedir.
Madem erken boşalmanın sebebine %99 psikolojik dedik. Tedavisinde de psikoterapi ve hipnoterapi yöntemlerinden bahsetmeliyiz. Kişiye göre değişebilmekle birlikte alanında uzman bir psikoterapist-hipnoterapist erkeğe önündeki engelleri ortadan kaldırmayı ve başarılı bir cinsel ilişki yaşamayı öğretir. Varsa kaygılar veya bilinçaltında kötü olaylar onların üzerine gidilme sürecini kontrol eder.Erkeklik gücünü istediği gibi kullanma gücünü erkeğe öğretir. Bu şekilde boşalma sürenizi hem sizin hem de partnerinizin istediği süre limitlerine getirebilirsiniz.

icon7

Değişim için cesur ol

Değişim için cesur ol

Ebeveynler ve bakıcılar olarak, çocuklarda sağlıklı beslenme ve egzersiz için gerekli ve yaşam boyu alışkanlıkların belirlenmesi önemlidir.

Cesurca davran

  • Rol modeli – Sağlıklı, sağlıklı yiyecekler yediğinizden ve bol bol egzersiz yaptığınızdan emin olun. Tutarlı olun; bu yaşam tarzınızın kalıcı bir parçası olmalıdır. İyi bir örnek ol.
  • Gatekeeper – Çocuğunuzun ne yediğini, hangi egzersizi yaptıklarını ve TV izlemek, internette gezinmek veya video oyunları oynamak için ne kadar zaman harcadıklarını izleme ve kontrol etme gücüne sahipsiniz. Sorumlu sensin. 
  • Lezzet belirleyici – çocuklarınızın çok erken yaşlarda sağlıklı yiyeceklerin lezzetleri konusundaki beğenisini etkileyebilir ve bu onları yetişkinliğe kadar sürebilir. Onları doğru başlat. 
  • Avukat – sesinizi, çocuk bakımı, okullar ve sağlıklı beslenme ve egzersizi kolaylaştıran topluluklarınızdaki olumlu değişikliklere zorlamak için kullanın. Sağlıklı olma hakları var.

Diyetlerini değiştir

  • Ailece yemek pişirirken veya aperatif hazırlarken besleyici madde bakımından yoğun olan sağlıklı, sağlıklı besinler (örneğin meyveler, sebzeler, kepekli tahıllar, yağsız proteinler ve az yağlı süt) kullanın. Şekerli, işlenmiş ve hızlı yiyecek şeklinde boş kalorilerin tüketimini sınırlayın.
  •  rehber olarak şunları kullanın.
    • Yiyecekleri alın – yağ, şeker ve kalorinin düşük olması, örneğin meyve ve sebzelerin yoğun olarak tüketilmesi. Her zaman yemek daha iyi olacaktır.
    • Bazı besinleri Yavaş alın – daha yüksek yağ, şeker ve kalori eklenir, örneğin beyaz ekmek, krep, meyvede şurup konserve. Daha az sıklıkla yenilmelidir.
    • Whoa gıdaları – yağ oranı çok yüksek, şeker, kalori, besin değeri düşükken, örneğin şeker, soda, patates kızartması. Arada bir kez küçük porsiyonlarda yiyin.
  • Kalori alımının ve porsiyon boyutlarının çocuğunuzun yaşına ve aktivite seviyesine uygun olduğundan emin olun.
  • Daha sağlıklı malzemeler (örneğin, daha fazla sebze, daha az yağ) veya daha sağlıklı pişirme yöntemleri (örneğin kızartma yerine ızgara veya pişirme) kullanarak aile favorilerinden faydalanmanın yollarını bulun.
  • Çocukları sürekli olarak yeni sağlıklı yiyecek türleriyle tanıştırarak ve yiyecek alışverişine ve hazırlıklarına katılmalarını sağlayarak yiyecekleri ile tanıştırın, böylece yemeklerine neyin girdiğini anlayabilir ve büyüdükçe sağlıklı pişirme alışkanlıklarını koruyabilirler.
  • Çocuklarınızla yemek yeme zamanınızı koruyun – düzenli aile öğünlerinde yemek yiyen çocuklar daha iyi beslenir, okulda daha iyi performans gösterir ve aileleriyle daha iyi bağlanır.
  • Medya diyetlerini değiştirin – TV saatini günde bir ila iki saat kaliteli programlamayla sınırlayın, internet kullanımını izleyin ve TV süresince atıştırma yapmaktan kaçındıklarından emin olun.

Egzersiz rutinlerini değiştirin

  • Oyun oynamak veya çocuklarınızla aktif olmak için zaman ayırın – her gün en az 60 dakika ayırın; yürüyüşe çıkmak, koşmak, bisiklete binmek veya yüzmek; veya oyun oynayın
  • Çocuklarınızın, aldıkları kalorileri dengelemek için yeterli aktivite aldıklarından emin olun.
  • Onlara aktiviteyi teşvik eden hediyeler verin; örneğin, spor malzemeleri, aktif oyunlar veya topluluk spor takımlarına kaydolma.
  • Mümkün olduğunca yürüyün – örneğin, TV izlemek yerine, akşam yemeğinden sonra çocuklarınızla okula yürüyün.
  • Çocuklarınızla evde dolaşın – örneğin bahçede çalışma, bahçecilik veya evin etrafında çalışma.

Değişim için cesur ol, Değişim için cesur ol, Değişim için cesur ol, değişim için cesur ol, değişim için cesur ol, değişim için cesur ol, değişim için cesur ol, değişim için cesur ol

Değişim için cesur ol
Değişim için cesur ol

[psp_contact id = tümü show_phone = true show_altphone = true show_fax = true show_email = true]

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

psikolog randevu

Çocuklarda ve yetişkinlerde utangaçlık

Çocuklarda ve yetişkinlerde utangaçlık

Çocuklarda ve yetişkinlerde utangaçlık
Çocuklarda ve yetişkinlerde utangaçlık

Kaçınma ve inhibisyon şunları içerir:

  • Son anda sosyal etkinlikleri iptal etme

  • Olumlu sosyal etkileşim sağlayan durumlardan kaçınmak

  • Çok az arkadaş ya da arkadaş yok

  • Aksi takdirde zevkli olabilecek faaliyetlerden kaçınma

  • Pasiflik, karamsarlık ve düşük özgüven

  • Arkadaşlar, aile üyeleri, öğretmenler veya mentorlar ilgileniyor

  • Aşırı bilgisayar kullanımı, doğası gereği sosyal değildir ve başkalarıyla yüz yüze görüşmedendir.

Mizaç veya Biyolojik Etkiler

  • Çekilmiş, çekingen, aşırı duygusal olarak reaktif olma
  • Yeterli sosyal destek bulunmadığında çok hassas olma
  • Aile üyeleriyle veya bazı ortamlarla kötü duygusal “uyum”

Stresli Yaşam Olayları

  • Utanç deneyimleri
  • Bir okul veya şehirden diğerine ana göç
  • Aile hayatında ani değişiklikler veya bozulmalar

Olumsuz Aile Etkileşimleri

  • Sık sık ebeveyn eleştirisi ve davranışsal uyumu güçlendirmek için utanç, az ifade edilen sıcaklıkla yüksek ebeveyn kontrolü
  • Kaotik aile etkileşimleri ya da ihmali

Stresli Çalışma veya Okul Ortamları

  • Rekabetçi, kritik veya düşmanca ortamlar
  • Düşük performans için kamu utanç

 

  • Utangaç kişinin acı dolu duygularına empati kurarken uygun beklentileri koruyun.
  • Onları size günlük deneyimleri ve onlar hakkında nasıl hissettikleri hakkında bilgi vermeye teşvik edin.
  • Ait olma ihtiyacı ile reddedilme korkuları arasındaki çatışmalarını kabul edin.
  • Utangaç kişiyle zorlu durumlarda iletişimde kalmak
  • Utangaç bireye, spesifik, yönetilebilir davranışsal hedefler koymasına yardımcı olun ve bu hedeflere ulaşmak için makul yöntemler üzerinde anlaşmaya varın.
  • Olumsuz etiketlerden ve sosyal performans için yoğun baskılardan kaçının.
  • Utangaçlık ve sosyal kaygının çoğu insan için her yaşta yaygın ve evrensel deneyimler olduğunu unutmayın

 

  • Grup terapisi, öz ve sosyal etkileşim ile ilgili karamsar hipotezleri keşfetmek, denemek, test etmek ve uyarlanabilir etkileşim stilleri geliştirmek için bir yer sağlar.
  • Başarılı terapi, eylemdeki engelleri azaltır ve uygun risk alma ve kendi kendini kabul etmeyi arttırır.
  • Bireysel terapi, birinin ihtiyaçlarını, tutumlarını, inançlarını ve davranışlarını başkalarının baskısı olmadan keşfetmek için bir imkan sağlar.
  • Grup ve Bireysel terapi, olumlu perspektifler ve etkili davranış kalıpları oluştururken, negatif olumsuzlukları, kendini suçlama ve utancı azaltarak danışanların başkaları ve kendileri için daha fazla empati geliştirmelerine yardımcı olur.
  • İlaç, danışanların korkulan durumlara girmesine yardımcı olabilir.

Çocuklarda ve yetişkinlerde utangaçlık, Çocuklarda ve yetişkinlerde utangaçlık, Çocuklarda ve yetişkinlerde utangaçlık, Çocuklarda ve yetişkinlerde utangaçlık

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Çocuk Disiplini nasıl yapılmalı

çocuklar için iyi beslenme ve günlük egzersizin faydaları nelerdir?

Çocuklar için iyi beslenme ve günlük egzersizin faydaları nelerdir?

Zihinsel ve davranışsal faydalar

Elbette öğrenme için kritik olan çocuklarda sağlıklı beyin gelişimi için iyi beslenme şarttır.

Düzenli olarak egzersiz yapan ve sağlıklı beslenen çocukların aşağıdakileri yapması muhtemeldir:

  • akademik olarak daha iyi performans göstermek
  • kendileri, bedenleri ve yetenekleri hakkında daha iyi hissetmek
  • stresle başa çıkmak ve duygularını daha iyi düzenlemek
  • düşük özgüven, endişe ve depresyon duygularından kaçının.

Yaşamın erken döneminde sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıkları oluşturmak yetişkinlikte uzun vadeli sağlıklı davranışlara yol açabilir.

Fiziksel faydalar
  • Çocukların günlük büyümelerine ve gelişimlerine yardımcı olmak ve onları çocukluk hastalıklarından korumak için çok çeşitli besleyicilere (örneğin, protein, kompleks karbonhidratlar, sağlıklı yağlar, mineraller ve vitaminler) ihtiyacı vardır.
  • Günlük egzersiz aynı zamanda çocukların daha güçlü kaslar ve kemikler oluşturmasına ve aşırı vücut yağını sınırlandırmasına yardımcı olur.
  • Sağlıklı beslenme, oyuklar, yeme bozuklukları ve sağlıksız kilo kontrolü davranışları (yani, oruç tutma, öğün atlama, çok az yemek yeme, kusma, diyet hapları, müshil veya diüretik kullanma), yetersiz beslenme ve demir eksikliği riskini azaltır.
  • Sağlıklı beslenme ve tutarlı fiziksel aktivite, yetişkinlikte obezite ile ilişkili kronik hastalıkların, örneğin kalp hastalığı, diyabet, yüksek tansiyon ve çeşitli kanser biçimlerinin önlenmesine yardımcı olur.
[psp_contact id=all show_phone=true show_altphone=true show_fax=true show_email=true]

İletişim için Tıklayınız

 

çocuklar için iyi beslenme, çocuklar için iyi beslenme,çocuklar için iyi beslenme,çocuklar için iyi beslenme,

Çocuklar için iyi beslenme ve günlük egzersizin faydaları nelerdir?

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Kişilik kuramları / kişilik teorileri

Anoreksi ve bulimia tedavisi

Anoreksi ve bulimia tedavisi

Aile terapisi, bilişsel-davranışçı terapi ve kişilerarası psikoterapi, bireylerin iki yaygın yeme bozukluğunun üstesinden gelmesine yardımcı olabilir.

Anoreksiya tedavisi

Aileler, Maudsley yaklaşımı olarak bilinen bir tedaviyi kullanan klinisyenlere göre, anoreksi tedavisinde anahtar rol oynayabilir .

Tedavi, ebeveynlerin çocuklarını tekrar yemek yemelerine yardımcı olan bir aile terapisi şeklidir.

Tedavinin başlarında, klinisyenler aileyi piknik yemeğini paylaşmaya davet ediyor. Bu onlara aile yemeği kalıpları hakkında bir fikir verir. Ayrıca, ebeveynlerin çocuğun daha fazla yemek yemesini sağlayabilecekleri yollar önermelerini sağlar.

Haftalık oturumlarda ebeveynler çocuklarını neyle beslediklerini ve neyin iyi çalıştığını açıklar.

Bu yaklaşım ayrıca, çocukların yemeklerini kontrol etmelerine izin vererek çocukların bağımsızlık duygularını güçlendirmeye yardımcı olur. Klinisyenler ayrıca ailenin, ergenliğin zorlukları ile başa çıkması için çocuğun nasıl yardım edeceğini öğrenmelerine yardımcı olur.

Mevcut tedavinin aksine, bu yaklaşım göreceli kısa vadelidir. Daha çok ayakta tedavi görmeye dayanır. Araştırmacılar ve uzun vadede başarılı olduğunu söylüyorlar.

Bir çalışma, hastaların üçte ikisinin hastaneye yatmadan normal ağırlığını koruduğunu gösteriyor. Çoğu psikolojik işlevlerde büyük gelişmeler gösterdi. Ve ebeveynler birbirleri ve çocukları için daha az eleştirel hale geldi.

Bulimia tedavisi

Bulimia hakkındaki şu ana kadar yapılan en büyük kontrollü çalışma, iki tür psikoterapinin bireylerin kanamaları ve temizliği durdurmalarına yardımcı olabileceğini gösteriyor:

  • Bilişsel-davranışçı terapi, bireylerin görünüşleri hakkındaki gerçek dışı olumsuz düşüncelerini değiştirmelerine ve yeme davranışlarını değiştirmelerine yardımcı olur.
  • Kişilerarası psikoterapi, bireylerin ilişkilerinin kalitesini iyileştirmelerine, çatışmaları nasıl ele alacağını öğrenmelerini ve sosyal ağlarını genişletmelerini sağlar.
Anoreksi ve bulimia tedavisi

Anoreksi ve bulimia tedavisi , Anoreksi ve bulimia tedavisi , Anoreksi ve bulimia tedavisi , Anoreksi ve bulimia tedavisi ,

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

Kişilik kuramları / kişilik teorileri

Gelecek kaygısı / sonsuz kontrolcülük ve tanrının rolünü çalmak

Gelecek kaygısı / sonsuz kontrolcülük ve tanrının rolünü çalmak

 

Geleceği planlamak, onu daha işlevsel bir boyuta getirmek için birçok senaryolar, hipotezler gerekirse kuramlar oluşturur dururuz. Bu hipotezler veya kuramlar bizi hayatımızla ilgili tam nesnel olana götürmese de gerçeğe yakınlaştırır.  İnsanda ki bu öngörü yeteneği sayesinde yaşantımı istediğimiz hedeflere doğru götürebilir ve bu sayede yaşantımızı istediğimiz doğrultuda yaşayabilme imkânı buluruz.

Gelecek kaygısı, sonsuz kontrolcülük, tanrı rolünü çalmak
Gelecek kaygısı, sonsuz kontrolcülük, tanrının rolünü çalmak

Bu planlamalar müthiş bir öngörü yeteneği ile birleşince tadından yenmez. Daha fazla geleceği tasarlayarak ve kontrol ederek daha fazla şey elde edebiliriz. Örneği başarı…

Peki gerçekten neden bu kadar başarılı olmak istiyoruz? Başarılı olma ile ne elde edebiliriz? Başarısızlığımız durumunda ne olur? Başarısızlığa kim/kimler uğrar? Başarınca hangi grupta olacağız başarmadığımızda hangi gruba girmiş oluruz?  Bu soruların cevabı bize ne hissettiriyor.

Hayatımız da daha fazla başarılı olduğumuz sürece daha çok kabul görecek, onaylanacak ve sevil-ecek Toplum tarafından size bir statü tahsis edil-ecek, istediğimiz bir partnerle yaşantımızı sürdür-ecek, herhangi bir olası problemle karşı karşıya kalma riskimiz azal-acak veya ortadan kalk-acak. Her şeyi kontrol aldığımız mutlu olacak, huzursuz olamay-acak …ecek, acak….

Bu -ecek, acak, cümle yapılarını o kadar içselleştirmişiz ki bunları yaşantımız içinde olmadığında yaşantımız sanki felaket bir senaryo ile bitmiş gibi hissettirir. Bu felaket durumu yaşamamak için bir kaçınma davranışı olarak geleceği dahil her şeyi ve herkesi kontrol etmeye eğilim gösteririz. Bu bazılarımızda o kadar çok ileri bir safhaya gelir ki geleceği tahmin ve öngörü adı altında tüm gelecek olaylarını olumsuz bir senaryo ile sonuçlanacağı şeklinde inançlara sahip oluruz. Durumu ve geleceği kontrol etme isteği o kadar fazlalaşır ki tanrının rolünü çalmış oluruz. Tanrı gibi her şeyi kontrol etmeye çalışırız. Kapasitemizin üzerinde bir yük alırız. Bu yükü kaldıramadığımız için çoğu sefer kapasitemizin altında performans göstererek yaşantımız da istediğimiz noktaya gelmekte problem yaşarız. Kısaca Koktuğumuz şey, korkulan şeyi yaratır paradoksu bu noktada aktive olur.

 

Yaşantımızda gereğinden fazla olan kontrolü bıraktığımızda daha özgür bir düşünme şekline kavuşacağımızı söyleyebiliriz. kendimiz, başkaları ve gelecekle ile ilgili daha esnek kurallara, düşünceye sahip olmak daha esnek bir yaşantıya sahip olmamızı sağlar. Bu hayattan zevk almanızı, yaşantımızda iş yaparken eğlenmenizi sağlar. Geleceğinizle ile daha fazla seçenek üretir, gelecek planımızda birden çok sonucu olan seçenekleri hayatımıza entegre ederiz ve bunların sonuçlarını daha kolay tolere ederiz. Çok fazla kontrolcülük yaşantılardan haz almamızı engelleyen bir yaşantı tarzı olarak kendimizi gerçekleştirmemizi engel olur.

 

Yaşantımızda “şimdi ve burada”ya odaklanmak yeteneklerinizi keşfetmemizi sağlar. Kendiliğimizi gerçekleştirmek ve aktive etmek, “şimdi ve burada” dan daha fazla haz almak, kaliteli bir yaşantı geçirmek için geçmişi analiz ederek, geleceği planlamak önemlidir. Bunları “şimdi ve burada”yı daha kaliteli bir şekilde geçirmek için yaparız. Geleceği planlamayı ve öngörmeyi, geleceği kontrol etme formuna dönüştürdüğümüzde “şimdi ve burada”ları kaçırarak hayatımızın büyük bir kısmını kaçırırız.

 

Geleceği planlarken, onu yaşayamama seçeneğimizin olduğunu, bizim gibi diğer insanların ve doğanında yaşantımızda dolaylı ve doğrudan söz sahibi olduğunu, katkı sağladığını, katı planlamalarımızın doğanın / kaderin ve diğer kişilerin kendi planlarını uygularken sabote edileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

 

                                                                                                          Uzman Klinik Psikolog Haşim BELTEN

 

Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,Gelecek Kaygısı, şişli, psikolog, Avrupa, Beşiktaş, çocuk, nişantaşı, terapi,

 

 

 

Psikolog, psikoterapist, şişli psikolog, Mecidiyeköy, psikolojik danışmanlık merkezi, osmanbey, fulya, çocuk, aile, sosyal fobi, kaygı, özgüven, okb, obsesif kompülsif bozukluk, okb, obsesif kompülsif kişilik bozukluğu panik atak, çekingen kişilik bozukluğu, Avrupa yakası, hipnoterapi, cinsel terapi

borderline

Narsistler Neden Kaos Üzerinde Gelişiyor? / narsizm Kişilik

Narsistler Neden Kaos Üzerinde Gelişiyor?

Yeni araştırmalar, narsistlerin kaos ve çılgınlığı nasıl ürettiğini gösteriyor.

Yapılması gereken bitmeyen bir işin bir parçası olarak görünen bir patron ya da amiriniz varsa (hemen!), Ne kadar sinir bozucu olduğunu asla çok sağlam bir zeminde hissetmediğinizi bilirsiniz. Koridorda ona çarpıyorsunuz, ve  “Nasılsın?” Derken ne düşündüğünüzü dostça ve tarafsız bir şekilde söylüyorsunuz.

Hoş bir selamlama ile karşılık vermek yerine, o sizin için acele ediyor ve “Frenzied!” Diyor. Belki de aile toplantılarına herhangi bir taahhütte bulunmayı geciktiren bir akrabanız var, çünkü onun hayatı sadece “çok telaşlı” dır. gösterip göstermeyeceğine dakikalar ve ne zaman olursa olsun, umutsuzca geç kalıyor. Bu insanlar kaos yaratıyor gibi görünüyor ve bunu yaparak, herkesin hayatında da zarar yaratma fırsatından yararlanmaya çalışıyorlar.

İnanılmaz derecede meşgul ve hırpalanmakta ısrar edenlerin aslında bu sürekli kafa karışıklığı vaadinin tadını çıkarmaları sizi üzebilir. Elbette, sizce, bu kişiler hayatlarında gerçekten önemli işlere ya da rollere sahip olabilirler, ancak daha iyi organize ve sakin olabilmeleri için bir yol olmalı. Onların sürekli olarak kaotik yaşamları ortaya çıktıkça, yüksek derecede narsizm bir işlevi olabilir.

Onlar aslında çılgınlık durumundan zevk alamazlar, bunun yerine kendi umutsuzluk duygularını ve önemsizliklerini örtbas etmek için bu izlenimi bırakmak için yönlendirilirler. Pennsylvania Eyalet Üniversitesinin Sindes Dawood ve Aaron Pincus’a göre, patolojik narsizm tipindeki insanlar, dünyayı yönetmelerinin aşırı derecede yüksek olduğunu hissederler, ancak işler planlandığı gibi çıkmazsa, umutsuzlaşırlar.

neden böyle oluyor ?

narsizmdeki en yüksek ortalama kişi olan Dawood ve Pincus’un, özellikle depresyona girmediği, fakat depresif duyguların ortaya çıkması gerektiği, düz hüzün gibi deneyimleneceği ileri sürülmektedir. Patolojik narsizmi yüksek olan kişi, aksine, belirli bir tür depresyon duygusuna maruz kalmalıdır.“Anhedoni, değersizlik, nihilizm ve can sıkıntısı ile karakterizedir.”

Penn State araştırmacıları, patolojik narsizmi yüksek olanların, kendilerini önemli hissetmelerine bağlı olarak, diğer insanlarda olup olmadıklarına dair algılarına göre değişen ruh hallerinde değişiklikler göstereceklerine gözlemlemişlerdir.

Bu varyasyonlar, çoğu insanın hissettiği duygudurumdaki normal varyasyonlardan daha büyük bir ölçekte gerçekleşmelidir: Patolojik narsizmiyüksek olanlar, daha fazla duygusal kararsızlık ya da pozitif ve negatif duygudurumlarda daha sık değişiklikler göstermelidir.

Patolojik narsizmdeki insanların duygudurum değişkenliği yaşama ihtimalinin daha yüksek olabileceği önerisini test etmek için Dawood ve Pincus, 293 lisans öğrencisinin haftalık depresif belirtiler hakkındaki deneyimlerini haftalık olarak tamamladıkları bir haftalık bir çalışma yürüttüler.

Bu yöntem, araştırmacıların, tahminlerine göre, daha yüksek patolojik narsizmi olan insanlarda daha aşırı olması gereken ruh hallerinin haftalık değişkenliğini izlemelerine izin verildi.

Haftalık değerlendirmelere başlamadan önce katılımcılar, narsistik büyüklüğün üç yönünü (sömürücü, özverili fedakârlık ve görkemli fantezi) ve narsistik savunmasızlığın dört yönünü ele geçiren 52 maddelik Patolojik Narsizm Envanterini (PNI) tamamladılar. (özbenlik saygısı , kendini gizleme, hak ihlali ve değer kaybı.

nasıl tedavi ediliyor

Kendini feda eden kendini geliştirmeye , bireylerin fedakarlık yaparak ortaya çıkıp göstermedikleri büyüklüklerini örtbas edip etmediklerini açıklamaları istenir. Bu, kaos duygusu yaratarak önemli görünmeye çalışmak fikrine en yakın olan patolojik narsizmin yüzü olabilir.

Sonuçta, başkaları adına çok çalışıyorsanız, kendinizin önemli görünmesini sağlamakla nasıl suçlanabilirdiniz? Bütün bu zor iş, bu görüşe göre, mutlaka aceleyle aceleci olmanız ve duraklamaya cesaret edemeyeceğiniz anlamına gelir.

Koşullu benlik saygısının narsistik özelliği , kendiniz hakkında iyi hissetmek için başkalarına hayranlık duymanız için size ihtiyaç duymanız gerektiği anlamına gelir ve hak sahibi olma öfkesi, onu almadığınız zaman öfkeli olduğunuz anlamına gelir. Kendini saklamak ve başkalarını zayıflatmak , savunmasız narsizm formları olarak, kendinizi diğer insanlardan daha kötü göründüğünüz veya göründüğünüz için görmekten kaçınma eğiliminizi daha da güçlendirir.

Çalışmanın başlangıcında ve sekiz hafta boyunca, katılımcılar depresyon belirtilerini, düşünceleri, duyguları, davranışları ve fiziksel semptomlarında haftalık farklılıklara duyarlı olabilecek ölçekler üzerinde derecelendirmişlerdir. Ayrıca anhedoni seviyelerini (boş ve işe yaramaz hissi) ve can sıkıntısı ve üzüntü duygularını değerlendirdiler.

gömleğin mi?

Gördüğünüz gibi, o zaman, Dawood ve Pincus çalışması, hem patolojik narsizm düzeylerini hem de ruh halindeki haftalık dalgalanmaları saptamak için kapsamlı bir yaklaşım benimsedi. Katılımcıların ayrıca, hafta boyunca yaşadıkları deneyimleri, duygudurum değişikliklerine katkıda bulunmuş olabilecekleri hakkında veri sağlamak ilginç olurdu, ancak bu, bu çalışmanın odak noktası değildi. Yine de, sekiz haftalık bir sürecin, üniversite öğrencisi katılımcılarının öz saygısını güçlendirmek veya bunlardan kaçınmaya hizmet edecek olayları içerecek kadar uzun olduğunu kabul edebiliriz.

Sekiz haftalık dönemin başında, patolojik narsizmdeki öğrencilerin depresyon belirtilerini destekleme olasılıkları daha yüksekti. Yine de sekiz hafta boyunca, PNI puanlarındaki öğrenciler ruh hallerinde daha kararsız hale geldiler ve deneyimlerine katılma yetenekleri / aktivitelerden zevk alamama (anhedoni) sürekli bir düşüş gösterdi.

Başkaları tarafından pozitif olarak görülmesi gereken olumsal benlik saygısı, zaman içinde depresif şiddetin ve çıkar kaybının en güçlü belirleyicisi olmuştur. Yazarların da öne sürdüğü gibi, patolojik narsizmin, özellikle de savunmasızlık duygularının, bu bireylerin kendilerini en iyi ışıktan başka bir şeyde görmekten kaçınmalarına yol açabileceğini öne sürüyor. İşler yoluna girmediğinde, kendi katkısını göremezler, aksine herkesi suçlayabilirler.

Şu andaki kaotik insanla nasıl karşı karşıya geleceğiniz sorusuna dönersek, Dawood ve Pincus bulguları, tüm bu çılgın enerjiye güç veren aşağılık duygularına katılmanızın gerekebileceğini düşündürmektedir. Kişiyle olan ilişkinize bağlı olarak (örneğin patronunuz ya da sizin için önemli olan başka biri), en azından şu an için kendilik algısını beslemek anlamına gelebilir.

Bulgular ayrıca bu bireylerin yarattığı kaosun kendilerini başarısızlığa karşı korumanın bir yolu olabileceğini ileri sürmektedir. Eğer projelerin başarılı bir şekilde tamamlanabilmesi için “çok meşguldüm” diyerek, kendilerine hak ettikleri ilgiyi vermek için sürekli engeller koyarsanız, zamanınızdaki tüm bu imkansız talepleri kolaylıkla saptırabilirsiniz.

Özetle, amaçlarınızın ve amaçlarınızın yerine getirilmesi, organizasyon ve planlama gerektirir. Kendini kendi kaosunun içine sokan sizseniz, o hedefe yönelik planlamanın en azından bazılarına geri dönmek iyi bir zaman olabilir. Sonuçlar, kendinizi, kendinizle gurur duyacağınız başarılar elde ettiğinizi bulduğunuz şekilde, kendilik hissinin tüm önemli otantik validasyonunu sağlayabilir.